bugün
- silver ile evlenecek erkek36
- iki yıldan beri masturbasyon yapmamak6
- birisinin dış görünüşüne aşık olmak8
- plajda tangayla güneşlenen ruslar7
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır4
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- ortama girince herkesin susması3
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- ismet biradere koşarken çelme takmak8
- anne4
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti5
- parayla saadet olması18
- yazarların en sevdiği küfürler4
- sözlükten hatun götürmek7
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak5
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- sarapci koala64
- ne yapsam da farklı olduğumu göstersem4
- küpe takan erkek7
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız8
- eksi karma sahibi yazar4
- akın2
- mauro icardi10
- sabah akşam porno seyreden abidin2
- köfteci yusuf5
- iran düşmanlığı13
- amedspor19
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı28
- evlilikte saygıyı kaybetmek3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı5
- evlilikle saadet olması5
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- her yere dalıyım ama kimse beni eleştirmesinciler3
- kürt sorunu12
- hazır yufka ile börek açan kız2
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- wfp gazze de nüfusun 3 te 2 si açlık3
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- korintliler3
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- şampiyon galatasaray2
- zorunlu eğitim19
- ben geldim naneler9
- s'i l v'e r m'i s t15
- bugün ne oldu2
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- ama yeni parti tüzüğü11
- ışıktan altın elde etmek4
john lurie' nin hem müziklerine katkıda bulunduğu hem de bir sahnede sokakta saksofon çalan adam olarak görüldüğü jim jarmusch filmi. aslında yönetmenin master tezi bir kısa filmken daha sonra jarmusch bunu uzun metraj olarak çekmiştir. sürekli tatil modunda olan 16 yaşında bir genci anlatır.
--spoiler değil--
"benim adım, aloysious christopher parker ve bir gün bir oğlum olursa adı charles christopher parker olacak. tıpkı charlie parker gibi. ama dostlarım bana kısaca allie der ve bu da benim hikâyem veya hikâyemin bir bölümü. size çok şey açıklayacağını sanmıyorum ama hikâye dediğiniz nedir ki zaten? olsa olsa, şu noktalarını birleştirince tanıdık bir şeyin resmini ortaya çıkardığınız türden bir çizim olabilir. olan biten sadece budur işte! benim için işler böyle yürür. bir yerden, bir insandan kalkar bir başka yere ya da bir başka insana giderim. ve işin doğrusu, aslında fazla bir şey de değişmez.
çok farklı türde insan tanıdım. onlarla takıldım, birlikte yaşadım kendi küçük rollerini oynamalarını izledim. ve benim için tanıdığım tüm bu insanlar,
sanki bir dizi oda gibiydiler tıpkı vaktimi geçirdiğim o yerler gibiydiler. yeni bir odaya ilk kez girdiğinde, merak içindesindir bir lamba, bir tv seti,
artık ne varsa ilgini çeker. ama bir süre sonra, o yenilik duygusu kaybolur hem de tamamen. ve işte o zaman ortaya sıkıntı ve endişe çıkar ürkütücü bir dehşet duygusu. neden söz ettiğimi anlamıyorsunuz sanırım. her neyse, galiba burada anlatmak istediğim husus, bir süre sonra bir şeyin sanki bir sesin sizi uyarması ve size "ayrılma vakti geldi" demesidir. başka yerlere gitme vaktidir artık.
i̇nsanlar temelde hep aynıdırlar. belki farklı bir buzdolabı, tuvalet vs kullanırlar. ya da başka bir ıvır zıvır. ama o şey size seslenir ve yeniden amaçsızca sürüklenmeye başlarsınız. siz gitmek istemeseniz bile, bazı şeyler size yol gösterir. ve işte, şimdi burada, konuşulan dili bile anlamadığım bir yerdeyim. ama bilirsiniz, yabancı her yerde yabancıdır.
--spoiler değil--
Dış sesiyle başlayan Jim Jarmusch'un ilk filmi.
"benim adım, aloysious christopher parker ve bir gün bir oğlum olursa adı charles christopher parker olacak. tıpkı charlie parker gibi. ama dostlarım bana kısaca allie der ve bu da benim hikâyem veya hikâyemin bir bölümü. size çok şey açıklayacağını sanmıyorum ama hikâye dediğiniz nedir ki zaten? olsa olsa, şu noktalarını birleştirince tanıdık bir şeyin resmini ortaya çıkardığınız türden bir çizim olabilir. olan biten sadece budur işte! benim için işler böyle yürür. bir yerden, bir insandan kalkar bir başka yere ya da bir başka insana giderim. ve işin doğrusu, aslında fazla bir şey de değişmez.
çok farklı türde insan tanıdım. onlarla takıldım, birlikte yaşadım kendi küçük rollerini oynamalarını izledim. ve benim için tanıdığım tüm bu insanlar,
sanki bir dizi oda gibiydiler tıpkı vaktimi geçirdiğim o yerler gibiydiler. yeni bir odaya ilk kez girdiğinde, merak içindesindir bir lamba, bir tv seti,
artık ne varsa ilgini çeker. ama bir süre sonra, o yenilik duygusu kaybolur hem de tamamen. ve işte o zaman ortaya sıkıntı ve endişe çıkar ürkütücü bir dehşet duygusu. neden söz ettiğimi anlamıyorsunuz sanırım. her neyse, galiba burada anlatmak istediğim husus, bir süre sonra bir şeyin sanki bir sesin sizi uyarması ve size "ayrılma vakti geldi" demesidir. başka yerlere gitme vaktidir artık.
i̇nsanlar temelde hep aynıdırlar. belki farklı bir buzdolabı, tuvalet vs kullanırlar. ya da başka bir ıvır zıvır. ama o şey size seslenir ve yeniden amaçsızca sürüklenmeye başlarsınız. siz gitmek istemeseniz bile, bazı şeyler size yol gösterir. ve işte, şimdi burada, konuşulan dili bile anlamadığım bir yerdeyim. ama bilirsiniz, yabancı her yerde yabancıdır.
--spoiler değil--
Dış sesiyle başlayan Jim Jarmusch'un ilk filmi.
ilk filminden Jarmusch'un limitlerini gösteren Chris Parker'lı bu çok sıkı film New York Üniversitesi Tisch Sanat Okulu'ndaki (Tisch School of the Arts) tez jürisi tarafından "tam bir vakit kaybı" olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. John Lurie filmin müziklerini yapmakla beraber ilk uzun metraj oyunculuk deneyimini de yine bu filmde yaşamıştır.
jim jarmusch'un ruh halini ve nasıl bir yönetmen olduğunu anlamak için izlenmesi gereken bir film. binanın çatısında başı dönene kadar dönüp, sokaklarda başıboş gezen, önüne çıkan herkesle konuşabilecek kadar rahat ve doğaçlama yaşayan bir adamın hikayesini anlatan bir film. ayrıca seslerin insanlar üzerinde bıraktığı o 'derin' mevzudan da bahsediyor. *
filmin son sahnesinde allie'ın içinden geçenleri duymaktayızdır, filmin özeti gibi bir paragraf.
--spoiler--
--spoiler--
"Gemiye binerken ona yazdığım mektubu düşünüyordum. Ama böyle bir şeyi birine nasıl anlatabilirsiniz ki? Ben herhangi bir yerde kalmaya karar kılacak tipte biri değilim ki. Asla değişmeyeceğimi düşünüyorum. Artık açıklanabilecek herhangi bir şey kalmadı. Zaten başlangıçta izah etmeye çalıştığım da buydu. Ben öyle biri değilim. Bir işim, bir evim olsun, vergi ödeyeyim istemiyorum. Ama bir arabam olsaydı şikâyet etmezdim. Şimdi uzaklaşıyorum ya, oradayken bulunmak istediğimden, daha çok arıyorum orayı. Diyebiliriz ki ben bir tür turistim. Sürekli tatilde olan bir turist."
--spoiler--
--spoiler--
kimileri de böyledir işte, böyle olduğu için kızamayız.
--spoiler--
--spoiler--
"Gemiye binerken ona yazdığım mektubu düşünüyordum. Ama böyle bir şeyi birine nasıl anlatabilirsiniz ki? Ben herhangi bir yerde kalmaya karar kılacak tipte biri değilim ki. Asla değişmeyeceğimi düşünüyorum. Artık açıklanabilecek herhangi bir şey kalmadı. Zaten başlangıçta izah etmeye çalıştığım da buydu. Ben öyle biri değilim. Bir işim, bir evim olsun, vergi ödeyeyim istemiyorum. Ama bir arabam olsaydı şikâyet etmezdim. Şimdi uzaklaşıyorum ya, oradayken bulunmak istediğimden, daha çok arıyorum orayı. Diyebiliriz ki ben bir tür turistim. Sürekli tatilde olan bir turist."
--spoiler--
--spoiler--
kimileri de böyledir işte, böyle olduğu için kızamayız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar