bugün
- melatonin3
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir kadından hoşlanmak3
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- bir bela geliyor29
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- hafızayı sildirmek6
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükten korkmak5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- zalbert ramstein4
- intihar düşüncesi2
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ itiraf15
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- nervio12
- erkekler neden evlenmek ister15
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- uludağ sözlük evreni8
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- 195 kaslı pilot14
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- ben basit bir insanım2
- kürdü sevin21
- hasan atilla uğur14
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- heyt bea gocu mu5
- para yok huzur var11
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- dizi izlemek4
çeşitli sanat alanlarında eğitim veren, sanatçı yetiştiren kurum.
ilk kurulan konservatuvar Napoli'deki San Maria di Loreto'dur.
derslerde çok eğlenilmeyen ve çok zor olan müzik yuvası.girmesi bir dert okuması bir dert.
konserve duvar da denilen kurum.
her ne kadar öğrencilerin ve ilk defa sınava girecek olanların " torpil yok ya, nasssı yaaa olur mu öyle şey, girerim lan ben " dedikten sonra, torpilin azizliğine uğrayıp kazanamadıkları, devlet statüsünde eğitim veren kuruluş.ha şimdi çıkar birileri, ben torpilsiz girdim der, onun için bende bkz vermek zorunda kalırım.
(bkz: yeme beni)
(bkz: yeme beni)
insanı canından bezdiren okullardır.
okuması zevkli diyenlere, ömrü boyunca bir insanın yaz tatili, bayram tatili, yarıyıl tatili yapmamasının ne demek olduğunu hatırlatmak isterim. küçücük bir çocukken, bir oyundan bile en fazla iki saat sonra sıkılırken, enstrüman başında en aşağı 3 saat geçirmesi istenir. tabii ki bu ilk yıllar için geçerlidir. bu süre ilerki yıllarda 7-8 saate kadar çıkar. artık karışmayı bırakmışlardır ama siz sınavlara yetişebilmek için zaten, kendinizden çıkmış bir şekilde çalışmanız gerektiğinin bilincine varmışsınızdır ya da buna alıştırılmışsınızdır. voleybol oynamak istersiniz, oynayamazsınız, arkadaşlarınıza alay konusu olursunuz. -aaa musette mi? bırakın canım onun elleri hassas ahahahahah- deliye dönmek üzeresinizdir. rüyalarınızda, merdivenlerden yuvarlandığınızı, elinizi, kolunuzu kırdığınızı, piyano çalamayacağınızı görür sevinirsiniz. hatta gerçek hayatta düşüp parmağınızı kırarsınız, buna bile sevinirsiniz allahım nihayet, nihayet tatil yapabileceğim diye. ama yok tabi öyle yağma, madem sağ elini kırdın o zaman sen de bütün yaz sol elini çalışırsın, hem böylece güçlenmiş olur diye bir cevapla karşılaşırsınız. 13 sene sonra artık ölsem de kurtulsam diye düşünürken, birden kafanızda bir ampul yanar. niye ölecekmişim canım, çaldığım pis bir nota insan ölümüne sebebiyet vermiyor ki, doktor muyum ben diye düşünürsünüz. mutlu olursunuz, arkanıza bakmadan kapıdan çıkar gidersiniz ve bir daha asla uğramazsınız.
işte böyle yerlerdir konservatuvarlar, eğlenceli mi değil mi karar vermek başkalarına kalsın...
(bkz: çok doluyum be sözlük)
okuması zevkli diyenlere, ömrü boyunca bir insanın yaz tatili, bayram tatili, yarıyıl tatili yapmamasının ne demek olduğunu hatırlatmak isterim. küçücük bir çocukken, bir oyundan bile en fazla iki saat sonra sıkılırken, enstrüman başında en aşağı 3 saat geçirmesi istenir. tabii ki bu ilk yıllar için geçerlidir. bu süre ilerki yıllarda 7-8 saate kadar çıkar. artık karışmayı bırakmışlardır ama siz sınavlara yetişebilmek için zaten, kendinizden çıkmış bir şekilde çalışmanız gerektiğinin bilincine varmışsınızdır ya da buna alıştırılmışsınızdır. voleybol oynamak istersiniz, oynayamazsınız, arkadaşlarınıza alay konusu olursunuz. -aaa musette mi? bırakın canım onun elleri hassas ahahahahah- deliye dönmek üzeresinizdir. rüyalarınızda, merdivenlerden yuvarlandığınızı, elinizi, kolunuzu kırdığınızı, piyano çalamayacağınızı görür sevinirsiniz. hatta gerçek hayatta düşüp parmağınızı kırarsınız, buna bile sevinirsiniz allahım nihayet, nihayet tatil yapabileceğim diye. ama yok tabi öyle yağma, madem sağ elini kırdın o zaman sen de bütün yaz sol elini çalışırsın, hem böylece güçlenmiş olur diye bir cevapla karşılaşırsınız. 13 sene sonra artık ölsem de kurtulsam diye düşünürken, birden kafanızda bir ampul yanar. niye ölecekmişim canım, çaldığım pis bir nota insan ölümüne sebebiyet vermiyor ki, doktor muyum ben diye düşünürsünüz. mutlu olursunuz, arkanıza bakmadan kapıdan çıkar gidersiniz ve bir daha asla uğramazsınız.
işte böyle yerlerdir konservatuvarlar, eğlenceli mi değil mi karar vermek başkalarına kalsın...
(bkz: çok doluyum be sözlük)
usta çırak ilişkisinin devam ettirildiği okul..*
Uludağ Üniversite bünyesindeki konservatuar Mudanyada'dır. ilk yeri eski tekel binası iken, -bilmeyenler için limanın hemen yanı- şu anki yeri huzurevinin oraya çıkarılmış, öte yandan tekel binasının olduğu yerde otopark yapılmıştır.
Ayrıca; neden sadece aklımıza müzik geldi a dostlar; tiyatro da vardır, candır.
Ayrıca; neden sadece aklımıza müzik geldi a dostlar; tiyatro da vardır, candır.
müzik bölümü giriş sınavları için (bkz: çetin akdeniz)den bile daha iyi bağlama çalsanız dahi 100 üzerinden ortalama %10 puan getirdiği için sonuçlar açıklandığında mortingen edebilen kurum. Şöyle biraz özet geçeyim,konservatuar müzik giriş sınavları için;(öğretmen olmak istiyorsanız; eğitim fakültesi müzik bölümü,sanatçı olmak istiyorsanız güzel sanatlar fakültesi veya konservatuar bölümlerinden,daha ayrıntılı incelemelerden sonra birine karar vermenin akabinde)öncelikle piyanodan sorulan tek ses,çift ses,üç ses ve dört sesleri ayrı ayrı verebilme,nota okuma-yazma (solfej-dikte),melodi ve ritm hafıza, gibi enstrumandan önce gelen bitakım,temeli zamana bağlı olan ve sağlam hocasız olmayan bir hazırlık sürecinden geçmelisiniz.
zaman zaman içinde shakespeare'i gazete okur gibi okuyan öğrencileri barındırır. "arkadaş insanın içinde olacak biraz ya" dedirtir bu öğrenciler.
ülkemizde gidenlerin salak olarak nitelendirildiği ilim irfan yuvası.
kendilerini ülkenin kurtarıcısı sanmalarına rağmen hakettikleri değeri bile kimsenin vermediği sanatçı adaylarının, çalıştıkları, barındıkları sanat okulu.
ilkokul çağlarından başlanan, ( sınavla ) çalışana ömrü boyunca bol miktarda para kazandıran* yetenek avcısı okul.
türkiyede fame dizisi sayesinde kurulmuştur.
Konservatuarın doğru yazılımıdır. Konser ve tuvarla alakası yoktur. müzisyen yetiştirmesi için kurulan ama bunu başaramayan (Türkiye için geçerli) eğitim sorunsalı kurumdur.
okurken 'artiz mi olcan sen?' gibi sorulara maruz kalmanızın olası olduğu eğitim yuvasıdır...
türkiyede bir halta yaramayan okuldur. neden mi ?
torpilin en alasının döndüğü yerlerden birisi olmasıdır, oradaki yetenek sınavına çıkan adam kendi alanında en iyisine bile kafa tutacak seviyede bile olsa düşük puan alır.
tiyatro bölümünde sırf hoca tipini beğenmedi diye alınmayan öğrenciler vardır. kısacası götü arşa dayanacak seviyede kalkık hocalar ve eğitim görevlileri mevcuttur.
sınav sistemine gelecek olursak türk eğitim sisteminin sikindirikliği orada da mevcuttur. gitar vb telli yada yaylı bir enstruman çalmayı öğrenmek için giden öğrenciye şandan ve piyanodan sınava tabi tutuluyor sonra notaların seslerini ağızıyla çıkartması ve ritim tutması bekleniyor bir balığa ağaç tırmandırmaya çalışmaktır bunun adı. yurt dışında hiç böyle değil sadece çaldığın şeyden sorumlusun.*
kısacası bişey yetiştirdiğini zanneden ancak sikindirik eğitim sistemi ve hocalarının afra tafrası yüzünden yanlış yönlendirilen öğrencilerden bir bok olamıyor. sonra vay efendim türkiyede neden müzisyen az ve sanat geri.
not: bilgilerin çoğu bir konservatuar hocasından bizzat alınmıştır itiraz etmeye yeltenenin beyni itinayla klavyeye dökülür.
torpilin en alasının döndüğü yerlerden birisi olmasıdır, oradaki yetenek sınavına çıkan adam kendi alanında en iyisine bile kafa tutacak seviyede bile olsa düşük puan alır.
tiyatro bölümünde sırf hoca tipini beğenmedi diye alınmayan öğrenciler vardır. kısacası götü arşa dayanacak seviyede kalkık hocalar ve eğitim görevlileri mevcuttur.
sınav sistemine gelecek olursak türk eğitim sisteminin sikindirikliği orada da mevcuttur. gitar vb telli yada yaylı bir enstruman çalmayı öğrenmek için giden öğrenciye şandan ve piyanodan sınava tabi tutuluyor sonra notaların seslerini ağızıyla çıkartması ve ritim tutması bekleniyor bir balığa ağaç tırmandırmaya çalışmaktır bunun adı. yurt dışında hiç böyle değil sadece çaldığın şeyden sorumlusun.*
kısacası bişey yetiştirdiğini zanneden ancak sikindirik eğitim sistemi ve hocalarının afra tafrası yüzünden yanlış yönlendirilen öğrencilerden bir bok olamıyor. sonra vay efendim türkiyede neden müzisyen az ve sanat geri.
not: bilgilerin çoğu bir konservatuar hocasından bizzat alınmıştır itiraz etmeye yeltenenin beyni itinayla klavyeye dökülür.
bu gün buselik makamı ve kurdi makamının seyrini tamamen öğrenmeme vesile olan eğitim kurumu. * makamların çoğunu dinlerken ayırt edebiliyorum aslında amma işin teknik boyutu daha farklı ve şart olan bişey. kısacası eğitim şart.
içimde kalandır.
kelime anlamı yetimhanedir. italyancadan gelir. ayrıca okuduğum bölümdür.
Bugün istanbul universitesinin tiyatro sınavına girdiğimdir.çok eğlenceliydi,güzel bir deneyimdi.
harcadığım yıllardan aklımda net kalan koridorlardaki çiş kokusu eşliğinde solfej yapma çabası. (bkz: iüdk)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar