bugün
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek5
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 20073
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- traş olmaya üşenmek6
- ben tevratı da okudum incili de12
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- 6 yaşındaki kızını satan anne7
- yahuda işkariyot3
- en tehlikeli insanlar neden en sevilenlerdir3
- escort ile para kavgası4
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- cop315
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil11
- eski sevgiliyi cadılar bayramı kutlarken görmek3
- sözlük kürdü54
- şanzıman ustası4
- şehriyesiz pilav2
- volkswagen passat9
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- arkadaşlar naber ya3
- allah5
- ortadoğuya atom atmak2
- simit ayran3
- abd'nin irana nüfleer atma ihtimali2
- türkiyeli kahvesi8
- 30 liraya satılan tavuk döner10
- zenginin çocuğu olaydım yiyip yataydım düşüncesi3
- 007 tarzı entry girmek3
- ömür usta dizisi2
- boşandığı eşine araba alan adam2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- ismail kartal26
- adana tarım fuarı3
- bencil ve kendini beğenmiş rezil4
- türkler bize sözlük kurmak zorunda5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı6
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- mine çakmakçı3
- anneanne3
- askerlik anıları6
- arkadaşlar bu kek yenir mi sizce2
- kuru fasulye2
- balıkla birlikte ayran içmek2
- millette manyak para var13
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
okunduktan sonra necip fazıl'ın dedesini sevmemenin imkansız olduğunu düşündüğüm kitap.
sait faik abasıyanık'a ait bir şiir..
Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak...
Hayır değil, değil sıcak;
Dudakların hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tat, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım.
Sensiz edemem!
Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak...
Hayır değil, değil sıcak;
Dudakların hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tat, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım.
Sensiz edemem!
3. tekil şahıs ve 1. tekil şahısın birlikte yaptıkları bir eylemi anlatma isteğinden doğan, sonucunda 1. çoğul şahsı oluşturan gizli olmayan bir öznedir.
necip fazıl ın çilesinden kurtulması hikayesi.
--spoiler--
tam aradığım sorulara, ben daha sormadan cevaplar aldım.
--spoiler--
--spoiler--
tam aradığım sorulara, ben daha sormadan cevaplar aldım.
--spoiler--
en güzel aşk şiirlerinden biri.
necip fazıl kısakürek'in 1965 tarihli otobiyografisi.
--spoiler--
-akşamları gezintiye çıkan bahriyelilerin kılıkları,bal peteğindeki hendese şiirine uygun intizamları*,hususiyle insanı ...
--spoiler--
--spoiler--
-akşamları gezintiye çıkan bahriyelilerin kılıkları,bal peteğindeki hendese şiirine uygun intizamları*,hususiyle insanı ...
--spoiler--
umutsuzluğun ya da umudun şiiri. "ölmemek, delirmemek için..."
o ve ben şiiri:
Mavi karanlık yükseliyor duvarlara,
Siyahın geldiği belli...
Gözleri değiyor, gitme aydınlık tuzak
Bilmediği bir yol izinde, ansızın titriyorum
Sanki kıyamet kopuyorum onla karanlığa
O yol üstü, ben gidiyorum...
Şimdi titrek bir fırtına esiyor, cılız
Damla damla olmuş gökyüzü
Kahverengi gözleri birden siyaha kaçıyor
Nasıl olur, ansızın gömülüyorum
Sanki çığ düşüyorum onla karanlığa
O buz kesiliyor, ben üşüyorum...
Fırtına kesildi, zaten yok
Şimdi buğu buğu oldu gökyüzü,
Her taraf sis...
Yalnızlıktan mı korkuyor bilinmez
Ansızın gözlerine bürünüyorum
Bir şilep batıyorum şimdi onla karanlığa
O boğuluyor, ben ölüyorum...
Mavi karanlık yükseliyor duvarlara,
Siyahın geldiği belli...
Gözleri değiyor, gitme aydınlık tuzak
Bilmediği bir yol izinde, ansızın titriyorum
Sanki kıyamet kopuyorum onla karanlığa
O yol üstü, ben gidiyorum...
Şimdi titrek bir fırtına esiyor, cılız
Damla damla olmuş gökyüzü
Kahverengi gözleri birden siyaha kaçıyor
Nasıl olur, ansızın gömülüyorum
Sanki çığ düşüyorum onla karanlığa
O buz kesiliyor, ben üşüyorum...
Fırtına kesildi, zaten yok
Şimdi buğu buğu oldu gökyüzü,
Her taraf sis...
Yalnızlıktan mı korkuyor bilinmez
Ansızın gözlerine bürünüyorum
Bir şilep batıyorum şimdi onla karanlığa
O boğuluyor, ben ölüyorum...
necip fazıl kısakürek üstâdı daha iyi anlamak için mutlaka okunması gereken eser. satırları arasında kardeşi selma'yı ve ona dâir pişmanlıklarını öyle bir anlatır ki, kardeş acısı yaşamış olanların yüreğini ayrı bir dağlar!
üstadın, üstadıyla geçirdiği '34-'39 yılları arasında öğrendiği hikmetleri içerir muhteşem kitap.
Nfk ilericilik gericilik meselesini soruyor ve hocası cevaplıyor. * *
--spoiler--
dairesel bir pistte yarışan atları düşünelim. 4 tur olmak nisbetiyle, bin metrelik yarışta, diğerinden dokuz yüz metre ileride olan at, yüz metre geride gibi görünmez mi? işte ileri-geri meselesi budur.
--spoiler--
Nfk ilericilik gericilik meselesini soruyor ve hocası cevaplıyor. * *
--spoiler--
dairesel bir pistte yarışan atları düşünelim. 4 tur olmak nisbetiyle, bin metrelik yarışta, diğerinden dokuz yüz metre ileride olan at, yüz metre geride gibi görünmez mi? işte ileri-geri meselesi budur.
--spoiler--
"hakikati görmekten korkmuyor musun; anlamaktan, anlamanın ateşiyle kavrulmaktan
korkmuyor musun?
dediğim zaman şu cevabı vermişti:
— anlamamaktan korkuyorum! anlayamamanın acısını çekiyorum!
« Istırabımı görmeyen körün yüzüne tükürmek istiyorum!»
diyen fransız şairi ne kadar haklıydı.
benim, içinde yaşadığım ruh iklimine göre, mustafa şekip,
kızgın çöllerin devesine nispetle buz dağlarının kutup ayısını yaşatıyor; ve idraksizlik içindeki
üstün idraki, korkunç bir ahmaklık aczi halinde ortaya döküyordu.
ona sordum:
— sen öldükten sonra senden ne kalacak?..
bir köşede pinekleyen, nasırlı ve çarpık ayakları-şeklini almış iskarpinlerini gösterdi:
— bunlar kalacak!..
ne kadar yalnızız, ne kadar yalnızız!.. (paskal)ın dediği gibi:
« yapayalnız ölürüz!»
necip fazıl kısakürek - o ve ben
korkmuyor musun?
dediğim zaman şu cevabı vermişti:
— anlamamaktan korkuyorum! anlayamamanın acısını çekiyorum!
« Istırabımı görmeyen körün yüzüne tükürmek istiyorum!»
diyen fransız şairi ne kadar haklıydı.
benim, içinde yaşadığım ruh iklimine göre, mustafa şekip,
kızgın çöllerin devesine nispetle buz dağlarının kutup ayısını yaşatıyor; ve idraksizlik içindeki
üstün idraki, korkunç bir ahmaklık aczi halinde ortaya döküyordu.
ona sordum:
— sen öldükten sonra senden ne kalacak?..
bir köşede pinekleyen, nasırlı ve çarpık ayakları-şeklini almış iskarpinlerini gösterdi:
— bunlar kalacak!..
ne kadar yalnızız, ne kadar yalnızız!.. (paskal)ın dediği gibi:
« yapayalnız ölürüz!»
necip fazıl kısakürek - o ve ben
ferhatın sevgilisine kavuşmak için deldiği dağ, benim devirmek borcunda olduğum nefse göre bir kum tanesi!
necip fazıl kısakürek - o ve ben
necip fazıl kısakürek - o ve ben
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar