bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu26
- uyudun mu mesajı12
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek13
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar8
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması10
- boyumun 2 cm kısalması21
- fazla samimiyet9
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- anın görüntüsü26
- otelde sevişmek8
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- 64 5 yaşında yks'ye hazırlanmak4
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- gece zurna dürüm söylemek3
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- küpe takan adama kız vermem diyen baba4
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- kocanızın kulağını deldirir misiniz4
- nev10
- geçmişe takılıp kalmak4
- mançurya savaşı2
- kulak memesi delik bir erkeği ciddiye almak4
- mal mıyım sorunsalı13
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- kiraz cicegi kolonyasi41
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- neyse uykum geldi bb diyen manita2
- küt saçlı hatun12
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek3
- sözlüğe elini ayağını atan tipler3
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- hiçbir zaman gönlü alınan biri olmamak4
- ktç2
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- fazla düşünceli olmak4
- arkadaşlar bakar mısınız6
- ilk türettigim sözcük4
- sözlük yazarlarının saatleri8
- truesuzluk2
- midye tava4
- arda turan2
- arabada sevişmek2
Güzel müzik yapan enteresan adamlar. Sanırım Ankara menşeli.
mutlu ol albümünün ilk parçası '' Belki de aşık oldun '' çıkan gruptur.
https://www.youtube.com/watch?v=L5m6MJFvsW0
https://www.youtube.com/watch?v=L5m6MJFvsW0
Her şeyim adlı şarkısı her şeyimiz oldu.
son günlerde fena sardığım grup.
En sevdiğim şarkısı şu cover ı :
https://youtu.be/PyxAS_46WHg
Son seste dinledikçe gelen kafa patlatma isteği swh. Dünyanın bütün sesini dört buçuk dakikalığına da olsa kısar.
https://youtu.be/PyxAS_46WHg
Son seste dinledikçe gelen kafa patlatma isteği swh. Dünyanın bütün sesini dört buçuk dakikalığına da olsa kısar.
benim için bu gecenin vokalisti yine pena. denemek isteyenler için
https://www.youtube.com/watch?v=69l_Y0iyCuA
https://www.youtube.com/watch?v=69l_Y0iyCuA
sanki başka bir zaman dilimindeymiş gibi otel mimarisi ve iç tasarımına sahip büyüleyici semt.
19. ve 20. yüzyıl mimarisini yansıtan yapıların bulunduğu bölge.
Bir zamanlar böyle bir grup da vardı.
Hey gidi günler..
Hey gidi günler..
beyoğlu' nun eski adı olup mimari ve tarihi yapıları ile renkli bir atmosfere sahip olan mevki.
tarihi uzun otellerin, vintage, hoş mekanların bulunduğu mevki.
bu gece, "biri vardı, sever gibi yapıp kandırdı. biri vardı ateşi yüreğimde yangındı. biri vardı kalbinde güzü bahar sandırdı. ona sorsam ben yokum ama bende biri vardı." sözleriyle bir aydınlanma yaşatmış gruptur.
Beyoğlu içerisinde mimari yapısı ile tarihi, çokuluslu eğlence hayatı ile geceyi yaşatan renkli bir bölge.
ingiliz konsolosluğunun görkemli, büyük bahçeli malikanesinin karşısında, istiklal’ e dönerken, köşede, Irısh Pub gibi güzel ve bol yabancı turistin ilgi gösterdiği kaliteli bir mekanın bulunduğu beyoğlu yerleşimi.
cihangir ve yeldeğirmeni ile, derin tarihi dokusundan ötürü benzer özellikler ve nezih ortam benzerliği bulunduran hoş bir yerleşim.
Çok uzun bir zamandır dinlemiyordum. Bugün eve dönerken birden çok tanıdık eski bir tını çaldı kulaklığımda. Ve daldım birden hayallere.
Yolculuk ederken bir anda kendimi karanlık bir sokakta buldum. Kulağımda in sarkan kablolu kulaklığım, saçım sakalım birbirine girmiş, sokak lambasının altında yürüyorum öyle. Şehir yabancı.
Sakin sakin yürüyorum gecenin bir vakti, sadece ileriden köpek sesleri geliyor. Tek tük yanıyor evlerin lambaları. Ve solist şarkıya giriyor;
“Ne yoldu ne sondu beni bir yere götüren,
Sebepti sonuçtu beni derbeder eden.”
Yavaş yavaş anımsamaya başlıyorum. 7-8 sene önce, tam tarihi kestiremiyorum. Soğuk bir akşam sokakları geziyorum. O zamanlar yeni keşfetmişim pera’yı. Yürümek ve dinlemek, en rafine zevklerimdi o zamanlar.
Bir arabanın camından yansıyan tipimi görüyorum, hafif bir gülümsemeyle tipime sövüp devam ediyorum.
Her adımda haz duyuyorum. Bu sakin tını beni cezbediyor adımlarım yavaş ve heyecanlı.
Devam ediyor şarkı ve bir bateri sesi geliyor. Neyin hazırlığı bu öfkeli bekleyiş? Tüm gücüyle vuruyor ve tahrik ediyor ekibin geri kalanını baterist. Birbirlerini bekliyorlar en uygun anda saldırmak için. Bense kilit parkeleri sayarak teyakkuzda ilerliyorum seyrek sokak lambaları alında o sokaklarda.
“Dünya güzel bir yer değil içim acı içim kederli bak yine,
Benim solup giden güzel kokan çiçeklerim var!”
Kalbimin ritmi değişiyor ve adımlarım hızlanıyor. Bedenimin her hücresinde hissediyorum sözleri ve arkadaki soloyu.
“Sevda güzel bir şey değil içi hüzün iki gözünde yalanlar,
inanıp da sevdiğim diye sarıldığım bedenler var.”
Buranın bitmesine izin vermiyorum. Saniyesine kadar geri çekiyorum ve baştan dinliyorum. Ezbere yürüyorum artık, kırık taşların üzerine bilerek basıyorum.
“Ya da yok.”
Dinginleşiyorum bir anda. Reddediyorum içimde biriken bütün duyguları. Yok oluyor her şey ve vazgeçiyorum. Hafifletiyor beni bu yükten kurtulmak. Adımlarım sakinleşiyor ve eve dönüyorum.
Düşünüyorum kalan ufak arada. Yoğunluğun içinde kaybolmak, ritmine kapılmak ve sürüklenmek. Ve sonra Bir anda vazgeçmek her şeyden ve yok etmek tüm duyguları. insan kendisini ifade edebilmeli. Benim kendime ifade yolum bu şarkıydı.
Kendime geliyorum bir anda, gözümü açıyorum camdaki yansımamdan anlıyorum rüyamın bittiğini. Çıkartıp kulaklığı devam ediyorum.
Böyle bir eser yaptığın için teşekkür ederim pera. Ben bu şarkının kendisiyim.
Yolculuk ederken bir anda kendimi karanlık bir sokakta buldum. Kulağımda in sarkan kablolu kulaklığım, saçım sakalım birbirine girmiş, sokak lambasının altında yürüyorum öyle. Şehir yabancı.
Sakin sakin yürüyorum gecenin bir vakti, sadece ileriden köpek sesleri geliyor. Tek tük yanıyor evlerin lambaları. Ve solist şarkıya giriyor;
“Ne yoldu ne sondu beni bir yere götüren,
Sebepti sonuçtu beni derbeder eden.”
Yavaş yavaş anımsamaya başlıyorum. 7-8 sene önce, tam tarihi kestiremiyorum. Soğuk bir akşam sokakları geziyorum. O zamanlar yeni keşfetmişim pera’yı. Yürümek ve dinlemek, en rafine zevklerimdi o zamanlar.
Bir arabanın camından yansıyan tipimi görüyorum, hafif bir gülümsemeyle tipime sövüp devam ediyorum.
Her adımda haz duyuyorum. Bu sakin tını beni cezbediyor adımlarım yavaş ve heyecanlı.
Devam ediyor şarkı ve bir bateri sesi geliyor. Neyin hazırlığı bu öfkeli bekleyiş? Tüm gücüyle vuruyor ve tahrik ediyor ekibin geri kalanını baterist. Birbirlerini bekliyorlar en uygun anda saldırmak için. Bense kilit parkeleri sayarak teyakkuzda ilerliyorum seyrek sokak lambaları alında o sokaklarda.
“Dünya güzel bir yer değil içim acı içim kederli bak yine,
Benim solup giden güzel kokan çiçeklerim var!”
Kalbimin ritmi değişiyor ve adımlarım hızlanıyor. Bedenimin her hücresinde hissediyorum sözleri ve arkadaki soloyu.
“Sevda güzel bir şey değil içi hüzün iki gözünde yalanlar,
inanıp da sevdiğim diye sarıldığım bedenler var.”
Buranın bitmesine izin vermiyorum. Saniyesine kadar geri çekiyorum ve baştan dinliyorum. Ezbere yürüyorum artık, kırık taşların üzerine bilerek basıyorum.
“Ya da yok.”
Dinginleşiyorum bir anda. Reddediyorum içimde biriken bütün duyguları. Yok oluyor her şey ve vazgeçiyorum. Hafifletiyor beni bu yükten kurtulmak. Adımlarım sakinleşiyor ve eve dönüyorum.
Düşünüyorum kalan ufak arada. Yoğunluğun içinde kaybolmak, ritmine kapılmak ve sürüklenmek. Ve sonra Bir anda vazgeçmek her şeyden ve yok etmek tüm duyguları. insan kendisini ifade edebilmeli. Benim kendime ifade yolum bu şarkıydı.
Kendime geliyorum bir anda, gözümü açıyorum camdaki yansımamdan anlıyorum rüyamın bittiğini. Çıkartıp kulaklığı devam ediyorum.
Böyle bir eser yaptığın için teşekkür ederim pera. Ben bu şarkının kendisiyim.
herkesin gençliği, hayalleri olan gruplar, şarkılar vardır.
pera benim için öyleydi.
kulağımda kulaklık, pera çalıyor; dershane çıkışı, kafamda binbir düşünce.
aklımda o zamanki hatun.
gaziantep'te çarşı'dan karataş'a gideceğim; yaklaşık 30 km.
kızın olduğu semte kadar yürüyerek giderdim binevler (15 km), heyt be.
pera benim için öyleydi.
kulağımda kulaklık, pera çalıyor; dershane çıkışı, kafamda binbir düşünce.
aklımda o zamanki hatun.
gaziantep'te çarşı'dan karataş'a gideceğim; yaklaşık 30 km.
kızın olduğu semte kadar yürüyerek giderdim binevler (15 km), heyt be.
inanılmaz bir mimarisi var. atmosfere kapılınca istanbul 1-2 saat güzelleşiyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar