bugün
- kuran da namazın olmaması9
- ehli sünnet hocalar8
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- huzur islamda9
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması10
- arabesk6
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen12
- deniz göktaş'ın gösterisine erişim engeli3
- yanlışlıkla döl fışkırtmak3
- götü güzel olan kız6
- hep sinirli yazarlar6
- ayet indirilen dönem5
- closer3
- uff diye üzülen erkek5
- gurbetçilerin dövizle askerlik fiyatına isyanı4
- öbür sözlük7
- alkolsüz bira içen müslüman6
- metrobüse binecek kızlara tavsiyeler4
- kadın patron erkek sekreter3
- konuşurken sakız çiğneyen kızlar2
- iç güveysi gidecek kadar aşağılık bir erkek olmak2
- göbekli tepe6
- trump'ın f35 hakkında henüz karar vermedim demesi4
- düz sigarayı ters yak2
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- muslettin amca3
- iş arkadaşlığı2
- ona bir şey söyle18
- gaspar noe2
- bu kadar seksi olduğumu bilmiyordum diyen sevgili3
- avrupa'yı abd den uzaklaştıran kilit isim2
- sydney sweeney'in memeleri2
- oy benim canım2
- hayat bir oyundur2
- atatürk'ü küçümseyip sabah akşam ona sallamak2
- delirium tremens kozmogonisi2
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir12
- çiftleşmenin büyüleyici kirlenmesi2
- yapay zeka bizi domaltabilir mi2
- are you iran5
- ehl i sünnet3
- inanmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın6
- kadın ürolog olmaması4
- nasıl birisiniz13
- sözlük hatunlarının ısırılmalık tipler olması2
- tansiyon ilacını içmeme karizması2
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- deniz göktaş34
- magnezyum4
- istanbul da ev kiraları3
john lurie' nin hem müziklerine katkıda bulunduğu hem de bir sahnede sokakta saksofon çalan adam olarak görüldüğü jim jarmusch filmi. aslında yönetmenin master tezi bir kısa filmken daha sonra jarmusch bunu uzun metraj olarak çekmiştir. sürekli tatil modunda olan 16 yaşında bir genci anlatır.
--spoiler değil--
"benim adım, aloysious christopher parker ve bir gün bir oğlum olursa adı charles christopher parker olacak. tıpkı charlie parker gibi. ama dostlarım bana kısaca allie der ve bu da benim hikâyem veya hikâyemin bir bölümü. size çok şey açıklayacağını sanmıyorum ama hikâye dediğiniz nedir ki zaten? olsa olsa, şu noktalarını birleştirince tanıdık bir şeyin resmini ortaya çıkardığınız türden bir çizim olabilir. olan biten sadece budur işte! benim için işler böyle yürür. bir yerden, bir insandan kalkar bir başka yere ya da bir başka insana giderim. ve işin doğrusu, aslında fazla bir şey de değişmez.
çok farklı türde insan tanıdım. onlarla takıldım, birlikte yaşadım kendi küçük rollerini oynamalarını izledim. ve benim için tanıdığım tüm bu insanlar,
sanki bir dizi oda gibiydiler tıpkı vaktimi geçirdiğim o yerler gibiydiler. yeni bir odaya ilk kez girdiğinde, merak içindesindir bir lamba, bir tv seti,
artık ne varsa ilgini çeker. ama bir süre sonra, o yenilik duygusu kaybolur hem de tamamen. ve işte o zaman ortaya sıkıntı ve endişe çıkar ürkütücü bir dehşet duygusu. neden söz ettiğimi anlamıyorsunuz sanırım. her neyse, galiba burada anlatmak istediğim husus, bir süre sonra bir şeyin sanki bir sesin sizi uyarması ve size "ayrılma vakti geldi" demesidir. başka yerlere gitme vaktidir artık.
i̇nsanlar temelde hep aynıdırlar. belki farklı bir buzdolabı, tuvalet vs kullanırlar. ya da başka bir ıvır zıvır. ama o şey size seslenir ve yeniden amaçsızca sürüklenmeye başlarsınız. siz gitmek istemeseniz bile, bazı şeyler size yol gösterir. ve işte, şimdi burada, konuşulan dili bile anlamadığım bir yerdeyim. ama bilirsiniz, yabancı her yerde yabancıdır.
--spoiler değil--
Dış sesiyle başlayan Jim Jarmusch'un ilk filmi.
"benim adım, aloysious christopher parker ve bir gün bir oğlum olursa adı charles christopher parker olacak. tıpkı charlie parker gibi. ama dostlarım bana kısaca allie der ve bu da benim hikâyem veya hikâyemin bir bölümü. size çok şey açıklayacağını sanmıyorum ama hikâye dediğiniz nedir ki zaten? olsa olsa, şu noktalarını birleştirince tanıdık bir şeyin resmini ortaya çıkardığınız türden bir çizim olabilir. olan biten sadece budur işte! benim için işler böyle yürür. bir yerden, bir insandan kalkar bir başka yere ya da bir başka insana giderim. ve işin doğrusu, aslında fazla bir şey de değişmez.
çok farklı türde insan tanıdım. onlarla takıldım, birlikte yaşadım kendi küçük rollerini oynamalarını izledim. ve benim için tanıdığım tüm bu insanlar,
sanki bir dizi oda gibiydiler tıpkı vaktimi geçirdiğim o yerler gibiydiler. yeni bir odaya ilk kez girdiğinde, merak içindesindir bir lamba, bir tv seti,
artık ne varsa ilgini çeker. ama bir süre sonra, o yenilik duygusu kaybolur hem de tamamen. ve işte o zaman ortaya sıkıntı ve endişe çıkar ürkütücü bir dehşet duygusu. neden söz ettiğimi anlamıyorsunuz sanırım. her neyse, galiba burada anlatmak istediğim husus, bir süre sonra bir şeyin sanki bir sesin sizi uyarması ve size "ayrılma vakti geldi" demesidir. başka yerlere gitme vaktidir artık.
i̇nsanlar temelde hep aynıdırlar. belki farklı bir buzdolabı, tuvalet vs kullanırlar. ya da başka bir ıvır zıvır. ama o şey size seslenir ve yeniden amaçsızca sürüklenmeye başlarsınız. siz gitmek istemeseniz bile, bazı şeyler size yol gösterir. ve işte, şimdi burada, konuşulan dili bile anlamadığım bir yerdeyim. ama bilirsiniz, yabancı her yerde yabancıdır.
--spoiler değil--
Dış sesiyle başlayan Jim Jarmusch'un ilk filmi.
ilk filminden Jarmusch'un limitlerini gösteren Chris Parker'lı bu çok sıkı film New York Üniversitesi Tisch Sanat Okulu'ndaki (Tisch School of the Arts) tez jürisi tarafından "tam bir vakit kaybı" olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. John Lurie filmin müziklerini yapmakla beraber ilk uzun metraj oyunculuk deneyimini de yine bu filmde yaşamıştır.
jim jarmusch'un ruh halini ve nasıl bir yönetmen olduğunu anlamak için izlenmesi gereken bir film. binanın çatısında başı dönene kadar dönüp, sokaklarda başıboş gezen, önüne çıkan herkesle konuşabilecek kadar rahat ve doğaçlama yaşayan bir adamın hikayesini anlatan bir film. ayrıca seslerin insanlar üzerinde bıraktığı o 'derin' mevzudan da bahsediyor. *
filmin son sahnesinde allie'ın içinden geçenleri duymaktayızdır, filmin özeti gibi bir paragraf.
--spoiler--
--spoiler--
"Gemiye binerken ona yazdığım mektubu düşünüyordum. Ama böyle bir şeyi birine nasıl anlatabilirsiniz ki? Ben herhangi bir yerde kalmaya karar kılacak tipte biri değilim ki. Asla değişmeyeceğimi düşünüyorum. Artık açıklanabilecek herhangi bir şey kalmadı. Zaten başlangıçta izah etmeye çalıştığım da buydu. Ben öyle biri değilim. Bir işim, bir evim olsun, vergi ödeyeyim istemiyorum. Ama bir arabam olsaydı şikâyet etmezdim. Şimdi uzaklaşıyorum ya, oradayken bulunmak istediğimden, daha çok arıyorum orayı. Diyebiliriz ki ben bir tür turistim. Sürekli tatilde olan bir turist."
--spoiler--
--spoiler--
kimileri de böyledir işte, böyle olduğu için kızamayız.
--spoiler--
--spoiler--
"Gemiye binerken ona yazdığım mektubu düşünüyordum. Ama böyle bir şeyi birine nasıl anlatabilirsiniz ki? Ben herhangi bir yerde kalmaya karar kılacak tipte biri değilim ki. Asla değişmeyeceğimi düşünüyorum. Artık açıklanabilecek herhangi bir şey kalmadı. Zaten başlangıçta izah etmeye çalıştığım da buydu. Ben öyle biri değilim. Bir işim, bir evim olsun, vergi ödeyeyim istemiyorum. Ama bir arabam olsaydı şikâyet etmezdim. Şimdi uzaklaşıyorum ya, oradayken bulunmak istediğimden, daha çok arıyorum orayı. Diyebiliriz ki ben bir tür turistim. Sürekli tatilde olan bir turist."
--spoiler--
--spoiler--
kimileri de böyledir işte, böyle olduğu için kızamayız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar