bugün
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- apo'nun villası9
- tom barrack6
- hoşgeldin kocacığım6
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- erkekler neden evlenmek ister15
- para yok huzur var11
- rad suresi 26 ayet3
- gregor samsa3
- dede tavsiyeleri6
- diablo 54
- spor yaparken tayt giymenin asıl amacı5
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı18
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek6
- kendin hakkında bir entry bırak2
- olympique marseille4
- hangi sözlük kızısın10
- çomartokrasi3
- sözlük erkeklerini annelerine şikayet etmek3
- regl olan kadına söylenmemesi gerekenler7
- beşiktaş7
- arwen2
- günün sözü11
- kürdü sevin21
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya12
- sizi bütün milletlere üstün kıldığımı hatırlayın5
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez9
- tokmakçının anlamını bilmeyen kız4
- seninle şöyle olabildik6
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz3
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- borsada dönen dönerler4
- 18 eylül 20262
- erkek aşagı erkek yukarı6
- oy kullanmak suretiyle hükümeti devirmeye çalışmak3
- husilerin artık çok olmaya başlaması3
- askerde en rahat iş2
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- şansın tesadüf olduğunu zannetmek3
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- türkiye8
- güne almanca bir cümle bırak11
- bazen kazanmak için kaybetmek gerekir4
- hangi winx kızısın5
- elektrik2
- ateist5
- savaşma seviş2
- arabaya acemi sürücü yazmak2
- rusya da çarlığı istemek2
- arap sabununu götüne süren solcu2
okunduktan sonra necip fazıl'ın dedesini sevmemenin imkansız olduğunu düşündüğüm kitap.
sait faik abasıyanık'a ait bir şiir..
Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak...
Hayır değil, değil sıcak;
Dudakların hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tat, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım.
Sensiz edemem!
Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak...
Hayır değil, değil sıcak;
Dudakların hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tat, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım.
Sensiz edemem!
3. tekil şahıs ve 1. tekil şahısın birlikte yaptıkları bir eylemi anlatma isteğinden doğan, sonucunda 1. çoğul şahsı oluşturan gizli olmayan bir öznedir.
necip fazıl ın çilesinden kurtulması hikayesi.
--spoiler--
tam aradığım sorulara, ben daha sormadan cevaplar aldım.
--spoiler--
--spoiler--
tam aradığım sorulara, ben daha sormadan cevaplar aldım.
--spoiler--
en güzel aşk şiirlerinden biri.
necip fazıl kısakürek'in 1965 tarihli otobiyografisi.
--spoiler--
-akşamları gezintiye çıkan bahriyelilerin kılıkları,bal peteğindeki hendese şiirine uygun intizamları*,hususiyle insanı ...
--spoiler--
--spoiler--
-akşamları gezintiye çıkan bahriyelilerin kılıkları,bal peteğindeki hendese şiirine uygun intizamları*,hususiyle insanı ...
--spoiler--
umutsuzluğun ya da umudun şiiri. "ölmemek, delirmemek için..."
o ve ben şiiri:
Mavi karanlık yükseliyor duvarlara,
Siyahın geldiği belli...
Gözleri değiyor, gitme aydınlık tuzak
Bilmediği bir yol izinde, ansızın titriyorum
Sanki kıyamet kopuyorum onla karanlığa
O yol üstü, ben gidiyorum...
Şimdi titrek bir fırtına esiyor, cılız
Damla damla olmuş gökyüzü
Kahverengi gözleri birden siyaha kaçıyor
Nasıl olur, ansızın gömülüyorum
Sanki çığ düşüyorum onla karanlığa
O buz kesiliyor, ben üşüyorum...
Fırtına kesildi, zaten yok
Şimdi buğu buğu oldu gökyüzü,
Her taraf sis...
Yalnızlıktan mı korkuyor bilinmez
Ansızın gözlerine bürünüyorum
Bir şilep batıyorum şimdi onla karanlığa
O boğuluyor, ben ölüyorum...
Mavi karanlık yükseliyor duvarlara,
Siyahın geldiği belli...
Gözleri değiyor, gitme aydınlık tuzak
Bilmediği bir yol izinde, ansızın titriyorum
Sanki kıyamet kopuyorum onla karanlığa
O yol üstü, ben gidiyorum...
Şimdi titrek bir fırtına esiyor, cılız
Damla damla olmuş gökyüzü
Kahverengi gözleri birden siyaha kaçıyor
Nasıl olur, ansızın gömülüyorum
Sanki çığ düşüyorum onla karanlığa
O buz kesiliyor, ben üşüyorum...
Fırtına kesildi, zaten yok
Şimdi buğu buğu oldu gökyüzü,
Her taraf sis...
Yalnızlıktan mı korkuyor bilinmez
Ansızın gözlerine bürünüyorum
Bir şilep batıyorum şimdi onla karanlığa
O boğuluyor, ben ölüyorum...
necip fazıl kısakürek üstâdı daha iyi anlamak için mutlaka okunması gereken eser. satırları arasında kardeşi selma'yı ve ona dâir pişmanlıklarını öyle bir anlatır ki, kardeş acısı yaşamış olanların yüreğini ayrı bir dağlar!
üstadın, üstadıyla geçirdiği '34-'39 yılları arasında öğrendiği hikmetleri içerir muhteşem kitap.
Nfk ilericilik gericilik meselesini soruyor ve hocası cevaplıyor. * *
--spoiler--
dairesel bir pistte yarışan atları düşünelim. 4 tur olmak nisbetiyle, bin metrelik yarışta, diğerinden dokuz yüz metre ileride olan at, yüz metre geride gibi görünmez mi? işte ileri-geri meselesi budur.
--spoiler--
Nfk ilericilik gericilik meselesini soruyor ve hocası cevaplıyor. * *
--spoiler--
dairesel bir pistte yarışan atları düşünelim. 4 tur olmak nisbetiyle, bin metrelik yarışta, diğerinden dokuz yüz metre ileride olan at, yüz metre geride gibi görünmez mi? işte ileri-geri meselesi budur.
--spoiler--
"hakikati görmekten korkmuyor musun; anlamaktan, anlamanın ateşiyle kavrulmaktan
korkmuyor musun?
dediğim zaman şu cevabı vermişti:
— anlamamaktan korkuyorum! anlayamamanın acısını çekiyorum!
« Istırabımı görmeyen körün yüzüne tükürmek istiyorum!»
diyen fransız şairi ne kadar haklıydı.
benim, içinde yaşadığım ruh iklimine göre, mustafa şekip,
kızgın çöllerin devesine nispetle buz dağlarının kutup ayısını yaşatıyor; ve idraksizlik içindeki
üstün idraki, korkunç bir ahmaklık aczi halinde ortaya döküyordu.
ona sordum:
— sen öldükten sonra senden ne kalacak?..
bir köşede pinekleyen, nasırlı ve çarpık ayakları-şeklini almış iskarpinlerini gösterdi:
— bunlar kalacak!..
ne kadar yalnızız, ne kadar yalnızız!.. (paskal)ın dediği gibi:
« yapayalnız ölürüz!»
necip fazıl kısakürek - o ve ben
korkmuyor musun?
dediğim zaman şu cevabı vermişti:
— anlamamaktan korkuyorum! anlayamamanın acısını çekiyorum!
« Istırabımı görmeyen körün yüzüne tükürmek istiyorum!»
diyen fransız şairi ne kadar haklıydı.
benim, içinde yaşadığım ruh iklimine göre, mustafa şekip,
kızgın çöllerin devesine nispetle buz dağlarının kutup ayısını yaşatıyor; ve idraksizlik içindeki
üstün idraki, korkunç bir ahmaklık aczi halinde ortaya döküyordu.
ona sordum:
— sen öldükten sonra senden ne kalacak?..
bir köşede pinekleyen, nasırlı ve çarpık ayakları-şeklini almış iskarpinlerini gösterdi:
— bunlar kalacak!..
ne kadar yalnızız, ne kadar yalnızız!.. (paskal)ın dediği gibi:
« yapayalnız ölürüz!»
necip fazıl kısakürek - o ve ben
ferhatın sevgilisine kavuşmak için deldiği dağ, benim devirmek borcunda olduğum nefse göre bir kum tanesi!
necip fazıl kısakürek - o ve ben
necip fazıl kısakürek - o ve ben
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar