bugün
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz10
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- mantı13
- kısa ve vurucu yazmak6
- duş alıp uyumak2
- gün tabağı6
- sarapci koala65
- sözlükte fosilleşmek6
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- habire1221
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- deniz gül6
- apo piçtir piç kalacak8
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet5
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- filenin sultanları yarı finalde8
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci8
- bir ateşe attın beni2
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- ellerim bos gonlum hos29
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- saraca096
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- bir bela geliyor8
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- devlet bahçeli8
- arif kocabıyık16
- skoda fabia alınır mı5
- lahmacun9
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- bu erkekler karısızlıktan top olmuş3
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- pornonun zararları4
- hostingdunyam5
- insan olmaya ceyrek kala15
- silvermist9
orjinal ismi prozac diary olan psikolojik icerikli bir kitap.
yazar, lauren slater 26 yasindadir. depresif yakinmalarla psikiyatre gider ve onerilen ilac prozac'i kullanmaya baslar. ve olaylar gelisir.. *
yazar, lauren slater 26 yasindadir. depresif yakinmalarla psikiyatre gider ve onerilen ilac prozac'i kullanmaya baslar. ve olaylar gelisir.. *
toplum ilişkilerinin gitgide kopuklaştığı ve toplum katmanları arasındaki farkların durmaksızın arttığı günümüzde, gencecik insanların sessiz ve çaresiz yardım çığlıklarını anlatan nefis bir film. christina ricci başrolde döktürmektedir.
elizabeth wurtzel'in kaleme aldığı ve amerikan toplumundaki bağımlılık sorununu eleştirel bir bakış açısıyla işleyen roman.
elizabeth wurtzel in otobiyografisi olan süper kitaptır. bir dahinin hayatındaki iniş çıkışları bunalımları depresyonunu ve prozaclı yaşantısını anlatan kitapta akılda kalan şeylerden biri de müzikler. kitap müzikleri. özellikle johny cash bu kitapta en çok etkileyen şarkıcı. kitabın filmi de yapılmıştır. sana gül bahçesi vadetmedim i okuduysanız ve sevdiyseniz tavsiye edilebilir. ya da tam tersi eger prozac toplumunu okudunuz ve sevdiyseniz sana gül bahçesi vadetmedim i de sevebilirsiniz.
bir türlü bitmeyen filmlerden, kazayla kiralandığında izlemesi bir iskenceye dönüsen uyarlama.Kitap iyidir belki ama film izleyip izleyebileceginiz en sıkıcı film.
bayıcı da olsa zorlayınca izlenebilen bir uyarlaması mevcuttur bu romanın: http://www.imdb.com/title/tt0236640/
(bkz: united states of depression)
ucuz diye alınan izlerken bayan film. x32 yapıp hızlı hızlı geçseniz bile konuyu anlıyorsunuz.
--spoiler--
garip bir şekilde depresyonuma aşık olmuştum. dr.sterling haklıydı. tek varlığım olduğuna inandığım için ona aşık olmuştum. depresyonumun kişiliğimin bir parçası olduğuna ve beni değerli kıldığına inanıyordum. kendimi o kadar değersiz buluyordum ve dünyaya sunabileceğim o kadar az şey olduğuna inanıyordum ki, varlığımı haklı çıkartabilecek tek şeyin çektiğim acı olduğunu düşünüyordum. hayata karşı aşırı duyarlı bir tavır almak, her şeye boş veren duyarsız yığınlara katılmaktan, çok daha saf ve dürüst görünmeye başlamıştı. her şeyi yürekten hissedersem sonunda tamamen hissizleşeceğimi ise artık anlamaz olmuştum...
--spoiler--
garip bir şekilde depresyonuma aşık olmuştum. dr.sterling haklıydı. tek varlığım olduğuna inandığım için ona aşık olmuştum. depresyonumun kişiliğimin bir parçası olduğuna ve beni değerli kıldığına inanıyordum. kendimi o kadar değersiz buluyordum ve dünyaya sunabileceğim o kadar az şey olduğuna inanıyordum ki, varlığımı haklı çıkartabilecek tek şeyin çektiğim acı olduğunu düşünüyordum. hayata karşı aşırı duyarlı bir tavır almak, her şeye boş veren duyarsız yığınlara katılmaktan, çok daha saf ve dürüst görünmeye başlamıştı. her şeyi yürekten hissedersem sonunda tamamen hissizleşeceğimi ise artık anlamaz olmuştum...
--spoiler--
en dibe vurmadan, en tepeye çıkılmadığını anladığım filmdir. özellikle depresyondaki insanların izlemesini tavsiye ederim. bi nebze olsun daha iyi hissedeceklerdir kendilerini.
kendisi ile ilgilenen birileri olduğunda sorunları büyütmeye ve hata yapmaya hakkı olduğunu düşünen bir insanın izlemesi gereken filmdir.
sikintilarina bir turlu cozum bulamayan ve psikiyatr a da gitmeye gotu yemeyen kisilere tavsiye edebilecegim filmdir. ben denedim ise yaradi bir nebze de olsa.
esasinda film bana sunu anlatti ne kadar tedavi gorseniz de kendiniz yuzleserek bazi seyleri cozmeniz lazim sorunlardan kacarak cozumleme yapmak mumkun degil..
ernest hemingway ustadin da dedigi gibi; bir sorun varsa onu cozmeye calisin, fakat endise duymamaniz icin kendinizi egitin. cunku endise hicbir seyi cozmez...
esasinda film bana sunu anlatti ne kadar tedavi gorseniz de kendiniz yuzleserek bazi seyleri cozmeniz lazim sorunlardan kacarak cozumleme yapmak mumkun degil..
ernest hemingway ustadin da dedigi gibi; bir sorun varsa onu cozmeye calisin, fakat endise duymamaniz icin kendinizi egitin. cunku endise hicbir seyi cozmez...
kitabını okumadım lakin filmini merak ediyordum, bana yetersiz geldi.damakta eksik bir tat bırakıp, ee sonra ne oldu diye sordurttu ve kitabını daha çok merak ettim. bir çok sahne üstünden geçilmiş ve birden sona varılmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar