bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- açılım4
- devletin temeli adalettir9
- adana kebap6
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- claudian clouds22
- zorunlu eğitim9
- velvet'in aylık geliri6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- iyi parti17
- yeni anayasa4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- küçük sürprizler yapmak5
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- simko315
- aşk3
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- kısır9
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- 777 diyen erkolar8
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- yazarların özel mesaj sayıları5
- bir daha doğmayacak olmak4
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- alttaki yazara motto ver16
- akrep burcu kini8
- beyaz tenli gotik kız3
- insan klonlama2
- çerçeve yasa35
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- gollumun gözü yüzükte6
- amedspor14
- normal taklidi yapmak4
- saçını pembeye boyayan erkek6
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
bir bireyin kendini sevmemesi durumu kadar içinde yaşanılan toplumu sevmeme durumunu da anlatır. akşam gazetesinden nagehan alçı'nın aşağıdaki yazısı üzerine uzun uzun düşündürtmüştür.
--spoiler--
Kendini sevmemek
Bükreş,
Romanya'yI tanımlayan en önemli özellik bu: Kendini sevmemek. Başkent Bükreş'te birkaç gün kalınca hemen o havayı alıyorsunuz. Rumenler hep başkaları olmaya çalışıyorlar. Başkalarının dillerine özeniyor, başkalarının ülkelerinde yaşamak istiyorlar.
***
Bu özellik komünist lider Çavuşesku diktatoryasında yıllarca baskı altında yaşamaktan kaynaklanıyor zannedebilirsiniz. Ama öyle değil. Rumenlerin 'başkalarına hayranlığı' daha öncelere dayanıyor. 1920'lerde ülkede Rumence konuşmak kaba sayılıyormuş örneğin. Üst sınıfa ait olduğunu belli etmek isteyenler, aralarında Fransızca konuşuyorlarmış. Hele bir kadına Rumence hitap etmek büyük ayıpmış o yıllar.
***
Hala bugün, Bükreş'in sokak tabelaları Paris'in tabelalarının bire bir aynısı. Hatta Rumenler 'başkalarına benzeme'yi daha da ileri götürmüşler ve Paris'in simgelerinden olan Arc de Triumph (Zafer Takı)'u Bükreş'in ortasına aynen kopyalamışlar.
***
Ülkede rüşvet, kanunsuzluk diz boyu. AB üyesi olması işleri biraz düzeltmiş gibi görünse de sokakta kiminle konuşsanız durumundan memnun değil. Tarih boyunca da bu böyle olmuş. Belki de o nedenle kendilerine özgü bir kimlik, kültür geliştirememiş Romanya. Özgüven kazanamamış.
***
Bir ülkenin kendini sevmemesinin o ülkeyi ne kadar zayıflattığını anlamak için Romanya iyi bir örnek. Sanırım bu örnekten bizim de çıkaracak derslerimiz var.
--spoiler--
sanırım bu durum bizim yoplumumuza da yavaş yavaş sirayet ediyor. üzerine söylenebilecek çok şey var ama denemekle başlayabilirsiniz işe. sevmek kolay değildir belki ama "nefret etmemek" hiç de zor olmasa gerek. nefret etmeyin en azından. solcuysanız sağcıdan, dindarsanız ateistten nefret etmeyin mesela. "yok arkadaş, onlar düşman" mı diyorsunuz ısrarla? sağda solda patlayan bombaları, az kalsın patlayacak olan canlı bombaları, gencecik yaşta şehit düşen onca insanı aklınıza getirin; bir daha düşünün.
--spoiler--
Kendini sevmemek
Bükreş,
Romanya'yI tanımlayan en önemli özellik bu: Kendini sevmemek. Başkent Bükreş'te birkaç gün kalınca hemen o havayı alıyorsunuz. Rumenler hep başkaları olmaya çalışıyorlar. Başkalarının dillerine özeniyor, başkalarının ülkelerinde yaşamak istiyorlar.
***
Bu özellik komünist lider Çavuşesku diktatoryasında yıllarca baskı altında yaşamaktan kaynaklanıyor zannedebilirsiniz. Ama öyle değil. Rumenlerin 'başkalarına hayranlığı' daha öncelere dayanıyor. 1920'lerde ülkede Rumence konuşmak kaba sayılıyormuş örneğin. Üst sınıfa ait olduğunu belli etmek isteyenler, aralarında Fransızca konuşuyorlarmış. Hele bir kadına Rumence hitap etmek büyük ayıpmış o yıllar.
***
Hala bugün, Bükreş'in sokak tabelaları Paris'in tabelalarının bire bir aynısı. Hatta Rumenler 'başkalarına benzeme'yi daha da ileri götürmüşler ve Paris'in simgelerinden olan Arc de Triumph (Zafer Takı)'u Bükreş'in ortasına aynen kopyalamışlar.
***
Ülkede rüşvet, kanunsuzluk diz boyu. AB üyesi olması işleri biraz düzeltmiş gibi görünse de sokakta kiminle konuşsanız durumundan memnun değil. Tarih boyunca da bu böyle olmuş. Belki de o nedenle kendilerine özgü bir kimlik, kültür geliştirememiş Romanya. Özgüven kazanamamış.
***
Bir ülkenin kendini sevmemesinin o ülkeyi ne kadar zayıflattığını anlamak için Romanya iyi bir örnek. Sanırım bu örnekten bizim de çıkaracak derslerimiz var.
--spoiler--
sanırım bu durum bizim yoplumumuza da yavaş yavaş sirayet ediyor. üzerine söylenebilecek çok şey var ama denemekle başlayabilirsiniz işe. sevmek kolay değildir belki ama "nefret etmemek" hiç de zor olmasa gerek. nefret etmeyin en azından. solcuysanız sağcıdan, dindarsanız ateistten nefret etmeyin mesela. "yok arkadaş, onlar düşman" mı diyorsunuz ısrarla? sağda solda patlayan bombaları, az kalsın patlayacak olan canlı bombaları, gencecik yaşta şehit düşen onca insanı aklınıza getirin; bir daha düşünün.
melankolik bir histir.bütün sorunlarının tek sebebinin kendisi olduğunu düşünür.kendini değersiz ve gereksiz görür.içindeki depremlerle ,fırtınalarla yaşar;yaşamaya çalışır..
Olmak istediği kişinin tam karşısında durduğunu düşünmek, Yıllar geçtikçe pişmanlıkların artması, başarı sayısının yerinde sayması, başkalarına kendinden daha çok saygı duyması.
Kendini her konuda başarısız görme.
Kendini her konuda başarısız görme.
depresyonda ya da o sınırda olan insanın hissettiği hislerden biridir. ayrıca ergenlikte *görülür. aynaya bakmak istemezsin, kendini iyi bir insan olarak görmezsin, birçok şeyi boşverdiğinden kendinide umursamamaya başlarsın.
böyle bi insanın düzelmesi neredeyse imkansızdır
(bkz: kendimden biliyom)
ve evet kendinis evmeyen kimseyi sevemez.
(bkz: kendimden biliyom)
ve evet kendinis evmeyen kimseyi sevemez.
gerek duymamaktır.
kendini sevip, diğer bütün insanları ayak altı etmektense, kendimi sevmeyip nefret dolu bir hayat yaşarım. mis.
kendini sevip, diğer bütün insanları ayak altı etmektense, kendimi sevmeyip nefret dolu bir hayat yaşarım. mis.
Ben kendimi seviyorum ama kendim benden rahatsız ona iyi davranmıyorum.
uzmanı olduğum rahatsızlıktır.
en kötüsü de hayatta en nefret ettiğinizi insanla devamlı baş başa kalmak zorunda olmaktır...
en kötüsü de hayatta en nefret ettiğinizi insanla devamlı baş başa kalmak zorunda olmaktır...
biraz önce neden insanları sevmiyorum, sevemiyorum diye düşünürken fark ettiğim gerçek. sanırım kendimi sevmiyorum. ne acı.
Sanırım psikolojik bir sorundur. Kendini sevemeyince kimseyi sevemiyor ve deger veremiyormuşsun. Diyenlerin yalancısıyım. Yoksa maalesef ki kendinden nefret eden birisi olarak herkese sevgi kelebeği olarak gözükebiliyorum.
insan kendi kusurlarını sevmeyebilir ve özeleştiri yapabilir, ancak bu kusurlarını düzeltmek ve geliştirmek uğruna bir çaba harcamıyorsa asıl sorun o zaman başlar. Bunun dışında kendini sevmek durumu aşırıya kaçtığında ego patlamasına sebebiyet verebilir. Bu durum kişinin sosyal hayatını zedeler.
Kendini dozunda sevmek ise insana her zaman dik durmayı ve çevresindekileri de sevebilmeyi getirir. Çünkü insan değişime ilk olarak kendisinden başlamalıdır.
Fikrimce, kendine saygı duymak hepsinden daha önemlidir.
Kendini dozunda sevmek ise insana her zaman dik durmayı ve çevresindekileri de sevebilmeyi getirir. Çünkü insan değişime ilk olarak kendisinden başlamalıdır.
Fikrimce, kendine saygı duymak hepsinden daha önemlidir.
yuvarlana yuvarlana bunu da öğrenirsiniz sonunda. sevin kendinizi, çünkü sahip olduğunuz başka bişey yok. var sandıklarınız da yok.
Kendini beğenmemek, özgüvensiz olmak, kötü bir aile ortamında büyümek nedenleridir ve gerçekten çok çok zor bişey. Sorunları aşınca belli bir yaşı geçince özgüven oturdukça geçmeye başlar bu durum.
Genelde sevildiğini hissetmeyen sürekli olarak azarlanan çocuklar kendileri de inanır salak, kötü sevilecek bir yanı olmayan biri olduklarına o yüzden kendilerine bişey yapıldığında yapana değil de kendilerine kızarlar. Eğer bir çocuk kendini sevmiyorsa en büyük suçlu aile ve çevredir.
Genelde sevildiğini hissetmeyen sürekli olarak azarlanan çocuklar kendileri de inanır salak, kötü sevilecek bir yanı olmayan biri olduklarına o yüzden kendilerine bişey yapıldığında yapana değil de kendilerine kızarlar. Eğer bir çocuk kendini sevmiyorsa en büyük suçlu aile ve çevredir.
Sürekli içinde bulunduğum durumdur.
yazık kimin çocuğuysa.
özgüven eksikliğidir. insan kendiyle ne kadar barışık olursa o kadar şanslı olur bu hayatta.
dolaylı yoldan kimseyi sevmemektir.
Doğan cüceloğlunun özgürlük (gerçek özgürlük) kitabını tavsiye ederim.
orta yol bulunduğu sürece pek problem yoktur.
mesela ben de kendime pek hasta olmam ama aşırı da anlaşamıyor değiliz.
merhaba merhaba o kadar.
mesela ben de kendime pek hasta olmam ama aşırı da anlaşamıyor değiliz.
merhaba merhaba o kadar.
bipolarlığın depresiflik evresidir.
sen sevmezsen ben sevmezsem kim sevecek bu çocuğu!!!
içinde bulunduğunuz durumla değişkenlik gösterebilen.
Eğer yorgun ve öküz gibi açsanız, uyku nedir unuttuysanız, kahve üzerine kahve içiyor ve burdaki içeceğin "kahve" olmasının tek nedeninin bu sıralar fakir bir piç olduğunuz gerçeği tecrübeyle orda duruyorsa;
o zaman, o anda kendinizin pek fanı olduğunuz söylenemiyor.*
Eğer yorgun ve öküz gibi açsanız, uyku nedir unuttuysanız, kahve üzerine kahve içiyor ve burdaki içeceğin "kahve" olmasının tek nedeninin bu sıralar fakir bir piç olduğunuz gerçeği tecrübeyle orda duruyorsa;
o zaman, o anda kendinizin pek fanı olduğunuz söylenemiyor.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar