bugün
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- ben geldim naneler30
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar4
- sözlük için ne yapabiliriz10
- sevilen kızın 1 haftadır giydiği naylon çorap3
- sigarayı neden seviyoruz5
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek14
- yurdum muhalifinin sürekli kandırılması3
- bir insana çirkin demek6
- pasif içicilik3
- geceye bir şarkı bırak8
- sıcak ekmeğin arasına margarin sürmek3
- bizi kandırıyor olabilirler mi4
- sinir bozucu şeyler5
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- zengin kızların güzel olması4
- clydeless bonnie8
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi3
- meme fetişizmi3
- testere adamın dibidir3
- kahvaltıda kola içmek3
- yahudi mercedesi2
- ibrahim karagül'ün erdoğan'a fetöcü iması yapması3
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- alt metin okumak2
- kuranda namaz yok8
- alkollüyken düşünülen şeyler2
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- bilim kurgu romanı tavsiyesi3
- astrolojiye inanan flörtten anında soğumak4
- babanın sarhoş olması5
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu6
- ayakkabının içine giren minicik taş2
- alkolü neden seviyoruz2
- ejderhalar yıkanır mı sorunsalı5
- fetiş nedir kime denir3
- memur emeklisinin isyanı3
- the shining te jack neden deliriyor sorunsalı2
- kışın dondurma yiyen tip2
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- the shining te en korkutucu sahne2
- uludağ sözlük hakkında sorulmamış sorular5
- frankyfourfingers2
- çitayı yükseğe koymak4
- haluk levent'e para emanet etmek23
düşünceleri deftere aktararak bir konu yakalamaya çalışmak, sonucunda bir kitap elde etmek.
çoğu insanın bir gün roman, senaryo yazacağım demesine rağmen bunlardan çok az bir kesimin yapmayı başardığı eylem.
bir de bunun kitap yazmaya başlamak ama kitaba isim bulamayınca yarıda bırakmak durumu vardır.
eskilerin bizden daha az zorlandığı bir eylemdir.
hem olaylar bugüne göre daha zengindir, hem her daim savaş hali vardır, hem de irdeleyen insan sayısı çok azdır. ayrıca günün insanının her şeyi tiye alma durumu vardır ki sırf bu yüzden nitelikli yazma tiye alınma korkusundan çoğu kez bırakılır ve bir o kadar da saçma sapan espri barındıran kitap yazıldığı için, nitelikli yazan az kişi de gözükmez. ayrıca konuların sıradanlaşması hemen her konunun işlenmiş olması, hemen her hayat tarzının kaleme alınmış olması günümüz yazarını sıkıntıya sokar. ayrıca günün yayın organlarının çok olması, kitap okumayı zorlaştırır. *roman yazmak, günümüz insanı için çok zor bir şey olmayabilir; ancak roman okumak günümüz insanı için gerçekten çok zordur. çünkü, yaşam sıkıntısı, sürekli çalışma, dinlenecek vakti bulamama romandan insanları soğutur. bir romanı okumak, kişiye göre değişse de, genel olarak kişinin uzun bir vaktini alır. ancak kişi vakit sıkıntısı çektiği için, daha kısa aktivitelere kendini verir. mesela, 90 dakikalık bir film, 60 dakikalık bir tiyatro...
özetle, günümüz insanı için hem yazması hem de okuması zor olan bir eylem. yine de inadım var, yazacağım. *
hem olaylar bugüne göre daha zengindir, hem her daim savaş hali vardır, hem de irdeleyen insan sayısı çok azdır. ayrıca günün insanının her şeyi tiye alma durumu vardır ki sırf bu yüzden nitelikli yazma tiye alınma korkusundan çoğu kez bırakılır ve bir o kadar da saçma sapan espri barındıran kitap yazıldığı için, nitelikli yazan az kişi de gözükmez. ayrıca konuların sıradanlaşması hemen her konunun işlenmiş olması, hemen her hayat tarzının kaleme alınmış olması günümüz yazarını sıkıntıya sokar. ayrıca günün yayın organlarının çok olması, kitap okumayı zorlaştırır. *roman yazmak, günümüz insanı için çok zor bir şey olmayabilir; ancak roman okumak günümüz insanı için gerçekten çok zordur. çünkü, yaşam sıkıntısı, sürekli çalışma, dinlenecek vakti bulamama romandan insanları soğutur. bir romanı okumak, kişiye göre değişse de, genel olarak kişinin uzun bir vaktini alır. ancak kişi vakit sıkıntısı çektiği için, daha kısa aktivitelere kendini verir. mesela, 90 dakikalık bir film, 60 dakikalık bir tiyatro...
özetle, günümüz insanı için hem yazması hem de okuması zor olan bir eylem. yine de inadım var, yazacağım. *
konu, kurgu, mekan-zaman-karakterden ziyade içini dolduracak boş materyal bulmak zordur.
örneğin herkes "ampul yanıyordu." yerine "ampul, gecenin olanca karanlığından haykırarak kurtulmayı dileyen bir gündüz tanesi gibi sessiz ama derinden odayı aydınlatarak o puslu, o namert, o nankör geceye ait tek bir karanlık kırıntısı bırakmayacakmışcasına her zamankinden daha hırslı, daha azimli, daha iştahlı yanıyordu." deyemez.
"ampul yanıyordu." şeklinde cümlelerle 80 sayfaya sığdırılan bir kitap edebi betimlemeler ve fantastik tanımlar yapılarak 250-300 sayfaya çıkarılabilir.
örneğin herkes "ampul yanıyordu." yerine "ampul, gecenin olanca karanlığından haykırarak kurtulmayı dileyen bir gündüz tanesi gibi sessiz ama derinden odayı aydınlatarak o puslu, o namert, o nankör geceye ait tek bir karanlık kırıntısı bırakmayacakmışcasına her zamankinden daha hırslı, daha azimli, daha iştahlı yanıyordu." deyemez.
"ampul yanıyordu." şeklinde cümlelerle 80 sayfaya sığdırılan bir kitap edebi betimlemeler ve fantastik tanımlar yapılarak 250-300 sayfaya çıkarılabilir.
Yayınevleri 500'den aşağıya basım yapmıyor. Kültür bakanlığı, bandrol, izin mizin hiç uğraşmayın gidin bir özalitçiye. Bastırın
sözlük yazarı olmak ile, eşdeğerdir. birdir.
en fazla otuz kişinin okuyacağını, kimsenin hayatını değiştirmeyeceğini, sadece okuyan adamın bana küfredip mezarımda kemiklerimin birbirine geçmesine sebep olacağını bildiğim hâlde; ölmeden önce yapmak istediğim, hazırlıklarına şimdiden başladığım hede. ölümün ne zaman geleceği belli değil. herkes doktorundan 6 aylık ömrünün kaldığını öğrenemiyor.
zor iştir.
kitabı olan sözlük yazarlarının ortak özelliklerini inceledim. hepsinin kitabını okumadım ama kitap özetini inceledim diyebilirim. sonra "ben" butonlarını okudum. ve özellikle "en beğenilen entryleri" kısmında hep kitabın konusu ile alakalı hatta adeta spoiler niteliğinde olan entryleri okudum.... sonra "ben bir kitap yazsam nasıl olur acaba konuları?" diye soraraktan -ki sormaz olaydım- kendi "en beğenilen entrylerime" baktım...
ya aslında bir hanımefendi olarak inci sözlükte pek takılmadığımı belirtmeliyim. gerçek hayatta ağır başlı ve düzgün biriyimdir, gerçekten. iyi aile kızıyım lan. ne sanalda ne de gerçek hayatta küfretmeyi sevmem üstelik. kitap okumayı çok severim... benim tek meselem: başka sözlüklerde "yaran inci sözlük entryleri" başlığını okuyor, o başlıkta hoşuma giden entry olursa, arkadaşlar da okusun eğlensin diye paylaşırım... ama ben nereden bileyim binlerce entrym dururken "best of"larım onlar olacak?
kitabı olan sözlük yazarlarının ortak özelliklerini inceledim. hepsinin kitabını okumadım ama kitap özetini inceledim diyebilirim. sonra "ben" butonlarını okudum. ve özellikle "en beğenilen entryleri" kısmında hep kitabın konusu ile alakalı hatta adeta spoiler niteliğinde olan entryleri okudum.... sonra "ben bir kitap yazsam nasıl olur acaba konuları?" diye soraraktan -ki sormaz olaydım- kendi "en beğenilen entrylerime" baktım...
ya aslında bir hanımefendi olarak inci sözlükte pek takılmadığımı belirtmeliyim. gerçek hayatta ağır başlı ve düzgün biriyimdir, gerçekten. iyi aile kızıyım lan. ne sanalda ne de gerçek hayatta küfretmeyi sevmem üstelik. kitap okumayı çok severim... benim tek meselem: başka sözlüklerde "yaran inci sözlük entryleri" başlığını okuyor, o başlıkta hoşuma giden entry olursa, arkadaşlar da okusun eğlensin diye paylaşırım... ama ben nereden bileyim binlerce entrym dururken "best of"larım onlar olacak?
kitap yazmak sözlükte yazmaya benzemez. çok zor ve zahmet isteyen iştir. burada hiç beğenilmeyen ya da tanınmayan bir yazar bile çok güzel kitaplar yazabilir. entry'lerle hiç alakası yoktur.
bir şeyler karalamaya başlayıp hiçbir yazdığını beğenmemek ve bu uğraş sonunda yazmak için çok çok okumak gerektiğini anlamaktır...
Yazıp yazıp yazıp sonra silip bir daha yazıp yazıp... en son benden bir cacık olmaz denilip bırakılır.
büyük ihtimalle gerçekliştireceğim eylemdir.
her önüne gelenin yapabileceği bir şey olmamalı özellikle günümüzde ünlü olmak için araç oluyor genellikle kitap. pucca dennen şahıs bile imza dağıtıyor fuarlarda. bunu gören de sözlük yazarlığıyla eşdeğer görebiliyor. ama konu gerçekleri anlatmak olunca 180 sayfalık fight club ancak üç yılda kabul görüyor. hayat çok garip.
Her baba yiğidin yapabileceği iş değildir. yapıldığında, okurlara nasıl bir etki bıraktığını görmek istemektir.
kesinlikle ama kesinlikle bir blog sayfasında iki sayfadan uzun olmayan metinleri biriktirip toparlayıp "lan ben kitap yaptım, kandilde çoluğa çocuğa dağıtırsın al bak" diyerek fuarlara koşturmak değildir. ciddiyet, ehemmiyet ister. sadece "bak ben kafamdakini yazıyorum al bunu oku" diyerek yazılmaz, okuyucunun hissettikleri de tartılır. olgunluk ve çok yönlü düşünebilme yetisinin yanı sıra, dili gerçekten iyi kullanabilmek, bak "her lafın sonuna bir küfür koyup asi kız olmak" demiyorum, eski ve yeni kelimeleri harmanlayarak okuyucuyu yormadan yazabilme kabiliyeti gerektirir.
bir seviş biçimi esasen.
yazarı az, okuyanı yok; basımı yasak!
yazarı az, okuyanı yok; basımı yasak!
bütün hayatını ona adamak demektir.
uzun yıllardır yapmayı planladığım eylem. bakalım çok sıkılıp yapacak hiç bir şey bulamadığım bir anım olursa belki başlarım. konusuna karar verdim gibi. yetimhanede büyüyen dört arkadaş yetimhanedeki baskılara dayanamayıp kaçıyorlar. bir süre sağda solda sürttükten sonra bir iş kurmaya karar veriyorlar. ellerinde hiç para olmadığı için içlerinden birinin böreklerinden birini satmaya karar veriyorlar. seçme yolu olarakta çöp çekiyorlar. kısa çöpü çeken ise henüz bilmedikleri ama aslında doğuştan üç böbrekli olan blonde lakaplı çocuk... ve olaylar gelişir.
hiçbir zaman bir yazdığımı sonraki gün beğenmediğim için benim için pek de mümkün değil. ama her zaman saygı duyarım böyle bir yaratıcılıkla, şevkle, bıkmadan o kitabı yazabilen insanlara.
kuranı ve yaşatanı siz olduğunuz için bir ayrıcalıktır. Bir hayat daha yaşarsınız yaşarken.
büyuk bir altyapı gerektirir. günumuzde herkesin çok çok başarıyla yaptığını zannettiğidir.
ölümle bir düello da denebilir. kazanan yazar, kaybeden ölür.
Yaptığım eylemdir. Farklı bir dünyanın tanrısı olmaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar