bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- paranın devrinin bitmesi9
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- yasak cinsel ilişkiler15
- fatma betül sayan kaya44
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- sarma saramayan kız10
- futbol13
- türkiye28
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- çalmaşur4
- italya12
- kelimelik2
- romanya53
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- özgürlük vs eşitlik5
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- online listesinin yine gelmesi6
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- abberline ın yeni hesabı11
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- belçika10
- beyza3
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- altay bayındır6
- filmi beğenmeyip yönetmeni vurmak2
- yağmurlu gece6
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- karlı havada ormanda tek başına kalmak3
- 2090 yılında hepimiz ölmüş olacağız4
- hepinizi yazdım bir kenara8
- teomancalmasur3
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- selamın aleyküm arkadaşlar4
- pazartesi4
- 2003 model seymbol alınır mı9
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- teoman çamaşır2
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- almanya26
- amına koyduğumun orospusu4
kaç kez oynarsanız oynayın her sahnesinde geriliyorsunuz resmen. konusu, senaryo akışı gerçekten harika bir oyun.
miles upshur adında bir gazeteci olarak hastalar üzerinde korkunç deneyler yapılan murkoff şirketinin işlettiği moun massive akıl hastanesine gidiyoruz. bizi yanı miles'i oraya getiren şey de murkoff'ta yazılım mühendisi olarak çalışan waylon park'ın kendisine attığı maildir. her neyse bizim bu hırslı gazeteci arkadaş gecenin bir vakti b*k varmış gibi bu akıl hastanesine giriyor. telefon sinyalı çekmiyor yani dışarıya haber yollayamıyoruz tek başımızayız ! içeri girdikten sonra birtakım kaçış macerası yaşıyoruz önce ilk korktuğumuz sahne olan kütüphane ye giriyoruz burada kazığa oturtulan ama halen yaşayan bir güvenlik görevlisi var. arka raflarda ise kelleler şarap şişeleri gibi dizilmişler. bu görevli bizi uyarıyor hastanede işler çığırından çıktı hastalar mutasyona uğradılar ve daha da vahşileştiler onlarla baş edemezsin derhal kaç buradan diyor. geldiğimiz yolda geri dönemeyeceğimiz için başka yollar bulmaya çalışıyoruz ki oyunun senaryosu bu andan itibaren akmaya başlıyor. chris walker adında iri yarı bir akıl hastası bizi camdan aşağı fırlatıyor bir süre baygın kaldıktan sonra da başımızda rahip kıyafeti giymiş bir hasta buluyoruz (peder martin). peder martin walrider adında bir yaratıktan söz edip ona tanıklık etmemiz gerektiğini söylüyor. ayıldıktan sonra güvenlik odasından ana kapıları açarak kaçmaya karar veriyoruz ancak bu peder denen şerefsiz elektrikleri kesiyor. bunun üstüne bir de chris walker denen manda ayısı güvenlik odasını basıyor tabi dolapta olduğumuzu fark etmiyor salak. o gittikten sonra bodruma inerek jeneratörü çalıştırmaya ve kapıları açığ kaçmaya çalışıyoruz. ancak dediğimiz gibi hastanede işler çığırından çıktığı için hastalar gruplaşmışlar ve her bir yeri kendilerine mesken edinmişler dolayısıyla bodrum katta da bir hasta bulunuyor eli sopalı şerefsiz. bodrumda bu arkadaş ile biraz macera yaşadıktan sonra elektriği getiriyoruz ama bu sefer tam kapıları açacakken peder martin bizi bayıltıyor ve hücresine götürüyor. daha tanıklık etmemiz gereken çok olay olduğunu söylüyor. pederin hücresinde uyandıktan sonra hasta koğuşundan çıkıyoruz, duşlardan geçiyoruz, dezenfaktanlı asansörlerden yukarılara çıkıyoruz, kanalizasyona iniyoruz oradan erkekler koğuşuna gidiyoruz parmaklar kesiliyor vs... oyunun son görevlerine doğru peder martin kendini çarmıha germiş müritlerine walridere katılacağını belirtiyor ve sonra da kendisinin tanrı tarafından walrider olarak dünyaya iştirak edeceğini belirtiyor yani herif kafayı hepten sıyırmış gitmiş. anahtarı aldıktan sonra asansöre biniyoruz fakat asansörü tam olarak tamir etmemiş bu peder denen p*ç. dağın altında yer alan murkoffun gizemli laboratuvarına indiriyor bizi. laboratuvarın girişinde ise buranın bize ilk bölümlerde pederin güvenlik kamerasından gösterdiği yer olduğunu ve walriderin özel güvenlikleri paramparça ettiği yer olduğunu anlıyoruz. sonra tam teslimat çıkışından çıkacekken walrider peşimize düşüyor ondan kaçarken de geldiğimiz yer o... çocuğu manda ayısı chris walker bizi duvara fırlatıyor tam umutsuzluğa kapıldığımız o anda walrider gelir walkeri paramparça ediyor ve derin bir oh çekiyoruz. ama daha büyük bir problemimiz var ki laboratuvarda walrider ile baş başa kalıyoruz. burada bir odaya giriyoruz ve odada walrider projesinin mimarı olan dr.wernicke ile karşılıyoruz. bize bu projenin amacının üstün bir insan yaratmak olduğunu fakat kontrolden çıktığını walrideri yok etmemiz için de yaşam destek ünitesini kapatmamız gerektiğini söylüyor. bizden istenen her şeyi sırayla yapıyoruz ancak son anda üniteyi kapatmışken walrider bizim miles'i yerden yere vuruyor ve en son hamlede içine giriyor anlayacağınız walrider ile miles bütünleşiyor. miles çıkışa tam varacakken wernicke yanındaki askerlere ölüm emri veriyor ancak son sahnedeli cümleler enteresan. bize artık walriderin parçası olduğumuzu söylüyor.
miles upshur adında bir gazeteci olarak hastalar üzerinde korkunç deneyler yapılan murkoff şirketinin işlettiği moun massive akıl hastanesine gidiyoruz. bizi yanı miles'i oraya getiren şey de murkoff'ta yazılım mühendisi olarak çalışan waylon park'ın kendisine attığı maildir. her neyse bizim bu hırslı gazeteci arkadaş gecenin bir vakti b*k varmış gibi bu akıl hastanesine giriyor. telefon sinyalı çekmiyor yani dışarıya haber yollayamıyoruz tek başımızayız ! içeri girdikten sonra birtakım kaçış macerası yaşıyoruz önce ilk korktuğumuz sahne olan kütüphane ye giriyoruz burada kazığa oturtulan ama halen yaşayan bir güvenlik görevlisi var. arka raflarda ise kelleler şarap şişeleri gibi dizilmişler. bu görevli bizi uyarıyor hastanede işler çığırından çıktı hastalar mutasyona uğradılar ve daha da vahşileştiler onlarla baş edemezsin derhal kaç buradan diyor. geldiğimiz yolda geri dönemeyeceğimiz için başka yollar bulmaya çalışıyoruz ki oyunun senaryosu bu andan itibaren akmaya başlıyor. chris walker adında iri yarı bir akıl hastası bizi camdan aşağı fırlatıyor bir süre baygın kaldıktan sonra da başımızda rahip kıyafeti giymiş bir hasta buluyoruz (peder martin). peder martin walrider adında bir yaratıktan söz edip ona tanıklık etmemiz gerektiğini söylüyor. ayıldıktan sonra güvenlik odasından ana kapıları açarak kaçmaya karar veriyoruz ancak bu peder denen şerefsiz elektrikleri kesiyor. bunun üstüne bir de chris walker denen manda ayısı güvenlik odasını basıyor tabi dolapta olduğumuzu fark etmiyor salak. o gittikten sonra bodruma inerek jeneratörü çalıştırmaya ve kapıları açığ kaçmaya çalışıyoruz. ancak dediğimiz gibi hastanede işler çığırından çıktığı için hastalar gruplaşmışlar ve her bir yeri kendilerine mesken edinmişler dolayısıyla bodrum katta da bir hasta bulunuyor eli sopalı şerefsiz. bodrumda bu arkadaş ile biraz macera yaşadıktan sonra elektriği getiriyoruz ama bu sefer tam kapıları açacakken peder martin bizi bayıltıyor ve hücresine götürüyor. daha tanıklık etmemiz gereken çok olay olduğunu söylüyor. pederin hücresinde uyandıktan sonra hasta koğuşundan çıkıyoruz, duşlardan geçiyoruz, dezenfaktanlı asansörlerden yukarılara çıkıyoruz, kanalizasyona iniyoruz oradan erkekler koğuşuna gidiyoruz parmaklar kesiliyor vs... oyunun son görevlerine doğru peder martin kendini çarmıha germiş müritlerine walridere katılacağını belirtiyor ve sonra da kendisinin tanrı tarafından walrider olarak dünyaya iştirak edeceğini belirtiyor yani herif kafayı hepten sıyırmış gitmiş. anahtarı aldıktan sonra asansöre biniyoruz fakat asansörü tam olarak tamir etmemiş bu peder denen p*ç. dağın altında yer alan murkoffun gizemli laboratuvarına indiriyor bizi. laboratuvarın girişinde ise buranın bize ilk bölümlerde pederin güvenlik kamerasından gösterdiği yer olduğunu ve walriderin özel güvenlikleri paramparça ettiği yer olduğunu anlıyoruz. sonra tam teslimat çıkışından çıkacekken walrider peşimize düşüyor ondan kaçarken de geldiğimiz yer o... çocuğu manda ayısı chris walker bizi duvara fırlatıyor tam umutsuzluğa kapıldığımız o anda walrider gelir walkeri paramparça ediyor ve derin bir oh çekiyoruz. ama daha büyük bir problemimiz var ki laboratuvarda walrider ile baş başa kalıyoruz. burada bir odaya giriyoruz ve odada walrider projesinin mimarı olan dr.wernicke ile karşılıyoruz. bize bu projenin amacının üstün bir insan yaratmak olduğunu fakat kontrolden çıktığını walrideri yok etmemiz için de yaşam destek ünitesini kapatmamız gerektiğini söylüyor. bizden istenen her şeyi sırayla yapıyoruz ancak son anda üniteyi kapatmışken walrider bizim miles'i yerden yere vuruyor ve en son hamlede içine giriyor anlayacağınız walrider ile miles bütünleşiyor. miles çıkışa tam varacakken wernicke yanındaki askerlere ölüm emri veriyor ancak son sahnedeli cümleler enteresan. bize artık walriderin parçası olduğumuzu söylüyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar