bugün
- yalnızlık edebiyatı13
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- mavi göz7
- tai lung42
- gece vardiyası yazarlar4
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü4
- en sevmediğin insan tipleri5
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- herkesin tavsiye verdiği insan3
- kahverengi gözlü olmak4
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- askerliğin gençler için faydalı olması5
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- claudian clouds22
- yalnız ölmek4
- kitap kapakları3
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- beypazarı maden suyu2
- islam'ın hak dini olması6
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- eva murati2
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- anın görüntüsü25
- namazın amacı6
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- yardım istemeyene yardım etmek2
- entrylerimin hala beğenilmesi3
- karı gibi erkek2
- uludağ itiraf10
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- özbek kadınlar14
- friedrich hegel la bi cay icek12
- ikinci defa askere gitmek4
- bir sonsuzluk ifadesi olarak antipanik depresyonu3
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- sözlük whatsapp grupları13
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- melissa vargas7
- askerde ahmet kaya dinleyen tip3
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- hoşlanılan kıza atılan mesajın sevgiliye gitmesi3
- filenin sultanları5
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- sarapci koala47
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- bizim cacıklar2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
Hz. isa'nın doğduğu gün.
türksat uydusunun uzayda kaybolması başlığındaki entrilerden 'miat' * kelimesi ile 'karıştırıldığı' anlaşılan kelime.
öncesi ve sonrası olan...
üzerinden 2006 yıl geçen tarih.
(bkz: doğum)
an itibarıyle bazı universitelerin ne yapmalarına karar veremediklerinden , bi kaç türbanlıyı universiteye almış olmalarından dolayı yaşanılandır.fakat takdir etmek lazım , oyalıyorlar , kararı baştan kabul ettiriyorlar , ama imzailan yok , bi süre sonra zaten herkes kabul edicek , gül de imzayı atıcak. benden rice'a 10 puan!
başlangıçtır.
uyanılan hergün milattır.
uyanılan hergün milattır.
sadık yalsızuçanlar'ın hiç adlı kitabında yer alan öyküsü. sarsıcı bir metin. sen/ben ben kim olduğumu unuttum sen öyle ben. eylül/ben sen/eylül...
Seninle tanıyorum bu eylül sokağı, bu daha önce görmediğim patika, bu ağzı
kesik uçurtma,
bu babamın sakin, sarı cesedi...
Seninle görüyorum bu Ankara sonbaharında
inildikçe içimdeki kuytulara sızıyor. ilk kez yürüdüğümüz yalnız,
savrulan kuru yapraklar, caddelerde yanan adımlarıyla mutsuz, tedirgin
insanlar...Seninle biliyorum bu miladı yalnızlığımın, yalnızlığım bir ortaçağ
masalı. Ahir zaman alameti gibi saçaklarına eğilmiş, fettan...
Seninle oturuyorum
daha önce düşmediğim balkonlardan sarkıtarak sesimin hiç duyulmamış
cinlerini. Seninle bir cesedi diriltmek üzere yanarak arınan yüreğimle yediyorum
bahar diye yaşanılan küçük, kurnaz günahları. Seninle geziyorum,
küçülen küçültülen bir sinek gibi Firavun'un beynini, Nemrud'un sarayını
yıkıyorum bir karınca gibi seninle. Seninleyken kör ve çirkin bir ses gibi sokularak
yanlarına, bir abese düşürüyorum canevine. Ansızın siyah derisinden
körlenen ve asla geri gelmeyecek hacıleylek gibi uçuyor, kötürüm yolcuların,
şaşı kadınların ve üveyiklere diş bileyen kansız avcıların doluştuğu gemi gibi
batırıyorum siyahi yanımı sulara. Seninle açılıyorum açıldığımda yaratılan
dipsiz sulara. Seninle yüzüyor ve çıkıyorum kuşların kanatlarıyla derlediği
mavi kıyılara. Seninle tanıdığım eylül bu değildi. Orada ölüm en ciddi ve
ağır gizlerini değerli tutardı. Hep saklıydı sancısı. Büyüdükçe incelir, yeniden
tomurcuklanırdı, fışkırtırdı gürbüz filizlerini. En şiddetli filizkıranlardan asude
bir rüzgar olup eserdik seninle. Seninle aynı sırrı yiyen kardeşler gibi aynı
şafakta uyanır, ak alnımızı yere koyardık. Toprağı öperken duyardık ellerinin
ıslığını. Seninle doğrulur doğrulturduk saatlerimizi. Vakti gelince kızıl bir hülya
halinde şehrimizi, şehrin bize ait olmayan çehresini, giderek bize ait olduğunu
öğrendiğimiz yeryüzünün yüreğini kana boyardık. Bir güneş gibi batarken ne
solgun, ne sararmış, ne soylu sesimiz olurdu. Seninle çiğnediğimiz bu toprak,
şimdi gözlerini kılcal sözlerden de çekerek
ötedünyaya taşıdı. Seninle içtiğimiz suyun sesi paslandı, sindi dört unsurun
hakikati, sinik bir ses kaldı eylül sokağında kuru yapraklarda. Sensiz bu
sokağın adı yok, tadı kalmadı sensiz yeryüzünün. Sensizlik teneşirde suskun,
beyaz, kuru bedeni gibi babamın. Zaman zaman düşlerimize sokulan ve bizi
bir gülün kanadından geçirerek yatıştıran öfkeye benziyor şimdi hayat.
Seninle tanıyorum bu eylül sokağı, bu daha önce görmediğim patika, bu ağzı
kesik uçurtma,
bu babamın sakin, sarı cesedi...
Seninle görüyorum bu Ankara sonbaharında
inildikçe içimdeki kuytulara sızıyor. ilk kez yürüdüğümüz yalnız,
savrulan kuru yapraklar, caddelerde yanan adımlarıyla mutsuz, tedirgin
insanlar...Seninle biliyorum bu miladı yalnızlığımın, yalnızlığım bir ortaçağ
masalı. Ahir zaman alameti gibi saçaklarına eğilmiş, fettan...
Seninle oturuyorum
daha önce düşmediğim balkonlardan sarkıtarak sesimin hiç duyulmamış
cinlerini. Seninle bir cesedi diriltmek üzere yanarak arınan yüreğimle yediyorum
bahar diye yaşanılan küçük, kurnaz günahları. Seninle geziyorum,
küçülen küçültülen bir sinek gibi Firavun'un beynini, Nemrud'un sarayını
yıkıyorum bir karınca gibi seninle. Seninleyken kör ve çirkin bir ses gibi sokularak
yanlarına, bir abese düşürüyorum canevine. Ansızın siyah derisinden
körlenen ve asla geri gelmeyecek hacıleylek gibi uçuyor, kötürüm yolcuların,
şaşı kadınların ve üveyiklere diş bileyen kansız avcıların doluştuğu gemi gibi
batırıyorum siyahi yanımı sulara. Seninle açılıyorum açıldığımda yaratılan
dipsiz sulara. Seninle yüzüyor ve çıkıyorum kuşların kanatlarıyla derlediği
mavi kıyılara. Seninle tanıdığım eylül bu değildi. Orada ölüm en ciddi ve
ağır gizlerini değerli tutardı. Hep saklıydı sancısı. Büyüdükçe incelir, yeniden
tomurcuklanırdı, fışkırtırdı gürbüz filizlerini. En şiddetli filizkıranlardan asude
bir rüzgar olup eserdik seninle. Seninle aynı sırrı yiyen kardeşler gibi aynı
şafakta uyanır, ak alnımızı yere koyardık. Toprağı öperken duyardık ellerinin
ıslığını. Seninle doğrulur doğrulturduk saatlerimizi. Vakti gelince kızıl bir hülya
halinde şehrimizi, şehrin bize ait olmayan çehresini, giderek bize ait olduğunu
öğrendiğimiz yeryüzünün yüreğini kana boyardık. Bir güneş gibi batarken ne
solgun, ne sararmış, ne soylu sesimiz olurdu. Seninle çiğnediğimiz bu toprak,
şimdi gözlerini kılcal sözlerden de çekerek
ötedünyaya taşıdı. Seninle içtiğimiz suyun sesi paslandı, sindi dört unsurun
hakikati, sinik bir ses kaldı eylül sokağında kuru yapraklarda. Sensiz bu
sokağın adı yok, tadı kalmadı sensiz yeryüzünün. Sensizlik teneşirde suskun,
beyaz, kuru bedeni gibi babamın. Zaman zaman düşlerimize sokulan ve bizi
bir gülün kanadından geçirerek yatıştıran öfkeye benziyor şimdi hayat.
cem adrian, inan özdemir, jochen koschorke ve erkut demirci tarafından kitap için özel bestelenmiş parçalardan oluşan Türkiye'nin ilk kitap albümü ve son üç yılda kısa film dalında 30'a yakın ödül alan eray mert tarafından çekilen ilk kitap fragmanı olan bir ihsan kaplan kitabı.
yonca lodi albümü.
-düştüysek kalkarız
-tenden tene
-milat
-tavan arası
-emanet
-yalan gibi
-yeter
-haksızlık değil mi
-emanet (akustik)
-milat (akustik)
-mum lekesi
-gölgelerime ışık tut
-düştüysek kalkarız
-tenden tene
-milat
-tavan arası
-emanet
-yalan gibi
-yeter
-haksızlık değil mi
-emanet (akustik)
-milat (akustik)
-mum lekesi
-gölgelerime ışık tut
nefis bir yonca lodi şarkısı;
sözlerini de yazalım tam olsun;
söyleyecek sözüm olmuştur hep
ben hiç böyle suskun kalmadım
hayli garip, içli ve yorgun
yarım kaldık ona ağlarım
kapadım gözlerimi
yarınımı sana bıraktım
akışına uydum da nasıl
nasıl yaşadığımı anladım
sözün sonu kederli bir gülüştür
ayrılık zamanı kayıptır eylüldür
varsın olsun yıllar geçsin üstünden
"sevdim ya seni miladım o gündür"
sözlerini de yazalım tam olsun;
söyleyecek sözüm olmuştur hep
ben hiç böyle suskun kalmadım
hayli garip, içli ve yorgun
yarım kaldık ona ağlarım
kapadım gözlerimi
yarınımı sana bıraktım
akışına uydum da nasıl
nasıl yaşadığımı anladım
sözün sonu kederli bir gülüştür
ayrılık zamanı kayıptır eylüldür
varsın olsun yıllar geçsin üstünden
"sevdim ya seni miladım o gündür"
kişinin de miladı vardır.
benim miladım aşık olduğum gündür mesela.
resmen zaman yolculuğu yaptım.
hz ademin elinde duran elmadan bir ısırık alıp, zamanın son anında son damla suyu içmek gibi eşsiz birşeydi.
benim miladım aşık olduğum gündür mesela.
resmen zaman yolculuğu yaptım.
hz ademin elinde duran elmadan bir ısırık alıp, zamanın son anında son damla suyu içmek gibi eşsiz birşeydi.
başlangıç anlamına gelir.
yonca lodi'nin dinlenmesi gereken 2010 tarihli albümüdür.
yonca lodi'nin sesine cuk oturmuş şarkı. yoksa sesmi şarkıya cuk oturmuş. herneyse dinleyin ulan!
(bkz: dönüm noktası)
--spoiler--
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
--spoiler--
(bkz: gülben ergen)
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
--spoiler--
(bkz: gülben ergen)
hani bir dağın tepesindesinizdir, orada akan buz gibi kaynaktan berrak; duru olduğundan hiçbir şekilde şüphenizin olmadığı kaynaktan su içersiniz, kaynak suyu. işte nasıl duruysa o su; yonca lodi nin bu parçası da öyle durudur, tertemiz; berraktır. içinizden akar gider.
tanım : yonca lodi nin ismini vermiş olduğu 2010 çıkışlı albümü ve klip parçası.
klibi buradan da izlenebilir :
http://www.youtube.com/wa...v=ZZl2nApQo0g&ob=av2e
tanım : yonca lodi nin ismini vermiş olduğu 2010 çıkışlı albümü ve klip parçası.
klibi buradan da izlenebilir :
http://www.youtube.com/wa...v=ZZl2nApQo0g&ob=av2e
(bkz: milat gazetesi)
...Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan...
dinlemesi gayet güzel bir fettah can şarkısıdır.
"Doğum" anlamına gelen arapça kelimedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar