bugün
- dansöz izleme keyfi12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı39
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- aziz yıldırım12
- enayimiknatisii36
- uzak durulası insan modelleri5
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması7
- ölüm2
- ismail kartal9
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- insan olmaya ceyrek kala26
- öylesine bir şeyler yaz2
- online listesinden manita beğenmek7
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- flat white4
- serhat kılıç13
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- hangi renksiniz17
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- kerem aktürkoğlu8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- fusya semsiyeli yabanci8
- geceye bir söz bırak8
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- şu an dinlediğiniz şarkı2
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- evde dondurma yapmak5
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- anın görüntüsü24
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- limonlu dondurma4
- sözlükteki şer çetesi12
- milan skriniar5
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması4
- ragnarın memeleri5
- gocu50
- s'i l v'e r m'i s t29
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- sözlükte herkesin avcı olması12
- beşiktaş8
- seri eksici6
- sözlükteki zorbalar12
- ioçk'nın mavi boncuğu toptan alması4
- herkese mavi boncuk dağıtan kız4
ne? sorusunun evrimleşmiş hali.
insan sesine en çok benzeyen enstrüman.
ne zaman dinlesem rahatlarım rahatlarız.
(bkz: mercan dede)
şey dendikten sonra sorulası değişim geçiren soru kelimesi : ney?
insanı alır uzaklara götürür.
(bkz: mar)
neyin nefesini dinlemek; sizi hüzünlendirebilir, ağlatabilir de, içinizde bir hoşluk oluşturabilir de... fakat ondan bir şey almamız lazım, ondan bir şey algılamamız lazım. hz. mevlana: ''dinle ney'den'' demiş...
ney nefesini duyduğunuz anda ben de üflemek istiyorum dersiniz; fakat göründüğü kadar kolay olmuyor üflemek. hisli olmanız gerekiyor, ney'e gerçekten değer vermeniz gerekiyor. içtenlik burada çok önemli... sabretmek burada çok önemli...
ney'e başlamadan önce üfleyip, nefesi çıkarmak istedim, ''eğer yapamazsam ney alıp da üflemeyeceğim; sadece o muazzam ney nefesini dinlemek ile yetineceğim.'' dedim. ve ırgandı köprüsü'ne doğru yola koyulduk sevgili tıpçıyla. ney'i alacağımız hocanın yanında başladım üflemeye. bir üfledim, iki üfledim, üç üfledim... ağladım, sinirlendim, bir ara ney'i bırakıp gitmek istedim; fakat dışarıda da yağmur yağıyordu... gidemedim, tekrar denedim: bir üfledim, iki üfledim, üç üfledim... yine sonuç yok... ibrahim benlioğlu'na dedim ki:''hocam, acaba ney'de mi bir sorun var?'' hoca güldü tabii, genelde üfleyip de sesi çıkaramayanlar bu bahaneyi uyduruyor... ''acaba ney'de mi sorun var?''
her neyse, fakat ben inatçıydım ve kesinlikle bunu başarmalıydım.
ney nefesini çıkarmıştım; fakat saat beşe geliyordu biz oraya gittiğimizde ise saat birdi. insanlar bir ay boyunca ney nefesini çıkarmak için uğraşıyorlarmış; bazen daha uzunda oluyormuş bu süre... bazı arkadaşlarım da üflemek istediler hatta gidip ney alıp kursa başlamak istediler, özendiler; fakat ben durumu onlara izah ettikten sonra sadece dinlemek ile yetinmek istediklerini dile getirdiler...
işte bir hevesle başladım ney'e sonrası geldi tabii, sadece öylesine bir heves değildi bu... onu özenle koruyup, saklıyorsunuz, değer veriyorsunuz. bir başkası ben de deneyeyim mi deyince yüreğinizde bir burukluk peydah oluyor, onu bir başkasının elinde görmek istemiyorsunuz, bir başkasının nefesinin onun duvarlarına çarpıpta bir başkasının nefesini çıkarmasını istemiyorsunuz... anlayacağınız o sizin en kıymetliniz oluyor.
ve üflerken niyetiniz çok önemli ne niyet ederseniz tecelliyatta o doğrultuda vuku bulacaktır.
ney bir sopa edasıyla tutulmamalı, tutulmaz; bu bir edepsizliktir.
ve ''en önemlisi de ney çalınmaz, üflenir.''
mesela mevleviler eüzü besmele çekip üç sefer öperler. ney'i kendi uzvundan bir uzuvmuş gibi görürler ve hz. ney derler zaten. hz. ney. tabii bunlar toplum içerinde sonradan yanlış anlaşılmaya başlanmış. yani ney'e hazret diyorlar falan demişler. ney'den kasıt mürşidi kamildir. allah'ın veli dostudur. ve her neyzen ney'i üflerken kendisinden üfleyenin üstadı olduğunu düşünür. kendisinden üfleyenin allah olduğunu düşünür. ve üflerken o edeple üfler.
bana göre bir de şu var, ney'i üfleyeceğimiz ortamda çok önemli, insana bir şeyler katmalı; üfleyen kişiyi etkilemeli, duygulandırmalı -ki ney'den çıkan nefeste insanları etkileyebilsin...
ney nefesini duyduğunuz anda ben de üflemek istiyorum dersiniz; fakat göründüğü kadar kolay olmuyor üflemek. hisli olmanız gerekiyor, ney'e gerçekten değer vermeniz gerekiyor. içtenlik burada çok önemli... sabretmek burada çok önemli...
ney'e başlamadan önce üfleyip, nefesi çıkarmak istedim, ''eğer yapamazsam ney alıp da üflemeyeceğim; sadece o muazzam ney nefesini dinlemek ile yetineceğim.'' dedim. ve ırgandı köprüsü'ne doğru yola koyulduk sevgili tıpçıyla. ney'i alacağımız hocanın yanında başladım üflemeye. bir üfledim, iki üfledim, üç üfledim... ağladım, sinirlendim, bir ara ney'i bırakıp gitmek istedim; fakat dışarıda da yağmur yağıyordu... gidemedim, tekrar denedim: bir üfledim, iki üfledim, üç üfledim... yine sonuç yok... ibrahim benlioğlu'na dedim ki:''hocam, acaba ney'de mi bir sorun var?'' hoca güldü tabii, genelde üfleyip de sesi çıkaramayanlar bu bahaneyi uyduruyor... ''acaba ney'de mi sorun var?''
her neyse, fakat ben inatçıydım ve kesinlikle bunu başarmalıydım.
ney nefesini çıkarmıştım; fakat saat beşe geliyordu biz oraya gittiğimizde ise saat birdi. insanlar bir ay boyunca ney nefesini çıkarmak için uğraşıyorlarmış; bazen daha uzunda oluyormuş bu süre... bazı arkadaşlarım da üflemek istediler hatta gidip ney alıp kursa başlamak istediler, özendiler; fakat ben durumu onlara izah ettikten sonra sadece dinlemek ile yetinmek istediklerini dile getirdiler...
işte bir hevesle başladım ney'e sonrası geldi tabii, sadece öylesine bir heves değildi bu... onu özenle koruyup, saklıyorsunuz, değer veriyorsunuz. bir başkası ben de deneyeyim mi deyince yüreğinizde bir burukluk peydah oluyor, onu bir başkasının elinde görmek istemiyorsunuz, bir başkasının nefesinin onun duvarlarına çarpıpta bir başkasının nefesini çıkarmasını istemiyorsunuz... anlayacağınız o sizin en kıymetliniz oluyor.
ve üflerken niyetiniz çok önemli ne niyet ederseniz tecelliyatta o doğrultuda vuku bulacaktır.
ney bir sopa edasıyla tutulmamalı, tutulmaz; bu bir edepsizliktir.
ve ''en önemlisi de ney çalınmaz, üflenir.''
mesela mevleviler eüzü besmele çekip üç sefer öperler. ney'i kendi uzvundan bir uzuvmuş gibi görürler ve hz. ney derler zaten. hz. ney. tabii bunlar toplum içerinde sonradan yanlış anlaşılmaya başlanmış. yani ney'e hazret diyorlar falan demişler. ney'den kasıt mürşidi kamildir. allah'ın veli dostudur. ve her neyzen ney'i üflerken kendisinden üfleyenin üstadı olduğunu düşünür. kendisinden üfleyenin allah olduğunu düşünür. ve üflerken o edeple üfler.
bana göre bir de şu var, ney'i üfleyeceğimiz ortamda çok önemli, insana bir şeyler katmalı; üfleyen kişiyi etkilemeli, duygulandırmalı -ki ney'den çıkan nefeste insanları etkileyebilsin...
kendine aşık edip saatlerce bir ses çıkarmak için peşinden sürükleyen acımasız müzik aleti.
çıkardığı sesle ruhunuzu doyuran muhteşem bir alet.
ilk başlarda ses çıkartmanın çok zor olduğu mucizevi alet.
adeta insanın ruhunu bu dünyadan çeken bir sesi olan tasavvufi bir enstrümandır. ayrıca bir kural olarak,
ney çalınmaz, üflenir.
ney çalınmaz, üflenir.
''benim neyim eksik, neyimi getirin bana'' gibi boş esprilerle anılan üflemeli müzik aleti.
alırsın eline ses çıkartmaya çalışırsın, bir süre sonra burnun karıncalanır, göz damarlarındaki zonklamayı hissedersin derken gözlerin kapanır. gözlerini açtığında anneni görürsün seni kendine getirtmiştir. yattığın yerden doğrulursun ve neyini eline alıp tekrar üflemeye başlarsın.
ney üflenirken gözler kapatıldığında, zamanda yolculuk bu olsa gerek dedirtebilen çalgı.
son bir kaç gündür beni etkisi altına alan enstrümanın adı, hatta bir enstrümandan çok daha fazlası sanki o aletten çıkan sadece bir ses değilde ruhunuza dokunan bir el gibi. bu zamana kadar nasıl mahrum kalmışım böyle bir güzellikten diyor ve bu harikulade enstrümana ve onu hakkıyla üfleyenlere saygılarımı gönderiyorum.
evimde her daim yankılanan dünyanın en güzel sesini çıkaran müzik aleti.. yeri gelir hüzünden hüngür hüngür ağlatır,yeri gelir içinizi huzurla kaplar,bayramda yeni kıyafetlerini giymiş çocuğa dönüştürür.. ney nefes, nefes ise hayattır...
benzersiz sesi ile insanları bırakın hayvanları bile etkilemiş bir müzik aletidir. diğer üflemeli çalgıların aksine sesi üst taraftan çıkar.
Okan Bayülgen'in programında Gürgen Öz'le geçen yaran diyaloğun çıkış noktasıdır.
https://www.youtube.com/watch?v=R1IW0lvJP38
https://www.youtube.com/watch?v=R1IW0lvJP38
(bkz: yok ebenin amı)<
ağlayan ve ağlatan müzik aletidir. insanı alır uzaklara götürür.
bir şiirin fon müziği, mevlana şems hayranlığı ve bir arkadaşımın ısrarları ile başladı ney tutkum. alır almaz üflememek için epey mücadele ettim otobüste denemeyi bile düşündüm. bir an önce eve gidip denemek için nasıl bir koşuşturma içine girdim bilemezsiniz. ney e gönül verene ney de aynı şekilde karşılık veriyor. bir iki üfleme de ses çıkarmakta bana hediyesi oldu. bir aydır uğraşıyorum her yeni seste neye bir kez daha aşık oluyorum. iyi ki hayatıma aldım seni, ey sevgili...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar