bugün
- habire1274
- izmirli kızların verici olması34
- cilgincapkin13
- habire12 adamdır23
- sssilvermist16
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- suca suruklenen cocuk6
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- temmuz6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- sözlükte kavga eden iki yazarda artı oy alması3
- burhaniye6
- ülkedeki en büyük orospu çocuğu3
- adanalı2
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- vincent van gogh5
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- yorgun mermi13
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler2
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- mangal yakabilen kız3
- dji mini 5 pro2
- true'nun çaylak olması2
- kemoşların genel özellikleri4
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- çılgın ve çapkın bir erkeği kucağa almak2
- verici olmanın dayanılmaz hafifliği2
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- bodrum2
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- faşistlerin biraz saldırgan olmaları2
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- fotoğrafçılıkla nasıl para kazanılır2
- karton toplayan piç3
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- verici kız2
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- ağzına almayan kız3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- ay yuvarlak olduğuna göre dünya nasıl düz olabilir2
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- nazar değdi sözlük4
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- arabadan anlamayan erkek4
okunduktan sonra necip fazıl'ın dedesini sevmemenin imkansız olduğunu düşündüğüm kitap.
sait faik abasıyanık'a ait bir şiir..
Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak...
Hayır değil, değil sıcak;
Dudakların hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tat, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım.
Sensiz edemem!
Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak...
Hayır değil, değil sıcak;
Dudakların hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tat, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım.
Sensiz edemem!
3. tekil şahıs ve 1. tekil şahısın birlikte yaptıkları bir eylemi anlatma isteğinden doğan, sonucunda 1. çoğul şahsı oluşturan gizli olmayan bir öznedir.
necip fazıl ın çilesinden kurtulması hikayesi.
--spoiler--
tam aradığım sorulara, ben daha sormadan cevaplar aldım.
--spoiler--
--spoiler--
tam aradığım sorulara, ben daha sormadan cevaplar aldım.
--spoiler--
en güzel aşk şiirlerinden biri.
necip fazıl kısakürek'in 1965 tarihli otobiyografisi.
--spoiler--
-akşamları gezintiye çıkan bahriyelilerin kılıkları,bal peteğindeki hendese şiirine uygun intizamları*,hususiyle insanı ...
--spoiler--
--spoiler--
-akşamları gezintiye çıkan bahriyelilerin kılıkları,bal peteğindeki hendese şiirine uygun intizamları*,hususiyle insanı ...
--spoiler--
umutsuzluğun ya da umudun şiiri. "ölmemek, delirmemek için..."
o ve ben şiiri:
Mavi karanlık yükseliyor duvarlara,
Siyahın geldiği belli...
Gözleri değiyor, gitme aydınlık tuzak
Bilmediği bir yol izinde, ansızın titriyorum
Sanki kıyamet kopuyorum onla karanlığa
O yol üstü, ben gidiyorum...
Şimdi titrek bir fırtına esiyor, cılız
Damla damla olmuş gökyüzü
Kahverengi gözleri birden siyaha kaçıyor
Nasıl olur, ansızın gömülüyorum
Sanki çığ düşüyorum onla karanlığa
O buz kesiliyor, ben üşüyorum...
Fırtına kesildi, zaten yok
Şimdi buğu buğu oldu gökyüzü,
Her taraf sis...
Yalnızlıktan mı korkuyor bilinmez
Ansızın gözlerine bürünüyorum
Bir şilep batıyorum şimdi onla karanlığa
O boğuluyor, ben ölüyorum...
Mavi karanlık yükseliyor duvarlara,
Siyahın geldiği belli...
Gözleri değiyor, gitme aydınlık tuzak
Bilmediği bir yol izinde, ansızın titriyorum
Sanki kıyamet kopuyorum onla karanlığa
O yol üstü, ben gidiyorum...
Şimdi titrek bir fırtına esiyor, cılız
Damla damla olmuş gökyüzü
Kahverengi gözleri birden siyaha kaçıyor
Nasıl olur, ansızın gömülüyorum
Sanki çığ düşüyorum onla karanlığa
O buz kesiliyor, ben üşüyorum...
Fırtına kesildi, zaten yok
Şimdi buğu buğu oldu gökyüzü,
Her taraf sis...
Yalnızlıktan mı korkuyor bilinmez
Ansızın gözlerine bürünüyorum
Bir şilep batıyorum şimdi onla karanlığa
O boğuluyor, ben ölüyorum...
necip fazıl kısakürek üstâdı daha iyi anlamak için mutlaka okunması gereken eser. satırları arasında kardeşi selma'yı ve ona dâir pişmanlıklarını öyle bir anlatır ki, kardeş acısı yaşamış olanların yüreğini ayrı bir dağlar!
üstadın, üstadıyla geçirdiği '34-'39 yılları arasında öğrendiği hikmetleri içerir muhteşem kitap.
Nfk ilericilik gericilik meselesini soruyor ve hocası cevaplıyor. * *
--spoiler--
dairesel bir pistte yarışan atları düşünelim. 4 tur olmak nisbetiyle, bin metrelik yarışta, diğerinden dokuz yüz metre ileride olan at, yüz metre geride gibi görünmez mi? işte ileri-geri meselesi budur.
--spoiler--
Nfk ilericilik gericilik meselesini soruyor ve hocası cevaplıyor. * *
--spoiler--
dairesel bir pistte yarışan atları düşünelim. 4 tur olmak nisbetiyle, bin metrelik yarışta, diğerinden dokuz yüz metre ileride olan at, yüz metre geride gibi görünmez mi? işte ileri-geri meselesi budur.
--spoiler--
"hakikati görmekten korkmuyor musun; anlamaktan, anlamanın ateşiyle kavrulmaktan
korkmuyor musun?
dediğim zaman şu cevabı vermişti:
— anlamamaktan korkuyorum! anlayamamanın acısını çekiyorum!
« Istırabımı görmeyen körün yüzüne tükürmek istiyorum!»
diyen fransız şairi ne kadar haklıydı.
benim, içinde yaşadığım ruh iklimine göre, mustafa şekip,
kızgın çöllerin devesine nispetle buz dağlarının kutup ayısını yaşatıyor; ve idraksizlik içindeki
üstün idraki, korkunç bir ahmaklık aczi halinde ortaya döküyordu.
ona sordum:
— sen öldükten sonra senden ne kalacak?..
bir köşede pinekleyen, nasırlı ve çarpık ayakları-şeklini almış iskarpinlerini gösterdi:
— bunlar kalacak!..
ne kadar yalnızız, ne kadar yalnızız!.. (paskal)ın dediği gibi:
« yapayalnız ölürüz!»
necip fazıl kısakürek - o ve ben
korkmuyor musun?
dediğim zaman şu cevabı vermişti:
— anlamamaktan korkuyorum! anlayamamanın acısını çekiyorum!
« Istırabımı görmeyen körün yüzüne tükürmek istiyorum!»
diyen fransız şairi ne kadar haklıydı.
benim, içinde yaşadığım ruh iklimine göre, mustafa şekip,
kızgın çöllerin devesine nispetle buz dağlarının kutup ayısını yaşatıyor; ve idraksizlik içindeki
üstün idraki, korkunç bir ahmaklık aczi halinde ortaya döküyordu.
ona sordum:
— sen öldükten sonra senden ne kalacak?..
bir köşede pinekleyen, nasırlı ve çarpık ayakları-şeklini almış iskarpinlerini gösterdi:
— bunlar kalacak!..
ne kadar yalnızız, ne kadar yalnızız!.. (paskal)ın dediği gibi:
« yapayalnız ölürüz!»
necip fazıl kısakürek - o ve ben
ferhatın sevgilisine kavuşmak için deldiği dağ, benim devirmek borcunda olduğum nefse göre bir kum tanesi!
necip fazıl kısakürek - o ve ben
necip fazıl kısakürek - o ve ben
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar