bugün
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu9
- herkesle iyi geçinmek5
- en güzel reçel3
- türkiyeye gelmiş en büyük yıldız3
- çerçeve yasa15
- poğaca ile kahvaltı yapmak6
- özgürlük3
- çerçeve yasaya hayır diyenler askerliğe alınsın4
- apo piçtir piç kalacak6
- yaşlı izlenimi veren isimler5
- gitme isteği2
- özgür özel11
- türkiyeye gelmiş en kariyerli futbolcu2
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci2
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı2
- ümit özdağ yavuz ağıralioğlu müsavat dervişoğlu2
- velvet'in fotoğrafları3
- kolombiya da 7 4 büyüklüğünde deprem3
- perk up coffee2
- nikah davetiyesi2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları17
- canın et şiş dürüm çekmesi3
- iki arada bir derede kalmak4
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak2
- reçel yiyen erkek2
- adana2
- reis3
- okul kıyafeti zorunluluğu2
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- kardeş2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- ekşi sözlük referans17
- osint metodolojisi2
- simko318
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz3
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yaşlandığının farkına varmak9
- özkürt özel3
- mutlubey2
- ayşen gruda5
- yalçın çakır2
- mekke anlaşması20
- memduh bashgan11
- sturm graz7
- biz bu formayla conconları 6 0 yendik2
- velvet7
- gammazlığı elinden alınan yazar14
- mikroplastik kirliliği2
- ekonomi8
- gocu beyin günü aydın olsun2
ilk kez bitirdikten sonra hiçbir esprisi kalmayan, korku anlamında zayıf kalan bir oyundur benim kanımca. karakterimizin düşmanlardan çok daha hızlı koşabilmesi, oyunu oynarken shit + w spamlamak dışında herhangi bir beyin aktivitesi gerçekleştirmemize lüzum bırakmamaktadır. bu şekilde sadece koşarak tüm oyunu bitirebilirsiniz. fakat bu yine de benim başarısız bulduğum bir yürüme simülatörü değil. bu tip oyunlarda mekanikler kısıtlı olduğundan bütün yük atmosferin üzerine düşer ve bu oyunun atmosferi hakikaten çok güçlü. bu yüzden arada sıkıldıkça açılıp oynanabilir, yanımda kız varken açıyorum özellikle sarıyor.
kaç kez oynarsanız oynayın her sahnesinde geriliyorsunuz resmen. konusu, senaryo akışı gerçekten harika bir oyun.
miles upshur adında bir gazeteci olarak hastalar üzerinde korkunç deneyler yapılan murkoff şirketinin işlettiği moun massive akıl hastanesine gidiyoruz. bizi yanı miles'i oraya getiren şey de murkoff'ta yazılım mühendisi olarak çalışan waylon park'ın kendisine attığı maildir. her neyse bizim bu hırslı gazeteci arkadaş gecenin bir vakti b*k varmış gibi bu akıl hastanesine giriyor. telefon sinyalı çekmiyor yani dışarıya haber yollayamıyoruz tek başımızayız ! içeri girdikten sonra birtakım kaçış macerası yaşıyoruz önce ilk korktuğumuz sahne olan kütüphane ye giriyoruz burada kazığa oturtulan ama halen yaşayan bir güvenlik görevlisi var. arka raflarda ise kelleler şarap şişeleri gibi dizilmişler. bu görevli bizi uyarıyor hastanede işler çığırından çıktı hastalar mutasyona uğradılar ve daha da vahşileştiler onlarla baş edemezsin derhal kaç buradan diyor. geldiğimiz yolda geri dönemeyeceğimiz için başka yollar bulmaya çalışıyoruz ki oyunun senaryosu bu andan itibaren akmaya başlıyor. chris walker adında iri yarı bir akıl hastası bizi camdan aşağı fırlatıyor bir süre baygın kaldıktan sonra da başımızda rahip kıyafeti giymiş bir hasta buluyoruz (peder martin). peder martin walrider adında bir yaratıktan söz edip ona tanıklık etmemiz gerektiğini söylüyor. ayıldıktan sonra güvenlik odasından ana kapıları açarak kaçmaya karar veriyoruz ancak bu peder denen şerefsiz elektrikleri kesiyor. bunun üstüne bir de chris walker denen manda ayısı güvenlik odasını basıyor tabi dolapta olduğumuzu fark etmiyor salak. o gittikten sonra bodruma inerek jeneratörü çalıştırmaya ve kapıları açığ kaçmaya çalışıyoruz. ancak dediğimiz gibi hastanede işler çığırından çıktığı için hastalar gruplaşmışlar ve her bir yeri kendilerine mesken edinmişler dolayısıyla bodrum katta da bir hasta bulunuyor eli sopalı şerefsiz. bodrumda bu arkadaş ile biraz macera yaşadıktan sonra elektriği getiriyoruz ama bu sefer tam kapıları açacakken peder martin bizi bayıltıyor ve hücresine götürüyor. daha tanıklık etmemiz gereken çok olay olduğunu söylüyor. pederin hücresinde uyandıktan sonra hasta koğuşundan çıkıyoruz, duşlardan geçiyoruz, dezenfaktanlı asansörlerden yukarılara çıkıyoruz, kanalizasyona iniyoruz oradan erkekler koğuşuna gidiyoruz parmaklar kesiliyor vs... oyunun son görevlerine doğru peder martin kendini çarmıha germiş müritlerine walridere katılacağını belirtiyor ve sonra da kendisinin tanrı tarafından walrider olarak dünyaya iştirak edeceğini belirtiyor yani herif kafayı hepten sıyırmış gitmiş. anahtarı aldıktan sonra asansöre biniyoruz fakat asansörü tam olarak tamir etmemiş bu peder denen p*ç. dağın altında yer alan murkoffun gizemli laboratuvarına indiriyor bizi. laboratuvarın girişinde ise buranın bize ilk bölümlerde pederin güvenlik kamerasından gösterdiği yer olduğunu ve walriderin özel güvenlikleri paramparça ettiği yer olduğunu anlıyoruz. sonra tam teslimat çıkışından çıkacekken walrider peşimize düşüyor ondan kaçarken de geldiğimiz yer o... çocuğu manda ayısı chris walker bizi duvara fırlatıyor tam umutsuzluğa kapıldığımız o anda walrider gelir walkeri paramparça ediyor ve derin bir oh çekiyoruz. ama daha büyük bir problemimiz var ki laboratuvarda walrider ile baş başa kalıyoruz. burada bir odaya giriyoruz ve odada walrider projesinin mimarı olan dr.wernicke ile karşılıyoruz. bize bu projenin amacının üstün bir insan yaratmak olduğunu fakat kontrolden çıktığını walrideri yok etmemiz için de yaşam destek ünitesini kapatmamız gerektiğini söylüyor. bizden istenen her şeyi sırayla yapıyoruz ancak son anda üniteyi kapatmışken walrider bizim miles'i yerden yere vuruyor ve en son hamlede içine giriyor anlayacağınız walrider ile miles bütünleşiyor. miles çıkışa tam varacakken wernicke yanındaki askerlere ölüm emri veriyor ancak son sahnedeli cümleler enteresan. bize artık walriderin parçası olduğumuzu söylüyor.
miles upshur adında bir gazeteci olarak hastalar üzerinde korkunç deneyler yapılan murkoff şirketinin işlettiği moun massive akıl hastanesine gidiyoruz. bizi yanı miles'i oraya getiren şey de murkoff'ta yazılım mühendisi olarak çalışan waylon park'ın kendisine attığı maildir. her neyse bizim bu hırslı gazeteci arkadaş gecenin bir vakti b*k varmış gibi bu akıl hastanesine giriyor. telefon sinyalı çekmiyor yani dışarıya haber yollayamıyoruz tek başımızayız ! içeri girdikten sonra birtakım kaçış macerası yaşıyoruz önce ilk korktuğumuz sahne olan kütüphane ye giriyoruz burada kazığa oturtulan ama halen yaşayan bir güvenlik görevlisi var. arka raflarda ise kelleler şarap şişeleri gibi dizilmişler. bu görevli bizi uyarıyor hastanede işler çığırından çıktı hastalar mutasyona uğradılar ve daha da vahşileştiler onlarla baş edemezsin derhal kaç buradan diyor. geldiğimiz yolda geri dönemeyeceğimiz için başka yollar bulmaya çalışıyoruz ki oyunun senaryosu bu andan itibaren akmaya başlıyor. chris walker adında iri yarı bir akıl hastası bizi camdan aşağı fırlatıyor bir süre baygın kaldıktan sonra da başımızda rahip kıyafeti giymiş bir hasta buluyoruz (peder martin). peder martin walrider adında bir yaratıktan söz edip ona tanıklık etmemiz gerektiğini söylüyor. ayıldıktan sonra güvenlik odasından ana kapıları açarak kaçmaya karar veriyoruz ancak bu peder denen şerefsiz elektrikleri kesiyor. bunun üstüne bir de chris walker denen manda ayısı güvenlik odasını basıyor tabi dolapta olduğumuzu fark etmiyor salak. o gittikten sonra bodruma inerek jeneratörü çalıştırmaya ve kapıları açığ kaçmaya çalışıyoruz. ancak dediğimiz gibi hastanede işler çığırından çıktığı için hastalar gruplaşmışlar ve her bir yeri kendilerine mesken edinmişler dolayısıyla bodrum katta da bir hasta bulunuyor eli sopalı şerefsiz. bodrumda bu arkadaş ile biraz macera yaşadıktan sonra elektriği getiriyoruz ama bu sefer tam kapıları açacakken peder martin bizi bayıltıyor ve hücresine götürüyor. daha tanıklık etmemiz gereken çok olay olduğunu söylüyor. pederin hücresinde uyandıktan sonra hasta koğuşundan çıkıyoruz, duşlardan geçiyoruz, dezenfaktanlı asansörlerden yukarılara çıkıyoruz, kanalizasyona iniyoruz oradan erkekler koğuşuna gidiyoruz parmaklar kesiliyor vs... oyunun son görevlerine doğru peder martin kendini çarmıha germiş müritlerine walridere katılacağını belirtiyor ve sonra da kendisinin tanrı tarafından walrider olarak dünyaya iştirak edeceğini belirtiyor yani herif kafayı hepten sıyırmış gitmiş. anahtarı aldıktan sonra asansöre biniyoruz fakat asansörü tam olarak tamir etmemiş bu peder denen p*ç. dağın altında yer alan murkoffun gizemli laboratuvarına indiriyor bizi. laboratuvarın girişinde ise buranın bize ilk bölümlerde pederin güvenlik kamerasından gösterdiği yer olduğunu ve walriderin özel güvenlikleri paramparça ettiği yer olduğunu anlıyoruz. sonra tam teslimat çıkışından çıkacekken walrider peşimize düşüyor ondan kaçarken de geldiğimiz yer o... çocuğu manda ayısı chris walker bizi duvara fırlatıyor tam umutsuzluğa kapıldığımız o anda walrider gelir walkeri paramparça ediyor ve derin bir oh çekiyoruz. ama daha büyük bir problemimiz var ki laboratuvarda walrider ile baş başa kalıyoruz. burada bir odaya giriyoruz ve odada walrider projesinin mimarı olan dr.wernicke ile karşılıyoruz. bize bu projenin amacının üstün bir insan yaratmak olduğunu fakat kontrolden çıktığını walrideri yok etmemiz için de yaşam destek ünitesini kapatmamız gerektiğini söylüyor. bizden istenen her şeyi sırayla yapıyoruz ancak son anda üniteyi kapatmışken walrider bizim miles'i yerden yere vuruyor ve en son hamlede içine giriyor anlayacağınız walrider ile miles bütünleşiyor. miles çıkışa tam varacakken wernicke yanındaki askerlere ölüm emri veriyor ancak son sahnedeli cümleler enteresan. bize artık walriderin parçası olduğumuzu söylüyor.
şaka maka insanı korkutan oyun.
puanım 9/10.
puanım 9/10.
Her ne kadar başarılı olsa da sırf insanı korkutmak için gereksiz aksiyonlar bulunduran oyun serisi.
elimize bir silah verseler hepsinin anasını belleye belleye Battlefield oynar gibi bitiririz oyunu. Malak gibi ottan boktan kaçmaya gerek de kalmaz.
elimize bir silah verseler hepsinin anasını belleye belleye Battlefield oynar gibi bitiririz oyunu. Malak gibi ottan boktan kaçmaya gerek de kalmaz.
Asla bir evil within değildir.
keşke şu oyunu hiç oynamamış olaydım. oyunla ilgili hiç bir şey hatırlamamayı, bu oyunu baştan oynamayı o kadar çok isterdimki...
oyuna yeni başlayanlar. çok şanslısınız.
oyuna yeni başlayanlar. çok şanslısınız.
gayet güzel, gerici ve korkutucu seri, buna eyvallah.
2 oyunun başında da size bir dövüşçü olmadığınızı, seçeneklerinizin kaçmak, saklanmak ya da ölmek olduğunu açıkça söylüyor. buna da eyvallah.
ancak şunu anlamıyorum; tamam biz bir dövüşçü savaşçı değiliz, sıka sıka gitmiyoruz ama öyle bir ortamda, dünyanın en korkak insanı bile olsa eline yerden ilk bulduğu odunu, metal boruyu alır, öyle gezer.
lan adam arkası dönük duruyor, git kafasına ekle odunu yani, bu da survival ki zaten? yok ille çevresinden dolaşıp 5 oda etrafından geçeceğiz.
2 oyunun başında da size bir dövüşçü olmadığınızı, seçeneklerinizin kaçmak, saklanmak ya da ölmek olduğunu açıkça söylüyor. buna da eyvallah.
ancak şunu anlamıyorum; tamam biz bir dövüşçü savaşçı değiliz, sıka sıka gitmiyoruz ama öyle bir ortamda, dünyanın en korkak insanı bile olsa eline yerden ilk bulduğu odunu, metal boruyu alır, öyle gezer.
lan adam arkası dönük duruyor, git kafasına ekle odunu yani, bu da survival ki zaten? yok ille çevresinden dolaşıp 5 oda etrafından geçeceğiz.
silahınızın olmadığı tek çarenin kaçmak ve saklanmak olduğu korku oyunu.
Gece tek başıma karanlıkta ve kulaklıkla oynama niyetiyle alınmış ancak arkadaşımlayken oyunu açar açmaz pc yi bırakıp kaçmamla sonuçlanmış oyun. Hangi akılla bu oyuna para verdiğimi hala anlamış değilim. Zamanında para verip aldığın, hiç giymediğin ve giymeyeceğin kıyafet gibi duracak kütüphanemde.
humble bundle da deluxe versiyonu kısa süreliğine ücretsiz olmuş oyun.
link: https://www.humblebundle.com/store/outlast-deluxe
link: https://www.humblebundle.com/store/outlast-deluxe
jeneratör tuşuna basılan odalarda saklanmak için yatak altı veya bir objenin arkası iyi mekanlardır. oralarda saklanıp adam atlatılabilir.
sanırsam ikinci bölümdeyim, beyler jeneratörler iptal oldu açmaya gidiyorum sürekli bi dayı üstüme atlıyor kafama vuruyor filan, nasıl kurtulacam bu adamdan.
edit: eyvallah , yatakların altından çıkmam bundan sonra.
edit: eyvallah , yatakların altından çıkmam bundan sonra.
2. bölümde amınakodumun jeneratörlerini kapatıp kurtulamadım piçten.
çok korkunç oyun. harbi tek başına oynarken dolaplara falan saklanınca bildiğin geriliyorsun.
yeni başlayanlar için: ışık açık eğiliyorsanız sizi göremiyor amk canavarları.
çok korkunç oyun. harbi tek başına oynarken dolaplara falan saklanınca bildiğin geriliyorsun.
yeni başlayanlar için: ışık açık eğiliyorsanız sizi göremiyor amk canavarları.
tüm jenerik ve geçiş müzikleri müzisyen samuel lafflamme tarafından üretilen oyun.
gerçekten muhteşem.
https://www.youtube.com/watch?v=hKPk8Rcl43c
gerçekten muhteşem.
https://www.youtube.com/watch?v=hKPk8Rcl43c
7.1ses ve 130 ekran tv'de karanlık bir odada 1 saat oynayıp içime doğru sıçıp sildiğim oyun. geriyor.
sonra the forest oynamaya karar verdim. o da sıçırtıyor ama daha az.
sonra the forest oynamaya karar verdim. o da sıçırtıyor ama daha az.
tek başına oynandığı zaman korkunç oluyor, korkunç değilde gerilimli oluyor. arkadaşlarla oynandığı zaman komik ve saçma geliyor, sopalı adamlara az sövmedik.
ilk bölümde sandalyedeki dedenin ansızın üzerine atlayışı efsane.
baya korkutucu bir oyundur.
görsel
ilk kişi outlast'dan miles upshur(gazeteci) kapıyı tutan outlast whistleblower'dan waylon park(yazılımcı).
ilk kişi outlast'dan miles upshur(gazeteci) kapıyı tutan outlast whistleblower'dan waylon park(yazılımcı).
Kanımca oynamak için değil biri oynarken seyretmelik oyundur.
https://www.youtube.com/watch?v=pDfa_nVLkhk
oynamayan kaldı mı bilmiyorum ama benim videolarını yayınlamaya devam ettiğim oyun. bu bölüm çok çığlık içermiyor. rahatlıkla bakabilirsiniz.
oynamayan kaldı mı bilmiyorum ama benim videolarını yayınlamaya devam ettiğim oyun. bu bölüm çok çığlık içermiyor. rahatlıkla bakabilirsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar