bugün
- yeni parti21
- true vs yagmurcu12
- din olmadan ahlak temellendirilemez9
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi5
- kemalizmin gericilik olması7
- cumhuriyet halk partisi10
- zafer partisi neden düştü8
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu9
- kızların keko erkek seviyoruz demesi12
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek7
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın8
- gül gibi efendi erkek10
- süper lig'e gelen yeni kurallar3
- recep tayyip erdoğan10
- uludağ itiraf4
- g'i l d'e d l'i l y14
- askeri hastanesi olmayan nato ülkesi3
- bu koyden olsam ne olacak4
- muslettin amca11
- escorta giden erkek8
- chp dönemi bitti5
- bir escortu etkilemek mümkün müdür sorusu4
- ardaya yüzmeye gitmek5
- türkiye de amerikan futbolu oynamak3
- bayandan nasıl istenir5
- ibda c3
- ben geldim kerkenezler18
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- diamond bosphorus7
- dişçiye gitmek9
- üvey anneannem oğlunu abukat oğlum diye severdi4
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi5
- sözlükten bir kızla sevişmek4
- pipisi 18 cm olan erkek4
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması5
- sözlüğün viagra içmiş gibi coşması4
- kitap alıntıları5
- velvet36
- karşı binadaki kızlar4
- seri gizli artı oy veren melek3
- habire1233
- sözlükteki yaşlı amcalar ve teyzeler3
- okan üniversitesi2
- clean code yazmak için 10 yıl bekleme2
- yagmurcu3
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- sezer efendi sezer efendi 5 nolu ameliyathaneye3
- ata yaşat2
- erdoğan kılıçdaroğlu bahçeli üçgeni4
- türkiye'nin en iyi dizisi kanıt2
ne? sorusunun evrimleşmiş hali.
insan sesine en çok benzeyen enstrüman.
ne zaman dinlesem rahatlarım rahatlarız.
(bkz: mercan dede)
şey dendikten sonra sorulası değişim geçiren soru kelimesi : ney?
insanı alır uzaklara götürür.
(bkz: mar)
neyin nefesini dinlemek; sizi hüzünlendirebilir, ağlatabilir de, içinizde bir hoşluk oluşturabilir de... fakat ondan bir şey almamız lazım, ondan bir şey algılamamız lazım. hz. mevlana: ''dinle ney'den'' demiş...
ney nefesini duyduğunuz anda ben de üflemek istiyorum dersiniz; fakat göründüğü kadar kolay olmuyor üflemek. hisli olmanız gerekiyor, ney'e gerçekten değer vermeniz gerekiyor. içtenlik burada çok önemli... sabretmek burada çok önemli...
ney'e başlamadan önce üfleyip, nefesi çıkarmak istedim, ''eğer yapamazsam ney alıp da üflemeyeceğim; sadece o muazzam ney nefesini dinlemek ile yetineceğim.'' dedim. ve ırgandı köprüsü'ne doğru yola koyulduk sevgili tıpçıyla. ney'i alacağımız hocanın yanında başladım üflemeye. bir üfledim, iki üfledim, üç üfledim... ağladım, sinirlendim, bir ara ney'i bırakıp gitmek istedim; fakat dışarıda da yağmur yağıyordu... gidemedim, tekrar denedim: bir üfledim, iki üfledim, üç üfledim... yine sonuç yok... ibrahim benlioğlu'na dedim ki:''hocam, acaba ney'de mi bir sorun var?'' hoca güldü tabii, genelde üfleyip de sesi çıkaramayanlar bu bahaneyi uyduruyor... ''acaba ney'de mi sorun var?''
her neyse, fakat ben inatçıydım ve kesinlikle bunu başarmalıydım.
ney nefesini çıkarmıştım; fakat saat beşe geliyordu biz oraya gittiğimizde ise saat birdi. insanlar bir ay boyunca ney nefesini çıkarmak için uğraşıyorlarmış; bazen daha uzunda oluyormuş bu süre... bazı arkadaşlarım da üflemek istediler hatta gidip ney alıp kursa başlamak istediler, özendiler; fakat ben durumu onlara izah ettikten sonra sadece dinlemek ile yetinmek istediklerini dile getirdiler...
işte bir hevesle başladım ney'e sonrası geldi tabii, sadece öylesine bir heves değildi bu... onu özenle koruyup, saklıyorsunuz, değer veriyorsunuz. bir başkası ben de deneyeyim mi deyince yüreğinizde bir burukluk peydah oluyor, onu bir başkasının elinde görmek istemiyorsunuz, bir başkasının nefesinin onun duvarlarına çarpıpta bir başkasının nefesini çıkarmasını istemiyorsunuz... anlayacağınız o sizin en kıymetliniz oluyor.
ve üflerken niyetiniz çok önemli ne niyet ederseniz tecelliyatta o doğrultuda vuku bulacaktır.
ney bir sopa edasıyla tutulmamalı, tutulmaz; bu bir edepsizliktir.
ve ''en önemlisi de ney çalınmaz, üflenir.''
mesela mevleviler eüzü besmele çekip üç sefer öperler. ney'i kendi uzvundan bir uzuvmuş gibi görürler ve hz. ney derler zaten. hz. ney. tabii bunlar toplum içerinde sonradan yanlış anlaşılmaya başlanmış. yani ney'e hazret diyorlar falan demişler. ney'den kasıt mürşidi kamildir. allah'ın veli dostudur. ve her neyzen ney'i üflerken kendisinden üfleyenin üstadı olduğunu düşünür. kendisinden üfleyenin allah olduğunu düşünür. ve üflerken o edeple üfler.
bana göre bir de şu var, ney'i üfleyeceğimiz ortamda çok önemli, insana bir şeyler katmalı; üfleyen kişiyi etkilemeli, duygulandırmalı -ki ney'den çıkan nefeste insanları etkileyebilsin...
ney nefesini duyduğunuz anda ben de üflemek istiyorum dersiniz; fakat göründüğü kadar kolay olmuyor üflemek. hisli olmanız gerekiyor, ney'e gerçekten değer vermeniz gerekiyor. içtenlik burada çok önemli... sabretmek burada çok önemli...
ney'e başlamadan önce üfleyip, nefesi çıkarmak istedim, ''eğer yapamazsam ney alıp da üflemeyeceğim; sadece o muazzam ney nefesini dinlemek ile yetineceğim.'' dedim. ve ırgandı köprüsü'ne doğru yola koyulduk sevgili tıpçıyla. ney'i alacağımız hocanın yanında başladım üflemeye. bir üfledim, iki üfledim, üç üfledim... ağladım, sinirlendim, bir ara ney'i bırakıp gitmek istedim; fakat dışarıda da yağmur yağıyordu... gidemedim, tekrar denedim: bir üfledim, iki üfledim, üç üfledim... yine sonuç yok... ibrahim benlioğlu'na dedim ki:''hocam, acaba ney'de mi bir sorun var?'' hoca güldü tabii, genelde üfleyip de sesi çıkaramayanlar bu bahaneyi uyduruyor... ''acaba ney'de mi sorun var?''
her neyse, fakat ben inatçıydım ve kesinlikle bunu başarmalıydım.
ney nefesini çıkarmıştım; fakat saat beşe geliyordu biz oraya gittiğimizde ise saat birdi. insanlar bir ay boyunca ney nefesini çıkarmak için uğraşıyorlarmış; bazen daha uzunda oluyormuş bu süre... bazı arkadaşlarım da üflemek istediler hatta gidip ney alıp kursa başlamak istediler, özendiler; fakat ben durumu onlara izah ettikten sonra sadece dinlemek ile yetinmek istediklerini dile getirdiler...
işte bir hevesle başladım ney'e sonrası geldi tabii, sadece öylesine bir heves değildi bu... onu özenle koruyup, saklıyorsunuz, değer veriyorsunuz. bir başkası ben de deneyeyim mi deyince yüreğinizde bir burukluk peydah oluyor, onu bir başkasının elinde görmek istemiyorsunuz, bir başkasının nefesinin onun duvarlarına çarpıpta bir başkasının nefesini çıkarmasını istemiyorsunuz... anlayacağınız o sizin en kıymetliniz oluyor.
ve üflerken niyetiniz çok önemli ne niyet ederseniz tecelliyatta o doğrultuda vuku bulacaktır.
ney bir sopa edasıyla tutulmamalı, tutulmaz; bu bir edepsizliktir.
ve ''en önemlisi de ney çalınmaz, üflenir.''
mesela mevleviler eüzü besmele çekip üç sefer öperler. ney'i kendi uzvundan bir uzuvmuş gibi görürler ve hz. ney derler zaten. hz. ney. tabii bunlar toplum içerinde sonradan yanlış anlaşılmaya başlanmış. yani ney'e hazret diyorlar falan demişler. ney'den kasıt mürşidi kamildir. allah'ın veli dostudur. ve her neyzen ney'i üflerken kendisinden üfleyenin üstadı olduğunu düşünür. kendisinden üfleyenin allah olduğunu düşünür. ve üflerken o edeple üfler.
bana göre bir de şu var, ney'i üfleyeceğimiz ortamda çok önemli, insana bir şeyler katmalı; üfleyen kişiyi etkilemeli, duygulandırmalı -ki ney'den çıkan nefeste insanları etkileyebilsin...
kendine aşık edip saatlerce bir ses çıkarmak için peşinden sürükleyen acımasız müzik aleti.
çıkardığı sesle ruhunuzu doyuran muhteşem bir alet.
ilk başlarda ses çıkartmanın çok zor olduğu mucizevi alet.
adeta insanın ruhunu bu dünyadan çeken bir sesi olan tasavvufi bir enstrümandır. ayrıca bir kural olarak,
ney çalınmaz, üflenir.
ney çalınmaz, üflenir.
''benim neyim eksik, neyimi getirin bana'' gibi boş esprilerle anılan üflemeli müzik aleti.
alırsın eline ses çıkartmaya çalışırsın, bir süre sonra burnun karıncalanır, göz damarlarındaki zonklamayı hissedersin derken gözlerin kapanır. gözlerini açtığında anneni görürsün seni kendine getirtmiştir. yattığın yerden doğrulursun ve neyini eline alıp tekrar üflemeye başlarsın.
ney üflenirken gözler kapatıldığında, zamanda yolculuk bu olsa gerek dedirtebilen çalgı.
son bir kaç gündür beni etkisi altına alan enstrümanın adı, hatta bir enstrümandan çok daha fazlası sanki o aletten çıkan sadece bir ses değilde ruhunuza dokunan bir el gibi. bu zamana kadar nasıl mahrum kalmışım böyle bir güzellikten diyor ve bu harikulade enstrümana ve onu hakkıyla üfleyenlere saygılarımı gönderiyorum.
evimde her daim yankılanan dünyanın en güzel sesini çıkaran müzik aleti.. yeri gelir hüzünden hüngür hüngür ağlatır,yeri gelir içinizi huzurla kaplar,bayramda yeni kıyafetlerini giymiş çocuğa dönüştürür.. ney nefes, nefes ise hayattır...
benzersiz sesi ile insanları bırakın hayvanları bile etkilemiş bir müzik aletidir. diğer üflemeli çalgıların aksine sesi üst taraftan çıkar.
Okan Bayülgen'in programında Gürgen Öz'le geçen yaran diyaloğun çıkış noktasıdır.
https://www.youtube.com/watch?v=R1IW0lvJP38
https://www.youtube.com/watch?v=R1IW0lvJP38
(bkz: yok ebenin amı)<
ağlayan ve ağlatan müzik aletidir. insanı alır uzaklara götürür.
bir şiirin fon müziği, mevlana şems hayranlığı ve bir arkadaşımın ısrarları ile başladı ney tutkum. alır almaz üflememek için epey mücadele ettim otobüste denemeyi bile düşündüm. bir an önce eve gidip denemek için nasıl bir koşuşturma içine girdim bilemezsiniz. ney e gönül verene ney de aynı şekilde karşılık veriyor. bir iki üfleme de ses çıkarmakta bana hediyesi oldu. bir aydır uğraşıyorum her yeni seste neye bir kez daha aşık oluyorum. iyi ki hayatıma aldım seni, ey sevgili...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar