bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- uyudun mu mesajı8
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması10
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek11
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- boyumun 2 cm kısalması21
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar6
- fazla samimiyet8
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- 64 5 yaşında yks'ye hazırlanmak4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- otelde sevişmek8
- küpe takan adama kız vermem diyen baba4
- anın görüntüsü25
- kocanızın kulağını deldirir misiniz4
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- geçmişe takılıp kalmak4
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kulak memesi delik bir erkeği ciddiye almak4
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- ktç2
- nev10
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- mal mıyım sorunsalı13
- sözlüğe elini ayağını atan tipler3
- ilk türettigim sözcük4
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- sözlükte elini paylaşan erkekle ciddi düşünmek2
- küt saçlı hatun12
- kiraz cicegi kolonyasi41
- hiçbir zaman gönlü alınan biri olmamak4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- fazla düşünceli olmak4
- arkadaşlar bakar mısınız6
- midye tava4
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- gece gece gelen kaşarlı sucuklu tost kokusu3
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- sözlük yazarlarının saatleri8
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum2
- beni sevdiniz mi4
- online listesi7
- mandalina8
- elidor3
Çıkarları çatışan rakiplerin davranışlarına ilişkin çeşitli varsayımlar altında ortak bir dengeye ulaşılıp ulaşılamayacağını analiz eden kuramdır.
geçmişe dönük uluslar arası değerlendirme yapıldığı zaman insanı yanıltabilecek uluslar arası sistem teorisidir. bütün yan etkenler eklendiği zaman 1985 yılı itibariyle soğuk savaşı sovyetler birliğinin kazanma şansının daha yüksek olduğunu iddia edebilecek bir teoridir. ancak basit uluslar arası krizlerin çözümü için kullanılması tavsiye edilir. gayet pratiktir.
Oyun teorisi'in literatüre getirdiği yeniliklerin temelinde,kazanmanın değil, kazandıklarını,kaybetmemenin,elinde tutmanın yöntemini gösteriyor olmasıdır. Daha önceki teoriler kazananların,kazanma yöntemlerini,nedenlerini ve kaybedenlere etkilerini incelemekteydi.Oysa, oyun teorisi,kazananların kaybetmemek nedenlerini,yöntemlerini ve sonuçlarını incelemektedir.
sonuca en kısa yoldan gitmeyi savunur.
J. Von Nevmann ve O. Mongenstein tarafından ilk kez ortaya atılmıştır.
akil oyunlarinda da anlatidigi uzere, bir bara 4 erkek gidildigi varsayilsin. amac, tabir-i caizse, hatun kaldirmaktir. barda da 4 tane normal guzellikte, hatta guzel sayilmayacak sifatta; 1 tane de cok guzel sarisini bulundugu 5 kisilik bir grup dusunelim. 4 erkek sarisini tavlamaya calisirsa o sarisin simarir ve hicbirine bakmaz. 4 kz da, erkekler sarisina baktigi icin ilgi gostermez. ancak; o ekekler amaclanani yapmak icin 4 kizin yanina giderse, onlara ilgi gosterirse, sayi itibariyle sans daha da artar.
(bkz: john nash)
(bkz: john nash)
ekonomi ve sosyal hayatın içinde "ideal takım" kavramını ve takım içindeki elemanların da önemini açıklayan teoridir.kısaca özetlemek gerekirse,elimizde 5 kişiden oluşan bir X takımı olsun.bir yarışmada,kendisi gibi 5 kişilik takımlara karşı yarışıyor..oyun teoremi şunu önerir:bu X takımının oyundan maksimum getiriyi elde etmesi için takımın her elemanının dier takım arkdaşlarını kendisinden çok düşünmesi,yardım etmesi,koruması gerekmektedir.5 kişi de bu davranış içerisinde bulunursa bu X takımı;iç çatışma yaşayan,birlik sağlayamayan, yada tek kişinin borusunun öttüğü ve ya sıradan takımlara karşı çok çok daha başarılı olacaktır.artık bu X takımını istediğimiz gibi yorumlayabiliriz.ister operasyondaki bir askeri tim olsun,ister bir şirket grubunun ortakları olsun,ister sosyal bir sınıf olsun
Satranç, poker, briç gibi oyunlarda oyuncuların davranışlarını modellemek straetji seçimleri üzerinde çalışan Macar asıllı John von Neuman ilk makalesini 1928 yazdı. Hidrojen bombasının mimarı sayılan bu dahi matematikçi Oskar Morgenstein ile 1944 te "Oyun teorisi ve ekonomik davranış" isimli kitabı yazarak bu teoriyi ekonomik alana ilk taşıyan oldu. John F.Nash 50-53 yılları arasında yayınladığı dört eseriyle teoremi geliştirdi ve işbirlikçi oyunlarda denge kavramını ortaya attı. Bu yeni kavram yıllar içinde dallanıp budaklandı ve en sonunda 94 yılında Nash'a nobel ödülü kazandırdı. Günümüzde pek çok uygulama alanı olan oyun teorisi özellikle Amerika'nın dış ilişkilerinde çok sık kullandığı bir metod olmuştur.
uluslararası ilişkilere devlet bazında değilde insan bazında getirilen ilginç ve konuyu açıklayıcı teorilerinin bütünü. (bkz: biri aklımda kaldı)
örn: (bkz: tavuk oyunu)
örn: (bkz: tavuk oyunu)
geleceğin "artifical intelligence" teknolojisine ilham kaynağı olmuş,doğal seçim kuramı üzerine geliştirilmiş ekonomi üzerine yaygınlaşmış teoridir.
"a beatiful mind" adlı sinema filmine konu olmuş john Nash en ünlü fikir sahiplerindendir.
"a beatiful mind" adlı sinema filmine konu olmuş john Nash en ünlü fikir sahiplerindendir.
(bkz: mahkumlar çıkmazı)
Von Neumann'ın 1928'deki makalesi ve daha sonra Norveçli iktisatçı Morgensten'le birlikte 1943'te yayımladıkları kitap, toplamı sıfır olan oyunlar meselesini büyük ölçüde çözüyor ama toplamı sıfır olmayan oyunları çözmüyordu. Bugün bildiğimiz anlamıyla oyun teorisi, aslında iki teoreme dayanır. Bunlar, von Neumann'ın 1928 tarihli minimum-maximum teoremi ile Nash'e Nobel kazandıran 1950 tarihli denge teoremi.
John Nash'e 1994 nobel iktisat ödülünü getirmiş olan teori..
Bilindiği üzere klasik iktisatçılardan Adam Smith bireysel çıkarı için çalışan kişinin, eş anlı olarak toplumsal çıkara da hizmet etmiş olacağını, yani bireysel çıkarla toplumsal çıkarın orta ve uzun vadede paralel olduğunu savunmuştur. Bu bağlamda düopol modeline farklı bir bakış açısıyla yaklaşan Nash, rasyonel karar alan bireyin, faydasını maksimize etmek için hem kendisi hem de toplumiçin ideal olanı tercih edeceğini savunur..
Bilindiği üzere klasik iktisatçılardan Adam Smith bireysel çıkarı için çalışan kişinin, eş anlı olarak toplumsal çıkara da hizmet etmiş olacağını, yani bireysel çıkarla toplumsal çıkarın orta ve uzun vadede paralel olduğunu savunmuştur. Bu bağlamda düopol modeline farklı bir bakış açısıyla yaklaşan Nash, rasyonel karar alan bireyin, faydasını maksimize etmek için hem kendisi hem de toplumiçin ideal olanı tercih edeceğini savunur..
bu teoriyi diplomasiye uyarlarsak şöyle bir tablo çıkar:
iran'ın nükleer silah sahibi olmasının Ortadoğu'da barış için gereklidir. hem israil'in hem de iran'ın nükleer silah sahibi olması halinde, Soğuk Savaş döneminde ABD ile SSCB arasında kurulan dengeye benzer ''caydırıcılık'' sağlanabilir. dünya güllük gülistanlık bir yer olur.
peki ya bir çocuk düğmeye basarsa ? john nash'in külleri havaya savrulur...
iran'ın nükleer silah sahibi olmasının Ortadoğu'da barış için gereklidir. hem israil'in hem de iran'ın nükleer silah sahibi olması halinde, Soğuk Savaş döneminde ABD ile SSCB arasında kurulan dengeye benzer ''caydırıcılık'' sağlanabilir. dünya güllük gülistanlık bir yer olur.
peki ya bir çocuk düğmeye basarsa ? john nash'in külleri havaya savrulur...
karşında duran sarışın ve esmerden esmer seçeneğinin işaretlenmesidir. popüler olmayana ergi diyebiliriz.
bireyin, başarısının diğerlerinin seçimlerine dayalı olduğu seçimler yapması olan bazı stratejik durumların matematiksel olarak davranış biçimlerini yakalamaya çalışır. ilk başlarda bir bireyin kazancının ötekinin zararına olduğu (sıfır toplamlı oyunlar) yarışmaları çözümlemek için geliştirilmişse bile, daha sonradan birçok kısıta dayanan çok geniş bir etkileşim alanını incelemeye başlamıştır.
David Ruelle bu konuda Rastlantı ve Kaos kitabında şunlara yer vermiştir:
Bir başka oyun da şöyle olabilir: Ben birden fazla sığınağın bulunduğu bir savaş alanındayım, siz de küçük bir uçakla tam üstümde daireler çiziyor ve tepeme bir bomba bırakmak için fırsat kolluyorsunuz. Normalde benim çevredeki en sağlam görünüşlü sığınağı seçmem ve orada saklanmam gerekir ama sizin de normalde yapabileceğiniz en doğru iş benim en iyi sığınağı seçmiş olabileceğimi düşünerek orayı bombalamaktır. Bunu bildiğim için benim o denli sağlam görünmeyen ikinci sığınağı seçmem gerekmez mi? Eğer ikimiz de çok akıllıysak olasılıklara dayanan stratejiler izleriz. Örneğin ben çevredeki çeşitli sığınaklar arasında bana en fazla kurtulma şansı verecek özelliklere sahip olanları arar, bundan sonra nereye saklanacağımı belirlemek için yazı-tura atar ya da gelişigüzel sayılardan oluşan bir liste kullanırım. Siz de beni vurma şansınızın en yüksek düzeyde olduğu sığınağı belirlemek için benzer biçimde olasılıklardan yararlanırsınız. Bu size saçma gelebilir ama ikimiz de akılcı davranabiliyorsak yapacağımız budur. Doğal olarak ben hareketlerimi gizlemezsem sizin işiniz kolaylaşır, buna karşılık siz de nereyi bombalamayı tasarladığınızı bana sezdirmemeye çalışmalısınız.
Günlük hayatta patronunuz, sevgiliniz ya da ülkenizi yönetenlerin sizi yönlendirmeye çalıştığını sık sık görürsünüz. Size önerdikleri oyun, seçeneklerden birinin kesinlikle daha parlak göründüğü bir seçimdir. Bu seçenekte karar kıldığınız zaman karşınıza yeni bir oyun çıkar ve böylelikle kısa bir süre sonra akılcı seçimlerinizin sizi aslında hiçbir zaman istememiş olduğunuz bir yere getirdiğini görür ve tuzağa düştüğünüzü anlarsınız. Bu noktaya gelmemek için yapacağınız şey arada bir beklenmedik biçimde davranmaktır. En çekici görünen seçeneklerden uzak durduğunuz zaman kaybettiğiniz şeylerin karşılığında daha özgür olabilirsiniz. Doğal olarak hedefiniz sadece beklenmedik biçimde davranmak değil, bunu belli bir olasılık stratejisine uygun olarak yapmaktır.
David Ruelle bu konuda Rastlantı ve Kaos kitabında şunlara yer vermiştir:
Bir başka oyun da şöyle olabilir: Ben birden fazla sığınağın bulunduğu bir savaş alanındayım, siz de küçük bir uçakla tam üstümde daireler çiziyor ve tepeme bir bomba bırakmak için fırsat kolluyorsunuz. Normalde benim çevredeki en sağlam görünüşlü sığınağı seçmem ve orada saklanmam gerekir ama sizin de normalde yapabileceğiniz en doğru iş benim en iyi sığınağı seçmiş olabileceğimi düşünerek orayı bombalamaktır. Bunu bildiğim için benim o denli sağlam görünmeyen ikinci sığınağı seçmem gerekmez mi? Eğer ikimiz de çok akıllıysak olasılıklara dayanan stratejiler izleriz. Örneğin ben çevredeki çeşitli sığınaklar arasında bana en fazla kurtulma şansı verecek özelliklere sahip olanları arar, bundan sonra nereye saklanacağımı belirlemek için yazı-tura atar ya da gelişigüzel sayılardan oluşan bir liste kullanırım. Siz de beni vurma şansınızın en yüksek düzeyde olduğu sığınağı belirlemek için benzer biçimde olasılıklardan yararlanırsınız. Bu size saçma gelebilir ama ikimiz de akılcı davranabiliyorsak yapacağımız budur. Doğal olarak ben hareketlerimi gizlemezsem sizin işiniz kolaylaşır, buna karşılık siz de nereyi bombalamayı tasarladığınızı bana sezdirmemeye çalışmalısınız.
Günlük hayatta patronunuz, sevgiliniz ya da ülkenizi yönetenlerin sizi yönlendirmeye çalıştığını sık sık görürsünüz. Size önerdikleri oyun, seçeneklerden birinin kesinlikle daha parlak göründüğü bir seçimdir. Bu seçenekte karar kıldığınız zaman karşınıza yeni bir oyun çıkar ve böylelikle kısa bir süre sonra akılcı seçimlerinizin sizi aslında hiçbir zaman istememiş olduğunuz bir yere getirdiğini görür ve tuzağa düştüğünüzü anlarsınız. Bu noktaya gelmemek için yapacağınız şey arada bir beklenmedik biçimde davranmaktır. En çekici görünen seçeneklerden uzak durduğunuz zaman kaybettiğiniz şeylerin karşılığında daha özgür olabilirsiniz. Doğal olarak hedefiniz sadece beklenmedik biçimde davranmak değil, bunu belli bir olasılık stratejisine uygun olarak yapmaktır.
Ben Polak, Yale Üniversitesinde açık öğretim programına dahil etmiştir bu dersi. ilginçtir ki ders bana özetle '' kazanamıyorsan berabere kal '' demeye çalışır gibi gelse de, kazanmak zorundasın ünlemi ile bitmiştir.
edit:` http://www.youtube.com/watch?v=K4eJOg91EXo` buyrun şöyle..
edit:` http://www.youtube.com/watch?v=K4eJOg91EXo` buyrun şöyle..
Offline oluveren yazar .
ilk düşünürü John von Neumann'dır. daha sonra Nash bu yaklaşıma denge kavramını eklemiş ve farklı alanlarda kullanılmasını sağlamıştır.
günümüzde halen gerçerliliğini devam ettiren teoridir.
Birlikten kuvvet doğar gibi bir durumdur. Kimse diğerini satmazsa kimseye bir sey olmaz gibi bir mantığı vardır. Butun olay ölümüne guvenmektir. Filmlerde bizi kırmaya çalışıyorlar bir açık verirsek bittik arak ifade edilir. Bir kisi cezadan yırtmak için diğerlerini gammazlarsa olay biter.
Bildiğin pis yedilide elindeki 7'yi atmama şeysi. Adamlar bundan kuram yapmışlar.
bugün kü stratejik yönetim dersinde irdelediğimiz konu. inşallah başlığı yeşillendirenle aynı sınıfta değilizdir, topu topu zaten 11 12 kişiydik.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar