bugün

o artık dünyanın en güzel annesi. poyraz'ın annesi...
balkanlardan gelen poyrazın etkiisinde olan yazar. poyraz gelince olacaklar;
ambarımız yıkıldı, o ancuazda iş bitti.
tomatis, biber, patlıcan. can bu can.
ağır abla. *
bana satşmayınca yazacak bir şey bulamamış yazaR. insan bir boşluk hissediyor be... zeki insanlarla kapışmak iyidir.
doğum günü ablası.*
amaan zirvelere de gelirmiş sözlük yazarı. öhhöm özür dilerim ya.
tanistiğima fevkalade memnun oldugum aklı başinda ve hayattan ne iştediğini bilen yazar. ayriyetten kısmetse karsılıklı rakı iceceğimiz yazar.(ben sek içerim peşin peşin söyliyeyim)
defalarca yaptığı satış işleminden sonra, dünkü zirveye geleceğinden de hiç emin olamamıştım ama kapıdan girip ''ben miksaj'' elini uzatınca şok üstüne şok yaşadım, elimdeki bir duble rakıyı bir anda fondip yapıp olayın gerçekliğini kavramak için çabaladım. evet evet gerçekten oydu ve gelmişti... sonrasını anlatmaya gerek yok, kendisini, kardeşinden daha çok sevdim desem yeridir *.
zirvenin sonunda ayakta kalıp da şakrı söylemeyi başarabilen 3-5 kişiden biri... hemşeri, takımdaş... aleni'de rakı kesmez, maça da gitmeli...
sözlü olarak anlaşmalar yaptığım ablam ve bir an önce resmiyete dökelim derim... *
dün akşam zirvede tanışmama rağmen tüm masraflarımı karşılayıp beni evine alan yazar. sana abla diyebilir miyim ayrıca ben sarhoş değilim bir şeyi kırk kere söylersen olur. *
dunya tatlısı en bi abla yazar. iyi ki gelmiş zirveye bayadır gormuyordum yahu.
canımmm iyi ki tanıştık, nerelerdeydin kızz.. yazarı.
kendisi ile tanışmaktan çok mutlu olduğum , konuşma tarzına imrendiğim , neşeli kişilik . *
saygı ve sevgilerimi sunduğum yazar. *
her zirveye geleceğim diyerek kandıran yazar. hayır senin yüzünden korkup gelsem mi gelmesem mi diye düşünen yazarlar oluyor. yazık değil mi?
kuşların fazlaca dolaşmaması için nickini korkuluk olarak değiştirmeyi düşünen yazar.
Kedi Kırıkları

Ortancasıyım üç kardeşin
hiç tatmadığı için
acırken ağabeyime
kıskanç gözlerle bakarım
iki insan sıcaklığı üstünden
dünyaya gelen
kardeşime

Kutsal kitaplarda
aramam boşuna
bir işaret
bilirim ki kuşların
silah sesinden
ürkmediği gün kopacak
kıyamet

Bilemezsiniz yüreğime neler olduğunu
nasıl ki bir korsanın
denize attığı rom şişesini
limana demirleyen geminin
çapasıyla kırdığından
hiçkimsenin haberi
olmuyorsa

Birbirinin üstüne
ters çevirerek içimdeki iskemleleri
uzaklaşırım aranızdan
çarşıda kaybolan bir çocuğun
elinde soğuyan
anne sıcaklığı
hızıyla...

Sunay Akın
ayy canım yaaa, bilmez o öyle şeyleri yazardır o!
-ve aynı zamanda şu alay sebebiyle kafamı patlatabilecek olan da-

canım yaa (: hiç, geçer bunlar da. ahahahaha!
yarın sigarayı bırakacak ve ailesine rahat bir nefes aldıracak yazardır. *
sarı saçlı küçük kız sarılıp sığınmış abisine bir fotoğrafta. öyle iyi öğrenmiş ki sarılıp korumayı minik bebek çıkıp geldiğinde serçe parmağını uzatyıp yanağına senin yanındayım demiş hayatın boyunca. hikaye bu ya bebek bunu anlamış olacak bulut üzerinde gibi yaşamış, ne istiyorsa sahip olmuş ve ne diliyorsa hayattan gerçekleşmiş. bebek önce allaha sonra o kıza şükretmiş.bebek abla demiş kıza,kız kardeş demiş bebeğe ama olmamış. yıllar geçmiş o duygunun adı bulunamamış.
annemler evden çıktığı gibi mutfağa koşup uydurma yemekler yapsak ya yine, abim telefonda konuşurken ara kapıya vurup kaçsam ben güldürmek için seni, arkadaşların geldiğinde beni odana almasan da ağlasam ve bu olsa keşke bütün derdim, temizlik varken evden çıksak da bir şekilde dönerken anlatsan sen olanları ben anlamasam da dinlesem hep, abimin gelmesini beklesek cuma akşamları, sobanın arkasındaki koltuğa oturmak için yarışsak ya da. sen okula giderken acınacak bir halde beni de götürmeni istesem ve geldiğinde getirdiklerinle gülse yüzüm, öğretmen bizim kulağımız böyle çekiyor diye göstersen ya bana yine. karşı dairedeki kızla dalga geçmek için defile yapar gibi yaşask evin içinde, her hafta sonu yeni bir silgi eklesen koleksiyona. şimdi en büyüğü bile silmiyor geçen zamanı abla...
minik bebek 2000 yılına girerken sarı saçlı kızın yaptığı kıyağı hatırlayıp-ki sadece minik bir tanesi bu kıyakların- şöyle yazmış 2000. entrysinde seni bir an bile düşünmeden canımı verecek kadar seviyor ve bir saniye yıl gibi gelecek kadarözlüyorum. iyi ki varsın ve iyi ki benim canımdan ötesin... *
parasının üç bölü dokuzuyla bahçe içindeki dubleks evini harika dekore edeceğim yazardır.
iş disiplini konusunda korkulacak insandır. çalıştım ordan biliyorumdur.
evinde yiyecek bir şeyi kamadığından bu geceyi grevyer peyniri, fransız şarabı ve bir parçacroissantla geçiştirmek zorunda kalan parasız yazarımızdır. yazıktır. *
© copyright 2005 - 2026