bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle11
- sözlük yazarlarının tatlıları19
- kiraz cicegi kolonyasi33
- anal sex yapan kadın5
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması5
- sözlükçülerin müzik zevklerini anlatan şarkılar3
- denize girmek7
- uludağ sözlük erkeklerinin çok tipsiz olması4
- izlenilen ilk yabancı dizi8
- kadın yazarların kavga etmesi11
- fantastic four3
- sözlük kızlarının libidosu4
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen15
- ayakları ters bir kadına alınabilecek hediye4
- yıkamazlar beni3
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- aydın da polise direnen garip kadın4
- aylık 349 bin lira iyi para mıdır sorunsalı4
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler15
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi4
- sözlükte kavga olunca çok üzülmek5
- ulunun inci taneleri2
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- gösterip vermeyen kız4
- doğalgaz yerine elektrik kullansak ne olur2
- yeni 31 çekmiş erkek tatlılığı2
- nepal e gidip neden ben diye bağırmak3
- kuran da namazın olmaması21
- sözlük yazarlarının şalgamları5
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat8
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- kavga eden iki kadına o an aşık olmak5
- katiller de ağlar filmindeki tuvalet3
- sözlüğe ayak fotoğrafı koymak2
- velvet37
- arkadaşlar naber ya3
- abridgeeeee5
- bıyık almaya üşenmek3
- ilişki yapmanın imkansızlaşması4
- sözlük kızlarıyla aşk yaşamak5
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey3
- am'a yolculuk2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- travesti siniri5
- arkadaşlar lütfen artık seviyeli olalım5
- ctrlx10
- mesnevideki pornografik hikayeler3
- corona bira içen erkek6
- bir sözlük kızının usulca odasına girmek4
entry'ler (34)
"Gerekçe" ve "bahane" kelimelerinin farkı göz önüne alındığında, bu tür söylevlerde dinî geçerli bir mazeret söz konusu olmayacağı aşikârâne anlaşılır. Bu tür girişimler ise "nefse ve şeytana uymayı seçen kişilerin, Allah'a isyan için açtıkları kapılardır". Bu kişilere "Allah hidâyet etsin ve içinde bulundukları gaflet uykusundan uyanmalarını nasip etsin" diye duâ edilir. Zira oruç gibi dinimizin en önemli ibâdetlerinin başlıcaları arasında yer alanını keyfî ve süflî olarak yerine getirmemek büyük günahlardandır. "illa azabı görünce mi isyandan vazgeçecekler" diye merak edilir ve eklenir "son pişmanlığın kimseye yararı olmamıştır".
Yûsuf Sûresi'nin mesajını anlayan ve hayatına da uygulayan erkektir. Kadını da erkeği de güzelleştiren şeylerin başlıcalarından birisi de iffettir. Ve sanılanın aksine iffet sadece kadından beklenilen bir şey değildir. Allahu Teâlâ, Nûr Sûresi'nde önce erkeklere ardından da kadınlara seslenmekte "gözlerini haramdan sakınmalarını ve ırzlarını korumalarını" emretmektedir.
Bir işkence çeşididir. Susması gerektiğini izah ederken filmi kaçırmanıza da sebep olur.
Hislerimize tercümandır, yalnız değildir.
"Stephen King: Kara Kule Serisi 2. kitap: Üç'ün Çekilişi"dir.
Müsebbiblerine lânetler yağdırılan hâinliktir. Allah, şehîdlerimizin ailelerine sabr-ı cemîl nasip eylesin; tüm milletimizin başı sağolsun. Allah, her fırsatta câniliklerini sergileyen kanemicileri de Kahhar ismi şerifiyle kahreylesin; zira bunların ıslâh olacağı yok! Boşa debeleniyorlar oysa; zira bu topraklar bizim, ve biz tüm hâinlere rağmen akl-ı selîm ve vicdan-ı selîm sahipleri olarak Türk-Kürt-Alevi-Sünnî-Laz-Çerkes, vb. bilumum ve topyekün kardeş olarak "biz" olmaya ve bu toprakların sahibi olmaya devam edeceğiz; onlarsa gördükleri bu kanlı "rüyâdan" gün gelecek uyandırılacaklar. [C*]
Selman Kayabaşı'nın eseridir. Daha yoğun bilgi materyalleri ve daha da sağlamlaştırılmış bir kurgulama ile yazılacak serinin devam kitapları beklenmektedir.
Hakkında söylenen her şeye rağmen okunması gereken yazarlardandır. Zira kulaktan dolma bilgilerle değil en azından eserlerini okuyarak sağlıklı eleştiriler yapmak mümkündür. "Bu adam da ne biliyor?" demek yerine, söyledikleri hakkında bilgilenme girişimleri başlatmak daha isabetli olacaktır. Arkasında kimler vardır ya da kimler yoktur orası kendisine ayandır, ancak her halükarda dikkate alınması gereken isimlerdendir. "Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri" en son okuduğum kitabıdır; en azından bu kitabı mutlaka okunmalıdır. Her şeye "komplo teorisi" veya "safsata" demek ise kimseye bir şey kazandırmamaktadır.
Birlikte program sunduğu ve mütemadiyen kendisi konuşmak isteyen bilirkişi (!) şahsın, onun lafını her kesişine tahammül edebilen ve bunu yüzündeki kocaman gülümseme ile yapabilen sunucudur. Nedense bana hep biraz yapmacık gelmiştir, "aslında içimden başka şeyler geçiyor ama mecburen sadece gülüyorum" dermiş gibi gelir.
Teslimiyettir. Teslimiyetle gelen güven duygusudur. Güven duygusuyla gelen huzurdur. Huzurla gelen mutmainliktir. Mutmainlikle gelen mutluluktur. Yaratılış nedenini gerçekleştirmiş olmanın verdiği memnuniyet hissi, ecre kavuşmuş olmanın verdiği saadet hissidir. Namaz ki Peygamber Efendimiz (s. a. v.) tarafından "gözümün nuru" olarak nitelendirilmiştir, Peygamberler ki zaten cennet sultanlarıdır, işte namazın ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha anlatır. Nursuz kalan göz görmekten aciz kalır, göremeyen göz karanlıkta kalır, karanlıkta kalan göz sahibi ise kasvete garkolur. Oysa namaz, nurdur ya, aydınlattıkça aydınlatır. En sıkıntılı anınızda hiçbir beşerden (insandan) fayda umamadığınız anda, vakit namazını kılar, üstelik Yaratıcı karşısında olduğunuzu her zerrenizle hisseder ve hâliniz göz pınarlarınızdan akarsa, secdeye kapanınca da içinizin secde hâlinde taşmasına engel olamazsanız önce arınırsınız, durulursunuz, sukûnet bulursunuz; ardından da bir bakarsınız ki ummadığınız kadar kısa bir zaman içinde o dert silinip gitmiş; Rabbiniz tertemiz ve samimi bir biçimde arzettiğiniz, yalnızca O'na sığınıp O'na yönelip arzettiğiniz arzuhâlinize karşılık vermiş. Hamdedersiniz, O'na yönelmeyi nasip ettiği için, derdinizi dermana çevirdiği için, ama en çok O olduğu için, hep varolduğu için ve kendine kul kıldığı için sizi. Namaz; anlatmakla bitmez. Kılmak lâzım, kılmak lâzım, kılmak lâzım.
Ne güzel demiş şair: "Seccâde tahtım, secde saltanatım ve kulluğum sultanlığımdır" diye. Tüm geçici zevklerden ve meşgâlelerden vazgeçip asıl tahta oturmak, bir seccâde sermek yani. Tüm prangalardan, dünyanın aldatıcı engellerinden kurtulmak ve asıl saltanata ermek, yani Rabb karşısında aczini kabul etmek, eğilmek. Ve sultanlıkların en güzeline erişmek; Sultanlar Sultanı Hakk'a kulluğu zerrelerinde hissetmek.
Kılanı dâim, kılmayanı ise hemen başlayanlardan eylesin Yüce Rabbimiz. (âmin)
Ne güzel demiş şair: "Seccâde tahtım, secde saltanatım ve kulluğum sultanlığımdır" diye. Tüm geçici zevklerden ve meşgâlelerden vazgeçip asıl tahta oturmak, bir seccâde sermek yani. Tüm prangalardan, dünyanın aldatıcı engellerinden kurtulmak ve asıl saltanata ermek, yani Rabb karşısında aczini kabul etmek, eğilmek. Ve sultanlıkların en güzeline erişmek; Sultanlar Sultanı Hakk'a kulluğu zerrelerinde hissetmek.
Kılanı dâim, kılmayanı ise hemen başlayanlardan eylesin Yüce Rabbimiz. (âmin)
Peygamber ( s. a. v. ) sevgisinin ve özleminin kalbi tüllendirip gözleri nemlendirdiği, okuyan sesin insanı başka mevsimlere taşıdığı, ve bir cennet gününde "ve Siz ki karşımızdasınız, hamdolsun Ey Sevgililer Sevgilisi" diyebilme duâsıyla salâtu selâmlar terennüm ettiren şiirdir.
Hâlinden ve dilinden anlayana huzurdan başka bir şey telkin etmeyen gönle şifâ mekândır.
islâmın rahmet ve bereketinden yoksun olan zavallı gönül ve zihinlerin aslı asdarı olmayan lakırdısıdır. Millet akın akın islâma girerken ve onun ne denli yüce bir sistem olduğunu anlayabilmişken; islâm toprağında doğmasına rağmen ya da yaşamasına rağmen islâmdan nasiplenememişlerin harf israfıdır. O denli fuzulidir ki altına sıralanan sözde bilgi ve yorumlar okumaya bile değmezdir ve de okunmaz. Zira akl-ı selîm sahibi kişi bir iddia ortaya atanın önce tıynetine bakar, ârif midir ki o konuda lâf etmektedir diye sorgular; ârif olmayanın söz meclisinden ise hayır değil şer yağacağını bilir. islâmın "i"sinden haberi olmayanlar islâmın (inançsızların inançsızlıklarını kusdukları çarpıtma kaynaklar yerine) bizzat Kur'ân ve Rasûlullah ( a. s. v. ) tarafından yapılan aktarımına bakmalılardır. Oraya bakan, islâmın önce puta tapmayı yasakladığını görecektir. Bu tür safsataları dillendirenler bilmelilerdir ki cehennem boş değildir; Allah'a, Rasûlullah'a, islâma dil uzatanlar, eğer ki bu tutumlarından tevbe ile arınmaz ve vazgeçmezlerse pişmanlıkları nârı gördüklerinde işe yaramayacaktır. Ve tüm gizli açık emellerine rağmen Allah'ın dini islâm gönülleri aydınlatmaya, ve karanlık zihinleri de kendi karanlıklarında boğmaya devam edecektir. Zira hak geldiğinde bâtıl zâil olmaya mahkûmdur. Belki de tüm bu boş çabalarının nedeni de budur; tüm görmezden gelme, düşmanlık ve kem çabalarına rağmen islâmın hâlâ büyük gücünü hissetmekten ve o güçten çekinmekten kurtulamamalarıdır. Boşuna hırpalamasınlardır kendilerini; Allah'ın yüceliğini kabul edip huzur bulsunlardır; Ebu Cehl değil; Rasûlullah'ın duâsıyla iki cihan saadetine yelken açan Ömer b. Hattab olmayı seçsinlerdir.
ilk duyulduğunda insanın midesini kaldıran, ağzını buruş buruş yapan; ama övenleri görünce de denemeye karar verilen baklava yeme stilidir. Yenildiğinde ise ağza gelen tada hayret edilir. Korkulan olmamış, hatta değişik ve güzel bile bulunmuştur. Her zaman olmasa da baklava yerken arada uygulanmaya devam edilir.
Oy oy, hakkında yapılan yorumlar okunduğunda insanı mengeneye sıkışmış gibi hissettiren, doktora yapma niyetini birkez daha gözden geçirten ve hocaların "öğrenci ezim klubü" kurduklarını düşündüren sınavdır. Allah yardımcınız olsun arkadaşlar. (Eğer yapmaya karar verirsem benim de olsun)
"Normal" erkektir. "Er" kişidir. Evliliğin, eşlerin birbirlerini Allah'ın emâneti olarak kabul etmesi demek olduğunu, Allah'ın emânetine yapılan muamelenin kişiyi Allah huzurunda vezir de rezil de edeceğini, nikâhı kıyınca kul hakkı olayının ortadan kalkmadığını, ailede her açıdan huzur ve mutluluk beklentisinin karşılıklı saygı ve sevgi ile olacağını, Peygamber Efendimiz'in erkeklerin en hayırlısı olarak eşlerine güzel davranan erkekleri gösterdiğini, kendisinin de hanımlarına hiçbir zaman şiddet uygulamadığını, eşini döven bir babanın çocuklarına bizzat kötü örnek olduğunu ve ileride onların yuvalarının sağlığını da bozacak bir temel oluşturduğunu, eşine şiddet uygulayan bir erkeğin hatun kişiler nezdinde acınacak bir gözle görüldüğünü ve tel'in edildiğini, vb. bilen erkektir. Allah yuvalarının huzurunu ve selâmetini daim eylesin diye de duâ alır. Sayılarının artması temennimizdir.
Eskiden soğuk havaya karşı korunma aracı iken, şimdilerde sözde karizma (!) erkeklerin yazın ortasında bile takmayı âdet edindikleri nesnedir. Birileri âcilen hatırlatmalıdır ki, karizma boyna bir atkı dolamakla elde edilebilen bir şey hiç değildir.
Yaşadığı dünyada ve ülkede olan olaylardan bîhaber kalmayan, bu konularda fikir beyan etmekte en az erkekler kadar hakkları olduğunu bilen kişilerdir. Bu duruma şaşılmasına da şaşar. Siyaset de konuşacaktır elbet hatun kişi, zira birileri sadece seçimlerde hatırladığında onu, ve nereye çekersem oraya gelir zihniyetinde olanların dayatmalarına hedef olduğunda, net duruş sergileyecek, kendi seçimini kendi yapacak kadar erdem sahibidir. Düşünmenin, fikir beyan etmenin, fikir alışverişinde bulunmanın cinsiyeti olmadığını bilecek kadar da ârifedir. Ülke nüfusundaki kadın oranının çokluğu ise zaten böyle hatun kişilerin sayısının artması gerektiğinin bir göstergesidir. Ayrıca siyasi açıdan da eşine destek olmuş devlet büyüklerinin ve din büyüklerinin hanımlarından haberdardır. Yani "garip bir varlık" muamelesini hakedeceği bir durum söz konusu değildir.
ilginç ve ilginç olduğu kadar da abes bir iddiadır. Zira böyle beylik (!) bir iddia için elde, ülkedeki tüm vatandaşların - hangi partiye oy vermiş olursa olsun - bilgilerinin bulunması ve bunların kritiğinin ve karşılaştırmasının objektif bir biçimde yapılmış istatistikî dökümlerinin bulunması gerekir. Ayrıca açık bir hakaret ifâdesidir de bu. Zira o partiye oy vermeyenleri de "kültürsüzlükle" itham etmektir. Gerçi bu da alışılmış bir Chp'li tutumudur. işler yolunda gitmediğinde, beklentiler gerçekleşmediğinde sağa sola hakaret yağdırmak ve kendini -her zamanki gibi- soyutlayıp şişirerek içteki mahcubiyet ve geri plana itilmişliği bastırma çabasıdır. Ne diyelim ki; kolay gelsindir.
Cep telefonları envai dilde envai çeşit söz ve müzikle çaldığı zaman nedense rahatsızlık duymayanların iş ezâna gelince huylanmalarına sebep olan durumdur. Halbuki madem herkes her türlü müziği çaldırabilmektedir; o vatandaş da ezân çaldırma hürriyetini kullanmıştır; kime nedir ki?