bugün
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası22
- mılli yazılım f 16 ların görev kabiliyetini artıra6
- birini özlememek için yapılan şey3
- yorgun mermi4
- devlet aklı7
- pilates3
- ateist görünce korkan dinci5
- uysaljakoben32
- chatgpt4
- manifest3
- kene vs ktç6
- chp'lilerin gene kılıçdaroğlu'na oy verme ihtimali3
- havaların ısınmasıyla çok fena azmak7
- sözlük yetkilisi ile yatan kadın yazar2
- rahmi koç'un anlattığı kürt kadın fıkrası3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- türkiye17
- komşu semra teyze vs ben4
- toplum içinde sözlüğe girmekten utanmak6
- arkadaşlar bakar mısınız bi5
- venezuela2
- kanye west konserinde seyircilere büyü yapıldı3
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- uludağ sözlük bitmiştir3
- dilan polat4
- genç yaşta ölen ünlüler9
- insanlara güvenin gittikçe azalması2
- oto sanayi ustaları2
- 7 haziran 20262
- anın görüntüsü25
- pikniğe gitmek4
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı10
- muhteşem üçlü2
- sevgilinin göbeğine yoğurt döküp yalamak4
- neden intihar etmiyorsun8
- online listesi6
- vurduruyorum4
- amerika birleşik devletleri2
- hayatında hiç sevgilisi olmamış asosyal insan2
- düzgün kız bulunan yerler2
- türk pornoları18
- evde semra teyze sözlükte ifşa memlekette butlan2
- blok34
- hakan çalhanoğlu3
- ayağa kalk sözlük2
- yazarların özlediği şeyler10
- mısır5
- sıkılıyorum daralıyorum isyan ediyorum isyan2
- bu saatte hala uyumama sebebi2
- imei2
entry'ler (51)
Haksızlığa karşı duran onurlu halk. 82 anayasasına hayır demeyi bilen halk.
Zazalar kürt değil olamaz da. Tarihleri farklı, kültürleri farklı, dilleri farklı, giyim kuşamları farklı.
Kızın sizinle ancak bir daha görüşmesini istemiyorsanız yapacağınız şeydir.
"Boş teneke çok ses verir" sözünü doğrularcasına yazılar yazan yazar.
"Bizim cemaatten olsun başka cemaatten olsun" sözüyle kendini ele veren bilmem kimin uşağı insanların açtığı başlık. Kendi de vaktiyle 5. nesil yazar olunca daha tecrübeli yazarlar tarafından küçük görülerek girdiği aşşağılık kompleksinden kurtulma çabası sonucu yazılan yazı.
Aynı popo bizim Türk kadınlarının yüzde yetmişinde mevcuttur. Lakin beyonce'un farkı onu iyi sallamasıdır.
Nevşehir'linin biri istanbul'a bir arkadaşını görmeye gider. Arkadaşına der ki ula şu karşı neresidir diye, orası bakırköy der arkadaşı. Peki şu ilerisi? orası da kadıköy. Ula demiş bizim nevşehir şehir oldu da koca istanbul hala köy.
Kişilik sorunları yaşayan, kendini kanıtlayamamış insan tipidir. Sollandığında yenildiğini hisseder. Bunun teknik direktör versiyonu da "tavla bile oynasan yeneceksin" diyen Fatih Terim'dir.
Gerçeği, bir karış havada olan aklı başına gelince anlayacaktır. Ama o zaman da çok geç olacak ve atlar fareye, fayton da kabağa dönecektir.
Kılıfındaki telefonu beline takanların düelloya çıkar gibi kollarını iki yana açıp yürüdüğü yıllar.
Benzer durum Jerry'ye ulaşamayan Tom için de geçerlidir. Tom ve Sylvester yöntemleri farklı olmasına rağmen ikisi de amacına ulaşmak için türlü yollar denerler. Tom genelde diğer kedi arkadaşlarıyla işbirliği yapıp yardım alırken Sylvester Tweety'sine kavuşmak için türlü mekanizmalar icat eder. Ama ikisinin de kaderi Küçük Emrah'ınkinden farksızdır.
imkansız aşk diye birşey yoktur yasak aşk diye birşey vardır.
Sırf kızıl saçlı beyaz tenli olduğu için erkekleri kendine aşık eden kız tipi. Saçlar çakmaysa herkese yakışmayabilir.
Sabahtan akşama kadar hamburger kokusuna katlanmak zorunda olan çalışanlarını motive etmek için bedavadan dağıtılan başarı. Ayın elemanı yani en başarılısı kokuya en iyi dayanandır. Her ay başka bir eleman daha iyi dayanır o kokuya çünkü bir önceki ayın elemanı kokuya dayanacağım diye bitkin düşmüş ve bu ay muhtemelen son sıralardadır. Kendisini ayın elemanı seçildiği için çok başarılı gören bu zat muhtemelen ıv. Murat'ı da ilk üçe giremediği için başarısız bulmaktadır.
Önemsendiği zaman kendisini önemseyen insanı küçük görme eğiliminde olan insancık. Aslında toz kadar değersiz olmasına rağmen bir o kadar da hafif olduğundan azıcık üflediğinizde göğe doğru yükselir. Eğer bedeninden ayırma şansınız yoksa doğal olarak götü de onunla birlikte kalkacaktır. O artık o kadar yükseklerdedir ki siz bile ulaşamazsınız ona. Ama maalesef bu pirecik gün gelir yağan yağmura karışarak insanların üstünü kirletir.
Evlenen çiftler için unutulmayacak bir gece olmakla birlikte davetliler için aslında sıradan bir gecedir. Dışardan bakıldığında herkes eğlenir, gelinle damat çok mutludur. Ama gerçek bundan biraz farklıdır. Bunun en önemli sebeplerinden biri takı törenidir. insanlar daha düğüne gelmeden bunu düşünüp stres olurlar. Davetli davet edildiği için kendini gitmekle zorunlu hisseder ama aklında cebinden çıkacak paracıkların hesabını yapmaktadır. En kötü küçük altın alınır; daha aşağısı ayıp olur çünkü. Bir de düğünü yapılan kişinin yakınlık derecesi vardır tabi. Küçük mü taksak? yarım mı? yoksa büyük altın mı daha uygun olur soruları günler öncesinden kafaları kurcalamaya başlar. Karar vermek zor olmakla birlikte buna etki eden bazı etkenler vardır. Bunlar bir uçta cebin doluluğu diğer uçta düğün sahibinin yakınlığıdır. Bu iki uçtaki değişkenlerin etki derecesi alacağınız takının değerini belirler. Bu değerlendirme biraz subjektif olduğundan davetli ile düğün sahibinin vardığı sonuç doğal olarak farklı olabilir. Alacağınız takıya karar verdikten sonra şu soru kafanızı hep kurcalar. Acaba aldığım takı az mı geldi yoksa daha büyüğünü mü alsaydım? Bu sorular davetlinin kafasını meşgul ederken düğün sahibinin kafasından da şu muhtemel sorular geçer: acaba ne takacak? o kadar samimiyetimiz var. Bana vereceği değer ölçüsünde bişi takacak, ya da takacağı takının değeri bana verdiği önemin bir belirtisi olmalı.
Derken o gece gelir ve takı takmak için o devlet dairesinde karşılaşacağınız türden uzun kuyruğa girersiniz. Bir yandan sıranızın yaklaşmasını beklemenin heyecanını yaşarken diğer yandan öteki davetlilerin neler taktığını hafif göz ucuyla takip edersiniz. Sizden az takanlar sizi mutlu ederken fazla takanlar moralinizi bozar, çünkü en değerlisini siz takmak istersiniz ( tabi kesenin çapı oranında). Ve o an gelir, önce gelin ve damatı tebrik edersiniz. Herkesin gözü üzerinizdedir ve fotocu fotografınızı çekmek üzere bekliyordur. işte herşeyin ortaya çıkacağı zaman, KÜÇÜK altını çıkarıp gelin veya damattan tanıdığınız kimse ona takarsınız. Diyelim damattır altını takacağınız kişi. Altını taktığınız o an vadır ya! gözgöze gelirsiniz bi an. Bakışlar herşeyi anlatmaya yeterdir aslında. Karşılıklı damatla aranızda sessiz bir konuşma geçmiştir bir tek sizin bildiğiniz başkalarının anlamadığı ve hiçbir zaman öğrenemeyeceği. Ve bu konuşma maalesef kelimelere de dökülmeyecektir hayatınızın hiçbir aşamasında. Kelimelere dökülmeyen bu konuşma eğer varsa sizin kendi düğününüzde nihayete erecektir. Bu sefer damat sizsinizdir. Ve intikam alma zamanı şu anki damat ve sizin düğününüzde davetli olacak arkadaşınızdadır. O KÜÇÜK altını göz ucuyla süzerken aklınızdan geçenleri arkadaşınız hiç merak etmeyin tahmin edecektir.
Derken o gece gelir ve takı takmak için o devlet dairesinde karşılaşacağınız türden uzun kuyruğa girersiniz. Bir yandan sıranızın yaklaşmasını beklemenin heyecanını yaşarken diğer yandan öteki davetlilerin neler taktığını hafif göz ucuyla takip edersiniz. Sizden az takanlar sizi mutlu ederken fazla takanlar moralinizi bozar, çünkü en değerlisini siz takmak istersiniz ( tabi kesenin çapı oranında). Ve o an gelir, önce gelin ve damatı tebrik edersiniz. Herkesin gözü üzerinizdedir ve fotocu fotografınızı çekmek üzere bekliyordur. işte herşeyin ortaya çıkacağı zaman, KÜÇÜK altını çıkarıp gelin veya damattan tanıdığınız kimse ona takarsınız. Diyelim damattır altını takacağınız kişi. Altını taktığınız o an vadır ya! gözgöze gelirsiniz bi an. Bakışlar herşeyi anlatmaya yeterdir aslında. Karşılıklı damatla aranızda sessiz bir konuşma geçmiştir bir tek sizin bildiğiniz başkalarının anlamadığı ve hiçbir zaman öğrenemeyeceği. Ve bu konuşma maalesef kelimelere de dökülmeyecektir hayatınızın hiçbir aşamasında. Kelimelere dökülmeyen bu konuşma eğer varsa sizin kendi düğününüzde nihayete erecektir. Bu sefer damat sizsinizdir. Ve intikam alma zamanı şu anki damat ve sizin düğününüzde davetli olacak arkadaşınızdadır. O KÜÇÜK altını göz ucuyla süzerken aklınızdan geçenleri arkadaşınız hiç merak etmeyin tahmin edecektir.
Nuri Alço aslında Emrah'ın gerçek babasıdır.
Tüm yemekli fantezilerinizi yapmanın kolay bir çözümü. Akşam yatakta aklıma geldi bir bal dök yala fantezisi yapayım... Ohooo! hacı kim çıkacak şimdi yataktan, mutfağa gidecek, balı alıp gelecek. iyisi mi sereceksin yatağı mutfağın ortasına geceyarısı canın mı çekti uzat elini tereyağı, bal, reçel ne varsa herşey elinin altında hacı. Afiyetle yiyeceksin!!! Tadı da damağında kalır o gecenin...Yemek bitti ee sofrayı da kadın toplar artık di mi...
Şu an ne çalışsam kafam almıyor, biraz dinleneyim deyip uzanmak ve birtürlü ders çalışmak için uzandığı yerden tekrar doğrulamamak. Böylece akşamı p.ç etmek..
Fırlattığında duvara yapışıp kalacak seviyede kirlenmiş çoraptır. Askerlerde çokça rastlanan bir durumdur. Ayrıca bayılan birine 8 hafta yıkanmamış bir çorabı birkaç saniye koklatın, şok etkisi yapıp hemen ayıltır. Bu faydasından dolayıdır ki ambulanslarda, ecza dolaplarında ve bilumum sağlık kuruluşlarında bulundurulması faydalı olacaktır.
