bugün
- bir şeyler söyle4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- anın fotoğrafı14
- duyulan en ilginç isim5
- uludağ sözlük çeteleri9
- oralet içen erkek5
- mutsuz olmak3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- çaya şeker atan erkek5
- galatasaray6
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- kalem4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- en tehlikeli insan tipleri2
- en boktan on yıl7
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- patates kızartması4
- yerinde dur3
- rennes2
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- yelpaze3
- erdal beşikçioğlu8
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ona bir şey söyle13
- gocu bak bi5
- doa otomatı3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- red flag erkek listesi9
- ayrılık8
- menemen9
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- borç ve kira olupta iyi olan para7
insanı canından bezdiren okullardır.
okuması zevkli diyenlere, ömrü boyunca bir insanın yaz tatili, bayram tatili, yarıyıl tatili yapmamasının ne demek olduğunu hatırlatmak isterim. küçücük bir çocukken, bir oyundan bile en fazla iki saat sonra sıkılırken, enstrüman başında en aşağı 3 saat geçirmesi istenir. tabii ki bu ilk yıllar için geçerlidir. bu süre ilerki yıllarda 7-8 saate kadar çıkar. artık karışmayı bırakmışlardır ama siz sınavlara yetişebilmek için zaten, kendinizden çıkmış bir şekilde çalışmanız gerektiğinin bilincine varmışsınızdır ya da buna alıştırılmışsınızdır. voleybol oynamak istersiniz, oynayamazsınız, arkadaşlarınıza alay konusu olursunuz. -aaa musette mi? bırakın canım onun elleri hassas ahahahahah- deliye dönmek üzeresinizdir. rüyalarınızda, merdivenlerden yuvarlandığınızı, elinizi, kolunuzu kırdığınızı, piyano çalamayacağınızı görür sevinirsiniz. hatta gerçek hayatta düşüp parmağınızı kırarsınız, buna bile sevinirsiniz allahım nihayet, nihayet tatil yapabileceğim diye. ama yok tabi öyle yağma, madem sağ elini kırdın o zaman sen de bütün yaz sol elini çalışırsın, hem böylece güçlenmiş olur diye bir cevapla karşılaşırsınız. 13 sene sonra artık ölsem de kurtulsam diye düşünürken, birden kafanızda bir ampul yanar. niye ölecekmişim canım, çaldığım pis bir nota insan ölümüne sebebiyet vermiyor ki, doktor muyum ben diye düşünürsünüz. mutlu olursunuz, arkanıza bakmadan kapıdan çıkar gidersiniz ve bir daha asla uğramazsınız.
işte böyle yerlerdir konservatuvarlar, eğlenceli mi değil mi karar vermek başkalarına kalsın...
(bkz: çok doluyum be sözlük)
okuması zevkli diyenlere, ömrü boyunca bir insanın yaz tatili, bayram tatili, yarıyıl tatili yapmamasının ne demek olduğunu hatırlatmak isterim. küçücük bir çocukken, bir oyundan bile en fazla iki saat sonra sıkılırken, enstrüman başında en aşağı 3 saat geçirmesi istenir. tabii ki bu ilk yıllar için geçerlidir. bu süre ilerki yıllarda 7-8 saate kadar çıkar. artık karışmayı bırakmışlardır ama siz sınavlara yetişebilmek için zaten, kendinizden çıkmış bir şekilde çalışmanız gerektiğinin bilincine varmışsınızdır ya da buna alıştırılmışsınızdır. voleybol oynamak istersiniz, oynayamazsınız, arkadaşlarınıza alay konusu olursunuz. -aaa musette mi? bırakın canım onun elleri hassas ahahahahah- deliye dönmek üzeresinizdir. rüyalarınızda, merdivenlerden yuvarlandığınızı, elinizi, kolunuzu kırdığınızı, piyano çalamayacağınızı görür sevinirsiniz. hatta gerçek hayatta düşüp parmağınızı kırarsınız, buna bile sevinirsiniz allahım nihayet, nihayet tatil yapabileceğim diye. ama yok tabi öyle yağma, madem sağ elini kırdın o zaman sen de bütün yaz sol elini çalışırsın, hem böylece güçlenmiş olur diye bir cevapla karşılaşırsınız. 13 sene sonra artık ölsem de kurtulsam diye düşünürken, birden kafanızda bir ampul yanar. niye ölecekmişim canım, çaldığım pis bir nota insan ölümüne sebebiyet vermiyor ki, doktor muyum ben diye düşünürsünüz. mutlu olursunuz, arkanıza bakmadan kapıdan çıkar gidersiniz ve bir daha asla uğramazsınız.
işte böyle yerlerdir konservatuvarlar, eğlenceli mi değil mi karar vermek başkalarına kalsın...
(bkz: çok doluyum be sözlük)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar