bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor12
- en köylü özelliğiniz4
- çomar müzikleri3
- tiroidli hanım3
- nervio ile travertenlere gitmek4
- sidretü l münteha4
- zorunlu eğitim7
- yanık akrep dumanı çekmek5
- türk ateisti7
- slip mayo giyen erkek2
- organize suç örgütü2
- kanal 72
- sözlük çok bozdu2
- mayışı çekmek2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması2
- yunanistan29
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- şimdi mokv olacaktı4
- seferihisar2
- z kuşağı8
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- dünüşü4
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- en son aldığınız iltifat14
- sevişirken video çekmek11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- şımarık insan belirtileri2
- ali vefa6
- la ilahe illallah3
- tekne turu14
- sabahın köründe denize girmek3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- dekolteye bakar mısınız15
- eğitimin anlamsızlığı3
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- mokv'u kulaklarından tutup tavana asmak2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- gürcistan26
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
bir hans vardı, almıştı elke yi yanına, almanya'dan kalkıp doğruca fatma diye bir kızın yanına geliyorlardı...sonra bunlar yeni arkadaşlar falan ediniyorlardı, okula başlıyorlardı türkiye'de. şarkı falan da öğretiyorlardı, bruder martin mi ne, öyle bir şey vardı...ama ben tüm altıncı sınıf boyunca wiedersehen i ya da hausaufgaben i doğru yazmaya çalışmaktan başka bir şey yapamamıştım. (ein zwei ein papagei, drei vier eine klavier, fünf sechst eine hex, sieben acht gute nacht! neun zehn auf "wiedersehen") aaa....hatırlıyormuşum.*
ıch habe zwei stunden mathe am montag. "pazartesi günü iki saat matematik dersim var." *
lern mit uns bizimle öğren demektir. zaten yabancı dil türklerin yazdığı kitapla öğrenilmez yabancı kaynağa başvurmak daha mantıklıdır.
bruder martin, bruder martin
schlaufs du noch, schlaufs du noch
hörst du nicht die glocken, hörst du nicht die glocken
bim bam bum, bim bam bum
schlaufs du noch, schlaufs du noch
hörst du nicht die glocken, hörst du nicht die glocken
bim bam bum, bim bam bum
ona güvenerek üniversitede almanca dersi aldığım*, ama hiçbişey öğretmediği için herşeyi yeniden öğrendiğim saçma salak kitabımsı.
koko isimli papağanıyla efsane olmuş kitaplardır bunlar. Bir ünitede de bizim nasreddin hoca ile kendilerinden bir eleman konuşuyorlardı, öyle kalmış aklımda.
koko adlı papagay(evet papagai), bu kitabın her sayfasında farklı renklerde çıkardı. ayrıca bir papağana bile bıyık çizebilmeme olanak sağlayan milli eğitim bakanlığı büyüklerime de selam ederim.
ayrıca vaktinde iki alman kıza "ich liebe am kiosk"(anlamını halen bilmiyorum ama güldülerdi buna) dememe sebep olmuş ve beni sempati yuvası haline getirmiş kitaptır.
edit: anlamını öğrendim efendim, ich liebe am kiosk diyerek "büfede seviyorum" demişim. güler tabi kızlar. e be milli eğitim, bize almanca o kadar kelime varken öğrete öğrete büfe'yi mi öğrettin? öpüyorum milli eğitim.
ayrıca vaktinde iki alman kıza "ich liebe am kiosk"(anlamını halen bilmiyorum ama güldülerdi buna) dememe sebep olmuş ve beni sempati yuvası haline getirmiş kitaptır.
edit: anlamını öğrendim efendim, ich liebe am kiosk diyerek "büfede seviyorum" demişim. güler tabi kızlar. e be milli eğitim, bize almanca o kadar kelime varken öğrete öğrete büfe'yi mi öğrettin? öpüyorum milli eğitim.
(bkz: hep beraber)
lisede okuduğum almanca kitatıbı. 4 sene okumama rağmen neredeyse hiçbir şey aklımda kalmamıştır. renklerde hep kayma vardır. hans adından nefret etmemi sağmalıştır. ek olarak almanyaya giden türklerin de bazı maceralarını anlatır , türk dedeyle türk torunu aralarında almanca konuşur bazı bölümlerinde.
özellikle içindeki çizimlerin kalitesiyle örnek gösterilen kitaptır.
insani almancadan sogutan kitap. (bkz: itici)
bi papağanın komisch demeyi öğrettiği kitap. ortaokulda iken gösterilen almancanın temellerini öğrendiğim kitap.
(bkz: 8 dil bilen kültürlü genç)*
(bkz: 8 dil bilen kültürlü genç)*
(bkz: wir lernen deutsch)
ilkokul için hazırlanmış olsa da, ülkemizde ortaokullarda almanca öğretmek için kullanılan garip kitap. mesela türkler aralarında almanca konuşuyor falan filan...
(bkz: çaykur rizespor)
"üç yıl boyunca kendisinden üç-beş şey öğrenebildiysem bu benim müthiş sabrım ve zekamdandır" diye düşündüğüm insanbezdirir kitap.
adıyla 180 derece zıt bir görevi olan,'sözde' almanca öğretecek kitap.
sabi,saba ,sabo ,hans,elke,metin gibi karakterleri içeren ders kitabı.
hiç kimseye almanca öğretemeyen kitap.
içindeki her kelimeyi, cümleyi ortaokul boyunca beşer kez yazdığım kitap.
tek beş kez yazmadığımız kelime;
(bkz: türkiyemspor)
tek beş kez yazmadığımız kelime;
(bkz: türkiyemspor)
tante tombul'un restaurantında mantı yemeyi öğreten kitaptır.
esas karakteri koko adlı papağan olan harika olay örgüsüyle hem eğlendirici hem öğretici olmayı başarabilen başyapıt niteliğindeki eserdir.
(bkz: koko ist ein papagei)
bu kitapla ilgili ilginç bir durum ise ; kendisini hem orta okulda hem de lisede kullanmış olmamızdır.
(bkz: koko ist ein papagei)
bu kitapla ilgili ilginç bir durum ise ; kendisini hem orta okulda hem de lisede kullanmış olmamızdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar