bugün
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- ortada bir yolsuzluk olmaması17
- yağmuru romantik bulan tip4
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- yağmurdan nefret etmek9
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları22
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- romanya53
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- sırbistan da vucic'in istifası3
- fatma betülleri doyurmak3
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- sürü psikolojisinin felsefi temeli2
- bir şey söyle10
- bir arabuluculuk yöntemi olarak arkadan sarılmak2
- alfabede j harfi neden var3
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- bolu da zimmet soruşturması 9 gözaltı2
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- street fighter3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı3
- fırtınalı hava3
- anadolu üniversitesi2
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- nihat genç5
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- fırtınalı havada denize açılan geri zekalılar2
- patrona sigorta yap diye yalvarmak2
- gül döktüm yollarına2
- flört uygulamasında eşleşme algoritması4
- fatma betül sayan kaya39
- adam yine kazanacak3
- almanya25
- meme yalarken düşünülen şeyler5
- türkiye24
- matkabın var mı diye mesaj atan kız4
- otel odası10
- dünya61
- karton toplayan çocuk16
- sözlük kızlarının ojeleri16
- yazarların yağmurlu havada yaptıkları2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- sözlükteki ayakçılar10
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli14
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- işsiz2
- kadınların sapık olması10
- nick vermeden bir yazara seslen14
entry'ler (218)
Unutmanın acısı ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın,unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum,sadece üzülüyorum,vasıfsız keder.
Uykum gelsin diye saçma salak ne bulduysam izliyorken saatin 5 olduğunu fark etmem üzere dışarı baktım. Alacakaranlıkti. Onda kaldığım her gün tam bu saatlerde uyumuş olurdu ve o uyurken onu izlemesi çok huzur vericiydi. O huzuru bir daha asla bulamayacagimin farkına varmak gelen uykumu da kaçırdı haliyle. Eskişehirde tutunabilecegim tek şeydi, o da gitti. Sonuç olarak hala sürünüyorum. ister istemez düşünüyorsun tabii, acaba hiç aklına falan geliyor muyum diye. Beni düşünüyor mu ya da özlüyor mu değil. Hic aklına geliyor muyum acaba. Sadece bunu merak ediyorum. Konumuz bu değildi ama, yok aslında konumuz buydu. Bu ve bunun gibi zilyarlarca düşünce yüzünden uyuyamiyorum. Eski uykularim bile kalmadi yani. Yazık...
Dünya üzerinde bir sizin vajinaniz varmis gibi davranmayın, gerisi gelir arkadaşlar.
yağmurun altında kapşonunu takmadan yürüyen birini garipsemeyin. belki de sadece saclarinin islanmasindan hoşlaniyordur.
kullananın ağzına yumruk vurma hissi uyandıran sikko kısaltma.
eskiden mesaj falan atarlardı doğum günümde. artık o da yok lan. vay amk ne boktan bir adamım la ben?
diş cektirmek gibidir. artik o diş orada yoktur ve diliniz surekli o boşlugu kontrol eder. ilk gunler kan ve et tadi vardir. sonra sadece boşluk hissi. uzun bir sure gectikten sonra orada diş olup olmadigini hatirlamazsiniz bile..
en kibar haliyle; would you mind if i fucked you?
edit: imla
edit: imla
jefferson airplane - white rabbit.
bıktım. her gece ayni saatte uyanip, ayni sokaklarda ayni yollari yürümekten, titreyerek eve gelip aslında hayatımda bir yeri olmayan insanları stalklamaktan, kafamda kurduğum senaryoları oynatıp her seferinde işlerin sadece nasıl boka sarabileceğini düşünmekten, neye ihtiyacım olduğunu bilmeden tanımadığım insanlara sarılarak çözüm aramaktan, her şeyden bıktım. bu saate kadar beni uyutmayan ve bunları bana yazdıran saçma ve asalak duygu hezeyanlarımdan, bir türlü vazgeçemediğim aptal "doğrularımdan", asla dışına çıkamadığım o aptal sınırlarımdan, etkisinden gün boyu kurtulamadığım, 15 dakikalık anlamsız daydream uyuklamalarından bıktım. canımın yanmasından bıktım. deliler gibi gitmek istememe rağmen kıpırdayacak bile gücüm olmadığının farkında olmaktan bıktım. sadece bıktım.
eski sevgilimin parfümü. allahsız bir parfümdü. hala canımı yakar.
seviştiğim her kadına aşık olup 1 haftamı böylece zehir ediyorum amk. allahtan geçiyor var ya...
aklima geldin bu gece.
takildim cok fazla. çok güzel kubari vardi arkadasin. istanbul'da fatih'te darbukatör faruk diye bi adam veriyomuş. cidden çok güzel ama. geldiler işte takildik falan. gidiyordu bugün arkadaşlardan biri, servise bindiricem espark'ın önündeyiz. hava nasıl soğuk. en sevdiğimden. kafam da bi güzel. senin evin ordan çıkıp yürümüştük ya tramwaya. sonra sen bindin gittin izmir'e ben kalmıştım orda. telefonunda gördüklerimden sonraki gün işte. o yoldan geldik. elemanla geyik yapıyoduk. eskişehiri seviyo musun diye. ordan koptu bi muabbet. neyse, dedim ki yok haci nefret ediyorum. niye lan falan dedi. her bi kaldırımda farklı bi anı var çok fazla acı var burda dedim. aklıma geldin işte. eskileri antebi falan hatırladim bi anda. kafam da güzel işte direk melankoliye bağladim. neyse bi şey fark ettim ama. yeni insanlarla tanıştım şu sıralar, çok şeker insanlar. onlar beni değiştirmeye çalıştı, bana yardım ettiler. bayağı da işe yaradı bu arada. bi şeyler engel oldu anladın mı, düşemedim dibe kadar. ama düşmüş kadar hissettirdi. intihar etmek istiyorum mesela ama bi taraftan da biliyorum toparlayabileceğimi. çok değiştim yani cidden. ama gitmiştin sen zaten. keşke kalsaydin burda, görseydin beni böyle. ordan aklima geldin işte. bu kadar aptal bir yazı daha yazılmamıştır sanırım. ama en kısa yoldan anlatmam gerekiyordu. o da böyle oldu üzgünüm.
lanet olsun. değişiyorum...
takildim cok fazla. çok güzel kubari vardi arkadasin. istanbul'da fatih'te darbukatör faruk diye bi adam veriyomuş. cidden çok güzel ama. geldiler işte takildik falan. gidiyordu bugün arkadaşlardan biri, servise bindiricem espark'ın önündeyiz. hava nasıl soğuk. en sevdiğimden. kafam da bi güzel. senin evin ordan çıkıp yürümüştük ya tramwaya. sonra sen bindin gittin izmir'e ben kalmıştım orda. telefonunda gördüklerimden sonraki gün işte. o yoldan geldik. elemanla geyik yapıyoduk. eskişehiri seviyo musun diye. ordan koptu bi muabbet. neyse, dedim ki yok haci nefret ediyorum. niye lan falan dedi. her bi kaldırımda farklı bi anı var çok fazla acı var burda dedim. aklıma geldin işte. eskileri antebi falan hatırladim bi anda. kafam da güzel işte direk melankoliye bağladim. neyse bi şey fark ettim ama. yeni insanlarla tanıştım şu sıralar, çok şeker insanlar. onlar beni değiştirmeye çalıştı, bana yardım ettiler. bayağı da işe yaradı bu arada. bi şeyler engel oldu anladın mı, düşemedim dibe kadar. ama düşmüş kadar hissettirdi. intihar etmek istiyorum mesela ama bi taraftan da biliyorum toparlayabileceğimi. çok değiştim yani cidden. ama gitmiştin sen zaten. keşke kalsaydin burda, görseydin beni böyle. ordan aklima geldin işte. bu kadar aptal bir yazı daha yazılmamıştır sanırım. ama en kısa yoldan anlatmam gerekiyordu. o da böyle oldu üzgünüm.
lanet olsun. değişiyorum...
gereksizdir. ilişkiniz bittiğinde acı çekeceğiniz süreyi uzatır.
eskişehir'de harika bir konser veren inanılmaz sevimli grup. hele bir helter skelter coverladılar ki, öyle böyle değil. seviyoruz efenim.
neredeyse 6 yıl oldu. hala aklımda o şarkıyla birlikte. aramızda kalacaktı biliyorum ama sanki bir kere daha dinlersek birlikte, her şey düzelecek gibi geliyor.
I'd sell my soul for you babe,
for money to burn with you.
I'd sell my soul for you babe,
for money to burn with you.
april is a cruel time
even though the sun may shine
and world looks in the shade as it slowly comes away
still falls the april rain.
hayır canımı çok yakıyor.
even though the sun may shine
and world looks in the shade as it slowly comes away
still falls the april rain.
hayır canımı çok yakıyor.
babam öldüğünden beri, hayatım cidden yoluna girmeye başlamıştı. ama o kadar şanssızım ki yine boka sardı. ne zaman adam olcam lan ben? hani baban bahaneydi yarram? artık senden nefret eden ve kendi hayatına yaptığı gibi, senin hayatını da siken o herif, öldü gitti. e hadi? iş yok tabii.
neyse yaa, bunu da hallederim. bunun da altından kalkabilirim. az sabır.
neyse yaa, bunu da hallederim. bunun da altından kalkabilirim. az sabır.
itiraf ediyorum sözlük ; wow oynarken behemoth dinlemekten çok hoşlanıyorum.
peki ya diablo 3 dungeon için skype'ta aliyi beklerken mükreminin online olması? oh life, you are one weird bitch! "sigh"