bugün
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi7
- görükle den moskova'ya yürümek10
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- trabzonspor17
- giresunlu olmanın zorlukları4
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı4
- japonya5
- asperger sendromu6
- true'nun çaylak olması12
- fuck taliban tişörtü3
- yallah arabistan a diyen tip7
- halloween kutlayan dejenere tip2
- kadın şoför8
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması9
- 28 ekim 20273
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör6
- bu kedi sevgisi nedir yahu5
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- ispanya3
- kedi sevmeyen insan4
- engineer2821
- okula verilen çocuktan netice alamamak5
- 29 ekim cumhuriyet bayramı3
- kadın ayağı öpmek güzeldir4
- tuncay şanlı ariel ortega serhat akın ümit özat2
- para kazanmak8
- gadi eizenkot5
- egzotikbirkul3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- saban kırmak vs külot yırtmak2
- nervio abla20
- binyamin netanyahu12
- yağmur3
- kimseye zararı olmayan kişi4
- yeni evli çift aktiviteleri16
- galatasaray yüzyılı3
- uzun yol otobüsleri2
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- ismail kartal23
- gece uyanıkları5
- yağmurlu havada beyaz pantolon giyen insan2
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın3
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- yerde para bulmak9
- günün sözü6
- ebu cehil karpuzu3
- izmirli erkek vs trabzonlu erkek2
Çok uzun bir zamandır dinlemiyordum. Bugün eve dönerken birden çok tanıdık eski bir tını çaldı kulaklığımda. Ve daldım birden hayallere.
Yolculuk ederken bir anda kendimi karanlık bir sokakta buldum. Kulağımda in sarkan kablolu kulaklığım, saçım sakalım birbirine girmiş, sokak lambasının altında yürüyorum öyle. Şehir yabancı.
Sakin sakin yürüyorum gecenin bir vakti, sadece ileriden köpek sesleri geliyor. Tek tük yanıyor evlerin lambaları. Ve solist şarkıya giriyor;
“Ne yoldu ne sondu beni bir yere götüren,
Sebepti sonuçtu beni derbeder eden.”
Yavaş yavaş anımsamaya başlıyorum. 7-8 sene önce, tam tarihi kestiremiyorum. Soğuk bir akşam sokakları geziyorum. O zamanlar yeni keşfetmişim pera’yı. Yürümek ve dinlemek, en rafine zevklerimdi o zamanlar.
Bir arabanın camından yansıyan tipimi görüyorum, hafif bir gülümsemeyle tipime sövüp devam ediyorum.
Her adımda haz duyuyorum. Bu sakin tını beni cezbediyor adımlarım yavaş ve heyecanlı.
Devam ediyor şarkı ve bir bateri sesi geliyor. Neyin hazırlığı bu öfkeli bekleyiş? Tüm gücüyle vuruyor ve tahrik ediyor ekibin geri kalanını baterist. Birbirlerini bekliyorlar en uygun anda saldırmak için. Bense kilit parkeleri sayarak teyakkuzda ilerliyorum seyrek sokak lambaları alında o sokaklarda.
“Dünya güzel bir yer değil içim acı içim kederli bak yine,
Benim solup giden güzel kokan çiçeklerim var!”
Kalbimin ritmi değişiyor ve adımlarım hızlanıyor. Bedenimin her hücresinde hissediyorum sözleri ve arkadaki soloyu.
“Sevda güzel bir şey değil içi hüzün iki gözünde yalanlar,
inanıp da sevdiğim diye sarıldığım bedenler var.”
Buranın bitmesine izin vermiyorum. Saniyesine kadar geri çekiyorum ve baştan dinliyorum. Ezbere yürüyorum artık, kırık taşların üzerine bilerek basıyorum.
“Ya da yok.”
Dinginleşiyorum bir anda. Reddediyorum içimde biriken bütün duyguları. Yok oluyor her şey ve vazgeçiyorum. Hafifletiyor beni bu yükten kurtulmak. Adımlarım sakinleşiyor ve eve dönüyorum.
Düşünüyorum kalan ufak arada. Yoğunluğun içinde kaybolmak, ritmine kapılmak ve sürüklenmek. Ve sonra Bir anda vazgeçmek her şeyden ve yok etmek tüm duyguları. insan kendisini ifade edebilmeli. Benim kendime ifade yolum bu şarkıydı.
Kendime geliyorum bir anda, gözümü açıyorum camdaki yansımamdan anlıyorum rüyamın bittiğini. Çıkartıp kulaklığı devam ediyorum.
Böyle bir eser yaptığın için teşekkür ederim pera. Ben bu şarkının kendisiyim.
Yolculuk ederken bir anda kendimi karanlık bir sokakta buldum. Kulağımda in sarkan kablolu kulaklığım, saçım sakalım birbirine girmiş, sokak lambasının altında yürüyorum öyle. Şehir yabancı.
Sakin sakin yürüyorum gecenin bir vakti, sadece ileriden köpek sesleri geliyor. Tek tük yanıyor evlerin lambaları. Ve solist şarkıya giriyor;
“Ne yoldu ne sondu beni bir yere götüren,
Sebepti sonuçtu beni derbeder eden.”
Yavaş yavaş anımsamaya başlıyorum. 7-8 sene önce, tam tarihi kestiremiyorum. Soğuk bir akşam sokakları geziyorum. O zamanlar yeni keşfetmişim pera’yı. Yürümek ve dinlemek, en rafine zevklerimdi o zamanlar.
Bir arabanın camından yansıyan tipimi görüyorum, hafif bir gülümsemeyle tipime sövüp devam ediyorum.
Her adımda haz duyuyorum. Bu sakin tını beni cezbediyor adımlarım yavaş ve heyecanlı.
Devam ediyor şarkı ve bir bateri sesi geliyor. Neyin hazırlığı bu öfkeli bekleyiş? Tüm gücüyle vuruyor ve tahrik ediyor ekibin geri kalanını baterist. Birbirlerini bekliyorlar en uygun anda saldırmak için. Bense kilit parkeleri sayarak teyakkuzda ilerliyorum seyrek sokak lambaları alında o sokaklarda.
“Dünya güzel bir yer değil içim acı içim kederli bak yine,
Benim solup giden güzel kokan çiçeklerim var!”
Kalbimin ritmi değişiyor ve adımlarım hızlanıyor. Bedenimin her hücresinde hissediyorum sözleri ve arkadaki soloyu.
“Sevda güzel bir şey değil içi hüzün iki gözünde yalanlar,
inanıp da sevdiğim diye sarıldığım bedenler var.”
Buranın bitmesine izin vermiyorum. Saniyesine kadar geri çekiyorum ve baştan dinliyorum. Ezbere yürüyorum artık, kırık taşların üzerine bilerek basıyorum.
“Ya da yok.”
Dinginleşiyorum bir anda. Reddediyorum içimde biriken bütün duyguları. Yok oluyor her şey ve vazgeçiyorum. Hafifletiyor beni bu yükten kurtulmak. Adımlarım sakinleşiyor ve eve dönüyorum.
Düşünüyorum kalan ufak arada. Yoğunluğun içinde kaybolmak, ritmine kapılmak ve sürüklenmek. Ve sonra Bir anda vazgeçmek her şeyden ve yok etmek tüm duyguları. insan kendisini ifade edebilmeli. Benim kendime ifade yolum bu şarkıydı.
Kendime geliyorum bir anda, gözümü açıyorum camdaki yansımamdan anlıyorum rüyamın bittiğini. Çıkartıp kulaklığı devam ediyorum.
Böyle bir eser yaptığın için teşekkür ederim pera. Ben bu şarkının kendisiyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar