bugün
- queen feristah9
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl10
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası30
- ucan tekme atan hipopotam29
- her gün blazer ceket giyen kadın4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet13
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması6
- gece gece geçmişi düşünüp ağlamak4
- kızlar bi bakın bişe göstercem3
- rüyamda örümcek maymun gördüm6
- mehir olarak yalı isteyen kız5
- ulıdağ sözlük'ün geleceği17
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
- nervio'nun erkek olması30
- akşam 9 da yanıyorum diye mesaj atan sekreter3
- iltica41
- geceye bir şarkı sözü bırak3
- meet joe black3
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- kızınız sözlükte yazabilir mi9
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- ak partili ahlakı6
- artık hayatta olmayan birine özlem duymak2
- adidas'ın 8 bin tl lik timsah desenli samba modeli3
- fuck the police şarkısını dinleyen polis3
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- aniden gelen üşüme hissi3
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- gece saat 1 de çivi çakan komşu2
- hayatımın en büyük baş ağrısı geri döndü5
- yaz kış pencereyi açık tutan insan2
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor4
- fatma betül sayan kaya35
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar7
- yarragi olan adam12
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- ali emre ballı4
- adalet ve kalkınma partisi8
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları6
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- heyt bea10
- stanley kubrick fanlarının asla sıkılmaması4
- erkek adam ağlar mı4
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması5
- stanley termosu olmayan yazar4
- sigara yakarken artistik triplere giren kişi2
- kadınlarda beyaz saç modası9
- cocteau twins sevmiyorum4
tuşlu çalgıdır. o kadar seviyorum ki çalmayı. ama sadece bir şarkı biliyorum o da old mc donald had a farm.
Uzun parmaklara sahip olduğum için çalmayı arzuladığım müzik aletidir. Ama müzikle pek ilgilenemediğimden hep bir heves olarak içimde kalacak.
keman ile müthiş ikili olabilen; lakin tek başına da şahane olan enstrüman.
yumuşacık sese sahip olan enstrüman. yalnız parmakların tuşlardaki hızına göre değişir. *
ben: -
arkadaş: +
- piyano buldum 2600'e.
+ tuşlu mu ?
- üflemeli.
ben: -
arkadaş: +
- piyano buldum 2600'e.
+ tuşlu mu ?
- üflemeli.
dünyadaki en hüzünlü ses'e sahiptir yok ötesi.
bir hatun çaldımı hem izlenilesi hem dinlenilesi olandır. hatunları piyano çalarken izlemek, pornolardan daha etkili, bunu fark etmem neden bu kadar uzun sürdü hala anlamıyorum...
tam tamına 13 yıllık sevgili.
gel gör ki sanat düşmanı komşular, yeteeeeeeeeeeer bu saate diye kendini paralayan ebeveynler, ''bu ne la ki ortam bile yapamazsın'' diyen yaşıtlara rağmen vazgeçilmeyendir.
candır can.
gel gör ki sanat düşmanı komşular, yeteeeeeeeeeeer bu saate diye kendini paralayan ebeveynler, ''bu ne la ki ortam bile yapamazsın'' diyen yaşıtlara rağmen vazgeçilmeyendir.
candır can.
akordu bozulduğunda yapılması için 1.500 milyar istenen bir çalgı aletidir.
böylesine karizmatik başka bir enstrüman yoktur. konsolu da, kuyruklusu da. sazın bile olmadığı ilköğretim okullarımızda piyano olmamasını da kınıyorum.
Keman ile düeti insanı başka boyutlara taşıyan müzik âletidir. En güzel seanslar ise Farid Farjad (Ferid Fercad) tarafından icra edilen düetlerde kendini gösterir.
dinlemesi, çalması keyif veren müzik aleti. Gözlerinizi kapadığınızda kendinizi daha da kaptırırsınız.
en büyük hayalim çocuğumla beraber çalabilmek.
en büyük hayalim çocuğumla beraber çalabilmek.
yaklaşık üç buçuk aydır bi heves başladığım kursuna gittiğim enstrüman. özellikle eğer ilkokuldan beri müzik dinlemek dışında hiç bir müziksel faaliyette bulunmadıysanız gerçekten zor. ama güzel bir iki parça çalabildiğin an keyfi paha biçilemez. sanırım önemli olan vazgecmemek ve bol bol çalışmak.
burjuva çalgısı.
duruşu bile taşşaklıdır. adeta taht gibin. haa bir de bunu çalanlar genelde havalı, vakur ve kibirili olurlar.
hepsi öyledir demiyorum ama o piyanonun yüzeyinden midir nedir, çaan kişii böyle bir havalı oluyor...
duruşu bile taşşaklıdır. adeta taht gibin. haa bir de bunu çalanlar genelde havalı, vakur ve kibirili olurlar.
hepsi öyledir demiyorum ama o piyanonun yüzeyinden midir nedir, çaan kişii böyle bir havalı oluyor...
klasik enstürmanlardan biridir ve 2 çeşidi vardır : kuyruklu(sahne tipi)piyano , duvar piyanosu . 88 tuştan oluşur . 3 adet pedalı vardır. Küçük yaştan eğitimine başlanması gerekir çünkü aynı anda sağ ve sol elin farklı şeyler çalması pekte kolay değildir.
edit: sağdaki pedal basılan tüm seslerin uzamasını sağlar. ortada ki pedal ise son basılan sesin uzamasını sağlar. sol pedalı daha çözemedim .
edit2 : orta pedal gece pedal imiş , sol pedal sesi uzatırmış.
edit: sağdaki pedal basılan tüm seslerin uzamasını sağlar. ortada ki pedal ise son basılan sesin uzamasını sağlar. sol pedalı daha çözemedim .
edit2 : orta pedal gece pedal imiş , sol pedal sesi uzatırmış.
insana her halükarda huzur veren eşsiz enstrüman.
enstrümanların en asilidir. saatlerce dinlenebilir. ama pratik değildir işte. daracık bir eviniz varsa ve lanet komşulara sahipseniz bir stres kaynağı da olabilir.
en büyük aşkımdır. Senelerdir bir piyanoya sahip olamadım. ilk olarak pazarda satılan minicik, telefon melodisi gibi sesler çıkaran bir oyuncak aldım, kesmedi. Sonra paraya kıyıp bir org aldım, olmadı.
15 sene önce, edirne.
Memleketim olmasına rağmen çok fazla gidip dolaştığımız bir yer değildir edirne. Madem gittik, eşi, dostu akrabayı tanımamız gerekti. Babam bir o köy evine bir bu köy evine gezdirdi bizi. sıkıntıdan patlıyorum, sonra bir köy evine daha gittik. Ben "girmiyorum siz oturun, dışarıda duracağım" dedim. Babam "peki" diyerek onayladı beni. Ardından babamın güler yüzünü gördüm koca koca sineklerin içeri girmek için mücadele ettiği eski kapının, sarı tül perdesinde.
"gel"
Omuzumu silkeledim.
"gel bak, ne göstereceğim sana"
"ne?"
"gel sen gel"
sıkıla sıkıla girdim içeri, üzeri dantelle örtülmüş duvar tipi bir piyano. Hemen oturdum yanına. Dün gibi hatırlıyorum, her yerini okşadım. Babamın yanına gidip "bize versinler" dedim sessizce. Babam ya, "ben hallederim" tavrıyla göz kırpıp, muhabbetine devam etti.
seneler geçti ama ben onu hiç unutmadım. her defasında babamı gaza getirip "versinler, parası neyse vereceğim" dedim, olmadı. Aşkım...
yıllar geçti, tekrar dürttüm babamı, piyanonun sahibinin durumu biraz kötüymüş "tamam" demiş. bu ne güzel bir mutluluk allahım. Arkadaşın minibüsünü alıp hemen yola çıktım. Sevgilime kavuşacaktım. gündöndü tarlalarında mola verip, soluklandım, öyle mutluydum ki, oturup köy kahvesine çayımı içtim, insanlarla muhabbet ettim, leylek yuvalarının fotoğraflarını çektim. Ve geldim sana sevgilim, geldim!
bir hurdacının köşesine atmışlar seni, asırlık şamdanların kırılmış, biraz rakı kokuyor üstün, biraz da nikotin sarısı tuşların, dayan sevgilim. Usulca dokunarak, zaten kırılmış kalbine zarar vermek istemeden koydum seni hemen yanıma, yol boyunca okşadım akmış makyajına vurulan lanet yağlı boyayı.
Az kaldı sevgilim, birazdan evine geleceksin. Hastalık gibi içini kemiren böceklerden, rutubetten, kötü sözlerden, ucuz sofraların mezesi olmaktan kurtaracağım seni ve inan bana sevgilim hiçbir çocuğun oyuncağı olmayacak kadar değerli bu kan kaybetmiş halin.
Ben karanlıkta kalsam da seni aydınlatacak bir mumun hüzünlü titreyişi, çektiğim en güzel fotoğrafla sevişeceksin sırtını yasladığın o duvarda. az kaldı, dayan sevgilim.
15 sene önce, edirne.
Memleketim olmasına rağmen çok fazla gidip dolaştığımız bir yer değildir edirne. Madem gittik, eşi, dostu akrabayı tanımamız gerekti. Babam bir o köy evine bir bu köy evine gezdirdi bizi. sıkıntıdan patlıyorum, sonra bir köy evine daha gittik. Ben "girmiyorum siz oturun, dışarıda duracağım" dedim. Babam "peki" diyerek onayladı beni. Ardından babamın güler yüzünü gördüm koca koca sineklerin içeri girmek için mücadele ettiği eski kapının, sarı tül perdesinde.
"gel"
Omuzumu silkeledim.
"gel bak, ne göstereceğim sana"
"ne?"
"gel sen gel"
sıkıla sıkıla girdim içeri, üzeri dantelle örtülmüş duvar tipi bir piyano. Hemen oturdum yanına. Dün gibi hatırlıyorum, her yerini okşadım. Babamın yanına gidip "bize versinler" dedim sessizce. Babam ya, "ben hallederim" tavrıyla göz kırpıp, muhabbetine devam etti.
seneler geçti ama ben onu hiç unutmadım. her defasında babamı gaza getirip "versinler, parası neyse vereceğim" dedim, olmadı. Aşkım...
yıllar geçti, tekrar dürttüm babamı, piyanonun sahibinin durumu biraz kötüymüş "tamam" demiş. bu ne güzel bir mutluluk allahım. Arkadaşın minibüsünü alıp hemen yola çıktım. Sevgilime kavuşacaktım. gündöndü tarlalarında mola verip, soluklandım, öyle mutluydum ki, oturup köy kahvesine çayımı içtim, insanlarla muhabbet ettim, leylek yuvalarının fotoğraflarını çektim. Ve geldim sana sevgilim, geldim!
bir hurdacının köşesine atmışlar seni, asırlık şamdanların kırılmış, biraz rakı kokuyor üstün, biraz da nikotin sarısı tuşların, dayan sevgilim. Usulca dokunarak, zaten kırılmış kalbine zarar vermek istemeden koydum seni hemen yanıma, yol boyunca okşadım akmış makyajına vurulan lanet yağlı boyayı.
Az kaldı sevgilim, birazdan evine geleceksin. Hastalık gibi içini kemiren böceklerden, rutubetten, kötü sözlerden, ucuz sofraların mezesi olmaktan kurtaracağım seni ve inan bana sevgilim hiçbir çocuğun oyuncağı olmayacak kadar değerli bu kan kaybetmiş halin.
Ben karanlıkta kalsam da seni aydınlatacak bir mumun hüzünlü titreyişi, çektiğim en güzel fotoğrafla sevişeceksin sırtını yasladığın o duvarda. az kaldı, dayan sevgilim.
insan beyninin çalışma prensibine benzer teknikle çalınan zor bir enstrüman. müziğin temeli, neslinin devamı.
en güzel enstrümandır.
geceleri çalmayı sevdiğim, dokunduğunuz andan itibaren sizinle adeta bütünleşen bir müzik aletidir.
geceleri çalmayı sevdiğim, dokunduğunuz andan itibaren sizinle adeta bütünleşen bir müzik aletidir.
çalmak için sabırsızlandığım, en kısa sürede kursuna yazılacağım insanın içine işleyen dünyanın en güzel enstrumanı. dinlemesi çok güzeldir. hüzünlüdür bu enstruman ve belkide insan en çok bu enstrumanla ifade edebilir kendini. hep öyle gelir bana. şimdi gidip göreceğiz bakalım öyle mi.
çalması ve dinlemesi ayrı güzel enstruman. önündeki notalardan ya da ezberden öte içinden geldiği gibi çaldığında en hoş melodileri ortaya çıkartan ender enstrumanlardandır. bir diğeri de bateridir zannımca ama aynı zamanda hem ritm ve hem de solo en güzel piyanoda sağlanır.
jane campion'ın sıradışı bir aşk hikayesini anlatan filmidir. evlenmek için kızıyla beraber avustralya'ya gelen dul bir bayanın başından geçenleri konu alır.
(bkz: the piano)
(bkz: the piano)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar