bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı8
- bir erkeğin aşko demesi5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- 24 tane fake hesabı olan yazar7
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- diamond bosphorus27
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek3
- biraz şımardım6
- çağımızın hastalığı8
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- bu kadar feyk barındıran yerde ben kalamam3
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- acıyo diyen kız4
- nickten isim tahmini yapmak72
- cem dizdar2
- yakisikli babam gibi asik oldum anam gibi2
- sözlük yazarlarının yaptığı yemekler2
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- seri gizli artı oy veren melek15
- gammaz çetesi7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- aykirikadin2
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi3
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- yan ma leley yan ma leyyo3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- hayattan zevk alamamak17
- ferrasini satan yazar2
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- arkadaşlar feyk misi ni z2
- götelek turşusu3
- ioçk'nın müziği5
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu6
- eski sevgilisinin adını sözlükte anan yazar2
- arkadaşlar hoşçakalın4
- clean code alışkanlığı2
- bacınızın uluda yazar olmasını ister misiniz3
- hava ne kadar güzel ya3
- mutsuzluğun en büyük nedeni16
- hikayeyi devam ettir25
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- insana kendini güvende hissettiren şeyler6
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- ülkenin kötü halinden gammazların sorumlu olması3
- biber dolması olsa da yesek7
- g'i l d'e d l'i l y26
Güzel müzik yapan enteresan adamlar. Sanırım Ankara menşeli.
mutlu ol albümünün ilk parçası '' Belki de aşık oldun '' çıkan gruptur.
https://www.youtube.com/watch?v=L5m6MJFvsW0
https://www.youtube.com/watch?v=L5m6MJFvsW0
Her şeyim adlı şarkısı her şeyimiz oldu.
son günlerde fena sardığım grup.
En sevdiğim şarkısı şu cover ı :
https://youtu.be/PyxAS_46WHg
Son seste dinledikçe gelen kafa patlatma isteği swh. Dünyanın bütün sesini dört buçuk dakikalığına da olsa kısar.
https://youtu.be/PyxAS_46WHg
Son seste dinledikçe gelen kafa patlatma isteği swh. Dünyanın bütün sesini dört buçuk dakikalığına da olsa kısar.
benim için bu gecenin vokalisti yine pena. denemek isteyenler için
https://www.youtube.com/watch?v=69l_Y0iyCuA
https://www.youtube.com/watch?v=69l_Y0iyCuA
sanki başka bir zaman dilimindeymiş gibi otel mimarisi ve iç tasarımına sahip büyüleyici semt.
19. ve 20. yüzyıl mimarisini yansıtan yapıların bulunduğu bölge.
Bir zamanlar böyle bir grup da vardı.
Hey gidi günler..
Hey gidi günler..
beyoğlu' nun eski adı olup mimari ve tarihi yapıları ile renkli bir atmosfere sahip olan mevki.
tarihi uzun otellerin, vintage, hoş mekanların bulunduğu mevki.
bu gece, "biri vardı, sever gibi yapıp kandırdı. biri vardı ateşi yüreğimde yangındı. biri vardı kalbinde güzü bahar sandırdı. ona sorsam ben yokum ama bende biri vardı." sözleriyle bir aydınlanma yaşatmış gruptur.
Beyoğlu içerisinde mimari yapısı ile tarihi, çokuluslu eğlence hayatı ile geceyi yaşatan renkli bir bölge.
ingiliz konsolosluğunun görkemli, büyük bahçeli malikanesinin karşısında, istiklal’ e dönerken, köşede, Irısh Pub gibi güzel ve bol yabancı turistin ilgi gösterdiği kaliteli bir mekanın bulunduğu beyoğlu yerleşimi.
cihangir ve yeldeğirmeni ile, derin tarihi dokusundan ötürü benzer özellikler ve nezih ortam benzerliği bulunduran hoş bir yerleşim.
Çok uzun bir zamandır dinlemiyordum. Bugün eve dönerken birden çok tanıdık eski bir tını çaldı kulaklığımda. Ve daldım birden hayallere.
Yolculuk ederken bir anda kendimi karanlık bir sokakta buldum. Kulağımda in sarkan kablolu kulaklığım, saçım sakalım birbirine girmiş, sokak lambasının altında yürüyorum öyle. Şehir yabancı.
Sakin sakin yürüyorum gecenin bir vakti, sadece ileriden köpek sesleri geliyor. Tek tük yanıyor evlerin lambaları. Ve solist şarkıya giriyor;
“Ne yoldu ne sondu beni bir yere götüren,
Sebepti sonuçtu beni derbeder eden.”
Yavaş yavaş anımsamaya başlıyorum. 7-8 sene önce, tam tarihi kestiremiyorum. Soğuk bir akşam sokakları geziyorum. O zamanlar yeni keşfetmişim pera’yı. Yürümek ve dinlemek, en rafine zevklerimdi o zamanlar.
Bir arabanın camından yansıyan tipimi görüyorum, hafif bir gülümsemeyle tipime sövüp devam ediyorum.
Her adımda haz duyuyorum. Bu sakin tını beni cezbediyor adımlarım yavaş ve heyecanlı.
Devam ediyor şarkı ve bir bateri sesi geliyor. Neyin hazırlığı bu öfkeli bekleyiş? Tüm gücüyle vuruyor ve tahrik ediyor ekibin geri kalanını baterist. Birbirlerini bekliyorlar en uygun anda saldırmak için. Bense kilit parkeleri sayarak teyakkuzda ilerliyorum seyrek sokak lambaları alında o sokaklarda.
“Dünya güzel bir yer değil içim acı içim kederli bak yine,
Benim solup giden güzel kokan çiçeklerim var!”
Kalbimin ritmi değişiyor ve adımlarım hızlanıyor. Bedenimin her hücresinde hissediyorum sözleri ve arkadaki soloyu.
“Sevda güzel bir şey değil içi hüzün iki gözünde yalanlar,
inanıp da sevdiğim diye sarıldığım bedenler var.”
Buranın bitmesine izin vermiyorum. Saniyesine kadar geri çekiyorum ve baştan dinliyorum. Ezbere yürüyorum artık, kırık taşların üzerine bilerek basıyorum.
“Ya da yok.”
Dinginleşiyorum bir anda. Reddediyorum içimde biriken bütün duyguları. Yok oluyor her şey ve vazgeçiyorum. Hafifletiyor beni bu yükten kurtulmak. Adımlarım sakinleşiyor ve eve dönüyorum.
Düşünüyorum kalan ufak arada. Yoğunluğun içinde kaybolmak, ritmine kapılmak ve sürüklenmek. Ve sonra Bir anda vazgeçmek her şeyden ve yok etmek tüm duyguları. insan kendisini ifade edebilmeli. Benim kendime ifade yolum bu şarkıydı.
Kendime geliyorum bir anda, gözümü açıyorum camdaki yansımamdan anlıyorum rüyamın bittiğini. Çıkartıp kulaklığı devam ediyorum.
Böyle bir eser yaptığın için teşekkür ederim pera. Ben bu şarkının kendisiyim.
Yolculuk ederken bir anda kendimi karanlık bir sokakta buldum. Kulağımda in sarkan kablolu kulaklığım, saçım sakalım birbirine girmiş, sokak lambasının altında yürüyorum öyle. Şehir yabancı.
Sakin sakin yürüyorum gecenin bir vakti, sadece ileriden köpek sesleri geliyor. Tek tük yanıyor evlerin lambaları. Ve solist şarkıya giriyor;
“Ne yoldu ne sondu beni bir yere götüren,
Sebepti sonuçtu beni derbeder eden.”
Yavaş yavaş anımsamaya başlıyorum. 7-8 sene önce, tam tarihi kestiremiyorum. Soğuk bir akşam sokakları geziyorum. O zamanlar yeni keşfetmişim pera’yı. Yürümek ve dinlemek, en rafine zevklerimdi o zamanlar.
Bir arabanın camından yansıyan tipimi görüyorum, hafif bir gülümsemeyle tipime sövüp devam ediyorum.
Her adımda haz duyuyorum. Bu sakin tını beni cezbediyor adımlarım yavaş ve heyecanlı.
Devam ediyor şarkı ve bir bateri sesi geliyor. Neyin hazırlığı bu öfkeli bekleyiş? Tüm gücüyle vuruyor ve tahrik ediyor ekibin geri kalanını baterist. Birbirlerini bekliyorlar en uygun anda saldırmak için. Bense kilit parkeleri sayarak teyakkuzda ilerliyorum seyrek sokak lambaları alında o sokaklarda.
“Dünya güzel bir yer değil içim acı içim kederli bak yine,
Benim solup giden güzel kokan çiçeklerim var!”
Kalbimin ritmi değişiyor ve adımlarım hızlanıyor. Bedenimin her hücresinde hissediyorum sözleri ve arkadaki soloyu.
“Sevda güzel bir şey değil içi hüzün iki gözünde yalanlar,
inanıp da sevdiğim diye sarıldığım bedenler var.”
Buranın bitmesine izin vermiyorum. Saniyesine kadar geri çekiyorum ve baştan dinliyorum. Ezbere yürüyorum artık, kırık taşların üzerine bilerek basıyorum.
“Ya da yok.”
Dinginleşiyorum bir anda. Reddediyorum içimde biriken bütün duyguları. Yok oluyor her şey ve vazgeçiyorum. Hafifletiyor beni bu yükten kurtulmak. Adımlarım sakinleşiyor ve eve dönüyorum.
Düşünüyorum kalan ufak arada. Yoğunluğun içinde kaybolmak, ritmine kapılmak ve sürüklenmek. Ve sonra Bir anda vazgeçmek her şeyden ve yok etmek tüm duyguları. insan kendisini ifade edebilmeli. Benim kendime ifade yolum bu şarkıydı.
Kendime geliyorum bir anda, gözümü açıyorum camdaki yansımamdan anlıyorum rüyamın bittiğini. Çıkartıp kulaklığı devam ediyorum.
Böyle bir eser yaptığın için teşekkür ederim pera. Ben bu şarkının kendisiyim.
herkesin gençliği, hayalleri olan gruplar, şarkılar vardır.
pera benim için öyleydi.
kulağımda kulaklık, pera çalıyor; dershane çıkışı, kafamda binbir düşünce.
aklımda o zamanki hatun.
gaziantep'te çarşı'dan karataş'a gideceğim; yaklaşık 30 km.
kızın olduğu semte kadar yürüyerek giderdim binevler (15 km), heyt be.
pera benim için öyleydi.
kulağımda kulaklık, pera çalıyor; dershane çıkışı, kafamda binbir düşünce.
aklımda o zamanki hatun.
gaziantep'te çarşı'dan karataş'a gideceğim; yaklaşık 30 km.
kızın olduğu semte kadar yürüyerek giderdim binevler (15 km), heyt be.
inanılmaz bir mimarisi var. atmosfere kapılınca istanbul 1-2 saat güzelleşiyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar