bugün

ne kadar öğretilmeye çalışılsa da kimseye sonradan kazandırılamayan, doğuştan, genlerden belki de, insan da bulunan/bulunmayan özelliklerden birisi.
toplumda tanımlanabilen ve kabul görmüş bir görgü kuralı. gerekli zamanlarda gösterilen kibarlık ve saygıyı ifade eder.
ancak toplumumuzda çok az rastlanmaktadır.
gittikçe kaybolan bir değer
ozellikle kadının gereklilik parametrelerinin ilk sırasında yer almalıdır. cunku bu hem gereklidir, hemde olmazsa olmazdır..
ilk başta tarkan ın seslendirmesi düşünülen ancak vazgeçildiği için bugünlerde günce koral kızımıza nasip olan leziz şarkı.
her dinlediğimde "esas işimiz yaşamak olmalı" kısmıyla gelsin hayat bildiği gibi sarksındaki sezen in söylediği bölünü bize tekrar hatırlatan,son günlerde dinlemekten kendimi alamadığım sezen parcası.
her kırılışta tekrar kendini yenileyecek kadar güçlü olmak demektir.
Herkesde bunulamayacak kadar değerli, Herkeze gösterilemicek kadar önemli olan olgudur.
nezaket çok başka bişiydir. ne öyle insanın aq demesiyle bozulucak ne de örneğin bir kadının sigarasını yakmakla kolayca sağlanabilecek bişeydir. bir çakmağı ne kadar hızlı çakarsan çak yada bir sandalyeyi ne kadar muntazam konumlandırırsan konumlandır o saygı, anlayış ve sevgi yok ise özünde o hassas ince değeri veremezsin. çünkü nezaket taklit edilebilecek bi zanaat değildir. taklitleri tiksinçtir.
NEZAKET.... iSTER iSKARPiN GiYSiN iSTER ÇARIK; BASTIĞI YERi ASLA KiRLETMEZ.
kraliçeden bir hayat dersi daha. kurşuni renkler'in önsüzü niteliğinde, bambaşka bir şarkıdır kendisi... orta yaşlar yakındır artık, saçlarda tek tük beyazlar belirir. ve kafamıza henüz dank eden koca bir gerçek : 'ne çok zaman harcamışım meğer...' devamında da iç ses yetişir : 'şimdi ne koparırsam kâr.'
diğer yandan da isyancı yanımız, az da olsa kalan umudu sondürmeye çalışırcasına, bugüne kadar kazanılanların fani olduğunu bize fısıldar: 'dünya malı en nihayet...' ve yaşanan tüm acılara rağmen, dünyanın sizin için dönmesini durdurmayacağı gerçeğiyle karşı karşıya bırakır: 'ne ağır kayıplar verdik lakin kopmadı ya kıyamet'... sonrasında da hayata dört elle sarılmamız gerektiğini, bir marş tadıyla öğretir : 'ömür geçiyor güzelim, hadi kalbini dinle...' en güzeli de ne biliyor musunuz : insan daha çok sevişmeli yariyle...
bir günce Koral şarkısı:

Orta yaşlar yakın
Ne çok zaman harcamışım
Şimdi ne koparırsam kar
Dünya işleri beklesin dinlensin biraz telaşlar
Kaçırmadan trenleri
Bizi terkemeden aşklar
Dost gördük düşman gördük
Alıştık haline
Hayat biraz da tesadüf bu yüzden
Ömür geçiyor güzelim hadi
Kalbini dinle
esas işimiz yaşamak olmalı ille de ille
Ömür geçiyor güzelim hadi
Kalbini dinle
Esas işimiz yaşamak olmalı ille de ille
Fazlasında gözüm yok hiç
Dünya malı en nihayet
Ne ağır kayıplar verdik
Lakin kopmadı ya kıyamet
Küçük şeyler sevindirir beni
Mesela biraz nezaket
Dost gördük düşman gördük
Alıştık haline
Hayat biraz da tesadüf bu yüzden
Küçük şeyler sevindirir beni
Mesela biraz nezaket.
cok guzel bir kız ismi.
her insanda, * aktive edilmiş veya edilmemiş sekilde bulunan bir özellik.
sözlük içi diyaloglarda mumla aranandır.
Bir bütün lahananın içine kuşbaşı et konularak yapılan dolma.
erkekler tarafından icra edildiğinde kılbıklıkla karıştırılabilen şey.
normal şartlarda olması gereken. belli bir sınıra kadar.
insanlar, isimlerinin anlamlarını taşırlarmış efendim. ayrıca 8. nesil yazardır, benım adımdır
yeni bir bayan yazar. boş gelmiş.
ilişkilerimde en önemli olan şey, bunun aksine tahammül etmem zira ben kendim için karşımdakine nazik davranırım.
nezaket başkalarına karşı saygılı kibar nazik ince davranan, bir insanın davranışlarının, niteliği. mesela? bir insana dikkatli davranmayı gerektiren önemli iş yada durum.
Nezaket toplum bazında genel gerekliliklerin başında gelir. Nezaket toleransı, hoşgörüyü, birlikteliği ve tüm bunların yanında sağlıklı işleyişi getirir. Nezaket değerine sahip toplum huzurlu toplumdur. Nezaket bireyler arasında karşılıklı sorumluluk bilincini perçinler.
aile terbiyesinin en önemli kısmı.

sadece kadınlara değil, çocuk vs. farketmeksizin insan olan herkese gösterilmesi gereken incelik hali.
nezaket; kendimizi ne kadar çok başkalarını ne kadar az düşündüğümüzü göstermeme sanatıdır.

babamdan inciler.
Kısaca insan olmak.
Bazı ülkelerde nezaket göstererek tasarruf yapmak mümkündür.
görsel
birçok yazılı olmayan kuralını genellemek mümkündür. karşıdaki insanın olumlu bir koşul edinmesi amacıyla, onun olumsuz koşulunu göze almaktır.

örneğin;
- ağır bir yük taşıken, daha ağır olan kısmını tercih etmek.
- toplu taşıma araçlarında başkalarına yer vermek.
- üzerinizdeki montu üşüyen birine ödünç vermek.

ülkemiz insanı diğer insanlar kadar pragmatik olmadığı halde eğitimsizlik insanların nezaketi kıvırtmak olarak algılamasına neden oluyor. nezaket yanlızca kibar konuşmak değildir. konuşmaya gelince fransız beyefendisi kesilenler iş kapıları tutmaya gelince aşağılık gördükleri türkler kadar bile olamıyorlar haberlerinde yok.
Nezaket deyince aklıma Mehmet Akif gelir. Aşırı nazik insanların her zaman sakladıkları veya örttükleri bir yön var der üstad. Gerçekten öyle. Aşırı nazik insanlar çoğu vakit gerçek yüzlerini göstermek istemez...
bir insanda bulunması farz olan yegane özelliktir.
kişinin kalitesini belirleyici bir unsurdur.
günümüz insanlarında azalmış hatta neredeyse yok olma noktasına gelmiş bir olgudur.
aslolandır. herkes yeterince hırçın ve kaba. birilerinin gülümsemesini, hatır sormasına, incelik göstermesine ihtiyacımız var. bu insanı insana yaklaştıran şey.
bazen ikiyüzlülük olduğunu düşündüren şey.
sevgi ve anlayış gösterim biçimi.
bu dünyada kapladıgımız alan için ödememiz gereken kira.
pozitif cinsiyetciligin insanlik kurallarindaki karsiligidir. basit ornek ; hic taninmayan bir kadina , sirf kadin oldugu icin kendisine nezaket gosterilir. kadinlar gunu vardir mesela.

ornekler artitilabilir.
meb'e göre kendinizi ne kadar çok, diğerlerini ne kadar az düşündüğünüzü karşınızdakine belli etmemektir.
budur.
görsel
Asil bir çınar ağacının büyümesi gibidir. Dalları olan zarifliği kırarsan o ağacın yıkılmasıdır.
kimsenin götüne girmeyendir. kaçınmayın bundan, bir şey kaybetmiyorsunuz.
insanın bünyesinde bulunan ama toplumda bulunmayan özellik. yok abi vazgeçtim kimseye nazik olmayacaksın. hak etmiyor ipneler. bir tane daha alabilir miyim demeyeceksin en basitinden bir lokontaya gittiğinde. getirip önüne atıyor gibi. koçum bir tane daha yolla diyeceksin. teşekkür ederim demeyeceksin, dedin mi ezik sanıyorlar. tamam diyeceksin. ancak bundan anlar olmuş amk toplumu.
güzel bir örnek;
görsel
ben nasıl kelimelerimi düşünerek, seçerek konuşuyorsam karşımdakide öyle olmalı. yoksa tekmeyi vururum...
Terbiyeli insanların yapacağı eylemski.
Eylem değildir, durumdur. Eylem hali nezaket göstermektir.
bir kadın ismi olması dışında icabında iyi davranılan bir kavram.
yapmacık bir tavır.
sosyal olmanın gereklerinden biri, asla gerçekten değer verilip verilmediğini açığa çıkarmaz.
çok önemli olan bir davranış biçimidir.

davranış biçimi midir onu da bilmiyorum.

ama bildiğim bir şey varsa, insanlar, birbirlerine biraz nezaket göstermelidirler. hep burnunun dikine, hep bana, hep bana, yine bana olmaz. arada sırada karşındakine de olmaz. madem karşılıklı çıkar söz konusu, o zaman karşılıklı olarak, bir sana bir ona.

anlaştık mı cnm?

anlaşalım.
nezaket nedir ? nasıl gösterilir ? :
https://encrypted-tbn1.gs...lFVP1xywwhHSjg_hC-wYniMyU

bazı insanların hayatlarında ileriye adım atamamalarının sebebidir nezaket. aman ince düşüneyim, aman nazik olayım.
"çizgimi bozmayayım da varsın kazanmıyım, sıkıntı değil" düşünceleri. çoğu insanın gözünü kırpmadan yaptığı şeyleri
yapmamayı gerektirir nezaket. nezaket kuralları diye bi' bok var mesela. kimse yazmamıştır belki bu kuralları ama,
vardır yani.
iyi ile kötüyü ayıran şeylerden biri de nezakettir mesela. "kötü olmayayım, iyi bilsinler" düşüncesi de nezakete dayanır.
nezaket göstererek iyi bilinirsin, nazik. ama bu sana bi' şey kazandırır mı bilmem tabi. ilişkiler bağlamında düşünürsen,
çok kankan olur. hayatında daha ileri seviyede gördüğün, düşündüğün insanlar bile "kanka" olur hayatında.
nezaket, hoşlandığın insanla, sevgilisi hakkında dertleşmeyi doğurur. o yola açılan ilk kapı yani.
ezilmeyi gerektirir nezaket yani, iş yerinde, ilişkilerde, çok yakın olmasa da aile içinde.
schopenhauer a göre karşılıklı birşey bu sırf karşı tarafın aptallığına tahammül etmeliyiz ki yüzümüz olsun.peki ya karşılıksızsa?.
bir kez daha fazla "nezaket" göstermenin götte patlayacağını tecrübeyle sabitledik.
tabakta kalan son kalamar. çok da güzel, iki kişiyiz masada. ikimiz de birbirimizden kibar. ben nezaketten ellemedim alsın karşımdaki yesin diye düşündüm. onun da hiç niyeti yok. derken garson bey gözlerimizin içine baka baka "afiyet olsun" diyerek aldı götürdü tabağı. yolda bi' farketti durumu fakat artık geri koyulmaz diye devam etti yoluna. eminim ki mutfakta mideye indirdi güzelim kalamarı.
ertesi hafta aynı insan aynı mekan, içkiler aynı. ortada kalamar, kaldı tabakta bi' tane. karşımdaki lafımı kesti,
- çok özür dilerim böldüm ama şu kalamarı midene indirmezsen biraz sonra garson yine götürcek, biz de birbirimize nezaket gösterdiğimizle kalıcaz.

sık görüştüğüm biri olduğu için aynı ortama ne zaman girsek farklı insanlarla anlatırız bu tecrübeyi, son kalamarı mideye indirirken.