bugün
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum5
- şapka takar mısınız5
- yemek yedikten sonra kusmak9
- sezen taş4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- nervionun beni engellemesi10
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- üstad kadir mısıroğlu3
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- ölümlü dünya diyerek affedip heba olmak3
- moğolistan'ın çin'in kuzeyinde bulunması3
- karamelize soğanlı mantarlı makarna4
- arkadaşlar buldum9
- kemalizmin çöküşü8
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- friedrich hegel la bi cay icek3
- kemalizm neden çöktü5
- ucan tekme atan hipopotam43
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- şükürcülük9
- sigaradan bile zevk alamamak2
- büyük oyunu görmek9
- sözlük yazarlarının kullandıkları tarayıcılar2
- arkadaşla ben vazgeçtim5
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak3
- biraz erkekleri kötüleyinsene7
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- incel3
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- hayatın sırrını sözlükte aramak7
- acun para kazanmasın diye tv8 izlememek2
- iremganın anısına3
- orhan pamuk2
- frank lucas'a bir mesaj bırak4
- en iyi arkadaşınızın yahudi olması2
- diş sıkmak5
- dedemi astılar diye ağlamak4
- chp ye oy veren insan zekası3
- izmir7
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe8
- ktç'nin burnu2
- saçları permalı sözlük kızı10
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- ben küfür etmedim adı altında küfür etmek10
Günümüzde popüler sinema tanımı ilk olarak akla Hollywood sinemasını getirmektedir. Büyük oranda doğru olmakla birlikte popüler sinema sadece Hollywood sineması değil, Hollywood'un dolaylı olarak etkileyip popülerleştirdiği diğer ülke sinemalarının da içinde yer aldığı bir üretim ve tüketim dizgesinin tamamıdır.
Bu bağlamda popüler sinema, popüler tanımın temel ve yan anlamları ile birlikte düşündüğümüzde tüketimi kolay, ticari ve sistemi olumlayan sinemadır. Popüler sinema örneği olarak adlandırılan filmlere kaçış sineması ya da ticari sinema da denilmektedir. Çünkü popüler sinema her şeyden önce bir ticari amaç güder ve bu amaç doğrultusunda sırtını egemen ideolojiye dayadığı için, o ideolojinin meşrulatırılması işlevini yerine getirir. "...popüler filmlerin, özellikle de Hollywood'un üreterek tüm dünyaya dağıttığı filmlerin, egemen geleneksel değerlerin ve kurumların meşrulaştırılmasında yardımcı olduğunu, bunlara ilişkin uylaşımların belirli bir ideolojiyi filme damla damla zerk ettiğini iddia etmektedirler. Bu kurumlar ve değerler, bireyciliği (kendine güvenme ve yönetime güvensizlik vurgusuyla), kapitalizmi (yarışma, dikey hareketlilik, ortama uyabilenin yaşamasına ilişkin değerleriyle), ataerkilliği (erkekleri ayrıcalıklı kılıp kadınları ikincil konuma yerleştirişiyle), ırkçılığı (toplumsal iktidarın eşitsiz bölüşümüyle) vb. içermektedir." Egemen ideolojinin onanması işlevini ise tür filmlerinin uylaşımları aracılığıyla yerine getirir.
Popüler sinema genelde tür filmlerinin oluşturduğu bir yapıdır. Tür filmleri temel uylaşımlar etrafında şekillendikleri için seyirci daha afişini görür görmez bir tür filminde ne izleyeceğini bilir. Dolayısıyla tüketimi sistematize etmesi ve önceden var olan bir tüketici kitlesine hitap etmesi ile tür filmleri popüler sinemanın can damarıdır. Her tür filmi kendi görsel kodları ve uylaşımları etrafında kendi temlarını seyirciye aktarır. Ancak hepsinin yaptığı en önemli şey uylaşımları aracılığı ile popüler sinema endüstrisinin de içinde yer aldığı ve dolayısıyla yaşadığı egemen kapitalist sistemi ve onun ahlaki ilkelerini onamak ve seyirciye dolaylı yollardan kabul ettirmektir. Bu görüş "..uylaşımların seyirciyi, toplumsal düzenin temel önermelerini kabule ve bunların usdışılığını ve adaletsizliğini yok saymaya alıştırdığını iddia etmektedir." Bu ikna sürecinin temelinde iki farklı neden yatmaktadır. Birincisi egemen ideolojinin değerlerinin onanması ve sistemin devamını sağlamak, sistemin devamının sağlanması sayesinde sistemin ekonomik ilişki örüntüleri içinde kalıp kar elde etmek.
Böylece popüler sinema içinde yer almak demek bazı şartları önceden bilmek ve kabullenmek demektir. Çünkü bu sistemi değiştirmek oldukça zordur ve zaten sistemin temel amacı değişmek değil bireyleri sisteme uygun hale gelecek şekilde değiştirmektir. Scognamillo bu durumu Amerika için şöyle açıklar: "Hollywood'un kurmuş olduğu "sistem"in içinden gelen, sistemi zorlasa bile bir noktadan sonra uzlaşmaya kayar; "sistem"in dışından gelen ise fazla zorlarsa dışına itilir." Diğer bir deyişle sistemi değiştirmek neredeyse imkansız, sistem içinde kalıp değişmemek ise olanaksızdır.
Popüler sinemada sanat anlayışından önce ticarilik ve filmin pazarlamasına yönelik kaygılar gelir. Özellikle 90'lardan sonra internetin de yaygınlaşmasıyla birlikte popüler filmlerin dağıtım kanallarında yer alma süreci ve tanıtımı filmin prodüksiyon öncesi prodüksiyon aşamalarındaki yaratıcı çalışmalardan daha önemli hale gelmiştir. Bu durumun nedenlerini şöyle sıralayabiliriz. "1)iletişim teknolojisindeki gelişmeler promosyon etkinlikleri için yeni medyanın gelişmesini sağlıyor. 2)Anamecra filmlerin yapım maliyetleriyle birlikte rekabet artıyor. 3)Endüstrideki yoğunlaşma hız kazanıyor." Dolayısıyla kapitalizmin körüklediği rekabet ortamı ve gelişen teknolojiler ile birlikte sinema filmi sanatsal bir ürün olmanın ötesinde dağıtım kanallarında gezen nitelikli bir meta haline geliyor.
Bu bağlamda popüler sinema, popüler tanımın temel ve yan anlamları ile birlikte düşündüğümüzde tüketimi kolay, ticari ve sistemi olumlayan sinemadır. Popüler sinema örneği olarak adlandırılan filmlere kaçış sineması ya da ticari sinema da denilmektedir. Çünkü popüler sinema her şeyden önce bir ticari amaç güder ve bu amaç doğrultusunda sırtını egemen ideolojiye dayadığı için, o ideolojinin meşrulatırılması işlevini yerine getirir. "...popüler filmlerin, özellikle de Hollywood'un üreterek tüm dünyaya dağıttığı filmlerin, egemen geleneksel değerlerin ve kurumların meşrulaştırılmasında yardımcı olduğunu, bunlara ilişkin uylaşımların belirli bir ideolojiyi filme damla damla zerk ettiğini iddia etmektedirler. Bu kurumlar ve değerler, bireyciliği (kendine güvenme ve yönetime güvensizlik vurgusuyla), kapitalizmi (yarışma, dikey hareketlilik, ortama uyabilenin yaşamasına ilişkin değerleriyle), ataerkilliği (erkekleri ayrıcalıklı kılıp kadınları ikincil konuma yerleştirişiyle), ırkçılığı (toplumsal iktidarın eşitsiz bölüşümüyle) vb. içermektedir." Egemen ideolojinin onanması işlevini ise tür filmlerinin uylaşımları aracılığıyla yerine getirir.
Popüler sinema genelde tür filmlerinin oluşturduğu bir yapıdır. Tür filmleri temel uylaşımlar etrafında şekillendikleri için seyirci daha afişini görür görmez bir tür filminde ne izleyeceğini bilir. Dolayısıyla tüketimi sistematize etmesi ve önceden var olan bir tüketici kitlesine hitap etmesi ile tür filmleri popüler sinemanın can damarıdır. Her tür filmi kendi görsel kodları ve uylaşımları etrafında kendi temlarını seyirciye aktarır. Ancak hepsinin yaptığı en önemli şey uylaşımları aracılığı ile popüler sinema endüstrisinin de içinde yer aldığı ve dolayısıyla yaşadığı egemen kapitalist sistemi ve onun ahlaki ilkelerini onamak ve seyirciye dolaylı yollardan kabul ettirmektir. Bu görüş "..uylaşımların seyirciyi, toplumsal düzenin temel önermelerini kabule ve bunların usdışılığını ve adaletsizliğini yok saymaya alıştırdığını iddia etmektedir." Bu ikna sürecinin temelinde iki farklı neden yatmaktadır. Birincisi egemen ideolojinin değerlerinin onanması ve sistemin devamını sağlamak, sistemin devamının sağlanması sayesinde sistemin ekonomik ilişki örüntüleri içinde kalıp kar elde etmek.
Böylece popüler sinema içinde yer almak demek bazı şartları önceden bilmek ve kabullenmek demektir. Çünkü bu sistemi değiştirmek oldukça zordur ve zaten sistemin temel amacı değişmek değil bireyleri sisteme uygun hale gelecek şekilde değiştirmektir. Scognamillo bu durumu Amerika için şöyle açıklar: "Hollywood'un kurmuş olduğu "sistem"in içinden gelen, sistemi zorlasa bile bir noktadan sonra uzlaşmaya kayar; "sistem"in dışından gelen ise fazla zorlarsa dışına itilir." Diğer bir deyişle sistemi değiştirmek neredeyse imkansız, sistem içinde kalıp değişmemek ise olanaksızdır.
Popüler sinemada sanat anlayışından önce ticarilik ve filmin pazarlamasına yönelik kaygılar gelir. Özellikle 90'lardan sonra internetin de yaygınlaşmasıyla birlikte popüler filmlerin dağıtım kanallarında yer alma süreci ve tanıtımı filmin prodüksiyon öncesi prodüksiyon aşamalarındaki yaratıcı çalışmalardan daha önemli hale gelmiştir. Bu durumun nedenlerini şöyle sıralayabiliriz. "1)iletişim teknolojisindeki gelişmeler promosyon etkinlikleri için yeni medyanın gelişmesini sağlıyor. 2)Anamecra filmlerin yapım maliyetleriyle birlikte rekabet artıyor. 3)Endüstrideki yoğunlaşma hız kazanıyor." Dolayısıyla kapitalizmin körüklediği rekabet ortamı ve gelişen teknolojiler ile birlikte sinema filmi sanatsal bir ürün olmanın ötesinde dağıtım kanallarında gezen nitelikli bir meta haline geliyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar