bugün
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi22
- nervio'nun erkek olması27
- iltica31
- true'nun gündem hakkındaki açıklamaları3
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı8
- sözlükteki anaerkil düzen3
- özelden muzunu atan yazar14
- çalışarak zengin olmak2
- rusya da laboratuvar faciası veba paniği5
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı12
- belediyede çalışan temizlik işçisinin aldığı maaş5
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek8
- kıymalı börek5
- 6 ekim istanbul un kurtuluşu3
- fondan 20 milyar tl vurgun yapan bürokrat4
- game of thrones taki kerhaneci18
- istanbul'a formula 2 ve formula 3 müjdesi3
- parcalandim toparlanamiyorum38
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek6
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması10
- 6 7 eylul 19552
- batı şeria da filistinlilere saldırı2
- bana onu sormayin15
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- etli nohut vs kuru fasulye7
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- dede bu saate niye aktif ki8
- tinder'ın eşleşme algoritması5
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- soğuk odalar3
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- nervionun sevgili yapması8
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- anın görüntüsü26
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- fatma betül sayan kaya44
- sarapci koala hatayi6
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- silvermist15
- renkli gözlü insanlar7
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- izmir bombası7
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- emre aydın bunalımdan çıkarsa olabilecekler2
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- bathory dinlerken kendini bir ahırda bulmak2
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- akp seçmeni18
- 2 2 milyar tl5
peter pan'in uçmak için kullandığı tozlardır. söylemesi bile güzeldir; peri tozu peri tozuu, huuu. ayrıca peri tozlarını, sandman'in kullandığı uyku kumları ile kapıştırmak niyetindeyim. başka işin gücün yok mu senin? dediğinizi duyar gibiyim. şatoma geri dönerim.
ekim ayında yayına girecek sinema filmidir.
başrollerini ipek değer ve mehmet ali nuroğlunun paylaştığı 28 mart 2008 de gösterime girecek film..
filmden önce başrol oyuncusunun sevişme sahnelerindeki davranışı ile gündeme oturmuş filmdir.
sevişme sahneleri vacum cleaneretkisi yaratan film.
ipek değer'in çocuk sesi, mehmet ali nuroğlu'nun yiyecek gibi bakması filme hafif bir tuhaflık katmış olsa da emek var filmdir diye saygı duyulabiliriz ama daha fazlası bizi aşar.
domuz pisliğinden üretilmiş, kopan parmağın vb. yerlerin yeniden çıkmasını deney sonucu sağlamış değişik bir hede.
Yönetmeni Ela Alyamaç olan 2008 yapımı türk filmi.
guzel film, umut dolu. meyveleri soymak yerine kabuklariyla yemeyi, ikram edilen tup cikolatalari sinsice cebe indirmeyi, sihrin varligini cevremizdekilerde bulmayi, sersefil iliskilerden kurtulup yeni bir baslangic yapabilmeyi ve tek tarafli bir vedanin yillar sonra dahi gecerlilik kabul etmedigini gozler onune seren bir film.
filmden begeniler,
+deniz'in ailesinin evi muazzam guzelliktedir.
+cem'in filmin baslarinda fotografini cektigi alkolik abinin 'bu kadar az votka ile havaya giremem ki' demesi.
+deniz'in emre ile evlerinin catisindan harkulade bogaz manzarasina karsi kahvalti etmeleri.
+cem'in olmek uzre olan babasini ziyaret etmeye gittiginde, bas ucundaki suyu babasina vermeden once suyundan icmesi.*
+deniz'nin fotograf sergisindeki kitabin onsozunde 'Deniz icin...' yazisini gormesi.
+deniz'in luna parkda cem ile yakinlasmasi uzerine cem in 'bana tutunmaya kalkisirsan sadece daha fazla incilirsin, kalbini kirarim.' demesi.
+cem'in kardesinin mezari uzerinde dogum gunu, yil basi gibi onemli gunleri kutlarken mezara 'serefe' diyerek doktugu alkol.
fimden elestiriler,
-cem'in bir club\bar ortaminda tanimadi bir kadini duzmesindeki hayvani sahne.
-filmin muzikleri, sarkilari oldukca kotuydu. daha iyi olmaliydi.
-cem'in annesinin kahrolasi bir pislik gibi tavirlarini sergiledigi sahnelerin oldukca baya olmasi.
-sevisme sahneleri olmasa daha iyi olurdu.
izleyen olarak yaptigim nacizane yorum bundan ibarettir, yinede begeni kisiye ozeldir ve izlenip\izlenmemesi konusunda tavsiye vermek cok anlamsiz olur.
filmden begeniler,
+deniz'in ailesinin evi muazzam guzelliktedir.
+cem'in filmin baslarinda fotografini cektigi alkolik abinin 'bu kadar az votka ile havaya giremem ki' demesi.
+deniz'in emre ile evlerinin catisindan harkulade bogaz manzarasina karsi kahvalti etmeleri.
+cem'in olmek uzre olan babasini ziyaret etmeye gittiginde, bas ucundaki suyu babasina vermeden once suyundan icmesi.*
+deniz'nin fotograf sergisindeki kitabin onsozunde 'Deniz icin...' yazisini gormesi.
+deniz'in luna parkda cem ile yakinlasmasi uzerine cem in 'bana tutunmaya kalkisirsan sadece daha fazla incilirsin, kalbini kirarim.' demesi.
+cem'in kardesinin mezari uzerinde dogum gunu, yil basi gibi onemli gunleri kutlarken mezara 'serefe' diyerek doktugu alkol.
fimden elestiriler,
-cem'in bir club\bar ortaminda tanimadi bir kadini duzmesindeki hayvani sahne.
-filmin muzikleri, sarkilari oldukca kotuydu. daha iyi olmaliydi.
-cem'in annesinin kahrolasi bir pislik gibi tavirlarini sergiledigi sahnelerin oldukca baya olmasi.
-sevisme sahneleri olmasa daha iyi olurdu.
izleyen olarak yaptigim nacizane yorum bundan ibarettir, yinede begeni kisiye ozeldir ve izlenip\izlenmemesi konusunda tavsiye vermek cok anlamsiz olur.
insan kıyamıyor da gaddarca eleştirmeye, nihayetinde bir ilk film ve bir sinema...tutup da parayı mücahit bi mütahite verip konut yaptırmaktansa sanata yatırmış güruhun eseri, amaç güzel son tahlilde...ama yine de herhangi bir ev ortamının herhangi bir sessiz sinema oyunu seansında bile oyuna alınmayıp mutfakta mısır patlatmaya gönderilmesi kuvvetle muhtemel ipek değer hanım, nasıl olmuş da rol almış hem de en başrolde; onu çözemedim. hayır, mısırlar da kötü olur gibi geldi bir an, kusura bakmazsa sevgili değer.
Çok büyük umutlarla seyretmeye başladığım ve sonuçta çok büyük hayalkırıklığıyla ekran başından kalktığım bir film oldu. Oysa ki ipek Değer'i her zaman çok sempatik bulmuşumdur. Bir şey yapmasa bile izlerim yani. Mehmet Ali Nuroğlu da oynadığı dizilerde bence başarılı performanslar vermişti. Gelgelelim filmde ikisi de sırıttı. Bazı ufak ayrıntılar film fazla bir şey vermediği için daha sonra çok göze batıyor. Deniz'in dostu Emre kalp krizi geçirdikten sonra neresinden ameliyat oldu allahaşkına? kasıklarından mı? Çünkü vücudunda en ufak bir ameliyat izi bulunmamakta. Bir tentürdiyot izi falan olur değil mi? Deniz ile Cem'in bir sevişme sahnesi var ki o da sırıtıyor. Sahne o kadar uzatıldığı halde Deniz çıplak kalmamakla dirençli. Bu da o anda insana " ipek Değer'in bu sahnede prensiplerini öne çıkardığını duyumsatıyor". Ama madem böyle bir şey var bu sahne daha kısa tutulabilirdi.Bu kadar uzun tutulacaksa da doğal olmalıydı. Film kopuk kopuk ilerliyor. Anlam veremediğim karakterle filme girip çıkıyor. Cem'in barda seviştiği kadın,benzin istasyonundaki adam,traktörün kasasındaki neşeli adam.Bunlar filme ne katmak için dahil oldular anlamak zor. Ama onların doldurdukları süre pekala ki Deniz ile Cem'i daha yakından tanımamız gereken diyaloglar içerebilirdi. Havada kalmış bir film olmuş ve ne anlatmaya çalıştığını da anlamak gerçekten yoruyor insanı.
ismi itibariyle ilgi çeken ama izlenince sadece emek verildiği için saygı duymaktan öte birşey bulunamayan türk filmi.
hani etrafa neşe saçan, yaşama sebebi olan büyülü kızlar (bkz: amelia) vardır ya onlardan birinin hikayesi sanmıştım izlemeden önce. alakası yokmuş. masalsı olmaya çalışmış ama olamamış. gene de emek verilmiş saygı duymak lazım.
hani etrafa neşe saçan, yaşama sebebi olan büyülü kızlar (bkz: amelia) vardır ya onlardan birinin hikayesi sanmıştım izlemeden önce. alakası yokmuş. masalsı olmaya çalışmış ama olamamış. gene de emek verilmiş saygı duymak lazım.
recep ivedik´ten daha kötü bir filmdir. bunun için bayağılık olmasına gerek yok, filmin karelerindeki özentilik mide bulandırıcı.
un ufak edilmiş peri.
tarifi şöyledir;
hayat'tan bir adet peri alınır,
aşkla kavrulur, ayrılıkla dövülür.
gönül değirmeni taşında, un oluncaya dek çekilir.
unlarından doğar mı bir kez daha, bilmiyorum bu peri.
tarifi şöyledir;
hayat'tan bir adet peri alınır,
aşkla kavrulur, ayrılıkla dövülür.
gönül değirmeni taşında, un oluncaya dek çekilir.
unlarından doğar mı bir kez daha, bilmiyorum bu peri.
şaka maka perilerle öpüşmeyin üstünüze bulaşmasını istemiyosanız.yada streçfilm çekin dudaklarınıza.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar