bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- gammaz olmuşum13
- kel erkek3
- aquila bicipite8
- uysaljakoben20
- minyon kadın siniri5
- aşık olunca yapılan salaklıklar2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- death2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- pazarda su satmak2
- gecenin şarkısı4
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- bizim delilere bakayım4
- gazlamak2
- gençler iş beğenmiyor3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- kemal kılıçdaroğlu35
- sevgiliyle kavga etmek2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- semum3
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- düşkün2
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- şato3
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- eski yazarların emekli yapılması5
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- müslümanlara kızıp islam dan soğumak4
- sözlük yazarlarına tavsiye4
entry'ler (262)
Uranüslü oyun yazarı ve senarist. Nev-i şahsına münhasır kifayetli muhteris. Tuhaf b'işey. Faili olduğu oyunlar arasında "Kadınlar filler ve Saireler" tekrar tekrar izlenesi...
seni seviyorum
hadi iç de çay koyayım..
hadi iç de çay koyayım..
kafkayı düşünüyorum...acaba onu da annesi kışın bir pazar gecesi sobanın yanındaki mavi leğenin içinde hamur yoğurur gibi yıkasaydı kafka kafka olabilir miydi? ya da dostoyevski'yi annesi yıkarken kafasına tasla vursaydı karamazoff kardeşleri yazabilir miydi? tolstoy babasıyla gittiği bir piknikte onunla güreşmek zorunda bırakılsaydı, Puşkin amcalara pipisini göstermeye teşvik edilseydi, Turganyev'in amcası "hele bakıym büyümüş mü?" diyerek pipisini tutup "aboww elimi kaptı" diyerek kahkahalara boğulsaydı, Cehov sene sonunda notların kötü gelmesi durumunda sanayide çalışmakla ya da aptallara verilmekle tehdit edilseydi, Gorki arkadaşları tarafından "gorki sana burdan bir gor ki!" diye şakalara maruz kalsaydı dünya edebiyatı diye bir şey olabilebilir miydi dostlar? Olurdu hemi de çok güzel olurdu. sadece biz anlardık, biz severdik o ayrı.Yaşar Kemal, Reşat Nuri, Ahmet Hamdi, Orhan Veli, Cemal Süreya, Ahmet Haşim, Demirtaş Ceyhun, Melih Cevdet, Fakir Baykurt, Oktay Rıfat...VS...öyleyse sobanın yanında leğende yıkanan edebiyatçılarımıza biraz daha değer verelim. Çünkü onlar evrensel olamayacak kadar beklediler sobanın yanındaki o mavi leğenin içinde.
oldukça geç izlediğim ve bunun için kendime kızdığım fatih akın filmi. çok güzel bir hikayeyi çok güzel anlatmıştır bu filminde akın oryantalizme yaşamın kıyısında'ki kadar olmasa da kısmen bulaşmış ama bunu mizahi bir çerçevede yaptığı için rahatsız edici olmamıştır. her ne kadar avrupai bir hikaye gibi görünse de evrensel bir temaya sahiptir. izlenmelidir.
tipik bir film klişesidir.saçlarının dağınık olması onların vazgeçilmezidir. Saç olayı bu çılgın profesörün en önemli özelliğidir. Beyninden bile önemlidir. Makbul saç tanımı şöyledir;
1-enseler uzun ve dalgalı
2-tepe kısım kel
3-illaki beyaz
4- dökülmemiş kısımlar oldukça dağınık
hani güya o derece odaklanmış ki bilime ilime dağıtmış kendini. Bunun doçentliğini görseniz pırıl pırıl bir çocuktu.
1-enseler uzun ve dalgalı
2-tepe kısım kel
3-illaki beyaz
4- dökülmemiş kısımlar oldukça dağınık
hani güya o derece odaklanmış ki bilime ilime dağıtmış kendini. Bunun doçentliğini görseniz pırıl pırıl bir çocuktu.
yalan söyleme konusunda başarısız olarak da değerlendirilebilir.
üzerinde dondan başka birşey kalmaması. Br tek dona kalmak, don katına kalmak. dona muhtaçkalmak. O da olmas nice olurdu halimiz olmak.
lost serisini internetten izlemiş hatun kişidir.
devletlu hazretlerinin kaşıkla verdiğini kepçeyle alma yöntemi. bir tür sektöre, "sosyal" devletin eğitim hakkı kisvesi altında kendine gelir kapısı eklemesidir. Ödemeleri okulu bitirdikten iki yıl sonra başlar. Ve sorarlar adama bugün hangi üniversite mezunu iki yıl sonra iş bulup, hayatını düzene sokarak ayda 800 ytl ödeme gücüne sahiptir. Bu adamı bir de askere çağıracaksın, kaç yıl sana çalışacak bu garibanlar.
gerçek olmadığına sevindiğim temennidir. üç gün önce borcumun bir kısmı olan 3000 tl yi yatırdıktan sonra sol framade görünce ulan yoksa...diyerek daldığımda hernedense sevindiğimdir.
ilişkiye heyecan katmak için tercih edildiğinde çoğunlukla etkili sonuç vermeyen eylem.
dramalar bakımından-Okan'a rağmen-sınıfta kalmış, günün ilk ışıklarına kadar izlerken güldüğüm,gülerken gendimden birşeyler bulduğum, kendimi ararken bulduğum ama skeçler oynanırken utancımdan kendimi sigaraya gömdüğüm pirogram. tamam that's show business fakat kullandığın malzeme temelinden tiyatrodan geliyor. E o zaman arkadaş ortamında ke ke ke kik ki olan bir geyiğin seyirci karşısında her zaman aynı reaksiyonu almayacağını en iyi bilen adamlardan biridir okan. Ve fakat o melun hataya düşmüş ve biz gülüyorsak seyirci de güler handipikabını (bak işte olmuyor) yaşamış ve yaşatmıştır efenim...demek ki neymiş bu yazı çizi işlerini komik adamlardan çok komik adamları yaratanlara bırakmak gerekmiş. böylelikle hem o komik adam yaratan adamlar abidik gubidik reklamları yazmaktan daha güzel işler yaparlar hem de yetenekli oyuncular kötü dramalrla sankim bedlermiş kimin görünmezler...hadi bakalım şimdilik bu kaaa..
aylardır soluğuna bir türlü denk gelemediğim, soluğunu özlediğim radyo, ortam.
ibo showdan seslenir gibi seslenme dürtüsü yaratan film: Yeter evladım, yediniz beni du yu enstent mugo?
Ayrıca kuzen dediği de emmioğlu ha!
Ayrıca kuzen dediği de emmioğlu ha!
yakınlaştıkça uzklaşılan bir adam. Sesi uzaktan hoş gelen ama okudukça ve konuştuklarını duydukça boş gelen pop ikoni.
"O kalabalıkta bana değdiren kimdi?"
Tırnaklar ""lar zorunlu editdir...
Tırnaklar ""lar zorunlu editdir...
bu da var mıdır acaba diye sözlükte arananlar zirvesindeki şey.
21 filminde çok sık duyduğumuz replik. Türkçeye de Çıktı çıktı çorba parası çıktı olarak çevirmişler ki daha iyisi bulunamazdı.
Bir tür Yılmaz Erdoğan sendromu.
