bugün
- uludağ sözlük size ne kattı10
- şarapçı koala yalnız değildir9
- bir kadının en zevk aldığı an5
- fusya semsiyeli yabanci14
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir5
- şarapçının birden tayyipçi olması4
- sarapci koala45
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i7
- recep tayyip erdoğan8
- keşan3
- bazılarına gereken cevabı reis'in vermesi2
- çağla idi3
- arkadaşlar görüşürüz2
- rica ediyorum kimse beni savunmasın2
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- şarapçının mal varlığı9
- yazın anlamının kadın ayağı olması2
- hazret ktc2
- kıvırcık saç8
- tik tok2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- piercing takmanın zorluğu5
- mutlu bey biraderin elmas bey birader olması2
- iktidarsız erkek2
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- serhat kılıç20
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- bedelli askerlik yapan erkek erkek midir sorgusu2
- kelebek saç kesimi4
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- kurucu önder3
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
- seri eksicim kooooş3
- yalnız ölmek5
- abd de valilik adayına silahlı saldırı3
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak2
- mesai ücretine çöken iş veren2
- biraderitasyon2
- tai lung42
- yalnızlık edebiyatı13
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tung tung tung sahur3
- bir bela geliyor11
- mel mel bakan birine usulca sokulmak2
Zall ın paralı askerı .
sesli güldüren durumdur. oytunkaran'dan önce sözlük ekşi sözlük amk. hahahasiktir. evet.
mümkünse istenilendir... tarihin tozlu raflarına müstehak o şahsiyet.
oha. silik yemis yazar, sanirim.
kendini zorla çaylak ettirmiş yazar.
Çaylak olmuş yazardır.*
(bkz: donuz butonu)
Caylak yazar oh on gun bi kafamizi dinleyelim her taraftan bu cikiyordu zaten bi de bu baslik neden acilmamis sasirdim .
iki gündür entrylerine rastlamadığım yazar. size de biraz anlamsız gelmiyor mu sözlüğün şu hali?
çok yalnızım geri dön oytun!
çok yalnızım geri dön oytun!
bi kaç gündür sol framede görünmeyince krize giren yazar. krizden çıkıp mutlu olsun diye yazdım yoksa şeyimde olmayan yazar.evet
çaylak olmuş.evet
çaylak olmuş.evet
tüm sözlüğün bildiği gerçektir. 7 gün çaylak olduk sol frame dönmez entry girilmez ayaklar baş olmuş. az adam olun çeki düzen verin kendinize. evet.
galatasaray kazandı ya bu gece, delirdi adam delirdi.
çaylaklığın bittiğinde ilk bana yazacaktın, ilk bana!
saksı değilim ben!
saksı değilim ben!
o zaman hayırlı uğurlu olsun yazarıdır.
yappozu seven yazardır. hoşgelmiş onuncu nesil.
haklı olan nefrettir. sol frame leş sizin yüzünüzden. evet.
--spoiler--
Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükunetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? " diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.
Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
--spoiler--
gönlü yakın olsun istediğim yazar.
edit: 6666. mesajımın sahibi olmuştur bir de.
Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükunetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? " diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.
Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
--spoiler--
gönlü yakın olsun istediğim yazar.
edit: 6666. mesajımın sahibi olmuştur bir de.
Gülüşünü şey yaptığım onuncu nesil yazardır.
Ağır liselidir.
Adettendir, hoşgelmiş.
Ağır liselidir.
Adettendir, hoşgelmiş.
komik karşılaştırmadır. onuncu nesil oytunkaran'ın tırnağı olamaz. evet.
onuncu nesil yazarlara bok atmayı kendine görev bilen, troll olacağım diye bin türlü takla atan yazar.
yine çaylak olan yazar.
nerede lan bu adam harbiden sorusunu sordurtan sorunsaldır.
edit:az önce gördüm çaylak olmus.
edit:az önce gördüm çaylak olmus.
sekizinci nesil çaylaktır. arada sırada yazar oluyor.
Zall maaşı kestiyse kesin grev yapıyordur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar