bugün
- simko317
- hewal ebo9
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü5
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- ümit özdağ5
- sarapci koala6
- kamos5
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- tai lung16
- kemalizmin yıkılması4
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- türk ırkçısı4
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak2
- ferit kaya2
- en güzel ciğer kebap2
- türkiye halkı3
- şarkılarım dağlara4
- heybeliada ruhban okulu4
- okan buruk6
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- tom barrack4
- hakan altun3
- kürtçülük3
- kürt kadınları pis kokar soğuk ve biçimsizdirler2
- futbol24
- 9 ağustos 20263
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- cansever16
- özgür özel5
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- ikinci abdülhamid4
- dinsiz milliyetçilik4
- dünyanın en ünlü kişisi3
- pazar günü evde oturan insan3
- cedidacer3
- gocunun freddy travması6
- mauro icardi4
- kadınlar denizi2
- düşün ki o bunu okuyor6
- victor osimhen8
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- internet kafede porno izleyen tip2
- sözlükte kavga oluyor hissi4
- durmazlar çetesi3
- ayşen gruda4
- türk islam sentezi zırvaları2
- kışlık domates konservesi yapmak5
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması5
bir bireyin kendini sevmemesi durumu kadar içinde yaşanılan toplumu sevmeme durumunu da anlatır. akşam gazetesinden nagehan alçı'nın aşağıdaki yazısı üzerine uzun uzun düşündürtmüştür.
--spoiler--
Kendini sevmemek
Bükreş,
Romanya'yI tanımlayan en önemli özellik bu: Kendini sevmemek. Başkent Bükreş'te birkaç gün kalınca hemen o havayı alıyorsunuz. Rumenler hep başkaları olmaya çalışıyorlar. Başkalarının dillerine özeniyor, başkalarının ülkelerinde yaşamak istiyorlar.
***
Bu özellik komünist lider Çavuşesku diktatoryasında yıllarca baskı altında yaşamaktan kaynaklanıyor zannedebilirsiniz. Ama öyle değil. Rumenlerin 'başkalarına hayranlığı' daha öncelere dayanıyor. 1920'lerde ülkede Rumence konuşmak kaba sayılıyormuş örneğin. Üst sınıfa ait olduğunu belli etmek isteyenler, aralarında Fransızca konuşuyorlarmış. Hele bir kadına Rumence hitap etmek büyük ayıpmış o yıllar.
***
Hala bugün, Bükreş'in sokak tabelaları Paris'in tabelalarının bire bir aynısı. Hatta Rumenler 'başkalarına benzeme'yi daha da ileri götürmüşler ve Paris'in simgelerinden olan Arc de Triumph (Zafer Takı)'u Bükreş'in ortasına aynen kopyalamışlar.
***
Ülkede rüşvet, kanunsuzluk diz boyu. AB üyesi olması işleri biraz düzeltmiş gibi görünse de sokakta kiminle konuşsanız durumundan memnun değil. Tarih boyunca da bu böyle olmuş. Belki de o nedenle kendilerine özgü bir kimlik, kültür geliştirememiş Romanya. Özgüven kazanamamış.
***
Bir ülkenin kendini sevmemesinin o ülkeyi ne kadar zayıflattığını anlamak için Romanya iyi bir örnek. Sanırım bu örnekten bizim de çıkaracak derslerimiz var.
--spoiler--
sanırım bu durum bizim yoplumumuza da yavaş yavaş sirayet ediyor. üzerine söylenebilecek çok şey var ama denemekle başlayabilirsiniz işe. sevmek kolay değildir belki ama "nefret etmemek" hiç de zor olmasa gerek. nefret etmeyin en azından. solcuysanız sağcıdan, dindarsanız ateistten nefret etmeyin mesela. "yok arkadaş, onlar düşman" mı diyorsunuz ısrarla? sağda solda patlayan bombaları, az kalsın patlayacak olan canlı bombaları, gencecik yaşta şehit düşen onca insanı aklınıza getirin; bir daha düşünün.
--spoiler--
Kendini sevmemek
Bükreş,
Romanya'yI tanımlayan en önemli özellik bu: Kendini sevmemek. Başkent Bükreş'te birkaç gün kalınca hemen o havayı alıyorsunuz. Rumenler hep başkaları olmaya çalışıyorlar. Başkalarının dillerine özeniyor, başkalarının ülkelerinde yaşamak istiyorlar.
***
Bu özellik komünist lider Çavuşesku diktatoryasında yıllarca baskı altında yaşamaktan kaynaklanıyor zannedebilirsiniz. Ama öyle değil. Rumenlerin 'başkalarına hayranlığı' daha öncelere dayanıyor. 1920'lerde ülkede Rumence konuşmak kaba sayılıyormuş örneğin. Üst sınıfa ait olduğunu belli etmek isteyenler, aralarında Fransızca konuşuyorlarmış. Hele bir kadına Rumence hitap etmek büyük ayıpmış o yıllar.
***
Hala bugün, Bükreş'in sokak tabelaları Paris'in tabelalarının bire bir aynısı. Hatta Rumenler 'başkalarına benzeme'yi daha da ileri götürmüşler ve Paris'in simgelerinden olan Arc de Triumph (Zafer Takı)'u Bükreş'in ortasına aynen kopyalamışlar.
***
Ülkede rüşvet, kanunsuzluk diz boyu. AB üyesi olması işleri biraz düzeltmiş gibi görünse de sokakta kiminle konuşsanız durumundan memnun değil. Tarih boyunca da bu böyle olmuş. Belki de o nedenle kendilerine özgü bir kimlik, kültür geliştirememiş Romanya. Özgüven kazanamamış.
***
Bir ülkenin kendini sevmemesinin o ülkeyi ne kadar zayıflattığını anlamak için Romanya iyi bir örnek. Sanırım bu örnekten bizim de çıkaracak derslerimiz var.
--spoiler--
sanırım bu durum bizim yoplumumuza da yavaş yavaş sirayet ediyor. üzerine söylenebilecek çok şey var ama denemekle başlayabilirsiniz işe. sevmek kolay değildir belki ama "nefret etmemek" hiç de zor olmasa gerek. nefret etmeyin en azından. solcuysanız sağcıdan, dindarsanız ateistten nefret etmeyin mesela. "yok arkadaş, onlar düşman" mı diyorsunuz ısrarla? sağda solda patlayan bombaları, az kalsın patlayacak olan canlı bombaları, gencecik yaşta şehit düşen onca insanı aklınıza getirin; bir daha düşünün.
melankolik bir histir.bütün sorunlarının tek sebebinin kendisi olduğunu düşünür.kendini değersiz ve gereksiz görür.içindeki depremlerle ,fırtınalarla yaşar;yaşamaya çalışır..
Olmak istediği kişinin tam karşısında durduğunu düşünmek, Yıllar geçtikçe pişmanlıkların artması, başarı sayısının yerinde sayması, başkalarına kendinden daha çok saygı duyması.
Kendini her konuda başarısız görme.
Kendini her konuda başarısız görme.
depresyonda ya da o sınırda olan insanın hissettiği hislerden biridir. ayrıca ergenlikte *görülür. aynaya bakmak istemezsin, kendini iyi bir insan olarak görmezsin, birçok şeyi boşverdiğinden kendinide umursamamaya başlarsın.
böyle bi insanın düzelmesi neredeyse imkansızdır
(bkz: kendimden biliyom)
ve evet kendinis evmeyen kimseyi sevemez.
(bkz: kendimden biliyom)
ve evet kendinis evmeyen kimseyi sevemez.
gerek duymamaktır.
kendini sevip, diğer bütün insanları ayak altı etmektense, kendimi sevmeyip nefret dolu bir hayat yaşarım. mis.
kendini sevip, diğer bütün insanları ayak altı etmektense, kendimi sevmeyip nefret dolu bir hayat yaşarım. mis.
Ben kendimi seviyorum ama kendim benden rahatsız ona iyi davranmıyorum.
uzmanı olduğum rahatsızlıktır.
en kötüsü de hayatta en nefret ettiğinizi insanla devamlı baş başa kalmak zorunda olmaktır...
en kötüsü de hayatta en nefret ettiğinizi insanla devamlı baş başa kalmak zorunda olmaktır...
biraz önce neden insanları sevmiyorum, sevemiyorum diye düşünürken fark ettiğim gerçek. sanırım kendimi sevmiyorum. ne acı.
Sanırım psikolojik bir sorundur. Kendini sevemeyince kimseyi sevemiyor ve deger veremiyormuşsun. Diyenlerin yalancısıyım. Yoksa maalesef ki kendinden nefret eden birisi olarak herkese sevgi kelebeği olarak gözükebiliyorum.
insan kendi kusurlarını sevmeyebilir ve özeleştiri yapabilir, ancak bu kusurlarını düzeltmek ve geliştirmek uğruna bir çaba harcamıyorsa asıl sorun o zaman başlar. Bunun dışında kendini sevmek durumu aşırıya kaçtığında ego patlamasına sebebiyet verebilir. Bu durum kişinin sosyal hayatını zedeler.
Kendini dozunda sevmek ise insana her zaman dik durmayı ve çevresindekileri de sevebilmeyi getirir. Çünkü insan değişime ilk olarak kendisinden başlamalıdır.
Fikrimce, kendine saygı duymak hepsinden daha önemlidir.
Kendini dozunda sevmek ise insana her zaman dik durmayı ve çevresindekileri de sevebilmeyi getirir. Çünkü insan değişime ilk olarak kendisinden başlamalıdır.
Fikrimce, kendine saygı duymak hepsinden daha önemlidir.
yuvarlana yuvarlana bunu da öğrenirsiniz sonunda. sevin kendinizi, çünkü sahip olduğunuz başka bişey yok. var sandıklarınız da yok.
Kendini beğenmemek, özgüvensiz olmak, kötü bir aile ortamında büyümek nedenleridir ve gerçekten çok çok zor bişey. Sorunları aşınca belli bir yaşı geçince özgüven oturdukça geçmeye başlar bu durum.
Genelde sevildiğini hissetmeyen sürekli olarak azarlanan çocuklar kendileri de inanır salak, kötü sevilecek bir yanı olmayan biri olduklarına o yüzden kendilerine bişey yapıldığında yapana değil de kendilerine kızarlar. Eğer bir çocuk kendini sevmiyorsa en büyük suçlu aile ve çevredir.
Genelde sevildiğini hissetmeyen sürekli olarak azarlanan çocuklar kendileri de inanır salak, kötü sevilecek bir yanı olmayan biri olduklarına o yüzden kendilerine bişey yapıldığında yapana değil de kendilerine kızarlar. Eğer bir çocuk kendini sevmiyorsa en büyük suçlu aile ve çevredir.
Sürekli içinde bulunduğum durumdur.
yazık kimin çocuğuysa.
özgüven eksikliğidir. insan kendiyle ne kadar barışık olursa o kadar şanslı olur bu hayatta.
dolaylı yoldan kimseyi sevmemektir.
Doğan cüceloğlunun özgürlük (gerçek özgürlük) kitabını tavsiye ederim.
orta yol bulunduğu sürece pek problem yoktur.
mesela ben de kendime pek hasta olmam ama aşırı da anlaşamıyor değiliz.
merhaba merhaba o kadar.
mesela ben de kendime pek hasta olmam ama aşırı da anlaşamıyor değiliz.
merhaba merhaba o kadar.
bipolarlığın depresiflik evresidir.
sen sevmezsen ben sevmezsem kim sevecek bu çocuğu!!!
içinde bulunduğunuz durumla değişkenlik gösterebilen.
Eğer yorgun ve öküz gibi açsanız, uyku nedir unuttuysanız, kahve üzerine kahve içiyor ve burdaki içeceğin "kahve" olmasının tek nedeninin bu sıralar fakir bir piç olduğunuz gerçeği tecrübeyle orda duruyorsa;
o zaman, o anda kendinizin pek fanı olduğunuz söylenemiyor.*
Eğer yorgun ve öküz gibi açsanız, uyku nedir unuttuysanız, kahve üzerine kahve içiyor ve burdaki içeceğin "kahve" olmasının tek nedeninin bu sıralar fakir bir piç olduğunuz gerçeği tecrübeyle orda duruyorsa;
o zaman, o anda kendinizin pek fanı olduğunuz söylenemiyor.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar