bugün
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- sneijderın kaşar karısının nafaka talebinin reddi7
- ürdün6
- aykolik'in size istanbul'u gezdirmesi3
- filistin5
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- almanya da yaşayan yazarlar3
- hilafetin türklere faydası18
- barney stinson2
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği5
- 2026 2027 süper lig şampiyonu galatasaray2
- kız sanılan yazarlar11
- nervioya talip olmak5
- öleceğin günü bilmek4
- kibarhergele14
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- ismet gürbüz ile almanya da sosisli yemek3
- kayseri ceosu olan yazarlar4
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- çin2
- mehdi'nin namaz kılmayıp sürekli dolaşması4
- istanbul da cirit atmak5
- ismet gurbuz'e tavsiyeler2
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- azerbaycan da öğretmenlere başörtüsü yasağı3
- çerkezköy kapıkule tren hattı4
- futbol9
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz12
- arkadaşlar ben geri gelsem ayıp olur mu4
- sözlükte sevap işlemek2
- türkiye6
- yuvarlak masa şövalyelerinin meeting set etmesi2
- iki elin doluyken burnun kaşınması3
- çorapla ıslak bir yere basmak2
- siyatik2
- george washington7
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- sözlüğün kırbacı10
- güllü davası nda tuğyan'ın savunması2
- arda turan2
- sorusormayin7
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- hangi yazarla çift olursunuz28
- ucan tekme atan hipopotam45
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı3
- gocu8
- kütüphanelerde risale'i nurlar olmalı4
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı12
- masum sözlük kızları3
Buluşma,görüşme.
Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma,görüşme.
Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma,görüşme.
görüşme.çeşitli kişileri tanımak veya tanıtmak için yapılan görüşmeleri aktaran yazılara mülakat denir.*
bir çeşit sınav.
(bkz: grup mülakatı)
yüksek lisans başvurularında karşılaşılan engellerden biridir. daha önce hiç mülakat görmemiş bünye için çıldırma sebebidir. sorduğunuz her kişiden farklı şeyler işitirsiniz. kendinizi ifade edecek doğru kelimeleri tasarlamaya, ders çalışmaya, sürekli 'acaba ne olacak, nasıl olacak?' sorusunu sormaya devam edersiniz. sizinle kaç kişinin daha aynı bölüme başvurduğunu merak edersiniz. sinir bozucudur, belirsizdir, belirsizliği sinir bozucudur zaten!
iş görüşmesi şeklinde gerçekleşenleri rezalettir. eksik yönlerinizi sorarlar, yok dersiniz, hiç mi yok derler..
ise alinmadan onceki on sevisme asamasidir. On sevismeyi basariyla gecen kisi, is verenin oz guvenini kazanir ve hayatina kazanmis oldugu ozguvenin yaratmis oldugu is istihdamiyla devam eder.
(bkz: röportaj)
kendinize güveniniz tam değilse tam bir işkenceye dönüşen olaydır. bir de mülakata giderken yaşanan boktan duygu vardır ki o da apayrı bir sinir bozucu durumdur.
yüksek lisans , proje, staj veya iş vs vs. için ön görüşme.yarısına ingilizce devam ediyorsa sıçtığının resmidir. karşındaki insan saçmaladığınızı anladığında kıçıyla gülerken ingilizce mülakata devam eder. bir yandan kolay bir ingilizce olup anlarsınız fakat bir yerden koptuğunuzda tekrar uyanmanız için sonuca girer. herşeye rağmen eğlenceli.
(bkz: ben eğleniyorum ya siz)
(bkz: ben eğleniyorum ya siz)
"torpilin yoksa niye geldin ulan" sınavıdır.
balıklı göl'deki balık sayısının sorulabileceği sınavdır.
balıklı göl'deki balık sayısının sorulabileceği sınavdır.
kendinizi mal gibi hisstemenize neden olan sıkıcı olay.
söz konusu iş mülakatı ise vereceğiniz bir tane dengesiz veya ters cevap red almanızı garantiler. sonuçta karşınazdakilerin babalarının oğlu değilsiniz. sizi yarım saat içinde vereceğiniz cevaplarla oturmanızla kalkmanızla tanımaya çalışacaklardır.
yüksek lisans mülakatlarının okul süresi boyunca en salaş haliyle gördüğünüz arkadaşlarınızı okul bitiminden kısa bir süre sonra bir anda şık bir beyfendi/hanfendi olarak görmenizi sağlamak gibi bir fonksiyonu da vardır. özellikle bu mülakatlar öncesinde burun kıvırdığınız karşı cins insanlarının mülakat zamanı bir anda gözünüze hoş gözükmesi durumu da sözkonusudr; lakin bu hoşluk dahi sizin mülakat sebebiyle sahip olduğunuz gerginliği almaya yeterli olmayacaktır.*
hukuk devleti olmak ilkesinin daha işlevsel olması için mutlak surette kaldırılması gereken sınavlardır.
elenip elinizde hiç bir kanıt olmayacak sınavdır.
gizlice kayıt yapsanız hukuki geçerliliği olmayacaktır. anayasaya aykırı.
artık kaldırılası, kayırmayı,torpili bitiresi sınavdır.
elenip elinizde hiç bir kanıt olmayacak sınavdır.
gizlice kayıt yapsanız hukuki geçerliliği olmayacaktır. anayasaya aykırı.
artık kaldırılası, kayırmayı,torpili bitiresi sınavdır.
öss' den zor geçen görüşme.
çalışmak için başvuran kişi hakkında bilgi toplamayı amaçlayan iş görüşmesi, personel tedarikinde kullanılan en yaygın ve en eski bir yöntemdir.
Çeşitli yolları vardır: telefon, yüzyüze gibi...
Çeşitli teknikleri vardır: genel, pozisyona yönelik, yetkinlik bazlı, stres gibi...
"Dünya bir sahnedir" alıntısını düşünmeden değerlendirilmemelidir keza her mülakat bir oyundur kanımca. Fark yaratanları; iki oyuncunun da hünerini hat safhada ortaya koyduğu mülakatlardır. Sağ ve sol omuzda melekler durur, suflör görevi görür. Standart sonucuna bakacak olursak; ya her iki taraf da kazanır ya da her iki taraf da kaybeder. Aykırı olanları yaşanabilir ki; bir taraf gerçekten hayatının dersini alır..
Çeşitli teknikleri vardır: genel, pozisyona yönelik, yetkinlik bazlı, stres gibi...
"Dünya bir sahnedir" alıntısını düşünmeden değerlendirilmemelidir keza her mülakat bir oyundur kanımca. Fark yaratanları; iki oyuncunun da hünerini hat safhada ortaya koyduğu mülakatlardır. Sağ ve sol omuzda melekler durur, suflör görevi görür. Standart sonucuna bakacak olursak; ya her iki taraf da kazanır ya da her iki taraf da kaybeder. Aykırı olanları yaşanabilir ki; bir taraf gerçekten hayatının dersini alır..
yüksek lisansta tezinizi teslim ettikten bir süre sonra yapılan sözlü sınavdır. hocalara bir güzel* sunum da yaparsınız, onlar da size "bakalım bu tezi gerçekten sen mi hazırladın" düşüncesiyle olsa gerek sorular sorar. iyi geçerse ne mutlu.
bu yıl 5 farklı üniversitede 7 sefer girdiğim sınavdır. yavşak hocalara denk gelindi mi bir nevi merhamet dilenmeye bile çevirebilir bu sınav. örneğin, gazi üniversitesi'nde ilk soru "askerliğini yaptın mı?" iken, hacettepe'de herhangi bir soru olmadı, zira hocalar mülakat boyunca kendi aralarında kavga ettiler. uludağ'da kendi öğrencileri olmama rağmen "kendini tanıt" dendi; ankara üniversitesi'nde bir bölümde en ufak bir soru bile sorulmadı, diğer bölümde ise şahane bir sohbet ortamı vardı. ege'de bir bölümde 8 bayan hoca 80 soru sordu, biri "tamam, gidebilirsin." derken diğeri "dur dur, bitmedi daha." diyerek tripten tribe gark etti. diğer bölümde ise daha çok ben soru sordum desem yeridir.
neticede bu 7 yerden ilk ikisi hariç, 5'i oldu. ama bu işlerle ilgili en ince püf nokta da şurada belli oldu ki, sağlam bir hocanın karşı tarafın mülakat jüri başkanına verdiği referansı, hele ki bir telefonu her işi çözebiliyor.
neticede bu 7 yerden ilk ikisi hariç, 5'i oldu. ama bu işlerle ilgili en ince püf nokta da şurada belli oldu ki, sağlam bir hocanın karşı tarafın mülakat jüri başkanına verdiği referansı, hele ki bir telefonu her işi çözebiliyor.
işe alım için yapılan mülakatta 'seni neden seçmeliyiz' sorusu sabittir. Tabii herkes bu soruya çalışır da gider. Cevabı fark yaratmak için önemlidir, ama bir iş veren olsaydım bu soruyu sormaz, adayı ters köşeye yatırırdım.
Neyse bu gün yaşadığım olaya gelelim, bu gün hayatımın ilk prosefyonel mülakatına gittim. Hayatımın ilk profesyonel mülakatını ispanyolca yaptım. Dünya tatlısı madridli bir amca beyaz saçlı beyaz sakallı, sürekli gülümsüyor, göz göze gelince içim rahatlıyordu. Kimsenin karşılaşmadığı bir mülakat sorusuyla karşılaştım:
- Mutlu musun?
- Neyden?
- Farketmez, mutlu musun?
- Çok Mutluyum.
- Ben de öyle düşünmüştüm.
Soru geçti mülakat heyetindekilerin diğer sorularını cevapladım bazıları klasik, bazıları kişisel, bazıları beklenmedik... Sonra salondan içim çok rahat çıktım. Bekleme odasında ayağını tireterek tırnaklarını yiyen, endişeli bakan kızı gördüm. Türkçede 'tam' karşılığı olmayan 'nevous' kelimesi üstüne, yüzüne yapışmış, bir kilometre uzaklıktan farkedilebilirdi.
Sonra 'adam bana ne kadar önemli bir soru sormuş' diye düşündüm. Ben çıakrrken bekleme odasında sırasını bekleyen kız geldi aklıma, hiç şansının olmadığını farkettim.
Sözlük formatı için: Gergin gidilmemesi gereken görüşme.
Neyse bu gün yaşadığım olaya gelelim, bu gün hayatımın ilk prosefyonel mülakatına gittim. Hayatımın ilk profesyonel mülakatını ispanyolca yaptım. Dünya tatlısı madridli bir amca beyaz saçlı beyaz sakallı, sürekli gülümsüyor, göz göze gelince içim rahatlıyordu. Kimsenin karşılaşmadığı bir mülakat sorusuyla karşılaştım:
- Mutlu musun?
- Neyden?
- Farketmez, mutlu musun?
- Çok Mutluyum.
- Ben de öyle düşünmüştüm.
Soru geçti mülakat heyetindekilerin diğer sorularını cevapladım bazıları klasik, bazıları kişisel, bazıları beklenmedik... Sonra salondan içim çok rahat çıktım. Bekleme odasında ayağını tireterek tırnaklarını yiyen, endişeli bakan kızı gördüm. Türkçede 'tam' karşılığı olmayan 'nevous' kelimesi üstüne, yüzüne yapışmış, bir kilometre uzaklıktan farkedilebilirdi.
Sonra 'adam bana ne kadar önemli bir soru sormuş' diye düşündüm. Ben çıakrrken bekleme odasında sırasını bekleyen kız geldi aklıma, hiç şansının olmadığını farkettim.
Sözlük formatı için: Gergin gidilmemesi gereken görüşme.
işe alınmak için yapılan bir tür (bkz: sınav).
bunun yanında zaten (bkz: mülakat aşaması)na gelmeden önce iki üç tane yazılı sınavı geçmiş olmak şarttır. üniversite mezunu mu olmanız gerekiyor, yabancı dil mi bilmeniz gerekiyor orası artık işe alan kurumun yaratıcılığına kalmış. mülakat aşaması ise karşınızdaki kişinin insafına kalmış ya da torpilinizin kuvvetine. bir de dört bir yandan sorular sorup kafanızı karıştırırlar ki sormayın.
bir de dikkatimi çeken olay (bkz: mülakat)larda -işe alsın almasın- kadınların bir nebze insaflı olduğu. erkekler genelde kaba saba ve karşıdaki insanı küçük düşürmeye çalışıyormuş gibi davranıyorlar.
sonuçta varsa torpilin kaparsın işi yoksa kalırsın yaya.
bunun yanında zaten (bkz: mülakat aşaması)na gelmeden önce iki üç tane yazılı sınavı geçmiş olmak şarttır. üniversite mezunu mu olmanız gerekiyor, yabancı dil mi bilmeniz gerekiyor orası artık işe alan kurumun yaratıcılığına kalmış. mülakat aşaması ise karşınızdaki kişinin insafına kalmış ya da torpilinizin kuvvetine. bir de dört bir yandan sorular sorup kafanızı karıştırırlar ki sormayın.
bir de dikkatimi çeken olay (bkz: mülakat)larda -işe alsın almasın- kadınların bir nebze insaflı olduğu. erkekler genelde kaba saba ve karşıdaki insanı küçük düşürmeye çalışıyormuş gibi davranıyorlar.
sonuçta varsa torpilin kaparsın işi yoksa kalırsın yaya.
yüksek lisans ve doktora öğrencisi alımlarında yapılan mülakat sınavına sadece profesör ve doçentlerin girmesi göz önüne alınırsa, ünvanı prof. yada doç. olan bir akademisyenin "neden yüksek lisans?" gibi saçma sapan sorusundan sonra iki kelimeyi yanyana getirip de bir cümle kuramayan * beyinsizlerin 90 alıp, gayet güzel ve yerinde cevap veren birinin * sadece giyim tarzı yüzünden, * * ciddi bir izlenim vermiyor gerekçesiyle, 60 aldığı adaletsiz sınavımsı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar