bugün
- ellerim bos gonlum hos17
- silver ile evlenecek erkek38
- ortama girince herkesin susması11
- evli adamın sözlükte ne işi var6
- backrooms4
- sözlük kızlarının ojeleri6
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum3
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- sapık yazarların silik yemesi gerekliliği4
- hristiyanlıkta cinlerin var olmadığı gerçeği4
- ölünce tanrıya ilk sorcağınız soru5
- yemek içmek sıçmak boşalmak için yaşamak5
- sözlük sapığı4
- sözlükte siyaset yapmak2
- birisinin dış görünüşüne aşık olmak8
- çiğ köfte5
- akrabalarla kavgalı olmak3
- iki yıldan beri masturbasyon yapmamak6
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- parayla saadet olması18
- plajda tangayla güneşlenen ruslar6
- 20276
- köfteci yusuf7
- arif kocabıyık6
- anaya küfür eden densiz3
- tüm dinlerin ortak noktasını keşfetmek2
- eli dar olanın dili kısa olur3
- düşmüş melekler3
- el chadaille bitshiabu4
- üniversite'ye evlenecek karı bulmaya gitmek3
- hangi sözlük yazarını muayene etmezsiniz2
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- ismet biradere koşarken çelme takmak8
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı12
- yazarların en sevdiği küfürler5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- milletin karısı hakkında sözlükte başlık açmak2
- soykırım varsa kanıt nerede diye ağlamak3
- sözlükten hatun götürmek7
- eskişehir osmangazi üniversitesi2
- amedspor19
- drone fotoğrafçılığı2
- sarapci koala63
- küpe takan erkek7
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti5
- sözlükte hayatta kalmak icin yapılması gerekenler2
- iran düşmanlığı13
- anne4
- evlilikte saygıyı kaybetmek4
--spoiler değil--
"benim adım, aloysious christopher parker ve bir gün bir oğlum olursa adı charles christopher parker olacak. tıpkı charlie parker gibi. ama dostlarım bana kısaca allie der ve bu da benim hikâyem veya hikâyemin bir bölümü. size çok şey açıklayacağını sanmıyorum ama hikâye dediğiniz nedir ki zaten? olsa olsa, şu noktalarını birleştirince tanıdık bir şeyin resmini ortaya çıkardığınız türden bir çizim olabilir. olan biten sadece budur işte! benim için işler böyle yürür. bir yerden, bir insandan kalkar bir başka yere ya da bir başka insana giderim. ve işin doğrusu, aslında fazla bir şey de değişmez.
çok farklı türde insan tanıdım. onlarla takıldım, birlikte yaşadım kendi küçük rollerini oynamalarını izledim. ve benim için tanıdığım tüm bu insanlar,
sanki bir dizi oda gibiydiler tıpkı vaktimi geçirdiğim o yerler gibiydiler. yeni bir odaya ilk kez girdiğinde, merak içindesindir bir lamba, bir tv seti,
artık ne varsa ilgini çeker. ama bir süre sonra, o yenilik duygusu kaybolur hem de tamamen. ve işte o zaman ortaya sıkıntı ve endişe çıkar ürkütücü bir dehşet duygusu. neden söz ettiğimi anlamıyorsunuz sanırım. her neyse, galiba burada anlatmak istediğim husus, bir süre sonra bir şeyin sanki bir sesin sizi uyarması ve size "ayrılma vakti geldi" demesidir. başka yerlere gitme vaktidir artık.
i̇nsanlar temelde hep aynıdırlar. belki farklı bir buzdolabı, tuvalet vs kullanırlar. ya da başka bir ıvır zıvır. ama o şey size seslenir ve yeniden amaçsızca sürüklenmeye başlarsınız. siz gitmek istemeseniz bile, bazı şeyler size yol gösterir. ve işte, şimdi burada, konuşulan dili bile anlamadığım bir yerdeyim. ama bilirsiniz, yabancı her yerde yabancıdır.
--spoiler değil--
Dış sesiyle başlayan Jim Jarmusch'un ilk filmi.
"benim adım, aloysious christopher parker ve bir gün bir oğlum olursa adı charles christopher parker olacak. tıpkı charlie parker gibi. ama dostlarım bana kısaca allie der ve bu da benim hikâyem veya hikâyemin bir bölümü. size çok şey açıklayacağını sanmıyorum ama hikâye dediğiniz nedir ki zaten? olsa olsa, şu noktalarını birleştirince tanıdık bir şeyin resmini ortaya çıkardığınız türden bir çizim olabilir. olan biten sadece budur işte! benim için işler böyle yürür. bir yerden, bir insandan kalkar bir başka yere ya da bir başka insana giderim. ve işin doğrusu, aslında fazla bir şey de değişmez.
çok farklı türde insan tanıdım. onlarla takıldım, birlikte yaşadım kendi küçük rollerini oynamalarını izledim. ve benim için tanıdığım tüm bu insanlar,
sanki bir dizi oda gibiydiler tıpkı vaktimi geçirdiğim o yerler gibiydiler. yeni bir odaya ilk kez girdiğinde, merak içindesindir bir lamba, bir tv seti,
artık ne varsa ilgini çeker. ama bir süre sonra, o yenilik duygusu kaybolur hem de tamamen. ve işte o zaman ortaya sıkıntı ve endişe çıkar ürkütücü bir dehşet duygusu. neden söz ettiğimi anlamıyorsunuz sanırım. her neyse, galiba burada anlatmak istediğim husus, bir süre sonra bir şeyin sanki bir sesin sizi uyarması ve size "ayrılma vakti geldi" demesidir. başka yerlere gitme vaktidir artık.
i̇nsanlar temelde hep aynıdırlar. belki farklı bir buzdolabı, tuvalet vs kullanırlar. ya da başka bir ıvır zıvır. ama o şey size seslenir ve yeniden amaçsızca sürüklenmeye başlarsınız. siz gitmek istemeseniz bile, bazı şeyler size yol gösterir. ve işte, şimdi burada, konuşulan dili bile anlamadığım bir yerdeyim. ama bilirsiniz, yabancı her yerde yabancıdır.
--spoiler değil--
Dış sesiyle başlayan Jim Jarmusch'un ilk filmi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar