bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar33
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- yazarların fobileri15
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları26
- yazarların en malımsı özellikleri12
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- islamda namaz yoktur37
- kainatta olan her şey mahlukatın yararı içindir2
- 174 kaslı mühendis9
- sözlüğün reisi kim anketi19
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- ioçk'nın müziği7
- sözlük yazarlarının saatleri14
- 195 kaslı pilot10
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- gelecekteki sevgiliye not6
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- nick vermeden bir yazara seslen10
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- almanya da yaşayan yazarlar8
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- şu an dinlenen şarkı5
- şeftali11
- yapay zekanın kod yazması3
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- borsa istanbul5
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- sözlüğün reisi kim14
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- ismet gürbüz5
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- kedi göbeği4
- ince parmaklı erkek4
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- çağla idi21
- kütüğü mut olan bir erkeği eve damat getirmek4
- sözlükteki her kızı öven tipler11
ankara kzılaydaki büyük caddelerden birinin adı.otobüs duraklarının olduğu cadde.
hükümdarın yetkilerinin anayasa ve halkoyuyla seçilen meclis tarafından kısıtlandığı yönetim biçimi..
Ayrıntılar için (bkz: http://tr.wikipedia.org/wiki/Anayasal_monar%C5%9Fi)
Ayrıntılar için (bkz: http://tr.wikipedia.org/wiki/Anayasal_monar%C5%9Fi)
bazen meşruiyet ile karıştırılır.
meşrutiyet yonetim biçimi başta bir hükümdar ve onun yanında da bir meclis olmak üzere uygulanır.
Kral + Halk.
anayasal monarşidir. dünyada cumhuriyete ve dolayısıyla ulus devlete giden yoldaki en büyük adım. 20. yüzyılın başında rusya, iran ve türkiyede ard arda meşrutiyet devrimleri gerçekleşmiştir.
arapça meşrut, meşruta-şart koşulmuş, şartlı kökünden gelen bir yönetim biçiminin adıdır. bir hükümdarın başkanlığı altında bulunan parlamento idaresidir.
(bkz: parlamenter monarşi)
yurutme yetkisinin hukumdarda, yasama yetkisinin secimle isbasina gelen parlamentoda oldugu sistem.
Meşrutiyet devrinde Istanbulun beyleri yaz ve kış boyunca her gün yakalarına bir çiçek takarlardı.
Mutlakiyet devrinde istanbulun beyleri yaz ve kış boyunca her gün yakalarına bir true takarlardı.
birinci ve ikinci meşrutiyet dönemleri ülkemiz açısından büyük tarihi öneme sahiptir. birinci meşrutiyette ilk kez halkın oyuyla seçilen bir meclis kuruldu ve padişahın yetkileri sınırlandırıldı. ikinci meşrutiyette ilk kez siyasi partiler kuruldu. demokrasi seviyesi elbette günümüzle kıyaslanamaz ama o dönem için yarattığı farkı şöyle açıklayalım. meşrutiyetten sonra gelen cumhuriyet döneminin ilk 27 yılında birkaç deneme haricinde muhalefet partilerinin kurulmasına izin verilmedi, seçimler ise tek partinin katılımıyla yapıldı.
MEŞRUTiYET NEDEN MEMLEKETiN BAHTINI DEĞiŞTiRMEDi?
23 Temmuz 1908 günü Osmanlı coğrafyası, tarihte eşine az rastlanır bir hürriyet sarhoşluğuyla uyandı. "Hürriyet, Adalet, Müsavat (Eşitlik), Uhuvvet (Kardeşlik)" sloganları Dersaadet’ten Selanik’e, Beyrut’tan Üsküp’e kadar sokakları inletiyordu. II. Abdülhamid’in 30 yılı aşkın mutlakiyetçi yönetimi ve istihbarat ağı son bulmuş, Meşrutiyet yeniden ilan edilmişti. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Bulgarlar ve Araplar sokaklarda kucaklaşıyor; anayasanın (Kanun-ı Esasi) gelişiyle imparatorluğun tüm dertlerinin bir sihirli değnek değmişçesine çözüleceğine inanılıyordu.
Fakat çok değil, birkaç yıl içinde bu büyük sevinç çığlıkları yerini Balkan Bozgunu’nun acı feryatlarına, Trablusgarp’ın kaybına, bitmek bilmeyen siyasi suikastlara ve en nihayetinde Cihan Harbi’nin felaketine bıraktı.
Peki, hürriyetin ilanı neden memleketin bahtını değiştirmedi? Nerede hata yapıldı?
1. Kurumsal Altyapısı Olmayan Bir Devrim
1908 Devrimi, fikri ve felsefi olarak Fransız ihtilali’nin söylemlerini benimsemişti ancak arkasında Batı’daki gibi yüzyıllar içinde oluşmuş bir burjuvazi veya oturmuş kurumlar yoktu. ittihat ve Terakki Cemiyeti, iktidarı devirecek askeri ve komitacı örgütlenmeye sahipti fakat koskoca bir imparatorluğu yönetecek devlet tecrübesinden, iktisadi programdan ve kadrodan yoksundu. Sarayı etkisizleştirirken, devlet mekanizmasını ayakta tutacak nitelikli bürokrasi de feda edildi.
2. "Osmanlıcılık" illüzyonu ve Milliyetçilikler Çağı
Meşrutiyet’in ilanındaki ana amaç, gayrimüslim tebaayı anayasal haklarla devlete bağlamak ve imparatorluğun dağılmasını önlemekti (Osmanlıcılık fikri). Oysa hürriyet ortamı, imparatorluktaki her etnik unsurun kendi milli emellerini yüksek sesle dile getirmesine zemin hazırladı. Bulgarlar bağımsızlığını ilan etti, Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek’i ilhak etti, Yunanistan Girit’i yuttu. Hürriyet, birleştirici bir harç olmak yerine çözülmeyi hızlandıran bir katalizör oldu.
3. Askerin siyasete Müdahalesi ve "Sopa Seçimleri"
ittihatçılar, askeri kanatlarıyla muhalefeti tasfiye etmeye başladıkça hürriyet ortamı kısa sürede otokrasiye dönüştü. 1912 yılındaki "Sopalı Seçimler", gazeteci suikastları (Hasan Fehmi, Ahmet Samim), Bab-ı Ali Baskını ve neticesinde kurulan Üç Paşalar (Enver, Talat, Cemal) diktatörlüğü, Meşrutiyet’in vadettiği çoğulcu demokrasiyi rafa kaldırdı. Bir istibdatın yerini, başka bir iktidar tekeli aldı.
4. Dış Konjonktür ve Avrupalı Güçlerin iştahı
imparatorluk içindeki reform çabaları, Avrupalı büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) işine gelmiyordu. Güçlü, anayasal ve kalkınan bir Osmanlı, "Doğu Sorunu"nu Avrupalıların aleyhine çözerdi. Bu yüzden Trablusgarp’ta italyan işgali ve ardından Rusya teşvikiyle kurulan Balkan ittifakı, Meşrutiyet’e nefes alacak zaman bırakmadı.
Sonuç
II. Meşrutiyet, Türk siyasi hayatı için devasa bir laboratuvar ve acı bir tecrübedir. Anayasa metinlerinin ve idealist sloganların, toplumsal zemin, iktisadi bağımsızlık ve nitelikli devlet aklı ile desteklenmediği sürece "memleketin bahtını" değiştiremeyeceğini acı bir şekilde göstermiştir. 1908’in iyi niyetli ama tecrübesiz kadrolarının yaptığı hatalar, daha sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurarken "önce kurum, önce milli şuur, önce iktisat" prensibiyle hareket etmesine en büyük ders olmuştur.
23 Temmuz 1908 günü Osmanlı coğrafyası, tarihte eşine az rastlanır bir hürriyet sarhoşluğuyla uyandı. "Hürriyet, Adalet, Müsavat (Eşitlik), Uhuvvet (Kardeşlik)" sloganları Dersaadet’ten Selanik’e, Beyrut’tan Üsküp’e kadar sokakları inletiyordu. II. Abdülhamid’in 30 yılı aşkın mutlakiyetçi yönetimi ve istihbarat ağı son bulmuş, Meşrutiyet yeniden ilan edilmişti. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Bulgarlar ve Araplar sokaklarda kucaklaşıyor; anayasanın (Kanun-ı Esasi) gelişiyle imparatorluğun tüm dertlerinin bir sihirli değnek değmişçesine çözüleceğine inanılıyordu.
Fakat çok değil, birkaç yıl içinde bu büyük sevinç çığlıkları yerini Balkan Bozgunu’nun acı feryatlarına, Trablusgarp’ın kaybına, bitmek bilmeyen siyasi suikastlara ve en nihayetinde Cihan Harbi’nin felaketine bıraktı.
Peki, hürriyetin ilanı neden memleketin bahtını değiştirmedi? Nerede hata yapıldı?
1. Kurumsal Altyapısı Olmayan Bir Devrim
1908 Devrimi, fikri ve felsefi olarak Fransız ihtilali’nin söylemlerini benimsemişti ancak arkasında Batı’daki gibi yüzyıllar içinde oluşmuş bir burjuvazi veya oturmuş kurumlar yoktu. ittihat ve Terakki Cemiyeti, iktidarı devirecek askeri ve komitacı örgütlenmeye sahipti fakat koskoca bir imparatorluğu yönetecek devlet tecrübesinden, iktisadi programdan ve kadrodan yoksundu. Sarayı etkisizleştirirken, devlet mekanizmasını ayakta tutacak nitelikli bürokrasi de feda edildi.
2. "Osmanlıcılık" illüzyonu ve Milliyetçilikler Çağı
Meşrutiyet’in ilanındaki ana amaç, gayrimüslim tebaayı anayasal haklarla devlete bağlamak ve imparatorluğun dağılmasını önlemekti (Osmanlıcılık fikri). Oysa hürriyet ortamı, imparatorluktaki her etnik unsurun kendi milli emellerini yüksek sesle dile getirmesine zemin hazırladı. Bulgarlar bağımsızlığını ilan etti, Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek’i ilhak etti, Yunanistan Girit’i yuttu. Hürriyet, birleştirici bir harç olmak yerine çözülmeyi hızlandıran bir katalizör oldu.
3. Askerin siyasete Müdahalesi ve "Sopa Seçimleri"
ittihatçılar, askeri kanatlarıyla muhalefeti tasfiye etmeye başladıkça hürriyet ortamı kısa sürede otokrasiye dönüştü. 1912 yılındaki "Sopalı Seçimler", gazeteci suikastları (Hasan Fehmi, Ahmet Samim), Bab-ı Ali Baskını ve neticesinde kurulan Üç Paşalar (Enver, Talat, Cemal) diktatörlüğü, Meşrutiyet’in vadettiği çoğulcu demokrasiyi rafa kaldırdı. Bir istibdatın yerini, başka bir iktidar tekeli aldı.
4. Dış Konjonktür ve Avrupalı Güçlerin iştahı
imparatorluk içindeki reform çabaları, Avrupalı büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) işine gelmiyordu. Güçlü, anayasal ve kalkınan bir Osmanlı, "Doğu Sorunu"nu Avrupalıların aleyhine çözerdi. Bu yüzden Trablusgarp’ta italyan işgali ve ardından Rusya teşvikiyle kurulan Balkan ittifakı, Meşrutiyet’e nefes alacak zaman bırakmadı.
Sonuç
II. Meşrutiyet, Türk siyasi hayatı için devasa bir laboratuvar ve acı bir tecrübedir. Anayasa metinlerinin ve idealist sloganların, toplumsal zemin, iktisadi bağımsızlık ve nitelikli devlet aklı ile desteklenmediği sürece "memleketin bahtını" değiştiremeyeceğini acı bir şekilde göstermiştir. 1908’in iyi niyetli ama tecrübesiz kadrolarının yaptığı hatalar, daha sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurarken "önce kurum, önce milli şuur, önce iktisat" prensibiyle hareket etmesine en büyük ders olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar