bugün
- osuruktan şiirler41
- okul kıyafeti zorunluluğu5
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- adana kebap7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı16
- gece pencereyi açık unutup yatmak2
- kanal ayarlama 1500 lira11
- açılım5
- irfan can kahveci3
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- devletin temeli adalettir9
- claudian clouds22
- iyi parti17
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- simko315
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- kısır9
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- alttaki yazara motto ver16
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- 777 diyen erkolar8
- küçük sürprizler yapmak5
- çerçeve yasa33
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- yeni anayasa4
- amedspor14
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- akrep burcu kini8
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- zorunlu eğitim9
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- aleksey batrakov12
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- gollumun gözü yüzükte6
- sözlük ırkçıları8
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- saçını pembeye boyayan erkek6
Hz. isa'nın doğduğu gün.
türksat uydusunun uzayda kaybolması başlığındaki entrilerden 'miat' * kelimesi ile 'karıştırıldığı' anlaşılan kelime.
öncesi ve sonrası olan...
üzerinden 2006 yıl geçen tarih.
(bkz: doğum)
an itibarıyle bazı universitelerin ne yapmalarına karar veremediklerinden , bi kaç türbanlıyı universiteye almış olmalarından dolayı yaşanılandır.fakat takdir etmek lazım , oyalıyorlar , kararı baştan kabul ettiriyorlar , ama imzailan yok , bi süre sonra zaten herkes kabul edicek , gül de imzayı atıcak. benden rice'a 10 puan!
başlangıçtır.
uyanılan hergün milattır.
uyanılan hergün milattır.
sadık yalsızuçanlar'ın hiç adlı kitabında yer alan öyküsü. sarsıcı bir metin. sen/ben ben kim olduğumu unuttum sen öyle ben. eylül/ben sen/eylül...
Seninle tanıyorum bu eylül sokağı, bu daha önce görmediğim patika, bu ağzı
kesik uçurtma,
bu babamın sakin, sarı cesedi...
Seninle görüyorum bu Ankara sonbaharında
inildikçe içimdeki kuytulara sızıyor. ilk kez yürüdüğümüz yalnız,
savrulan kuru yapraklar, caddelerde yanan adımlarıyla mutsuz, tedirgin
insanlar...Seninle biliyorum bu miladı yalnızlığımın, yalnızlığım bir ortaçağ
masalı. Ahir zaman alameti gibi saçaklarına eğilmiş, fettan...
Seninle oturuyorum
daha önce düşmediğim balkonlardan sarkıtarak sesimin hiç duyulmamış
cinlerini. Seninle bir cesedi diriltmek üzere yanarak arınan yüreğimle yediyorum
bahar diye yaşanılan küçük, kurnaz günahları. Seninle geziyorum,
küçülen küçültülen bir sinek gibi Firavun'un beynini, Nemrud'un sarayını
yıkıyorum bir karınca gibi seninle. Seninleyken kör ve çirkin bir ses gibi sokularak
yanlarına, bir abese düşürüyorum canevine. Ansızın siyah derisinden
körlenen ve asla geri gelmeyecek hacıleylek gibi uçuyor, kötürüm yolcuların,
şaşı kadınların ve üveyiklere diş bileyen kansız avcıların doluştuğu gemi gibi
batırıyorum siyahi yanımı sulara. Seninle açılıyorum açıldığımda yaratılan
dipsiz sulara. Seninle yüzüyor ve çıkıyorum kuşların kanatlarıyla derlediği
mavi kıyılara. Seninle tanıdığım eylül bu değildi. Orada ölüm en ciddi ve
ağır gizlerini değerli tutardı. Hep saklıydı sancısı. Büyüdükçe incelir, yeniden
tomurcuklanırdı, fışkırtırdı gürbüz filizlerini. En şiddetli filizkıranlardan asude
bir rüzgar olup eserdik seninle. Seninle aynı sırrı yiyen kardeşler gibi aynı
şafakta uyanır, ak alnımızı yere koyardık. Toprağı öperken duyardık ellerinin
ıslığını. Seninle doğrulur doğrulturduk saatlerimizi. Vakti gelince kızıl bir hülya
halinde şehrimizi, şehrin bize ait olmayan çehresini, giderek bize ait olduğunu
öğrendiğimiz yeryüzünün yüreğini kana boyardık. Bir güneş gibi batarken ne
solgun, ne sararmış, ne soylu sesimiz olurdu. Seninle çiğnediğimiz bu toprak,
şimdi gözlerini kılcal sözlerden de çekerek
ötedünyaya taşıdı. Seninle içtiğimiz suyun sesi paslandı, sindi dört unsurun
hakikati, sinik bir ses kaldı eylül sokağında kuru yapraklarda. Sensiz bu
sokağın adı yok, tadı kalmadı sensiz yeryüzünün. Sensizlik teneşirde suskun,
beyaz, kuru bedeni gibi babamın. Zaman zaman düşlerimize sokulan ve bizi
bir gülün kanadından geçirerek yatıştıran öfkeye benziyor şimdi hayat.
Seninle tanıyorum bu eylül sokağı, bu daha önce görmediğim patika, bu ağzı
kesik uçurtma,
bu babamın sakin, sarı cesedi...
Seninle görüyorum bu Ankara sonbaharında
inildikçe içimdeki kuytulara sızıyor. ilk kez yürüdüğümüz yalnız,
savrulan kuru yapraklar, caddelerde yanan adımlarıyla mutsuz, tedirgin
insanlar...Seninle biliyorum bu miladı yalnızlığımın, yalnızlığım bir ortaçağ
masalı. Ahir zaman alameti gibi saçaklarına eğilmiş, fettan...
Seninle oturuyorum
daha önce düşmediğim balkonlardan sarkıtarak sesimin hiç duyulmamış
cinlerini. Seninle bir cesedi diriltmek üzere yanarak arınan yüreğimle yediyorum
bahar diye yaşanılan küçük, kurnaz günahları. Seninle geziyorum,
küçülen küçültülen bir sinek gibi Firavun'un beynini, Nemrud'un sarayını
yıkıyorum bir karınca gibi seninle. Seninleyken kör ve çirkin bir ses gibi sokularak
yanlarına, bir abese düşürüyorum canevine. Ansızın siyah derisinden
körlenen ve asla geri gelmeyecek hacıleylek gibi uçuyor, kötürüm yolcuların,
şaşı kadınların ve üveyiklere diş bileyen kansız avcıların doluştuğu gemi gibi
batırıyorum siyahi yanımı sulara. Seninle açılıyorum açıldığımda yaratılan
dipsiz sulara. Seninle yüzüyor ve çıkıyorum kuşların kanatlarıyla derlediği
mavi kıyılara. Seninle tanıdığım eylül bu değildi. Orada ölüm en ciddi ve
ağır gizlerini değerli tutardı. Hep saklıydı sancısı. Büyüdükçe incelir, yeniden
tomurcuklanırdı, fışkırtırdı gürbüz filizlerini. En şiddetli filizkıranlardan asude
bir rüzgar olup eserdik seninle. Seninle aynı sırrı yiyen kardeşler gibi aynı
şafakta uyanır, ak alnımızı yere koyardık. Toprağı öperken duyardık ellerinin
ıslığını. Seninle doğrulur doğrulturduk saatlerimizi. Vakti gelince kızıl bir hülya
halinde şehrimizi, şehrin bize ait olmayan çehresini, giderek bize ait olduğunu
öğrendiğimiz yeryüzünün yüreğini kana boyardık. Bir güneş gibi batarken ne
solgun, ne sararmış, ne soylu sesimiz olurdu. Seninle çiğnediğimiz bu toprak,
şimdi gözlerini kılcal sözlerden de çekerek
ötedünyaya taşıdı. Seninle içtiğimiz suyun sesi paslandı, sindi dört unsurun
hakikati, sinik bir ses kaldı eylül sokağında kuru yapraklarda. Sensiz bu
sokağın adı yok, tadı kalmadı sensiz yeryüzünün. Sensizlik teneşirde suskun,
beyaz, kuru bedeni gibi babamın. Zaman zaman düşlerimize sokulan ve bizi
bir gülün kanadından geçirerek yatıştıran öfkeye benziyor şimdi hayat.
cem adrian, inan özdemir, jochen koschorke ve erkut demirci tarafından kitap için özel bestelenmiş parçalardan oluşan Türkiye'nin ilk kitap albümü ve son üç yılda kısa film dalında 30'a yakın ödül alan eray mert tarafından çekilen ilk kitap fragmanı olan bir ihsan kaplan kitabı.
yonca lodi albümü.
-düştüysek kalkarız
-tenden tene
-milat
-tavan arası
-emanet
-yalan gibi
-yeter
-haksızlık değil mi
-emanet (akustik)
-milat (akustik)
-mum lekesi
-gölgelerime ışık tut
-düştüysek kalkarız
-tenden tene
-milat
-tavan arası
-emanet
-yalan gibi
-yeter
-haksızlık değil mi
-emanet (akustik)
-milat (akustik)
-mum lekesi
-gölgelerime ışık tut
nefis bir yonca lodi şarkısı;
sözlerini de yazalım tam olsun;
söyleyecek sözüm olmuştur hep
ben hiç böyle suskun kalmadım
hayli garip, içli ve yorgun
yarım kaldık ona ağlarım
kapadım gözlerimi
yarınımı sana bıraktım
akışına uydum da nasıl
nasıl yaşadığımı anladım
sözün sonu kederli bir gülüştür
ayrılık zamanı kayıptır eylüldür
varsın olsun yıllar geçsin üstünden
"sevdim ya seni miladım o gündür"
sözlerini de yazalım tam olsun;
söyleyecek sözüm olmuştur hep
ben hiç böyle suskun kalmadım
hayli garip, içli ve yorgun
yarım kaldık ona ağlarım
kapadım gözlerimi
yarınımı sana bıraktım
akışına uydum da nasıl
nasıl yaşadığımı anladım
sözün sonu kederli bir gülüştür
ayrılık zamanı kayıptır eylüldür
varsın olsun yıllar geçsin üstünden
"sevdim ya seni miladım o gündür"
kişinin de miladı vardır.
benim miladım aşık olduğum gündür mesela.
resmen zaman yolculuğu yaptım.
hz ademin elinde duran elmadan bir ısırık alıp, zamanın son anında son damla suyu içmek gibi eşsiz birşeydi.
benim miladım aşık olduğum gündür mesela.
resmen zaman yolculuğu yaptım.
hz ademin elinde duran elmadan bir ısırık alıp, zamanın son anında son damla suyu içmek gibi eşsiz birşeydi.
başlangıç anlamına gelir.
yonca lodi'nin dinlenmesi gereken 2010 tarihli albümüdür.
yonca lodi'nin sesine cuk oturmuş şarkı. yoksa sesmi şarkıya cuk oturmuş. herneyse dinleyin ulan!
(bkz: dönüm noktası)
--spoiler--
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
--spoiler--
(bkz: gülben ergen)
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
--spoiler--
(bkz: gülben ergen)
hani bir dağın tepesindesinizdir, orada akan buz gibi kaynaktan berrak; duru olduğundan hiçbir şekilde şüphenizin olmadığı kaynaktan su içersiniz, kaynak suyu. işte nasıl duruysa o su; yonca lodi nin bu parçası da öyle durudur, tertemiz; berraktır. içinizden akar gider.
tanım : yonca lodi nin ismini vermiş olduğu 2010 çıkışlı albümü ve klip parçası.
klibi buradan da izlenebilir :
http://www.youtube.com/wa...v=ZZl2nApQo0g&ob=av2e
tanım : yonca lodi nin ismini vermiş olduğu 2010 çıkışlı albümü ve klip parçası.
klibi buradan da izlenebilir :
http://www.youtube.com/wa...v=ZZl2nApQo0g&ob=av2e
(bkz: milat gazetesi)
...Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan...
dinlemesi gayet güzel bir fettah can şarkısıdır.
"Doğum" anlamına gelen arapça kelimedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar