bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak30
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar7
- bir bela geliyor9
- fransa6
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- izmir'in mis gibi kokması10
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler9
- fall 23
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- alfa romeo3
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın5
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- salat namaz değildir12
- yüksek enflasyon3
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı4
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur4
- arkadaşlar çüş6
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi5
- meksika açmazı macerası15
- sabahları sevilen şeyler7
- okul saldırısı7
- the odyssey2
- cemil tugay7
- bir gün herkes ak partili olacak14
- enayimiknatisi9
- izmir in fethi3
- bu durumda ne yapardınız9
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi5
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- anın görüntüsü31
- tekrar izlenebilecek diziler4
- mezut barzani nin yahudi olması18
- fon vurgunu akpli seçmene nasıl anlatılıyor5
- izmir lağım gibi kokuyor diyen muhalif3
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek6
- iranlı kızlar4
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- arkadaşlar aranızda zengin varsa bana yazsın3
- beni parayla değil ama kadınla kandırabilirsiniz2
- ebgh'a hakaret edenler3
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- 40 yaşında bekar erkek5
- çocuğa israil diye isim koymak17
- silkmeye çalışan erkek ilgisi3
- game of thrones taki kerhaneci24
- çağatay güç2
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
ankara kzılaydaki büyük caddelerden birinin adı.otobüs duraklarının olduğu cadde.
hükümdarın yetkilerinin anayasa ve halkoyuyla seçilen meclis tarafından kısıtlandığı yönetim biçimi..
Ayrıntılar için (bkz: http://tr.wikipedia.org/wiki/Anayasal_monar%C5%9Fi)
Ayrıntılar için (bkz: http://tr.wikipedia.org/wiki/Anayasal_monar%C5%9Fi)
bazen meşruiyet ile karıştırılır.
meşrutiyet yonetim biçimi başta bir hükümdar ve onun yanında da bir meclis olmak üzere uygulanır.
Kral + Halk.
anayasal monarşidir. dünyada cumhuriyete ve dolayısıyla ulus devlete giden yoldaki en büyük adım. 20. yüzyılın başında rusya, iran ve türkiyede ard arda meşrutiyet devrimleri gerçekleşmiştir.
arapça meşrut, meşruta-şart koşulmuş, şartlı kökünden gelen bir yönetim biçiminin adıdır. bir hükümdarın başkanlığı altında bulunan parlamento idaresidir.
(bkz: parlamenter monarşi)
yurutme yetkisinin hukumdarda, yasama yetkisinin secimle isbasina gelen parlamentoda oldugu sistem.
Meşrutiyet devrinde Istanbulun beyleri yaz ve kış boyunca her gün yakalarına bir çiçek takarlardı.
Mutlakiyet devrinde istanbulun beyleri yaz ve kış boyunca her gün yakalarına bir true takarlardı.
birinci ve ikinci meşrutiyet dönemleri ülkemiz açısından büyük tarihi öneme sahiptir. birinci meşrutiyette ilk kez halkın oyuyla seçilen bir meclis kuruldu ve padişahın yetkileri sınırlandırıldı. ikinci meşrutiyette ilk kez siyasi partiler kuruldu. demokrasi seviyesi elbette günümüzle kıyaslanamaz ama o dönem için yarattığı farkı şöyle açıklayalım. meşrutiyetten sonra gelen cumhuriyet döneminin ilk 27 yılında birkaç deneme haricinde muhalefet partilerinin kurulmasına izin verilmedi, seçimler ise tek partinin katılımıyla yapıldı.
MEŞRUTiYET NEDEN MEMLEKETiN BAHTINI DEĞiŞTiRMEDi?
23 Temmuz 1908 günü Osmanlı coğrafyası, tarihte eşine az rastlanır bir hürriyet sarhoşluğuyla uyandı. "Hürriyet, Adalet, Müsavat (Eşitlik), Uhuvvet (Kardeşlik)" sloganları Dersaadet’ten Selanik’e, Beyrut’tan Üsküp’e kadar sokakları inletiyordu. II. Abdülhamid’in 30 yılı aşkın mutlakiyetçi yönetimi ve istihbarat ağı son bulmuş, Meşrutiyet yeniden ilan edilmişti. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Bulgarlar ve Araplar sokaklarda kucaklaşıyor; anayasanın (Kanun-ı Esasi) gelişiyle imparatorluğun tüm dertlerinin bir sihirli değnek değmişçesine çözüleceğine inanılıyordu.
Fakat çok değil, birkaç yıl içinde bu büyük sevinç çığlıkları yerini Balkan Bozgunu’nun acı feryatlarına, Trablusgarp’ın kaybına, bitmek bilmeyen siyasi suikastlara ve en nihayetinde Cihan Harbi’nin felaketine bıraktı.
Peki, hürriyetin ilanı neden memleketin bahtını değiştirmedi? Nerede hata yapıldı?
1. Kurumsal Altyapısı Olmayan Bir Devrim
1908 Devrimi, fikri ve felsefi olarak Fransız ihtilali’nin söylemlerini benimsemişti ancak arkasında Batı’daki gibi yüzyıllar içinde oluşmuş bir burjuvazi veya oturmuş kurumlar yoktu. ittihat ve Terakki Cemiyeti, iktidarı devirecek askeri ve komitacı örgütlenmeye sahipti fakat koskoca bir imparatorluğu yönetecek devlet tecrübesinden, iktisadi programdan ve kadrodan yoksundu. Sarayı etkisizleştirirken, devlet mekanizmasını ayakta tutacak nitelikli bürokrasi de feda edildi.
2. "Osmanlıcılık" illüzyonu ve Milliyetçilikler Çağı
Meşrutiyet’in ilanındaki ana amaç, gayrimüslim tebaayı anayasal haklarla devlete bağlamak ve imparatorluğun dağılmasını önlemekti (Osmanlıcılık fikri). Oysa hürriyet ortamı, imparatorluktaki her etnik unsurun kendi milli emellerini yüksek sesle dile getirmesine zemin hazırladı. Bulgarlar bağımsızlığını ilan etti, Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek’i ilhak etti, Yunanistan Girit’i yuttu. Hürriyet, birleştirici bir harç olmak yerine çözülmeyi hızlandıran bir katalizör oldu.
3. Askerin siyasete Müdahalesi ve "Sopa Seçimleri"
ittihatçılar, askeri kanatlarıyla muhalefeti tasfiye etmeye başladıkça hürriyet ortamı kısa sürede otokrasiye dönüştü. 1912 yılındaki "Sopalı Seçimler", gazeteci suikastları (Hasan Fehmi, Ahmet Samim), Bab-ı Ali Baskını ve neticesinde kurulan Üç Paşalar (Enver, Talat, Cemal) diktatörlüğü, Meşrutiyet’in vadettiği çoğulcu demokrasiyi rafa kaldırdı. Bir istibdatın yerini, başka bir iktidar tekeli aldı.
4. Dış Konjonktür ve Avrupalı Güçlerin iştahı
imparatorluk içindeki reform çabaları, Avrupalı büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) işine gelmiyordu. Güçlü, anayasal ve kalkınan bir Osmanlı, "Doğu Sorunu"nu Avrupalıların aleyhine çözerdi. Bu yüzden Trablusgarp’ta italyan işgali ve ardından Rusya teşvikiyle kurulan Balkan ittifakı, Meşrutiyet’e nefes alacak zaman bırakmadı.
Sonuç
II. Meşrutiyet, Türk siyasi hayatı için devasa bir laboratuvar ve acı bir tecrübedir. Anayasa metinlerinin ve idealist sloganların, toplumsal zemin, iktisadi bağımsızlık ve nitelikli devlet aklı ile desteklenmediği sürece "memleketin bahtını" değiştiremeyeceğini acı bir şekilde göstermiştir. 1908’in iyi niyetli ama tecrübesiz kadrolarının yaptığı hatalar, daha sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurarken "önce kurum, önce milli şuur, önce iktisat" prensibiyle hareket etmesine en büyük ders olmuştur.
23 Temmuz 1908 günü Osmanlı coğrafyası, tarihte eşine az rastlanır bir hürriyet sarhoşluğuyla uyandı. "Hürriyet, Adalet, Müsavat (Eşitlik), Uhuvvet (Kardeşlik)" sloganları Dersaadet’ten Selanik’e, Beyrut’tan Üsküp’e kadar sokakları inletiyordu. II. Abdülhamid’in 30 yılı aşkın mutlakiyetçi yönetimi ve istihbarat ağı son bulmuş, Meşrutiyet yeniden ilan edilmişti. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Bulgarlar ve Araplar sokaklarda kucaklaşıyor; anayasanın (Kanun-ı Esasi) gelişiyle imparatorluğun tüm dertlerinin bir sihirli değnek değmişçesine çözüleceğine inanılıyordu.
Fakat çok değil, birkaç yıl içinde bu büyük sevinç çığlıkları yerini Balkan Bozgunu’nun acı feryatlarına, Trablusgarp’ın kaybına, bitmek bilmeyen siyasi suikastlara ve en nihayetinde Cihan Harbi’nin felaketine bıraktı.
Peki, hürriyetin ilanı neden memleketin bahtını değiştirmedi? Nerede hata yapıldı?
1. Kurumsal Altyapısı Olmayan Bir Devrim
1908 Devrimi, fikri ve felsefi olarak Fransız ihtilali’nin söylemlerini benimsemişti ancak arkasında Batı’daki gibi yüzyıllar içinde oluşmuş bir burjuvazi veya oturmuş kurumlar yoktu. ittihat ve Terakki Cemiyeti, iktidarı devirecek askeri ve komitacı örgütlenmeye sahipti fakat koskoca bir imparatorluğu yönetecek devlet tecrübesinden, iktisadi programdan ve kadrodan yoksundu. Sarayı etkisizleştirirken, devlet mekanizmasını ayakta tutacak nitelikli bürokrasi de feda edildi.
2. "Osmanlıcılık" illüzyonu ve Milliyetçilikler Çağı
Meşrutiyet’in ilanındaki ana amaç, gayrimüslim tebaayı anayasal haklarla devlete bağlamak ve imparatorluğun dağılmasını önlemekti (Osmanlıcılık fikri). Oysa hürriyet ortamı, imparatorluktaki her etnik unsurun kendi milli emellerini yüksek sesle dile getirmesine zemin hazırladı. Bulgarlar bağımsızlığını ilan etti, Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek’i ilhak etti, Yunanistan Girit’i yuttu. Hürriyet, birleştirici bir harç olmak yerine çözülmeyi hızlandıran bir katalizör oldu.
3. Askerin siyasete Müdahalesi ve "Sopa Seçimleri"
ittihatçılar, askeri kanatlarıyla muhalefeti tasfiye etmeye başladıkça hürriyet ortamı kısa sürede otokrasiye dönüştü. 1912 yılındaki "Sopalı Seçimler", gazeteci suikastları (Hasan Fehmi, Ahmet Samim), Bab-ı Ali Baskını ve neticesinde kurulan Üç Paşalar (Enver, Talat, Cemal) diktatörlüğü, Meşrutiyet’in vadettiği çoğulcu demokrasiyi rafa kaldırdı. Bir istibdatın yerini, başka bir iktidar tekeli aldı.
4. Dış Konjonktür ve Avrupalı Güçlerin iştahı
imparatorluk içindeki reform çabaları, Avrupalı büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) işine gelmiyordu. Güçlü, anayasal ve kalkınan bir Osmanlı, "Doğu Sorunu"nu Avrupalıların aleyhine çözerdi. Bu yüzden Trablusgarp’ta italyan işgali ve ardından Rusya teşvikiyle kurulan Balkan ittifakı, Meşrutiyet’e nefes alacak zaman bırakmadı.
Sonuç
II. Meşrutiyet, Türk siyasi hayatı için devasa bir laboratuvar ve acı bir tecrübedir. Anayasa metinlerinin ve idealist sloganların, toplumsal zemin, iktisadi bağımsızlık ve nitelikli devlet aklı ile desteklenmediği sürece "memleketin bahtını" değiştiremeyeceğini acı bir şekilde göstermiştir. 1908’in iyi niyetli ama tecrübesiz kadrolarının yaptığı hatalar, daha sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurarken "önce kurum, önce milli şuur, önce iktisat" prensibiyle hareket etmesine en büyük ders olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar