bugün

iyiler
bir zamanlar atv'de yayınlanan "çocuklar için ingilizce" programı.
i can, you can, what can you do?
i can play, ican swim... diye süregiden bir şarkısı vardı.
ne kadar saçma görünse de lise ve üniversitedeki ingilizce derslerimi belkide bu program sayesinde yata yata geçtim.
ilk cıktıgı zamanlarda hergün büyük umutlarla izleyerek "ben bu ingilizceden cakıyorum galiba" havalarında dolasmama neden olan program, taki ingilizce ögretmenim el matador "aferin yavrum aynen devam 40" diyene kadar...
am yellow ho ho ho i am yellow,
i am green green green green i am green
i am grey hey hey hey
i am red red red red
i am blue hu hu hu

yellow green grey red blue

colour me
colour me.
bir zamanlar pek bir meşhur olan; erkek sanıldığı halde kız olduğu anlaşılınca dumura uğratmış karakterdir. şimdi tekrar pörtlemiş, yarın milliyet gazatesi ile dergisi ve cd'si verilecektir. ''i can you can what can you do'' şarkısını özleyen yazarlara hatırlatılır.*
Bugünlerde bence En iyi reklam filmi ve müziğine imza atmış marka.
yapılmış en iyi şarkı.

--spoiler--

Çocuklar oyunla eğlenirler, oyunla gelişirler. Anneler iyi bilirler
Oyunla hayaller zenginleşir, bir oyun arkadaşı onları sevindirir
Ozmo Ozmo Ozmo oyun arkadaşım o
--spoiler--

uzun versiyonunu da buldum her gece yatmadan önce dinliyorum.

https://www.youtube.com/watch?v=3s2JavHFXGM
bir zamanlar televizyondan ingilizce öğreneceğimi sanarak okuduğum ve izlediğim seri.

evden birkaç kilometre uzakta olmasına rağmen hemen her gün gazete bayiine gider ve dergilerini alırdım. hatta verdikleri resimli sözlük hala evde durur ve faydalı olduğunu düşünmüşümdür hep.
Tüm seri boyunca öğrenebileceğiniz kalıplar ve kelimeler;
where is? (nerededir?) - key (anahtar) - o'clock (saat) - what time is it? (saat kaç) olan ingilizce çizgi dizi ve takip kitapçıklarından oluşan eğitim setinin ve kahramanının adıdır.

hatta hala evde kitaplarını saklıyordum, kardeşim (lise öğrencisidir kendisi) bunları çok sevmiş, bulup yırtıp odasının kapısına yapıştırmış, durun hemen fotoğrafını çekip geliyorum.

geldim:
görsel
çocuklara ingilizce öğretmeye çalışan, bir sevda hepsini aldığım ancak bir işime yaramayan set. işime yaramadı ama annem atarken yine de hüzünlendim. bir zamanlar benim için umuttular ya, belki de o yüzden..
çocukluğun ingilizce öğrenmek niyetine keyifle izlenen tv show uydu. nostalji için bkz: http://tumblr.com/xun721aia
çocuklara ingilizce öğreten eğlenceli çizgi film programı. denk geldikçe ben de izliyorum. dergileri de var ayrıca.
şimdi öncelikle buradan inci sözlük'e selamlarımı iletirim...

neden, çünkü ben bu ozmo denen arkadaşı tamamen unutmuşum beynim komple silmiş atmış... incide capsini gördüm ilk başta açmadım bak cidden. çünkü terbiyeli bir insanım başlık da malum pek uslu akıllı değildi. sonra altta ozmo yazmış biri böyle beynimde bi hareketlenme oldu* açtım. yahu komple unutmuşum yani yok böyle bir şey. işte büyümek dedikleri bu olsa gerek dedim gözlerimi kısıp ufka baktım falan...

sonra bi videosunu açayım dedim ki, açmaz olaydım olaylar olaylar... benim el kadar bebeyken anlamadığım meğer neler varmış. adamlar subliminal mesajı vermiş de vermiş... ingilizce öğretiyoruz ayağına fight clubın sonuna bağlamışlar. bir zenci zamazingosu eksik:

https://www.youtube.com/watch?v=e0hQlMFJYrg

adamın donuna bakmasını falan geçtim de 0.13 deki kahvaltı tepsisine bir alkış... yazmışlar ama sonunda ozmoya she diyo onu da yeni anladım buradan da çıkardığım sonuç küçükken ingilizceme bi halt katkısı olmamış.

kötülerin tarafında da içki şişesi gibi bi şey gördüm hüzünlendim yani ne gerek var*...

son olarak afedersiniz ama terbiyemi bozucam; ozmo'nun kulağı da sik gibi.
hello what is your name hello gibi heavy metal bir şarkıları vardı. basscıya hastaydım ama. o ne asalettir be.
(bkz: Hello goodbye hello).
(bkz: I can you can what can you do).
ilkokulda şükrü diye bi çocuk bunu sınıfa getirmişti ben de bok yazan kitabı getirmişsin demiştim.
Güncel Önemli Başlıklar