bugün
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip8
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- 10 temmuz 2026 s 400 lerin satıldığı iddiası4
- fransızların sömürgeci olması5
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- kürt kızlarının sevişme sırasındaki cümleleri4
- mehmet okuyan7
- ciddi ciddi survivor ı takip eden insan3
- verge2
- corona sonrası dünya düzeni7
- bursa2
- pasif gayler in ortak özellikleri3
- yazarların en sevdiği meyve11
- 90 ların unutulmaz bilim kurgu filmleri3
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu3
- lise arkadaşları buluşma partisi2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- nato vs allah3
- sözlüğün en kaliteli 5 yazarı3
- kiraz cicegi kolonyasi35
- macar tv sinde haber yayınının durdurulması5
- new era2
- tavuk gibi erkenden yatan sözlük kızları5
- sigara kullanmayıp alkol kullanan insan karizması3
- alttaki yazar nerde yaşıyor2
- tulumba tatlısı11
- iran dan sonra sıranın türkiye ye gelecek olması2
- vajinaya am diyen insan2
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak5
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- sözlük yazarlarının tatlıları19
- ergin orbey2
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- ciddi konuların sözlükte konuşulmaması2
- hastane randevusu3
- ressam mehmet raif ersoy3
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- bir anne sözü bırak4
- trump a kafa atmak3
- yazarların en sevdiği sözler9
- kuran da namazın olmaması21
- ab parlamentosu'nun türk askerine iftira atması2
- sözlükte adı çıkmış bir kadınla sevgili olmak2
- mersin de 41 sürücüye 3 milyon lira ceza3
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi10
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite7
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- ona bir şey söyle19
- imrandy4
peter pan'in uçmak için kullandığı tozlardır. söylemesi bile güzeldir; peri tozu peri tozuu, huuu. ayrıca peri tozlarını, sandman'in kullandığı uyku kumları ile kapıştırmak niyetindeyim. başka işin gücün yok mu senin? dediğinizi duyar gibiyim. şatoma geri dönerim.
ekim ayında yayına girecek sinema filmidir.
başrollerini ipek değer ve mehmet ali nuroğlunun paylaştığı 28 mart 2008 de gösterime girecek film..
filmden önce başrol oyuncusunun sevişme sahnelerindeki davranışı ile gündeme oturmuş filmdir.
sevişme sahneleri vacum cleaneretkisi yaratan film.
ipek değer'in çocuk sesi, mehmet ali nuroğlu'nun yiyecek gibi bakması filme hafif bir tuhaflık katmış olsa da emek var filmdir diye saygı duyulabiliriz ama daha fazlası bizi aşar.
domuz pisliğinden üretilmiş, kopan parmağın vb. yerlerin yeniden çıkmasını deney sonucu sağlamış değişik bir hede.
Yönetmeni Ela Alyamaç olan 2008 yapımı türk filmi.
guzel film, umut dolu. meyveleri soymak yerine kabuklariyla yemeyi, ikram edilen tup cikolatalari sinsice cebe indirmeyi, sihrin varligini cevremizdekilerde bulmayi, sersefil iliskilerden kurtulup yeni bir baslangic yapabilmeyi ve tek tarafli bir vedanin yillar sonra dahi gecerlilik kabul etmedigini gozler onune seren bir film.
filmden begeniler,
+deniz'in ailesinin evi muazzam guzelliktedir.
+cem'in filmin baslarinda fotografini cektigi alkolik abinin 'bu kadar az votka ile havaya giremem ki' demesi.
+deniz'in emre ile evlerinin catisindan harkulade bogaz manzarasina karsi kahvalti etmeleri.
+cem'in olmek uzre olan babasini ziyaret etmeye gittiginde, bas ucundaki suyu babasina vermeden once suyundan icmesi.*
+deniz'nin fotograf sergisindeki kitabin onsozunde 'Deniz icin...' yazisini gormesi.
+deniz'in luna parkda cem ile yakinlasmasi uzerine cem in 'bana tutunmaya kalkisirsan sadece daha fazla incilirsin, kalbini kirarim.' demesi.
+cem'in kardesinin mezari uzerinde dogum gunu, yil basi gibi onemli gunleri kutlarken mezara 'serefe' diyerek doktugu alkol.
fimden elestiriler,
-cem'in bir club\bar ortaminda tanimadi bir kadini duzmesindeki hayvani sahne.
-filmin muzikleri, sarkilari oldukca kotuydu. daha iyi olmaliydi.
-cem'in annesinin kahrolasi bir pislik gibi tavirlarini sergiledigi sahnelerin oldukca baya olmasi.
-sevisme sahneleri olmasa daha iyi olurdu.
izleyen olarak yaptigim nacizane yorum bundan ibarettir, yinede begeni kisiye ozeldir ve izlenip\izlenmemesi konusunda tavsiye vermek cok anlamsiz olur.
filmden begeniler,
+deniz'in ailesinin evi muazzam guzelliktedir.
+cem'in filmin baslarinda fotografini cektigi alkolik abinin 'bu kadar az votka ile havaya giremem ki' demesi.
+deniz'in emre ile evlerinin catisindan harkulade bogaz manzarasina karsi kahvalti etmeleri.
+cem'in olmek uzre olan babasini ziyaret etmeye gittiginde, bas ucundaki suyu babasina vermeden once suyundan icmesi.*
+deniz'nin fotograf sergisindeki kitabin onsozunde 'Deniz icin...' yazisini gormesi.
+deniz'in luna parkda cem ile yakinlasmasi uzerine cem in 'bana tutunmaya kalkisirsan sadece daha fazla incilirsin, kalbini kirarim.' demesi.
+cem'in kardesinin mezari uzerinde dogum gunu, yil basi gibi onemli gunleri kutlarken mezara 'serefe' diyerek doktugu alkol.
fimden elestiriler,
-cem'in bir club\bar ortaminda tanimadi bir kadini duzmesindeki hayvani sahne.
-filmin muzikleri, sarkilari oldukca kotuydu. daha iyi olmaliydi.
-cem'in annesinin kahrolasi bir pislik gibi tavirlarini sergiledigi sahnelerin oldukca baya olmasi.
-sevisme sahneleri olmasa daha iyi olurdu.
izleyen olarak yaptigim nacizane yorum bundan ibarettir, yinede begeni kisiye ozeldir ve izlenip\izlenmemesi konusunda tavsiye vermek cok anlamsiz olur.
insan kıyamıyor da gaddarca eleştirmeye, nihayetinde bir ilk film ve bir sinema...tutup da parayı mücahit bi mütahite verip konut yaptırmaktansa sanata yatırmış güruhun eseri, amaç güzel son tahlilde...ama yine de herhangi bir ev ortamının herhangi bir sessiz sinema oyunu seansında bile oyuna alınmayıp mutfakta mısır patlatmaya gönderilmesi kuvvetle muhtemel ipek değer hanım, nasıl olmuş da rol almış hem de en başrolde; onu çözemedim. hayır, mısırlar da kötü olur gibi geldi bir an, kusura bakmazsa sevgili değer.
Çok büyük umutlarla seyretmeye başladığım ve sonuçta çok büyük hayalkırıklığıyla ekran başından kalktığım bir film oldu. Oysa ki ipek Değer'i her zaman çok sempatik bulmuşumdur. Bir şey yapmasa bile izlerim yani. Mehmet Ali Nuroğlu da oynadığı dizilerde bence başarılı performanslar vermişti. Gelgelelim filmde ikisi de sırıttı. Bazı ufak ayrıntılar film fazla bir şey vermediği için daha sonra çok göze batıyor. Deniz'in dostu Emre kalp krizi geçirdikten sonra neresinden ameliyat oldu allahaşkına? kasıklarından mı? Çünkü vücudunda en ufak bir ameliyat izi bulunmamakta. Bir tentürdiyot izi falan olur değil mi? Deniz ile Cem'in bir sevişme sahnesi var ki o da sırıtıyor. Sahne o kadar uzatıldığı halde Deniz çıplak kalmamakla dirençli. Bu da o anda insana " ipek Değer'in bu sahnede prensiplerini öne çıkardığını duyumsatıyor". Ama madem böyle bir şey var bu sahne daha kısa tutulabilirdi.Bu kadar uzun tutulacaksa da doğal olmalıydı. Film kopuk kopuk ilerliyor. Anlam veremediğim karakterle filme girip çıkıyor. Cem'in barda seviştiği kadın,benzin istasyonundaki adam,traktörün kasasındaki neşeli adam.Bunlar filme ne katmak için dahil oldular anlamak zor. Ama onların doldurdukları süre pekala ki Deniz ile Cem'i daha yakından tanımamız gereken diyaloglar içerebilirdi. Havada kalmış bir film olmuş ve ne anlatmaya çalıştığını da anlamak gerçekten yoruyor insanı.
ismi itibariyle ilgi çeken ama izlenince sadece emek verildiği için saygı duymaktan öte birşey bulunamayan türk filmi.
hani etrafa neşe saçan, yaşama sebebi olan büyülü kızlar (bkz: amelia) vardır ya onlardan birinin hikayesi sanmıştım izlemeden önce. alakası yokmuş. masalsı olmaya çalışmış ama olamamış. gene de emek verilmiş saygı duymak lazım.
hani etrafa neşe saçan, yaşama sebebi olan büyülü kızlar (bkz: amelia) vardır ya onlardan birinin hikayesi sanmıştım izlemeden önce. alakası yokmuş. masalsı olmaya çalışmış ama olamamış. gene de emek verilmiş saygı duymak lazım.
recep ivedik´ten daha kötü bir filmdir. bunun için bayağılık olmasına gerek yok, filmin karelerindeki özentilik mide bulandırıcı.
un ufak edilmiş peri.
tarifi şöyledir;
hayat'tan bir adet peri alınır,
aşkla kavrulur, ayrılıkla dövülür.
gönül değirmeni taşında, un oluncaya dek çekilir.
unlarından doğar mı bir kez daha, bilmiyorum bu peri.
tarifi şöyledir;
hayat'tan bir adet peri alınır,
aşkla kavrulur, ayrılıkla dövülür.
gönül değirmeni taşında, un oluncaya dek çekilir.
unlarından doğar mı bir kez daha, bilmiyorum bu peri.
şaka maka perilerle öpüşmeyin üstünüze bulaşmasını istemiyosanız.yada streçfilm çekin dudaklarınıza.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar