bugün
- ama ben bipolarım9
- bu koyden olsam ne olacak7
- dinlerin yalan olması13
- ay kavga var galiba5
- sözlük kızları adam mıdır5
- ay diyen ekek5
- sarapci koala76
- katatespizartmasi10
- kavga eden yazarlar5
- yazım hataları3
- türkiye savaşa girecek5
- hadsiz insan3
- 30 ağustos zafer bayramı19
- sözlükteki linç kültürü4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası7
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı14
- anayasa değişikliği4
- morkstar3
- balığın üstüne konulan limon2
- sözlük influencerı3
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı10
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- ilkay gündoğan5
- acı kıyaslamak5
- dudağın içinde çıkan beyaz yaralar5
- akşam akşam canın çupra çekmesi2
- johnny depp vs ville valo2
- birader yazarlar2
- soğan yiyen kız6
- hem okuyup hem yönetmek2
- muslettin amca3
- motor yağı6
- dinsizlik modası3
- incil vahiy9
- ömer faruk ordulu2
- çiğ köfte2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- nervio5
- koala görünce eksiyi basmak8
- zengin olsanız ne yaparsınız3
- türklerin türkiye de asimile olması8
- üç nokta yerine dört nokta kullanan insan4
- tüm gün sözlükte ırkçılık yapan yazarlar3
- pazar akşamları2
- tai lung44
- üç harflilerin size gösterdiği vizyonlar6
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- futbol10
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- pekmez bey birader dönsün kampanyası2
şu an yana yakına aradığım mevsimsel meyve.
diğeri için (bkz: yeşil erik)
diğeri için (bkz: yeşil erik)
tarık akan filmlerini açık hava sinemasında seyretmiş kuşağın* biz gençlere hatıra bıraktığı dudağın diğer adıdır.
kilo almak istemeyenlerin yerken abartmaması gereken meyvedir.
içinden kurt çıkması muhmetel olan bi meyvedir.
isal yapabilen meyve.
içinden çıkan kurt nedeniyle yerken zevk alamdığım meyve. illaki önce ikiye böler içine bakarım kurt var mı diye. (bkz: kiraz kurtu).
"giresun kirazın ana yurdu. antik ismi kerasus olan şehir ismini kirazdan almış. giresunda doğal olarak yetişen kirazı roma komutanı lukullus italyaya götürmüş ve kiraz buradan tüm dünyaya yayılmıştır"
kiraz'ın anavatanıdır giresun. fakat bütün tembel karadeniz insanları gibi giresunlular da kirazı bitirmiştir giresunda. hala yetişir, hatta en lezzetli kiraz giresunundur fakat ticareti yapılmamaktadır.
kiraz'ın anavatanıdır giresun. fakat bütün tembel karadeniz insanları gibi giresunlular da kirazı bitirmiştir giresunda. hala yetişir, hatta en lezzetli kiraz giresunundur fakat ticareti yapılmamaktadır.
çocukluk yıllarından akıllarda kalan tekerlemedir. kocasından çok çeken ev hanımlarının damat kriterlerini şimdiden kızlarının aklına sokmak için bulduklarını düşündürür.
kiraz kiraz kiraz
gel yanıma biraz
napacaksın beni?
seviyorum seni.
sevdiğim erkek
sarışın olmalı.
gözleri ela
bulaşık yıkamalı *
kiraz kiraz kiraz
gel yanıma biraz
napacaksın beni?
seviyorum seni.
sevdiğim erkek
sarışın olmalı.
gözleri ela
bulaşık yıkamalı *
illa ki cinsiyet gözetmeksizin her çocuğun kulağına küpe olmuş ve ardından tiksinmeden yenmiş tatlı meyve.
uzaktan baktım al
yanına gittim bal diye bilmecesi bile var.
ayrıca bir dudak çeşidi.
uzaktan baktım al
yanına gittim bal diye bilmecesi bile var.
ayrıca bir dudak çeşidi.
sıradan bir ağrı esiciden yüz kat daha yararlı olduğunu duydum ama ne kadarı olduğu hakkında bilgim yok.
hapu hupur yenesi meyvedir. lakin duygusal bir bağ olustu aramızda yemeğe kıyamıyorum artık.
1 haziran 2008 tarihi itibariyle yurtdışına ihracına izin verilmiş meyve.*
rengi koyulaştıkça cılkı çıkan küçükken kulak arkasına küpe niyetine takılan meyve..
'sait faik abasıyanık' ın bir şiirinde bahsettiği meyve.
anlatsam şu kiraz mevsiminin
para kazanmak mevsimi değil
sevişme vakti olduğunu....
anlatsam şu kiraz mevsiminin
para kazanmak mevsimi değil
sevişme vakti olduğunu....
sapları ile zayıflanılan .idrar söktürücü meyve.koyu renklileri boyar dudakları ..
Havayollarının henüz güncel yaşama katılmadığı dönemlerde, demiryolları ağırlıktaydı.
Demiryollarında da kademeli bir saltanat vardı.
Cumhurbaşkanları için özel beyaz bir tren kaldırılır, bakanlar için özel bir vagon takılır, milletvekilleri için özel kompartımanlar ayrılırdı.
* * *
Mevki sahibi olmayan yolcular ise; keselerine göre yataklı vagon yolcuları 1. mevki yolcuları, mevki yolcuları, 3. mevki yolcuları diye sınıflandırılırlardı.
10. Yıl Marşı söylenirken de ortalık çınlardı:
imtiyazsız sınıfsız birleşmiş bir kitleyiz
* * *
Resmi bayramlarda ise, caddelere kurulan zafer taklarına gerilmiş beyaz bez bandroller üstünde, kırmızı harflerle şöyle yazardı:
Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için, yahut Köylü efendimizdir...
* * *
Kimse de:
- Hadi ulan atmayın, falan diyemezdi.
Demeye kalkanların dili kurutulurdu.
* * *
Bizim kuşağın gençliği; bacaları siyah dumanlı lokomotifleri, ateşçileri, kara vagonları, düdükleri, istasyonları, kampanalarıyla; bir tren anıları albümü gibidir.
* * *
Uzun süre Ankara'da kaldıktan sonra, istanbul'a gitmeye kalktığında; akşamdan binerdin eksprese.
Yolcularının yarı uykulu, yarı uykuda olduğu ekspres, gece yarısı dururdu Eskişehir'de.
* * *
Sabahleyin istanbul'a yaklaşılırken, birden masmavi deniz görünüverirdi.
O, 'Aaa deniz' anının şiirini yazmıştı Orhan Veli:
Gemliğe doğru
Denizi göreceksin;
Sakın şaşırma.
* * *
Birkaç gün önce Tanzimat Sokak'taki köşe başlarından birinde duran, rengârenk muz, elma, portakal, çilek satıcılarından birinde kirazı görünce...
Meyhane dönemlerinin dostu Orhan Veli'den, küçük birintihal döküldü dudaklarımdan:
Sokağa çıkınca
Kirazı göreceksin;
Sakın şaşırma
* * *
Her bahar kirazı yeniden ilk görüşümde de, el ele tutuşup uzar gider çağrışımlı anılar.
Bir pazar yerinde alışverişe çıkmış babamın yanında, bir tezgâhta turfanda kirazı görünce içim gitmişti; kilosu 22 kuruştu.
Babam:
- Nasıl olsa ucuzlar, diye almamıştı.
* * *
Sanırım 1977 kışıydı. Paris'in en snop banliyösü sayılan Sceaux'da Ahmet Altan'la yürüyorduk. Kar yağıyordu, yollar beyazlanmıştı.
Bir vitrinde kıpkırmızı kirazlar görmüştük.
Ve tabii içeri dalıp hemen almıştık.
Kar altında Ahmet Altan'la kiraz yiyerek yürümek...
* * *
Kiraz, kiraz dudaklar için yazılmış şiirler, bestelenmiş şarkılar; kirazın kırmızısı, kırmızının kurdelesi derken...
* * *
1968'in 23 Nisan'ında, 8 yaşında olan kızım Zeynep Bakan, Basınköy'deki ilkokulun 3'üncü sınıfındaydı.
Çocuk Bayramı'nda öğretmeni; Zeynep'i de okul müsameresinde, başına bir kırmızı kurdele takıp sahneye çıkartmıştı.
Zeynep de, bildiği bir çocuk şiirini okumuştu:
Dizi dizi inciyim
Güzellikte birinciyim
* * *
Bir komşu, başındaki kırmızı kurdeleyle Zeynep'in komünist propagandası yaptığını ihbar etmişti karakola ve polisler Zeynep'i karakola götürmüşlerdi.
Ankara'dan nasıl yetiştiğimi bilemiyorum.
Zeynep hâlâ şaşkındı:
- Polis amcalara, kurdeleyi öğretmenimin taktığını söyledim, diyordu.
* * *
Daha da çok şaşıracaktı; o, 12 yaşındayken ve bendeniz de Sağmalcılar'dayken, polis amcalar yine evi basacaklar ve Mehmet Altan'ın tek tek hepsinin adını yazdığı 43 kitabımı alıp götüreceklerdi.
Kitaplar arasında Henri Troyat'nın, Tolstoy üstüne bir incelemesi de vardı, Stefan Zweig'ın Dostoyevski üstüne bir incelemesi de...
* * *
Kiraz yine çıkmış işte. Kirazın kırmızısı, kırmızının çağrışımı; kırmızı bayraklar, kırmızı bayraklı cenazeler...
* * *
Yöneticilerimiz, nutukçularımız, yorumcularımız, açık oturumcularımız, nedense hiç gündeme getirmiyorlar niçin bir türlü gelişmiş olamadığımızı...
* * *
Belki de turfanda kirazı ilk gördüğümüzde, hiç şaşırılmadığı ve hiçbir çağrışımlar ekspresi kalkmadığı içindir.
çetin altan
Demiryollarında da kademeli bir saltanat vardı.
Cumhurbaşkanları için özel beyaz bir tren kaldırılır, bakanlar için özel bir vagon takılır, milletvekilleri için özel kompartımanlar ayrılırdı.
* * *
Mevki sahibi olmayan yolcular ise; keselerine göre yataklı vagon yolcuları 1. mevki yolcuları, mevki yolcuları, 3. mevki yolcuları diye sınıflandırılırlardı.
10. Yıl Marşı söylenirken de ortalık çınlardı:
imtiyazsız sınıfsız birleşmiş bir kitleyiz
* * *
Resmi bayramlarda ise, caddelere kurulan zafer taklarına gerilmiş beyaz bez bandroller üstünde, kırmızı harflerle şöyle yazardı:
Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için, yahut Köylü efendimizdir...
* * *
Kimse de:
- Hadi ulan atmayın, falan diyemezdi.
Demeye kalkanların dili kurutulurdu.
* * *
Bizim kuşağın gençliği; bacaları siyah dumanlı lokomotifleri, ateşçileri, kara vagonları, düdükleri, istasyonları, kampanalarıyla; bir tren anıları albümü gibidir.
* * *
Uzun süre Ankara'da kaldıktan sonra, istanbul'a gitmeye kalktığında; akşamdan binerdin eksprese.
Yolcularının yarı uykulu, yarı uykuda olduğu ekspres, gece yarısı dururdu Eskişehir'de.
* * *
Sabahleyin istanbul'a yaklaşılırken, birden masmavi deniz görünüverirdi.
O, 'Aaa deniz' anının şiirini yazmıştı Orhan Veli:
Gemliğe doğru
Denizi göreceksin;
Sakın şaşırma.
* * *
Birkaç gün önce Tanzimat Sokak'taki köşe başlarından birinde duran, rengârenk muz, elma, portakal, çilek satıcılarından birinde kirazı görünce...
Meyhane dönemlerinin dostu Orhan Veli'den, küçük birintihal döküldü dudaklarımdan:
Sokağa çıkınca
Kirazı göreceksin;
Sakın şaşırma
* * *
Her bahar kirazı yeniden ilk görüşümde de, el ele tutuşup uzar gider çağrışımlı anılar.
Bir pazar yerinde alışverişe çıkmış babamın yanında, bir tezgâhta turfanda kirazı görünce içim gitmişti; kilosu 22 kuruştu.
Babam:
- Nasıl olsa ucuzlar, diye almamıştı.
* * *
Sanırım 1977 kışıydı. Paris'in en snop banliyösü sayılan Sceaux'da Ahmet Altan'la yürüyorduk. Kar yağıyordu, yollar beyazlanmıştı.
Bir vitrinde kıpkırmızı kirazlar görmüştük.
Ve tabii içeri dalıp hemen almıştık.
Kar altında Ahmet Altan'la kiraz yiyerek yürümek...
* * *
Kiraz, kiraz dudaklar için yazılmış şiirler, bestelenmiş şarkılar; kirazın kırmızısı, kırmızının kurdelesi derken...
* * *
1968'in 23 Nisan'ında, 8 yaşında olan kızım Zeynep Bakan, Basınköy'deki ilkokulun 3'üncü sınıfındaydı.
Çocuk Bayramı'nda öğretmeni; Zeynep'i de okul müsameresinde, başına bir kırmızı kurdele takıp sahneye çıkartmıştı.
Zeynep de, bildiği bir çocuk şiirini okumuştu:
Dizi dizi inciyim
Güzellikte birinciyim
* * *
Bir komşu, başındaki kırmızı kurdeleyle Zeynep'in komünist propagandası yaptığını ihbar etmişti karakola ve polisler Zeynep'i karakola götürmüşlerdi.
Ankara'dan nasıl yetiştiğimi bilemiyorum.
Zeynep hâlâ şaşkındı:
- Polis amcalara, kurdeleyi öğretmenimin taktığını söyledim, diyordu.
* * *
Daha da çok şaşıracaktı; o, 12 yaşındayken ve bendeniz de Sağmalcılar'dayken, polis amcalar yine evi basacaklar ve Mehmet Altan'ın tek tek hepsinin adını yazdığı 43 kitabımı alıp götüreceklerdi.
Kitaplar arasında Henri Troyat'nın, Tolstoy üstüne bir incelemesi de vardı, Stefan Zweig'ın Dostoyevski üstüne bir incelemesi de...
* * *
Kiraz yine çıkmış işte. Kirazın kırmızısı, kırmızının çağrışımı; kırmızı bayraklar, kırmızı bayraklı cenazeler...
* * *
Yöneticilerimiz, nutukçularımız, yorumcularımız, açık oturumcularımız, nedense hiç gündeme getirmiyorlar niçin bir türlü gelişmiş olamadığımızı...
* * *
Belki de turfanda kirazı ilk gördüğümüzde, hiç şaşırılmadığı ve hiçbir çağrışımlar ekspresi kalkmadığı içindir.
çetin altan
bir bayan ve bir erkek ismi.
adı gibi güzel meyve.
çok lezzetli kırmızı bir yaz meyvesi. tokat ta her sene festivali olur.
sapları birleşik olduklarında çoğunlukla kulağa küpe olarak takılır.
yaz mevsimini sevmemin tek nedeni. bir oturuşta 2 kilo yiyebildiğim bir meyve.
20 kirazda 15-20 miligram antosiyanin bulundugu icin agri kesici etkisinin aspirinden 10 kat daha fazla oldugu lezzetli meyvedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar