bugün

her zaman bağdat caddesine yeğleyeceğim,güzel,samimi cadde.istanbul'un kültür başkenti diyebiliriz.pasajlarına her daim gidip gezmeli,karlı bi kış gününde ise mutlaka görülmelidir.
istanbulu istanbul yapan unsurlardan bir tanesidir kendisi...
çok zevkli bir ortamdır ve küçük bir dünya gibidir...
içinde her tip insandan en az bir adet bulunur,belki bu biraz desteksiz bir laftır ama nedense yürürken öyle hisseder insan...
pek çok güzel restoran ve cafeyi kapsasada bazıları gerçekten müdavimi olunacak tipten yerlerdir,bazılarıysa içine girince çok pişman olunan yerlerdir...
bütün bunların yanı sıra içinde kitapçılar ve cdciler,gümüşçüler,bankalar ve yayınevlerinin olduğu geniş bir scaladır...
ayrıca yürürken devamlı müzik sesleri kulağa çarpar...
bazen bounce bazense le vent nous portera...

ayrıca:

(bkz: sıraselviler caddesi)
hiçbir zaman bağdat caddesinin yerini alamayacak olup allahın ayılarının it sürüsü gibi olduğu sokak.
samsunda da bulunur bir adet istiklal caddesi. ancak samsunlular çiftlik der bu caddeye, ben dahil. neden öyle denildiğini ise henüz bilmiyorum, ama gerçek adını kullanmıyorum işte, neden kullanmıyorum, bilmiyorum. *
delisi de velisi de bol cadde. istanbul'un en kozmopolit yeri. her cesit insan goruulur. ama deli dedim icimde kaldi soylemeden edemeyeceğim. bir tane delisi var bu caddenin. gozune kestirdiklerine bagiriyor. ama oyle boyle degil "wohaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa". bana bir kere yapti, ondan beri zaten zaman kotu kolla gotu modunda yururum istiklal'de.

edit: onca zaman sonra entry silinmiş. niye? edemiyecem yazmışım. vay be! vay be!
istanbul'da kış keyfini en iyi yaşayacagınız yerlerden biri.
Kendinizi bir kafeye atın,mümknse cam kenarı olsun..
Elinizde bir kitap,sıcak bir çay..

Sonra hemen karşıdaki sinemaya koşun,çıkışta saray da mis gibi ekmek kadayı ile biraz mola..
insanların hayvanların birbirine karıştığı çok acelesi varmış gibi davranan hiç acelesi olmayan insan topluluğun herzaman bulunduğu yer
-akıllıyı-deliyi,
-birbirinden değişik pasajı,
-tarihi binaları,
-lüks mağazaları,
-cafeleri-barları,
-müzik tınılarını,
-fast foodu-lokantası,
-ünlüleri-ünsüzleri,
-her çeşit insanı bol bol bulabildiğiniz,dünya-türkiye-istanbul-beyoğlu-taksim'deki cadde.
yılbaşında sapıklık yapmak isteyenlerin gittiği mekan.yakında fuhuş olaylarının başlamsı muhtemeldir.**
dünyanın en guzel caddesi.
(bkz: leb-i derya)
güzeli,çirkini,sarhoşu,genci,yaşlısı,polisi,torbacısı,barları,mağzaları,retorantları,belası,eğlencesiyle bir kere içine girenin birdaha çıkmayacağı ama çoğunlukla ilginç bir nefret korku bağımlılık karımışımı duygu besleyeceği beyoğluna bağlı cadde. bir diğer adıyla (bkz: cadde i kebir)
sozde duzenleme amaciyla Ca'nım caddeyi once kapatan belediye, sonra yere cin mali taslari dosedi. ama bir baktik ki butun taslarin hepsi kırılmıs. ustune basinca sular fışkırıyor. gitti canim cadde diye herkesin kendine soyledigi istanbulun simgelerinden
(bkz: cadde-i kebir)
en güzel elbisesini sabahları giyen caddedir.. sabahları ağır adımlarla yürüyerek kulaklıktan gelen hafif bir müzikle tadı çıkarılasıdır...
dunya uzerinde gorulebilecek her tipi bunyesinde barındıran, bu cesitlilikten dolayı insanın rahat hissetmesini ve rahatlamasını saglayan, en bos ve temiz zamanı olan sabahları huzur veren cadde
hayatın sürekli aktığı 24 saat uyumayan, insanı ayağını bastığı anda gizemli büyünün kapladığı, yukardan bakınca sadece insan kafaları gözüken, bütün çağlara tanıklık ettiğini herkese gösterircesine ağırlığını hep koruyan, ağırlığının yanında bütün hovardalığını da yapan, süprizlerler dolu güzel istanbulumun hiç bir zaman değerini kaybetmeyecek, görülmeye değer caddesi.
günde 4 milyon kişinin geçtiği cadde.
girişinde yarısına kadar devasa bir çukur açılmış olan cumartesi gününün kalabalıklığının sıkıştırılıp istanbul trafiğinden beter hale gelen cadde.
cok eskilerde insanlarin takim elbiseyle dolastiklari hatta takim elbise giymeyenlerin yadirgandikleri,gunumuzde ise takim elbiseyle gezen biri goruldugunde dalga gecilen cadde.
Başka şehirde yaşayanlar için istanbul'un en merak edilen yerlerinden biri. Özellikle yeni yıla istiklal de girdik,maç sonrası istiklal de toplandık, istiklalde konsere gittik sözlerini duyduktan sonra istiklal'e gitmek iyice önemli bir nokta olmuştur.
istanbul'un en çeşitli insan ve mekan profilini barındıran caddedir. günümüz gençliğinin ikinci evidir. pasajları alışveriş,barları gece hayatının hoş mekanlarıdır
istanbula ilk gelenlerin, istanbulda merak ettikleri yerlerden birisidir, bu merak o caddeyi de çakal yuvasına döndürmüştür, ben de yürüdüm ordan ama o kadar zevk vermedi, niye mi? çünkü ne kadar dallama var, ordaydı...herkesin dediği gibi sabahları boşken, zevkli olabilecek bir yer...zaten türkiye'de de böyle yerler çok az di mi? istiklal, bağdat cad., ankara bahçeli 7. cadde, tunalı hilmi, izmir kordon...kıymet bilmek lazım...
sarhoşun, ayıkın, tek gözlünün, sakatın, dulun, kadının, erkeğin, çocuğun, narsistin, bedbahtın, rol kesenin, rol çalanın, ünlünün, ün peşinde koşanın, tek başınanın, kalabalıkta ağlayanın, esrarkeşin, alkoliğin, evsizin, evlinin, gencin, geçkinin, bulutlarda gezenin, kapkara bakanın, bakamayanın, görenin, görülmek isteyenin, görünmeyenin, işsizin, parasızın, muktedirin, öğrencinin, rum un, ermeni nin, yahudi nin, dinsizin, dört dine inananın, dört kitaba baş koyanın, bihaber olanların

ez cümle, şehr i şehrin aynası cadde i kebir.
beğenilse de beğenilmese de istanbul da en iyi eğleneceğiniz yerdir.istediğiniz tarzda eğlence kulübü,bar, cafe, sinema, tiyatro, kültürel etkinlik,azıtma, cozutma,seyr ü sefa,salınma, bakınma ve takılma gibi pek çok şey bulabileceğiniz ve yapabileceğiniz mekan_ı mübarektir.havasında bir tılsım vardır.yine de bambaşkadır.
kısa zamanda kendini özleten ev gibi bir caddedir.
küçük istanbul'dur.
burada ne ararsanız bulursunuz. aradığınız şeye göre onlar sizi bulur.
hayat 24 saat sürmez.
geceleri saat 3 ila 4'ten sonra, hafta sonları hariç cadde bomboştur.
haftaicleri sabaha karşı boş olmasının nedeni, barlarda ellerinde biralarıyla uyuyakalmış insanlardır.
hiçbir an bomboş olmayan caddedir.
(bkz: bomboş)
(bkz: halep pasajı)
çakma doktorlar caddesi.. (bkz: yersen)
göçün bokunu çıkardığı istanbul caddelerinden hala daha en popüler olanıdır.istiklalde bir bira içmeyi hala hiç bir şeye değişmeyecek olanlar da azımsanmayacak derecede fazladır.
(bkz: istiklal madalyası)
(bkz: büzüğü sıkarak yürümekten göt kası yapanlar)
Bağdat Caddesi,Nişantaşı vb. yerler gibi tikky bir kitlesi olmayan,yurdum insanının her kesiminden bireylerin olduğu,daha çok rockçı gençlerin **ve sevgililerin zaman geçirdikleri,kalabalığının içinde Taksim'den balayıp Galatasaray'a oradan Tünel'e kadar yürümesi bile insana bir ferahlık,hayattan keyif alma duygusu getiren,istanbul'da olduğum zamanlar''benim mekanım''diyebileceğim kadar takıldığım güzel caddedir.Birçok rock bar vardır,bunun yanında bir Nevizade sokağı vardır ki bu caddenin oraya gidip ortamı yaşamadan olmaz *Kısacası Tarlabaşı'nı(ki değil gitmenizi uğramanızı bile tavsiye etmem)saymazsak süper bir ortamı vardır buranın.Taksim'e veya Beyoğlu'na gidip de görmemezlik edemeyeceğiniz hayatın varolduğunu hissettiğiniz caddedir kanımca...
iki ayrı caddedir istiklal caddesi tek cadde üzerinde. meydandan galatasaray lisesine kadar olan bölümde daha popüler daha güncel daha hareketli ama daha boş bir istiklal vardır (bkz: çiçek pasajı) (bkz: imam adnan sokak) (bkz: nevizade) ve bir çok bilinen ve kalabalık mekan caddenin bu tarafındadır. birde galatasaray lisesinden tünele kadar olan kısmı vardır istiklalin bu taraf daha bi (bkz: pera)dır daha bi istanbuldur diger kısma göre daha az güneş alır daha sakindir daha ağırdır daha boştur ama kesinlikle daha nezihtir (bkz: gino), (bkz: rio brava) gibi cafeleri olsun (bkz: asmalımescit) veya (bkz: sofyalı) gibi sokakları olsun çok daha kaliteli yerlerdir. sözün özü 15-30 yaş arası için istiklalin üstü 30 ve üzeri için istiklalin altı daha uygundur
küçük istanbul denilebilecek cadde.istanbulun ölçekle küçültülmüş hali bir nevi.her çeşit insanın olduğu küçük bir dünya.küçük ama mükemmel,her ne kadar kazı çalışmaları hiç bitmese de...
istanbulda yasayan tüm homosaphiens örneklerinin bir cumartesi gecesin de toplandıgı tek mekandır.
avrupanın eski kentlerinin her birinde onlarcasına rastlanan, türkiye'de ise 'tek' mekan... kendine özgü bir iticiliği de vardır...
başka bir şehirdeki üniversitesi yüzünden istanbuldan koparılmış istanbul aşığı gencin her gelişinde boğazla birlikte mutlaka görmek zorunda olduğunu hissettiği cadde. *
insanların birbirlerine dokunabildikleri acık hava sineması
iclal aydın'ın seslendirdiği şiirdir.

sözleri ise şöyledir;

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum...bir kez görsem,bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden,sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye , galiba böyle de başarabilirim... Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile.
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen , tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere , seni beynimde,içimde bitirerek yazıyorum,yada bitirmek isteyerek...Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.
Yine senden habersiz...
Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz. Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim.
Kendimden ve senden habersiz HERŞEYiM olmuştun sen... öyle ya sen bir taneydin; eşin benzerin yoktu yeryüzünde,yoktu senden daha güzel güleni. Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile sen özeldin. AŞK özeldi...
Yağmurda aşk başkadır diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...
Aralık'tı... istiklal e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı... önce aldırmadım seninle güzelleşen her şeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deli gibi özlediğimi...Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın ... ve ben her seferinde en baştan başladım. Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok. Ben senden vazgeçmek istiyorum!
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum. Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek , ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum. Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen... zaten kolay ne vardı ki benim için? Sanki seni öldürmemle sevmem arasında hiç bir fark yoktu. Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım. Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek ,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek,saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak,bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken ,sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten BiRTANEYDiN!
işte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda,sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum! Bu yüzden yalnızlıklarım,ağlamalarım,özlemlerim canını hiç acıtmadı.

BENiM TARAFIMDAN SEViLMEK BELKi DE HAYATINDA ÖNEMSEYECEĞiN EN SON ŞEYDi...

Sen beni hiç sevmedin!
Ben seni seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben seni özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum!
Ben senin için ölürüm dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...
Ve şimdi senin hayatından gidiyorum...
Ne zaman aralıkta bir yağmur yağsa,
ben istiklal de olacağım,
ne zaman bir parfümeriye girsem
hala kokunu arıyor olacağım.
Ben kaybettim...
Sen kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın...
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum , kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...
Ben artık gidiyorum...
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen ,bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...
ve lütfen Aralık ta yağmur yağdığında istiklal e gelme...
yapacak bi şey olmadığında gittiğim boydaaaan boya yürüdüğüm saçma sapan ya da beni korkutan tiplerle karşılaştığım ilginç ötesi yer.
memlekette ne kadar ozenti tip varsa kendine mekan edindigi caddedir burasi... cebinde parasi , tipi duzgun , ozguveni yuksek insanlarin pek ugramadi mekandir ayni zamanda...
ayagında converse olanlar saga gecsin diye megafonla bagirirsaniz sol tarafta tek tuk insan kalıcagı tespiti bir arkadasım tarafından yapılmıs olan sokak sıfatının gittikce daraldıgı uzun ince bir yol
(bkz: istiklal caddesi)
(bkz: Beyoglu)
(bkz: tünel)
toplumun farklı katmanlarının renkli buluşma noktası. ahmet ümit' in komiser nevzat' ı zor davalar peşinde koşturduğu, gecesi de gündüzü de ışıl ışıl cadde.
kanımca kesinlikle türkiyenin merkezidir.. ve sanırım 365 gün 24 saat uyumayan tek yeri..
günün her saati yaşayan ve taksim meydanından tünele kadar yürüdügünüzde hayat tecrübenizi arttıran istanbulun en güzel caddesidir.
istanbula aşık olmaya gösterilecek nedenlerden biridir. mükemmel bir atmosferi vardır. keşke her gün orda olsam dedirtir insana.
http://www.istiklalcaddesi.net
her sanatkarın ve zanaat sahibinin motif ve renklerini taşıyan özgür bir eserin timsali.