bugün
- fingirdek sözlük erkeği7
- kabak tatlısını sevenler15
- okan yalabık'ın son hali5
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali4
- taksim delisi cenk7
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması3
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- anın görüntüsü25
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- elmas bey birader'in online olmaması3
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- beşiktaş a çıkmayan kırmızı kart2
- pazar akşamları3
- sözlük sevgilisi2
- bafra pidesi4
- sarı tekerin yazar olamaması2
- kasımda aşk başkadır6
- kaz fobisi2
- hambeles2
- göksel'in memeleri4
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- nat rothschild4
- kafanın çok büyük olması8
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
- ismet gurbuz 20244
- erecto kral reyiz3
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- 20043
- 1 doların 50 tl olması3
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- nervio34
- nervio'nun gerçek yüzü4
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- barış alper yılmaz4
- fenerbahçe11
- 8 kasım 2026 alanyaspor trabzonspor maçı3
- boyun ağrısı2
- oğuz tezmen2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı4
derin raportör.
ateist olduğu halde, sırf 367 sabih'in yanında durup darbe şakşakçılığı veergenekon militanlığı yapmadığı için "şakirt" sıfatı yapıştılabilmiş eski anayasa raportörü. bu kemalist analiz tarzı aynı zamanda kemalist siyaset dağarcığı hakkında da ipucu verir. zira bir şekilde kemale ve ilkelerine iman etmiyorsan "şakirt" olman kaçınılmazdır.
akp iktidarının askerlerinden sadece birisidir. iktidar bittiği gün o da terhis olup biriktirdiği paraları yemek için yeni bir hayata başlayacaktır.
ordu için " bunlar benim emrimdeki hizmetçiler " gibi absürd ötesi bir beyanatta bulunan kişi.
türkiye'nin yeni anayasa ihtiyacının 4x4 arabaya benzetip "engebeli arazide gittiği zaman bütün o arazi şartlarına göre kendinizi uyarlayabileceksiniz" demiş anayasa mahkemesi eski raportörü .
son krizin çözümünü vermiştir.
http://www.stargazete.com...llanmali-haber-362710.htm
http://www.stargazete.com...llanmali-haber-362710.htm
(bkz: ciciş)
adalet bakanlığına göz kırpan kişi. bu yaptıklarının bir anlamı olmalı... insan durup duruken bu kadar cahilleşemez!
popüler olabilmek için her yolu deneyen acınası varlık.
böyle adamları kim hukukçu yapıyor amına koyim ya.
böyle adamları kim hukukçu yapıyor amına koyim ya.
eşbaşkanı olduğu demokrat yargı derneği'nden istifa et(tiril)miştir.
akp'nin hukuk alanındaki en önemli militanlarından biri olan osman can'ın demokratlık hikayesininde de böylece sona erdiği tescillenmiştir.
bir masalımızın daha sonuna geldik...
kendisi istanbul üni. hukuk fakültesi anayasa hukuku kürsüsüne gelmiştir.
fakat henüz okula teşrif etmedi.
dört gözle bekliyoruz kendisini..
"anayasa mah. bu konudaki olumsuz bir kararı yok hükmünde olacaktır" diyen bir hukuk fakültesi hocası!
düşünmesi bile heyecan verici sözlük...
akp'nin hukuk alanındaki en önemli militanlarından biri olan osman can'ın demokratlık hikayesininde de böylece sona erdiği tescillenmiştir.
bir masalımızın daha sonuna geldik...
kendisi istanbul üni. hukuk fakültesi anayasa hukuku kürsüsüne gelmiştir.
fakat henüz okula teşrif etmedi.
dört gözle bekliyoruz kendisini..
"anayasa mah. bu konudaki olumsuz bir kararı yok hükmünde olacaktır" diyen bir hukuk fakültesi hocası!
düşünmesi bile heyecan verici sözlük...
anayasa mahkemesinin sadece yetki gasbı değil kuruculuk iddiasında bulunduğunu söylemiş hukukçu.
türkiye'ye bir kaç beden büyük gelen demokrasi anlayışının sahibi, usta hukukçu.
anayasa mahkemesi meslisten geçen anayasa değişikliği paketini adeti olduğu üzere, * usulen değil de; aslen incelerse, röportorlukten istifa edeceğini ifade etmiş.
bu adamı başbakan yapsan, ciddi söylüyorum rıdvan akar bile tekmil verir. o derece ne yaptığını bilen, konuya hakim şahsiyet. birileri hala akepeci, şucu bucu desin dursun; adam tam bir sosyal demokrat.
bugün anayasa mahkemesinin statükocu hiyerarşik düzenini savunanların, yarın -yedi sekiz sene sonra- "çoğulcu" bir düzeni değil de; "çoğunluk" sisteminden sızan sular yüzünden mağdur olacaklarını ilan etmiştir. bu düzen yarın sizi düzer demiş diyebilir miyiz? evet tam da öyle demiştir.
yürüyedursun.
anayasa mahkemesi meslisten geçen anayasa değişikliği paketini adeti olduğu üzere, * usulen değil de; aslen incelerse, röportorlukten istifa edeceğini ifade etmiş.
bu adamı başbakan yapsan, ciddi söylüyorum rıdvan akar bile tekmil verir. o derece ne yaptığını bilen, konuya hakim şahsiyet. birileri hala akepeci, şucu bucu desin dursun; adam tam bir sosyal demokrat.
bugün anayasa mahkemesinin statükocu hiyerarşik düzenini savunanların, yarın -yedi sekiz sene sonra- "çoğulcu" bir düzeni değil de; "çoğunluk" sisteminden sızan sular yüzünden mağdur olacaklarını ilan etmiştir. bu düzen yarın sizi düzer demiş diyebilir miyiz? evet tam da öyle demiştir.
yürüyedursun.
yüksek yargıda cehepe'li olamayan nadir hukukçulardan biri.
(bkz: seni hiç sevmedim sütoğlan)
yüksek yargıdaki akepelilerden biri.
türköne ve memecan gibi takla atarak akape ye kapak atmaya çalışan şahıs.
(bkz: hayırlı isler bol kazançlar)
(bkz: hayırlı isler bol kazançlar)
Hukuk dünyası varsa, Osman Can o dünyada hukuk katleden kişi olmalı. Hukuk devletinde "Anayasa kararını kaale almayın" diyebilecek biri. raportör Osman işte.
son yaptığı açıklamadan sonra raportörlükten atılırsa önümüzdeki dönem akp den milletvekili olabilir tahminimce. ayrıca libarellerin ikon'can'ı
yandaş olmayan basının ve köşe yazarlarının sevmediği, yandaş olan basının ve köşe yazarlarının sık sık ekranlara çıkarıp övgüler yağdırdığı hukukçu. hukukla ilgili sürekli demeçler verir, konuşmalar yapar. doğru mu konuşur yanlış mı? kimine göre doğru kimine göre yanlış.
odatv yazarlarından okan irketi'ye göre acilen görevinden alınması ve derhal yargılanması gereken akp yanlısı anayasa mahkemesi raportörü. okan irketi'nin yazısı şöyle:
Siyasi ve hukuki düşünceler tarihinde demokrasiyi ve anayasayı Anayasa Mahkemeleri gibi çeşitli kurumlarla korumak düşüncesi, Alman ve italyan faşizmlerine yönelik bir tepkinin ifadesi kabul edilir. Bu nedenle Anayasa Mahkemeleri kurulması düşüncesine Avrupa'da anayasayı faşizmden koruma fikri damgasını vurmuştur.
Tam da bu yüzden, bir SS subayı anayasanın varlığına ve kurallarına karşı çıktığında, onu faşist olmakla itham ederiz. Anayasayı korumakla görevli bir mahkemenin kurulmasına karşı çıkan bir insanı da çağdaş bir Goebbels olarak düşünürüz. Peki, Anayasa Mahkemesi'nin kararının "yok hükmünde sayılması gerektiğini" iddia eden bir Anayasa Mahkemesi raportörünü ne olarak adlandırmalıyız?
10 Haziran tarihinde NTV'nin canlı yayınına katılan raportör Osman Can, Anayasa Mahkemesi'nde görüşülen Anayasa/AKP paketi üzerine düşüncelerini dile getirirken şu cümleleri kullanmıştı: "Yüksek Mahkeme'nin anayasa değişikliği paketindeki bazı maddeleri iptal etmesi halinde bu kararı yok hükmünde olacaktır. Hükümet, söz konusu maddelerin iptal edilmesi halinde, bu hukuksuz kararı kaale almadan, iptal edilen maddeler de dahil olmak üzere paketi bir bütün halinde referanduma sunmalıdır." Diğer bir deyişle, Osman Can AKP'ye fiilen anayasayı uygulamamasını, anayasadan aldığı yetkiyi kullanan bir kurumu * hükümet gücünü kullanarak ilga etmesini öneriyordu.
Hatta daha da ileri gidiyor ve düşüncelerini netleştirmek adına yaptığı ikinci açıklamasında anayasal düzeni koruyan Anayasa Mahkemesi'ni ve üyelerini, anayasal düzeni cebren ortadan kaldırmak isteyen Talat Aydemir ile özdeşleştiriyordu: "5 general darbe yapar, TBMM bunu kabul ederse yeni bir hukuki durum doğar, parlamento tutumunu net biçimde ortaya koymalı. O zaman Talat Aydemir sonucu ortaya çıkar." "Talat Aydemir sonucu" ise şundan ibarettir: idam! Talat Aydemir ve Fethi Gürcan, 22 Şubat 1962 ve 20 Mayıs 1963 tarihinde Harbiyeliler ile birlikte ayaklanmalarının ardından asılmışlardı. Osman Can, Anayasa Mahkemesi üyelerine de benzer bir son mu düşünmektedir? O halde, Can'ın söylediklerinden çıkan, bir savaş ilanıdır. Görünen o ki, Osman Can, Anayasa Mahkemesi üyelerini Sultanahmet'te çınar ağaçlarında asılı görmek istemektedir.
Osman Can'ın yargı çevrelerinde tepki toplayan ilk açıklamasından çok daha sert bir ikinci açıklama yaptığı ortadadır. Bu, anayasal düzene yönelik fiili bir savaş ilanıdır. Bu nedenle kendisine Türk Ceza Kanunu'nun anayasal düzeni cebren ilga etme ya da buna teşvik etme ile ilgili maddelerini hatırlatma gereği duyuyoruz. Böylelikle, bir kez dahi okumadığı Türk Ceza Kanunu'nun birkaç maddesini öğreneceğini umuyoruz. Osman Can açıklamalarıyla, Ceza Kanunu'nun 309. Maddesi kapsamındaki suçu işlemeye teşvik etmektedir. TCK'nın 309. Maddesi'nin ilk fıkrası şöyledir: "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar." Osman Can'ın suçu mevcut anayasal düzeni hükümet gücü kullanarak cebren yıkmaya teşvik suçuna girmektedir. Bu nedenle TCK'nın 214. Maddesi kapsamında yer almaktadır. 214. Madde'ye göre, suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Tahrik konusu suçun işlenmesi halinde ise, tahrik eden kişinin suça azmettiren sıfatıyla cezalandırılması gerekmektedir. Başka deyişle, hükümetin Osman Can'ın önerisini kabul etmesi ve Anayasa Mahkemesi kararını yok hükmünde sayması halinde, Osman Can'a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmek zorundadır.
Türk Ceza Kanunu, raportör Osman Can'ı anayasal düzeni ilgaya teşvik ile itham etmektedir. Peki, anayasal düzeni korumakla yükümlü savcılar Osman Can'ı itham etmekte midir? Mesele budur!
Ve suçluyor muyuz? Kesinlikle!
Tarihte SS subayları nasıl suçlandılarsa, Gestapo üyeleri nasıl suçlandılarsa, yine öyle! Çağdaş SS subaylarının olmadığı bir düzen özlemiyle...
http://www.odatv.com/n.ph...i-yargilanacak-1406101200
Siyasi ve hukuki düşünceler tarihinde demokrasiyi ve anayasayı Anayasa Mahkemeleri gibi çeşitli kurumlarla korumak düşüncesi, Alman ve italyan faşizmlerine yönelik bir tepkinin ifadesi kabul edilir. Bu nedenle Anayasa Mahkemeleri kurulması düşüncesine Avrupa'da anayasayı faşizmden koruma fikri damgasını vurmuştur.
Tam da bu yüzden, bir SS subayı anayasanın varlığına ve kurallarına karşı çıktığında, onu faşist olmakla itham ederiz. Anayasayı korumakla görevli bir mahkemenin kurulmasına karşı çıkan bir insanı da çağdaş bir Goebbels olarak düşünürüz. Peki, Anayasa Mahkemesi'nin kararının "yok hükmünde sayılması gerektiğini" iddia eden bir Anayasa Mahkemesi raportörünü ne olarak adlandırmalıyız?
10 Haziran tarihinde NTV'nin canlı yayınına katılan raportör Osman Can, Anayasa Mahkemesi'nde görüşülen Anayasa/AKP paketi üzerine düşüncelerini dile getirirken şu cümleleri kullanmıştı: "Yüksek Mahkeme'nin anayasa değişikliği paketindeki bazı maddeleri iptal etmesi halinde bu kararı yok hükmünde olacaktır. Hükümet, söz konusu maddelerin iptal edilmesi halinde, bu hukuksuz kararı kaale almadan, iptal edilen maddeler de dahil olmak üzere paketi bir bütün halinde referanduma sunmalıdır." Diğer bir deyişle, Osman Can AKP'ye fiilen anayasayı uygulamamasını, anayasadan aldığı yetkiyi kullanan bir kurumu * hükümet gücünü kullanarak ilga etmesini öneriyordu.
Hatta daha da ileri gidiyor ve düşüncelerini netleştirmek adına yaptığı ikinci açıklamasında anayasal düzeni koruyan Anayasa Mahkemesi'ni ve üyelerini, anayasal düzeni cebren ortadan kaldırmak isteyen Talat Aydemir ile özdeşleştiriyordu: "5 general darbe yapar, TBMM bunu kabul ederse yeni bir hukuki durum doğar, parlamento tutumunu net biçimde ortaya koymalı. O zaman Talat Aydemir sonucu ortaya çıkar." "Talat Aydemir sonucu" ise şundan ibarettir: idam! Talat Aydemir ve Fethi Gürcan, 22 Şubat 1962 ve 20 Mayıs 1963 tarihinde Harbiyeliler ile birlikte ayaklanmalarının ardından asılmışlardı. Osman Can, Anayasa Mahkemesi üyelerine de benzer bir son mu düşünmektedir? O halde, Can'ın söylediklerinden çıkan, bir savaş ilanıdır. Görünen o ki, Osman Can, Anayasa Mahkemesi üyelerini Sultanahmet'te çınar ağaçlarında asılı görmek istemektedir.
Osman Can'ın yargı çevrelerinde tepki toplayan ilk açıklamasından çok daha sert bir ikinci açıklama yaptığı ortadadır. Bu, anayasal düzene yönelik fiili bir savaş ilanıdır. Bu nedenle kendisine Türk Ceza Kanunu'nun anayasal düzeni cebren ilga etme ya da buna teşvik etme ile ilgili maddelerini hatırlatma gereği duyuyoruz. Böylelikle, bir kez dahi okumadığı Türk Ceza Kanunu'nun birkaç maddesini öğreneceğini umuyoruz. Osman Can açıklamalarıyla, Ceza Kanunu'nun 309. Maddesi kapsamındaki suçu işlemeye teşvik etmektedir. TCK'nın 309. Maddesi'nin ilk fıkrası şöyledir: "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar." Osman Can'ın suçu mevcut anayasal düzeni hükümet gücü kullanarak cebren yıkmaya teşvik suçuna girmektedir. Bu nedenle TCK'nın 214. Maddesi kapsamında yer almaktadır. 214. Madde'ye göre, suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Tahrik konusu suçun işlenmesi halinde ise, tahrik eden kişinin suça azmettiren sıfatıyla cezalandırılması gerekmektedir. Başka deyişle, hükümetin Osman Can'ın önerisini kabul etmesi ve Anayasa Mahkemesi kararını yok hükmünde sayması halinde, Osman Can'a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmek zorundadır.
Türk Ceza Kanunu, raportör Osman Can'ı anayasal düzeni ilgaya teşvik ile itham etmektedir. Peki, anayasal düzeni korumakla yükümlü savcılar Osman Can'ı itham etmekte midir? Mesele budur!
Ve suçluyor muyuz? Kesinlikle!
Tarihte SS subayları nasıl suçlandılarsa, Gestapo üyeleri nasıl suçlandılarsa, yine öyle! Çağdaş SS subaylarının olmadığı bir düzen özlemiyle...
http://www.odatv.com/n.ph...i-yargilanacak-1406101200
türkiye'nin oskar schindler i olma yolunda ilerleyen cesur yürek. bugün bazı köşe yazılarında bile sözlerini çarpıtan yazarları görünce midem bulandı. onlara göre osman can, "hukuku takmayın" diyormuş. adam "hukuku takmayanları takmayın" diyor, bunu anlamamak için mal olmak lazım.
hukuk, adalet ve birçok şeyi toprak altına gömerek, akp safına geçen kişi.
son yaptığı açıklamalar adeta krallık veya faşist ülkelerde, kral ve diktatörüne sadık bir insanın yapacağı türden korkunç açıklamalardı.
neyse bu paket iptal olacak diye ödü kopan abd sever, akp hizmetkarlarının ileride daha komik ve daha korkunç sözler beklemekteyiz.
son yaptığı açıklamalar adeta krallık veya faşist ülkelerde, kral ve diktatörüne sadık bir insanın yapacağı türden korkunç açıklamalardı.
neyse bu paket iptal olacak diye ödü kopan abd sever, akp hizmetkarlarının ileride daha komik ve daha korkunç sözler beklemekteyiz.
aylardır anayasa mahkemesinin anayasayı çiğnediğini ve savcıların gerekirse anayasayı çiğneme suçuyla anayasa mahkemesi üyelerine müdahale etmesi gerektiğini yazıyorum. osman can gibi hukukçuların da aynı noktaya gelmesini geç kalmış bir tepki olarak görüyorum. osman can aylardır biliinen bir gerçeği su yüzüne çıkartmıştır.
mahkemelerin kararları hukuka uygunsa geçerli olur. anayasa mahkemesi değiştirilemez maddeleri iptal etse ne kadar geçerliliğini kaybedecekse anayasanın herhangi bir hükmünü ihlal etmesi durumunda da geçerli bir kurum olma özelliğini kaybeder.
mahkemeler ve hakimler büyük millet meclisinin koyduğu kurallar(anayasa) içerisinde kararlar alırlar. hukukun bağımsızlığı demek kanunları çiğnemek hakkı demek değildir. yani hukuk kanunlara uymakla bağlıdır. ulus egemenliğini kullanan bir kurum ulus egemenliğinin en önemli temsilcisi olan tbmm'nin çizdiği çerçevede(anayasa) kararlar almak zorundadır. hele referandum gibi ulus egemenliğinin direk karar vereceği konularda kendini yetkili ilan etmesi tam anlamıyla hukukun ırzına geçmektir. vereceği kararın sonucundan çok bu konuyu görüşmeye dahi hakları yoktur.
hiçbir temel ileri sürmeden anayasa mahkemesinin siyasi kararlar almasını destekleyenlerin unutmaması gereken şey hukuka zarar verirsiniz. hukuk; insanların uymayı kabul ettiği kanunlara denir. bu kanunlara uymayı memleketin en yüksek mahkemesi olan anayasa mahkemesi red ederse diğer sokaktaki adamın uymasını bekleyemezsiniz. türkiye muz cumhuriyeti değildir. yazılı anayasa maddeleri vardır. bunları görmezden gelmek kargaşa ve huzursuzluk yaratır. kaos dediğiniz şey böyle şeylerden doğar.
oyunun kurallarını kafanıza göre değiştiremezsiniz. oyunun kurallarını sırf benim gücüm var, top benim zaten deyip değiştirip durursanız kimse sizinle o oyunu oynamaz...
mahkemelerin kararları hukuka uygunsa geçerli olur. anayasa mahkemesi değiştirilemez maddeleri iptal etse ne kadar geçerliliğini kaybedecekse anayasanın herhangi bir hükmünü ihlal etmesi durumunda da geçerli bir kurum olma özelliğini kaybeder.
mahkemeler ve hakimler büyük millet meclisinin koyduğu kurallar(anayasa) içerisinde kararlar alırlar. hukukun bağımsızlığı demek kanunları çiğnemek hakkı demek değildir. yani hukuk kanunlara uymakla bağlıdır. ulus egemenliğini kullanan bir kurum ulus egemenliğinin en önemli temsilcisi olan tbmm'nin çizdiği çerçevede(anayasa) kararlar almak zorundadır. hele referandum gibi ulus egemenliğinin direk karar vereceği konularda kendini yetkili ilan etmesi tam anlamıyla hukukun ırzına geçmektir. vereceği kararın sonucundan çok bu konuyu görüşmeye dahi hakları yoktur.
hiçbir temel ileri sürmeden anayasa mahkemesinin siyasi kararlar almasını destekleyenlerin unutmaması gereken şey hukuka zarar verirsiniz. hukuk; insanların uymayı kabul ettiği kanunlara denir. bu kanunlara uymayı memleketin en yüksek mahkemesi olan anayasa mahkemesi red ederse diğer sokaktaki adamın uymasını bekleyemezsiniz. türkiye muz cumhuriyeti değildir. yazılı anayasa maddeleri vardır. bunları görmezden gelmek kargaşa ve huzursuzluk yaratır. kaos dediğiniz şey böyle şeylerden doğar.
oyunun kurallarını kafanıza göre değiştiremezsiniz. oyunun kurallarını sırf benim gücüm var, top benim zaten deyip değiştirip durursanız kimse sizinle o oyunu oynamaz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com