bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- arkadaşlar nasılsınız11
- bana gel film izleriz diyen erkek15
- türkiye'ye en uygun yönetim şekli islami komünizm3
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler7
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil6
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- gratisin içini merak etmek5
- cansever18
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- simko317
- anın görüntüsü10
- mekke anlaşması11
- kendine bir soru sor5
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- insan sevmemek6
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- futbol24
- sözlüğün kırbacı5
- kavalali mehmet ali pasa3
- kütleçekim pili2
- kafamın içindeki sesler5
- hewal ebo9
- komik biri olmak2
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- tavuk pilav4
- sarapci koala7
- pazar günü evde oturan insan4
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- günlük tutan erkek13
- bir sözlük kızını yatağa atmak2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- ders çalışmanın bazen iyi hissettirmesi2
- kadınlar denizi3
- victor osimhen9
- pkklı anaları3
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- ümit özdağ6
- ip atlayan erkek2
- acı yiyen insan2
- galatasaray daikin den libero takviyesi2
- tai lung16
- sokakta kavga teknikleri2
- recep tayyip erdoğan3
hakkinda entry girme ihtiyaci hissettigim metallica'nin davulcusu.
metallica dedim.
lars ulrich icin mike portnoy, dave lombardo varken bu baterist mi ulan demek sacmaliktir. lars ulrich'e iyi baterist demek degil; lars ulrich'i bateristten saymamak sacmaliktir. ayiptir, yaziktir.
ben metalden cok anlarim demenin yolu olarak lars'a saldirmayi secmisler. olmamis ama.
bu adam davulla sevismiyor, evet paragoz. ama metallica gibi bir grubun davulcusu arkadas. metallica olmasa bir bok olmaz diyorlar lars'tan. metallica'yi metallica yapan lars ulan dengesiz? lars olmasin bakayim, ne oluyor o grup?
ayaklarini super kullanir; evet bunu anlayabilmek icin davulcu olmaya ya da super bir kulaga sahip olmak gerekir. ritimlerini kimse tutturamaz, ayri bir tarzi ve kulaga inanilmaz hos gelen melodileri vardir. sov davulcusudur; dans ederken bile calabilir. ayaklari ellerinden hizli calisir, davul calmayi trampete vurmaktan ibaret zanneden dengesizlerin beceriksiz saydiklari davulcudur.
mike portnoy gibileriyle kiyaslanmasi sacmadir. ikisi de dunyanin en saglam davulcularinin arasindadir, orasini burasini kurcalayip iyisini bulmaya calismak sacmaliktir, gereksizdir.
metallica dedim.
lars ulrich icin mike portnoy, dave lombardo varken bu baterist mi ulan demek sacmaliktir. lars ulrich'e iyi baterist demek degil; lars ulrich'i bateristten saymamak sacmaliktir. ayiptir, yaziktir.
ben metalden cok anlarim demenin yolu olarak lars'a saldirmayi secmisler. olmamis ama.
bu adam davulla sevismiyor, evet paragoz. ama metallica gibi bir grubun davulcusu arkadas. metallica olmasa bir bok olmaz diyorlar lars'tan. metallica'yi metallica yapan lars ulan dengesiz? lars olmasin bakayim, ne oluyor o grup?
ayaklarini super kullanir; evet bunu anlayabilmek icin davulcu olmaya ya da super bir kulaga sahip olmak gerekir. ritimlerini kimse tutturamaz, ayri bir tarzi ve kulaga inanilmaz hos gelen melodileri vardir. sov davulcusudur; dans ederken bile calabilir. ayaklari ellerinden hizli calisir, davul calmayi trampete vurmaktan ibaret zanneden dengesizlerin beceriksiz saydiklari davulcudur.
mike portnoy gibileriyle kiyaslanmasi sacmadir. ikisi de dunyanin en saglam davulcularinin arasindadir, orasini burasini kurcalayip iyisini bulmaya calismak sacmaliktir, gereksizdir.
ne derseniz deyin, bu adamı sevmeyin kötüleyin ama metallica'yı metallica yapan faktörlerdendir. Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olurmuş. O zamanlar da böyle binlerce metot ve çalışma imkanı vardı sanki.
egosu yüksek denilen bu adam, bir klinik yararına yapılan who wants to be a millioner adlı yarışmaya katılmış ve 128,000 $'lık soruda elenerek, 32,000 $ kazanmıştır.
2 gece önceki rock and roll hall of fame organizasyonunda, eski zamanlarını hatırlatan muhteşem bir performans sergilemiş ustad.
http://www.youtube.com/watch?v=1SirJal1RsI
http://www.youtube.com/watch?v=9uu9sDAxRGQ
http://www.youtube.com/watch?v=1SirJal1RsI
http://www.youtube.com/watch?v=9uu9sDAxRGQ
günü gelince pop yapsa da, hep adam gibi adam olarak kalacaktır.
yaslandikca daha bi sik giyinmeye baslayan metallica insani. eskiden boxerdan bozma bi sortla otururdu davullarin basina ya da yari ciplak cikardi. ama su siralar iki dirhem bir cekirdek maasallah.*
demişti yakında tekrar görüşecez diye ama içimden 'siktir lam böyle diyorsunuz sonra on seneye bir geliyorsunuz.' demiştim. doğru diyormuşlar görüşcez lan yakında. hemde fucking soon lan. uçarım ki ben sevinçten havaya...
(bkz: Her yerinden öpüyorum lars)
Lars, bir Deep Purple konserine gittiğinde ve müziğin nasıl bir şey olabileceğini anladığında hemen hemen 10 yaşındaydı. Bu, Lars'ın o zamana kadar "maruz kaldığı" müzik düşünüldüğünde, onun için küçük bir başarı sayılmazdı. Babası küçük bir caz kulübü işletiyordu ve Avrupa cazıyla çok ilgileniyordu. Hatta efsane saksofoncu Dexter Gordon Lars'ın vaftiz babası olmuştu.
Deep Purple ve Ritchie Blackmore Lars'ın dünyasını değiştirmişlerdi. Konserlerinden o kadar etkilenmişti ki ertesi gün "Fireball" adlı albümlerini aldı. Üç yıl sonra 13 yaşındayken, büyük annesini ilk davul setini almaya ikna etti.
Babasının mesleği olan tenisçilik yanında müzik ve davul ikinci planda kalmıştı. Ulrich'ler; Newport Beach, California'ya taşındıkları sırada Lars Danimarka'da bilinen bir çocuk tenisçiydi. Ama Amerika'da sıradan bir tenisçiydi, Danimarka'daki gibi dikkat çeken bir tenisçi değil...
Kısa bir süre sonra Lars için tenis daha önemsiz olmaya başladı ve Lars Güney California'nın "yasak zevkleri"nin ağına düştü: seks, uyuşturucu ve rock'n roll.. Her çeşit rock'n roll.. Lars'ın müziğe olan tutkusu gittikçe arttı ve çok sevdiği Avrupa metalinin her türlüsünü elde edebilmek için kasetlerini takas etmeye başladı.
1981 Haziran'ında "fanatik çocuk" Lars, o zamanki favori grubu olan Diamond Head'in birkaç konserini izlemek için ingiltere'ye gitti. Her nasılsa, bir şekilde Lars, California'ya dönene kadar grup üyeleriyle birlikte ingiltere'de yaşamayı başardı. Eve geri döndüğünde, kaset takası yaptığı arkadaşı Brian Slagel'ın sahibi olduğu Metal Blade Records tarafından çıkarılacak olan bir albüme şarkılarını koyacak gruplar aradığını öğrendi. Lars arkadaşıyla konuşarak bu albümde yerini garanti etmişti ancak Lars'ın bir grubu yoktu!
ingiltere'ye gitmeden önce bir vokalist ve gitarcı olan James Hetfield ile birlikte buluşup, çalmışlardı. Ancak bu buluşmalarda da bazı aksilikler oluyordu. Lars'ın zamanlamaları çok da iyi değildi ve ziller yerçekimine fazlaca yenik düşüyordu. Ama elinde çok iyi bir yem vardı, yeni çıkacak olan bir albümde yer alacaklardı.
James bu yemi yuttu ve böylece Metallica doğmuş oldu. Şimdi müzik, Lars'ın hayatında karısı ve çocuklarıyla birlikte birinci sırayı paylaşıyor ve artık Lars daha fazla dinlenmeyi öğrendi ancak hala şoför koltuğunda o oturuyor.
Lars'ın ekipmanı nelerdir?
Lars, Remo başlı Star Classic Maple davulları ve Zildjian Brilliant zilleri kullanır.
Lars'ın hangi arabaları kullanır?
Porsche, Chevy Blazer, Range Rover ve Saab.
Metallica'dan başka herhangi bir grupta çaldı mı?
Mercyful Fate'in "Return of the Vampire" adlı şarkısının yenilenmiş versiyonunda davulları çaldı.
Lars başka bir grupta bulundu mu?
Hayır, Metallica Lars'ın ilk ve tek grubudur.
Lars daha önceleri hangi işleri yaptı?
Lars gazete dağıtıcılığı yaptı ve bir benzin istasyonunda çalıştı. Ayrıca Oasis'i destekleme amaçlı bir işte de çalıştı.
Deep Purple ve Ritchie Blackmore Lars'ın dünyasını değiştirmişlerdi. Konserlerinden o kadar etkilenmişti ki ertesi gün "Fireball" adlı albümlerini aldı. Üç yıl sonra 13 yaşındayken, büyük annesini ilk davul setini almaya ikna etti.
Babasının mesleği olan tenisçilik yanında müzik ve davul ikinci planda kalmıştı. Ulrich'ler; Newport Beach, California'ya taşındıkları sırada Lars Danimarka'da bilinen bir çocuk tenisçiydi. Ama Amerika'da sıradan bir tenisçiydi, Danimarka'daki gibi dikkat çeken bir tenisçi değil...
Kısa bir süre sonra Lars için tenis daha önemsiz olmaya başladı ve Lars Güney California'nın "yasak zevkleri"nin ağına düştü: seks, uyuşturucu ve rock'n roll.. Her çeşit rock'n roll.. Lars'ın müziğe olan tutkusu gittikçe arttı ve çok sevdiği Avrupa metalinin her türlüsünü elde edebilmek için kasetlerini takas etmeye başladı.
1981 Haziran'ında "fanatik çocuk" Lars, o zamanki favori grubu olan Diamond Head'in birkaç konserini izlemek için ingiltere'ye gitti. Her nasılsa, bir şekilde Lars, California'ya dönene kadar grup üyeleriyle birlikte ingiltere'de yaşamayı başardı. Eve geri döndüğünde, kaset takası yaptığı arkadaşı Brian Slagel'ın sahibi olduğu Metal Blade Records tarafından çıkarılacak olan bir albüme şarkılarını koyacak gruplar aradığını öğrendi. Lars arkadaşıyla konuşarak bu albümde yerini garanti etmişti ancak Lars'ın bir grubu yoktu!
ingiltere'ye gitmeden önce bir vokalist ve gitarcı olan James Hetfield ile birlikte buluşup, çalmışlardı. Ancak bu buluşmalarda da bazı aksilikler oluyordu. Lars'ın zamanlamaları çok da iyi değildi ve ziller yerçekimine fazlaca yenik düşüyordu. Ama elinde çok iyi bir yem vardı, yeni çıkacak olan bir albümde yer alacaklardı.
James bu yemi yuttu ve böylece Metallica doğmuş oldu. Şimdi müzik, Lars'ın hayatında karısı ve çocuklarıyla birlikte birinci sırayı paylaşıyor ve artık Lars daha fazla dinlenmeyi öğrendi ancak hala şoför koltuğunda o oturuyor.
Lars'ın ekipmanı nelerdir?
Lars, Remo başlı Star Classic Maple davulları ve Zildjian Brilliant zilleri kullanır.
Lars'ın hangi arabaları kullanır?
Porsche, Chevy Blazer, Range Rover ve Saab.
Metallica'dan başka herhangi bir grupta çaldı mı?
Mercyful Fate'in "Return of the Vampire" adlı şarkısının yenilenmiş versiyonunda davulları çaldı.
Lars başka bir grupta bulundu mu?
Hayır, Metallica Lars'ın ilk ve tek grubudur.
Lars daha önceleri hangi işleri yaptı?
Lars gazete dağıtıcılığı yaptı ve bir benzin istasyonunda çalıştı. Ayrıca Oasis'i destekleme amaçlı bir işte de çalıştı.
bir adet altıncı nesil yazar. hoş gelmiş.
Devasa egosu, paragöz olduğu fikrine katılmamak mümkün değil gerçekten ama atlanmaması gereken önemli bir detay var: Napster olayını tamamen unutursak bu adamın egosu da paragözlülüğüde kendine ve grubuna. hayranlarla en fazla iletişimde olan elemanı grubun. James'in daha fazla sevilmesi bambaşka bir durum tabi. ne demek istediğimi herhangi bir meet&greet partiyi izleyerek anlayabilirsiniz. ama hakikaten paragöz adam; who wants to be a milionaire'e katılmış bücürük.
https://www.youtube.com/watch?v=-C4raj_VfJI&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=-C4raj_VfJI&feature=related
napster olayından ötürü hem bazı meslektaşları hem de hayranlığı nedeniyle haksız yere eleştilen büyük baterist.zira zamanında kendisini eleştirenlerin bugün internetten müzik indirme olayından ötürü nasıl tepkili ve mağdur olduklarını görüyoruz.bir de bu konuda lars a karşı en sert tepkiyi gösterip napster in yanında yer alan, limp bizkit in, bu tartışmalardan kısa süre sonra metallica ile ortak turne ye çıkması ve kaba tabirle tükürdüğünü yalaması bile lars ın haklılık derecesini arttırıyor.
evinde ve studyoda yaklaşık 10 tane davul seti vardır. sanıldığı gibi bi set koleksiyonu yoktur.
amatör balıkçı:
(#7019634)
(#7019634)
metallicaya markalaşma ve pazarlama yönünde yaptığı katkı müziğiyle yaptığından daha fazladır..metallica şarkıları için tekniği yüksek davulcular daha iyi işler çıkarabilirdi belki ama o olmasaydı metallica bugünkü yerinde olmazdı gibime geliyor.
nedense bana karakter olarak acayip riyakar ve tıfıl piçlerdenmiş gibi bir his uyandırıyor. güven vermeyen bi tavrı var. ha davulu iyidir ona lafım yok.
metallica albümleri içerisinde, en iyi çaldığı 3 albüm şöyledir;
and justice for all
black album
death magnetic
and justice for all
black album
death magnetic
some kind of monster belgeselinde nefret kazanmış ve bunu haketmiş insan. James uyuşturucu yüzünden ölümle yaşam arasında gidip-geliyor, ailesi için yaşamayı seçiyor... Bakışları donuk, hareketleri yavaş, yüzü bembeyaz ve ifadesiz, kısaca çok yıpranmış ama lars ona sataşıp duruyor. Bu adamın insanlığı bu kadardır.
bu adama laf edenler bilmelidir ki, metallica'nın kurucusu ve isimini veren bu adamdır. bugün ride the lightning, master of puppets, and justice for all, black album gibi şaheserleri dinliyorsak bu adam sayesindedir.
dünyanın en piç gülüşlü adamlarından biri olması bir yana; hıza abanmamasına rağmen son derece özgün davul partisyonlar yaratabilen süper adam.
amatör görünümlü profesyonel davulcu. canlı performanslarında gaza gelmedikçe kastırmayan bir insan olsa da albüm kayıtlarında teknik olarak değil de performans olarak çok iyi bir davulcudur. hızlıdır. özel hayatta tam bir şerefsizdir. ancak eski albümlerdeki davul notasyonları günümüz psikopatlarına öncülük etmiştir. fakat teknik olarak çok gerilerde kalmış bir davulcu olduğu da aşikardır, günümüzde. yani metallica'dan başka hiç bir yerde çalamaz artık.
konserde şarkının ortasında bageti kırıldığı anda, hiç ritm kaçırmadan aşağıdan başka bir baget alarak devam eden bateristtir.
(bkz: işte böyle bir şey)
(bkz: işte böyle bir şey)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar