bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler48
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- yılmaz güney adamlığı10
- exlerle arkadaş kalmak4
- tır şoförü olmayı istemek7
- sözlükte boş beleş başlık açmak8
- nervionun kahve tutan zarif ve güzel elleri5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- sigorta şirketleri hayatını kaybetti4
- buz gibi havada deri ceket giyen kız5
- draco malfoy2
- sözlük kapatılsın9
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi2
- edepsiz yuzır4
- sarı tekeri tokatlamak6
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- sözlükteki bölücüler16
- romanya11
- yogartiksen22
- sakal kesmenin sağlıklı olması4
- ana bacı ya küfür eden insan4
- mum ateşi vs led ışık3
- diğer sözlük adamdır4
- boşevizm2
- komünist rejim geleceğini sanan ovacıklı2
- çakma nostradamus dörtlükleri3
- benim de devletim olsun diyen kürt9
- sözlüğün tat vermemesi2
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam8
- ağlıyorum sözlük21
- geleceği çok merak ederken anı kaçırmak2
- buz gibi havada dondurma yiyen insan3
- sarı renkli top7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- cumaya gitmeyen erkekleri aşağılayan kadın8
- akşam akşam bakkala gitmek için nedenler2
- kral harlaus2
- angelina jolie'nin otel çalışanına bıraktığı not2
- konya karamanmış kökümüz2
- fanların uydurduğu karakterler2
- fon vurgunu21
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- ben vuruldukça çoğalırım yılanoğlu7
- kürtlerin futbol oynaması4
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı20
- mantı3
- türk arapsız yaşayamaz8
- türkiyelilik4
- sen farklısın diyen erkek20
- soğuk gecelerde sokaklara çöken kömür kokusu2
orhan gencebay şarkısı:
Ufka uzanan yolu sana gelen yol sanip
Kendime güldügümü nerden bileceksin
Dün buzdan bir dag iken hayalin aldanip
Birden çözüldügümü nerden bileceksin
Yillarin arkasinda biçare kaldigimi
Felekten nese diye dertlerini çaldigimi
Su koskoca alemden yalnizlik aldigimi
Nihayet öldügüm nerden bileceksin
Ne bir baskasi girdi su gönülden içeri
Ne bir yabanci çikti gönül kapisindan
Allah bir hakki için ilk sevdigim sen oldun
Bana derman bulunmaz senden baskasinda
Ufka uzanan yolu sana gelen yol sanip
Kendime güldügümü nerden bileceksin
Dün buzdan bir dag iken hayalin aldanip
Birden çözüldügümü nerden bileceksin
Yillarin arkasinda biçare kaldigimi
Felekten nese diye dertlerini çaldigimi
Su koskoca alemden yalnizlik aldigimi
Nihayet öldügüm nerden bileceksin
Ne bir baskasi girdi su gönülden içeri
Ne bir yabanci çikti gönül kapisindan
Allah bir hakki için ilk sevdigim sen oldun
Bana derman bulunmaz senden baskasinda
NURULLAH GENÇ şiiridir:
O eski hülyaların sahile vurduğunu
Yakama bir muamma taktığım gün hatırla
Gurbetin mahşerimde bir sıla bulduğunu
Dağlar gibi eriyip aktığım gün hatırla
Nereden bileceksin, şehrin sokaklarında
Kaybolan ışıkların gözlerim olduğunu
Her seher yüreğimde açan karanfillerin
Her akşam ellerimde sararıp solduğunu
Nereden bileceksin
Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin
Siyah tüylü martılar yorgun pencerelerde
Benimle ağlayacak benimle güleceksin
Göğsümde ızdırabı deniz fenerlerinin
Hayatımdan fışkıran hüzne gömüleceksin
Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunu
Bir sana bir göklere baktığım gün hatırla
Gönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunu
Sigaramı sessizce yaktığım gün hatırla
Bilemezsin içimde bir denizdir yaşamak
Sen denizin en uzak noktasında şen şakrak
Ben kırgın dalgalarla avunurum derinde
Gemilere yosunlu mendiller bağlayarak
Nereden bileceksin fesleğen köklerinin
Hercai bulutlardan bıkıp usandığını
Ansızın kayıveren yıldızların ardında
Vuslatı bekleyen bir kalbin yandığını
Nereden bileceksin
Yağmura boyun büken susuz topraklar gibi
Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksin
Sinesinde bi-vefa bir sırrı saklar gibi
infazına yürüyen ölü tutsaklar gibi
Gözlerinin hicranlı yaşını sileceksin
Tatlı bir rayihanın göklere dolduğunu
Irmaklara karışıp aktığım gün hatırla
Gölgelerin ruhumu görüp kaybolduğunu
Mavi bir şimşek gibi çaktığım gün hatırla
Gülümse ve uzaklaş çünkü anlayamazsın
Bu kopan fırtınayı Yusuf'un yüreğinde
Koyu bir çaresizlik ayinidir yalnızlık
Züleyha'nın menekşe büyüyen gözlerinde
Nereden bileceksin kayalara tutunan
Devlerin birer birer vurulup öldüğünü
Rüyaları süsleyen eşsiz mücevherlerin
Bir dervişi görünce yere döküldüğünü
Nereden bileceksin
Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksin
Kollarında rüzgarlı bir deprem karanlığı
Kapı aralığından sessizce gireceksin
Işıldayan bu gönül şahikası önünde
El pençe divan durup sen de eğileceksin
Bülbülün lalezardan neden kovulduğunu
Bu hayal zindanını yıktığım gün hatırla
Balığın susuz kalıp suda boğulduğunu
Acılar evreninden çıktığım gün hatırla..
O eski hülyaların sahile vurduğunu
Yakama bir muamma taktığım gün hatırla
Gurbetin mahşerimde bir sıla bulduğunu
Dağlar gibi eriyip aktığım gün hatırla
Nereden bileceksin, şehrin sokaklarında
Kaybolan ışıkların gözlerim olduğunu
Her seher yüreğimde açan karanfillerin
Her akşam ellerimde sararıp solduğunu
Nereden bileceksin
Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin
Siyah tüylü martılar yorgun pencerelerde
Benimle ağlayacak benimle güleceksin
Göğsümde ızdırabı deniz fenerlerinin
Hayatımdan fışkıran hüzne gömüleceksin
Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunu
Bir sana bir göklere baktığım gün hatırla
Gönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunu
Sigaramı sessizce yaktığım gün hatırla
Bilemezsin içimde bir denizdir yaşamak
Sen denizin en uzak noktasında şen şakrak
Ben kırgın dalgalarla avunurum derinde
Gemilere yosunlu mendiller bağlayarak
Nereden bileceksin fesleğen köklerinin
Hercai bulutlardan bıkıp usandığını
Ansızın kayıveren yıldızların ardında
Vuslatı bekleyen bir kalbin yandığını
Nereden bileceksin
Yağmura boyun büken susuz topraklar gibi
Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksin
Sinesinde bi-vefa bir sırrı saklar gibi
infazına yürüyen ölü tutsaklar gibi
Gözlerinin hicranlı yaşını sileceksin
Tatlı bir rayihanın göklere dolduğunu
Irmaklara karışıp aktığım gün hatırla
Gölgelerin ruhumu görüp kaybolduğunu
Mavi bir şimşek gibi çaktığım gün hatırla
Gülümse ve uzaklaş çünkü anlayamazsın
Bu kopan fırtınayı Yusuf'un yüreğinde
Koyu bir çaresizlik ayinidir yalnızlık
Züleyha'nın menekşe büyüyen gözlerinde
Nereden bileceksin kayalara tutunan
Devlerin birer birer vurulup öldüğünü
Rüyaları süsleyen eşsiz mücevherlerin
Bir dervişi görünce yere döküldüğünü
Nereden bileceksin
Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksin
Kollarında rüzgarlı bir deprem karanlığı
Kapı aralığından sessizce gireceksin
Işıldayan bu gönül şahikası önünde
El pençe divan durup sen de eğileceksin
Bülbülün lalezardan neden kovulduğunu
Bu hayal zindanını yıktığım gün hatırla
Balığın susuz kalıp suda boğulduğunu
Acılar evreninden çıktığım gün hatırla..
(bkz: nereden bileceksiniz)
1980 çıkışlı aşkı ben yaratmadım albümünden orhan gencebay'ın. akşam üstü güneşin battığı yere doğru araçla seyrederken çok feci gider. güneş gözlüğüne direneceksin misal, gözüne güneş gircek böyle bi de... kısık kısık bakacaksın el mecbur. kısık kısık mı? ah be.
en temizi link vermek, dur;
http://fizy.com/#s/1ais1y
en temizi link vermek, dur;
http://fizy.com/#s/1ais1y
asırı tassaklıdır kendileri.
türkiye'de sitarla yapılmış en güzel bestedir. elbette başrollerde orhan gencebay vardır. orhan abimiz "nihayet öldüğümü nereden bileceksin" diyerek olayı özetler, sevilen mahzun olur sevense mutlu.
O donemlerde bu kalitede çok sesli bir eser yoktu.Gencebay ve nereden bileceksin.
Orhan Gencebay bu şarkıda "Dün buzdan bir dağ iken hayaline aldanıp, birden çözüldüğümü nerden bileceksin" demiş ve olayı bitirmiştir.*
muazzam güzellikte bir orhan gencebay bestesi. yalnızlığın, sitemin dibine vurursunuz bunu dinlerken.
Yılların arkasında biçare kaldığımı,
Felekten neşe diye dertleri çaldığımı,
Şu koskoca alemden yalnızlık aldığımı,
Nihayet öldüğümü nerden bileceksin.
görsel
Felekten neşe diye dertleri çaldığımı,
Şu koskoca alemden yalnızlık aldığımı,
Nihayet öldüğümü nerden bileceksin.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar