bugün
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak15
- evlenip boşanmış erkeklerin değerinin düşmesi5
- 22 temmuz 2026 tatilbudur mağduriyeti3
- değişim partisi4
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni7
- katatespizartmasi4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı5
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması18
- recep tayyip erdoğan10
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- sevilen kızın ağzımıza vermesi2
- velvet48
- tusaş fabrikasında yangın2
- iran da 120 çocuğun öldüğü okul saldırısı2
- amerika ve israil ordularının birleşmesi3
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl17
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- yunanda sıcaktan motor kurye ve inşaatların yasağı4
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- kadına sahip olmak2
- habire1239
- en kibirli yuzır10
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek11
- şehre inen domuzları besleyen kadın2
- yaşlı kadın yuzırlar8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- gaylik alametleri7
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- yeni parti25
- friedrich hegel la bi cay icek10
- nervio19
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- velvet vs nervio24
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- g'i l d'e d l'i l y15
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- uludağ sözlük magazin servisi5
- puura10
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- ben geldim kerkenezler18
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- merak ediyorsan yaz7
Hz. isa'nın doğduğu gün.
türksat uydusunun uzayda kaybolması başlığındaki entrilerden 'miat' * kelimesi ile 'karıştırıldığı' anlaşılan kelime.
öncesi ve sonrası olan...
üzerinden 2006 yıl geçen tarih.
(bkz: doğum)
an itibarıyle bazı universitelerin ne yapmalarına karar veremediklerinden , bi kaç türbanlıyı universiteye almış olmalarından dolayı yaşanılandır.fakat takdir etmek lazım , oyalıyorlar , kararı baştan kabul ettiriyorlar , ama imzailan yok , bi süre sonra zaten herkes kabul edicek , gül de imzayı atıcak. benden rice'a 10 puan!
başlangıçtır.
uyanılan hergün milattır.
uyanılan hergün milattır.
sadık yalsızuçanlar'ın hiç adlı kitabında yer alan öyküsü. sarsıcı bir metin. sen/ben ben kim olduğumu unuttum sen öyle ben. eylül/ben sen/eylül...
Seninle tanıyorum bu eylül sokağı, bu daha önce görmediğim patika, bu ağzı
kesik uçurtma,
bu babamın sakin, sarı cesedi...
Seninle görüyorum bu Ankara sonbaharında
inildikçe içimdeki kuytulara sızıyor. ilk kez yürüdüğümüz yalnız,
savrulan kuru yapraklar, caddelerde yanan adımlarıyla mutsuz, tedirgin
insanlar...Seninle biliyorum bu miladı yalnızlığımın, yalnızlığım bir ortaçağ
masalı. Ahir zaman alameti gibi saçaklarına eğilmiş, fettan...
Seninle oturuyorum
daha önce düşmediğim balkonlardan sarkıtarak sesimin hiç duyulmamış
cinlerini. Seninle bir cesedi diriltmek üzere yanarak arınan yüreğimle yediyorum
bahar diye yaşanılan küçük, kurnaz günahları. Seninle geziyorum,
küçülen küçültülen bir sinek gibi Firavun'un beynini, Nemrud'un sarayını
yıkıyorum bir karınca gibi seninle. Seninleyken kör ve çirkin bir ses gibi sokularak
yanlarına, bir abese düşürüyorum canevine. Ansızın siyah derisinden
körlenen ve asla geri gelmeyecek hacıleylek gibi uçuyor, kötürüm yolcuların,
şaşı kadınların ve üveyiklere diş bileyen kansız avcıların doluştuğu gemi gibi
batırıyorum siyahi yanımı sulara. Seninle açılıyorum açıldığımda yaratılan
dipsiz sulara. Seninle yüzüyor ve çıkıyorum kuşların kanatlarıyla derlediği
mavi kıyılara. Seninle tanıdığım eylül bu değildi. Orada ölüm en ciddi ve
ağır gizlerini değerli tutardı. Hep saklıydı sancısı. Büyüdükçe incelir, yeniden
tomurcuklanırdı, fışkırtırdı gürbüz filizlerini. En şiddetli filizkıranlardan asude
bir rüzgar olup eserdik seninle. Seninle aynı sırrı yiyen kardeşler gibi aynı
şafakta uyanır, ak alnımızı yere koyardık. Toprağı öperken duyardık ellerinin
ıslığını. Seninle doğrulur doğrulturduk saatlerimizi. Vakti gelince kızıl bir hülya
halinde şehrimizi, şehrin bize ait olmayan çehresini, giderek bize ait olduğunu
öğrendiğimiz yeryüzünün yüreğini kana boyardık. Bir güneş gibi batarken ne
solgun, ne sararmış, ne soylu sesimiz olurdu. Seninle çiğnediğimiz bu toprak,
şimdi gözlerini kılcal sözlerden de çekerek
ötedünyaya taşıdı. Seninle içtiğimiz suyun sesi paslandı, sindi dört unsurun
hakikati, sinik bir ses kaldı eylül sokağında kuru yapraklarda. Sensiz bu
sokağın adı yok, tadı kalmadı sensiz yeryüzünün. Sensizlik teneşirde suskun,
beyaz, kuru bedeni gibi babamın. Zaman zaman düşlerimize sokulan ve bizi
bir gülün kanadından geçirerek yatıştıran öfkeye benziyor şimdi hayat.
Seninle tanıyorum bu eylül sokağı, bu daha önce görmediğim patika, bu ağzı
kesik uçurtma,
bu babamın sakin, sarı cesedi...
Seninle görüyorum bu Ankara sonbaharında
inildikçe içimdeki kuytulara sızıyor. ilk kez yürüdüğümüz yalnız,
savrulan kuru yapraklar, caddelerde yanan adımlarıyla mutsuz, tedirgin
insanlar...Seninle biliyorum bu miladı yalnızlığımın, yalnızlığım bir ortaçağ
masalı. Ahir zaman alameti gibi saçaklarına eğilmiş, fettan...
Seninle oturuyorum
daha önce düşmediğim balkonlardan sarkıtarak sesimin hiç duyulmamış
cinlerini. Seninle bir cesedi diriltmek üzere yanarak arınan yüreğimle yediyorum
bahar diye yaşanılan küçük, kurnaz günahları. Seninle geziyorum,
küçülen küçültülen bir sinek gibi Firavun'un beynini, Nemrud'un sarayını
yıkıyorum bir karınca gibi seninle. Seninleyken kör ve çirkin bir ses gibi sokularak
yanlarına, bir abese düşürüyorum canevine. Ansızın siyah derisinden
körlenen ve asla geri gelmeyecek hacıleylek gibi uçuyor, kötürüm yolcuların,
şaşı kadınların ve üveyiklere diş bileyen kansız avcıların doluştuğu gemi gibi
batırıyorum siyahi yanımı sulara. Seninle açılıyorum açıldığımda yaratılan
dipsiz sulara. Seninle yüzüyor ve çıkıyorum kuşların kanatlarıyla derlediği
mavi kıyılara. Seninle tanıdığım eylül bu değildi. Orada ölüm en ciddi ve
ağır gizlerini değerli tutardı. Hep saklıydı sancısı. Büyüdükçe incelir, yeniden
tomurcuklanırdı, fışkırtırdı gürbüz filizlerini. En şiddetli filizkıranlardan asude
bir rüzgar olup eserdik seninle. Seninle aynı sırrı yiyen kardeşler gibi aynı
şafakta uyanır, ak alnımızı yere koyardık. Toprağı öperken duyardık ellerinin
ıslığını. Seninle doğrulur doğrulturduk saatlerimizi. Vakti gelince kızıl bir hülya
halinde şehrimizi, şehrin bize ait olmayan çehresini, giderek bize ait olduğunu
öğrendiğimiz yeryüzünün yüreğini kana boyardık. Bir güneş gibi batarken ne
solgun, ne sararmış, ne soylu sesimiz olurdu. Seninle çiğnediğimiz bu toprak,
şimdi gözlerini kılcal sözlerden de çekerek
ötedünyaya taşıdı. Seninle içtiğimiz suyun sesi paslandı, sindi dört unsurun
hakikati, sinik bir ses kaldı eylül sokağında kuru yapraklarda. Sensiz bu
sokağın adı yok, tadı kalmadı sensiz yeryüzünün. Sensizlik teneşirde suskun,
beyaz, kuru bedeni gibi babamın. Zaman zaman düşlerimize sokulan ve bizi
bir gülün kanadından geçirerek yatıştıran öfkeye benziyor şimdi hayat.
cem adrian, inan özdemir, jochen koschorke ve erkut demirci tarafından kitap için özel bestelenmiş parçalardan oluşan Türkiye'nin ilk kitap albümü ve son üç yılda kısa film dalında 30'a yakın ödül alan eray mert tarafından çekilen ilk kitap fragmanı olan bir ihsan kaplan kitabı.
yonca lodi albümü.
-düştüysek kalkarız
-tenden tene
-milat
-tavan arası
-emanet
-yalan gibi
-yeter
-haksızlık değil mi
-emanet (akustik)
-milat (akustik)
-mum lekesi
-gölgelerime ışık tut
-düştüysek kalkarız
-tenden tene
-milat
-tavan arası
-emanet
-yalan gibi
-yeter
-haksızlık değil mi
-emanet (akustik)
-milat (akustik)
-mum lekesi
-gölgelerime ışık tut
nefis bir yonca lodi şarkısı;
sözlerini de yazalım tam olsun;
söyleyecek sözüm olmuştur hep
ben hiç böyle suskun kalmadım
hayli garip, içli ve yorgun
yarım kaldık ona ağlarım
kapadım gözlerimi
yarınımı sana bıraktım
akışına uydum da nasıl
nasıl yaşadığımı anladım
sözün sonu kederli bir gülüştür
ayrılık zamanı kayıptır eylüldür
varsın olsun yıllar geçsin üstünden
"sevdim ya seni miladım o gündür"
sözlerini de yazalım tam olsun;
söyleyecek sözüm olmuştur hep
ben hiç böyle suskun kalmadım
hayli garip, içli ve yorgun
yarım kaldık ona ağlarım
kapadım gözlerimi
yarınımı sana bıraktım
akışına uydum da nasıl
nasıl yaşadığımı anladım
sözün sonu kederli bir gülüştür
ayrılık zamanı kayıptır eylüldür
varsın olsun yıllar geçsin üstünden
"sevdim ya seni miladım o gündür"
kişinin de miladı vardır.
benim miladım aşık olduğum gündür mesela.
resmen zaman yolculuğu yaptım.
hz ademin elinde duran elmadan bir ısırık alıp, zamanın son anında son damla suyu içmek gibi eşsiz birşeydi.
benim miladım aşık olduğum gündür mesela.
resmen zaman yolculuğu yaptım.
hz ademin elinde duran elmadan bir ısırık alıp, zamanın son anında son damla suyu içmek gibi eşsiz birşeydi.
başlangıç anlamına gelir.
yonca lodi'nin dinlenmesi gereken 2010 tarihli albümüdür.
yonca lodi'nin sesine cuk oturmuş şarkı. yoksa sesmi şarkıya cuk oturmuş. herneyse dinleyin ulan!
(bkz: dönüm noktası)
--spoiler--
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
--spoiler--
(bkz: gülben ergen)
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
Kararlıyım seni bu kez tamamen hayatımdan çıkartmaya
Kararlıyım sana ait senin olan ne varsa bir gecede yakmaya
Yoruldum dağılan hayallerini toplamaktan
Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan
ister kapıyı çarp git ,ister kal feryad et
Bugün ayrılıyoruz birtek, bunu kabul et
ister kapıyı çarp git ister kal feryad et
Yalnız geçen bugünü istersen milat kabul et
Bensiz geçen bugünü istersen milat kabul et
--spoiler--
(bkz: gülben ergen)
hani bir dağın tepesindesinizdir, orada akan buz gibi kaynaktan berrak; duru olduğundan hiçbir şekilde şüphenizin olmadığı kaynaktan su içersiniz, kaynak suyu. işte nasıl duruysa o su; yonca lodi nin bu parçası da öyle durudur, tertemiz; berraktır. içinizden akar gider.
tanım : yonca lodi nin ismini vermiş olduğu 2010 çıkışlı albümü ve klip parçası.
klibi buradan da izlenebilir :
http://www.youtube.com/wa...v=ZZl2nApQo0g&ob=av2e
tanım : yonca lodi nin ismini vermiş olduğu 2010 çıkışlı albümü ve klip parçası.
klibi buradan da izlenebilir :
http://www.youtube.com/wa...v=ZZl2nApQo0g&ob=av2e
(bkz: milat gazetesi)
...Fazlasıyla yorgunum bir hayalpereste aşık olmaktan...
dinlemesi gayet güzel bir fettah can şarkısıdır.
"Doğum" anlamına gelen arapça kelimedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar