bugün
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri18
- kuran da namaz yok6
- katates ve gocu6
- simit ile gevrek arasındaki farklar4
- erdal beşikçioğlu4
- erkek gibi konuşan kız6
- yoran insanların ortak özellikleri8
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi7
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum2
- insan olmaya ceyrek kala17
- film izlerken sevişmek6
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj7
- velvet16
- seri gizli artı oy veren melek11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı10
- arkadaşlar uyudunuz mu8
- eren kaşıkçı8
- oooo manifest4
- ha diyen kız3
- benkimki7
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak5
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin9
- sana ne ifadesinin ayrı yazılması2
- islamcilara sorulmasi gereken sorular5
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- ona bir şey söyle10
- yeni parti51
- coca cola zero gerçekten zararlı mı9
- hikayeyi devam ettir52
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- tekstil sektörü ve esnaf sorunları3
- manifest grubu vs tarkan16
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- gece denize girmek20
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi8
- tamer yiğit2
- nickten isim tahmini yapmak72
- 30 temmuz 20263
- mehdiye inanıyor musunuz10
- almanya7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- içi ve dışı farklı olan insan7
- islam düşmanlarına bir soru9
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- basit bir insan olmak4
- danimarka5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- luks araba almak6
- bir insanın arkasından konuşmak6
neysen o olmak. fazla mı duygusalsın, çok mu küfürbazsın, çabuk mu parlıyorsun, zaafların mı var, arada tökezliyor musun, laf yetiştiremiyor musun, geveze misin, suskun musun, uysal mısın, eğlenceli misin, her neysen işte ol olmak. maske takmadan yüzüne ve asla başka bedenleri kuşanmadan üstüne.
zor olmayan ama inatla çok zor bişeymiş gibi gösterilen durumdur. kendi olmayı beceremeyen insanların, kendi gibi olan insanların hayatını zehir edebilme yetenekleri vardır.
kendisi olmayan insanların gerçek rengini seçemezsiniz, öyle kapatmışlar ki kendilerini.. oynuyorlar, seyirci gördükleri her yer onlar için sahne.. herkese karşı, hatta belki ailelerine bile. korkuyorum bu insanların gerçek kişiliklerini asla bulamamasından..
bazen komik oluyorlar, kendileri gibi davranmıyorlar ve kendi gibi davranan insanlara da kızıyorlar. egolarını tatmin edip kendilerini kandırmaktan başka yaptıkları bişey yok. hayatları sadece kadınlar ve erkekler üzerine kurulu, bunlar dışında konuşucak oldukları bi konuları bile yok. o kadar boşlar!
bişeyi savunuyorlar, neyi savunduklarını bile bilmeden.. çevredekilerin etkisiyle.. bu savundukları düşüncelere sahip olmayan insanları dışlıyorlar. bir olay onlara göre nasılsa başkalarına göre de öyle olmalıdır, aksini kabul etmezler.. onların yanında insanlar özgürce düşüncelerini ifade edemezler, çünkü hep at gözlüğüyle bakarlar hayata.. çok şey bildiklerini iddia ederler ama bildiklerini ifade etmekte nedense hep bi problem çıkar.
kapalılar hayata karşı..
*bu insanlar hayatmızın içindeler.. her an her yerde varlar ve olacaklar.. bu bazen en yakın arkadşımız da olabilir, tanımadığımız biri de.. onların gerçek yüzlerini gördüğümüz takdirde herşey normale döner ancak bunu farkedemezsek o zaman bizler de zarar görürüz. daha da önemlisi bizim onları farketmemizden çok onların kendilerini farketmeleri.. o zaman herşey hem böyle davranan insanlar için hem de bizim içn daha kolay olur.
(bkz: ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol)
kendisi olmayan insanların gerçek rengini seçemezsiniz, öyle kapatmışlar ki kendilerini.. oynuyorlar, seyirci gördükleri her yer onlar için sahne.. herkese karşı, hatta belki ailelerine bile. korkuyorum bu insanların gerçek kişiliklerini asla bulamamasından..
bazen komik oluyorlar, kendileri gibi davranmıyorlar ve kendi gibi davranan insanlara da kızıyorlar. egolarını tatmin edip kendilerini kandırmaktan başka yaptıkları bişey yok. hayatları sadece kadınlar ve erkekler üzerine kurulu, bunlar dışında konuşucak oldukları bi konuları bile yok. o kadar boşlar!
bişeyi savunuyorlar, neyi savunduklarını bile bilmeden.. çevredekilerin etkisiyle.. bu savundukları düşüncelere sahip olmayan insanları dışlıyorlar. bir olay onlara göre nasılsa başkalarına göre de öyle olmalıdır, aksini kabul etmezler.. onların yanında insanlar özgürce düşüncelerini ifade edemezler, çünkü hep at gözlüğüyle bakarlar hayata.. çok şey bildiklerini iddia ederler ama bildiklerini ifade etmekte nedense hep bi problem çıkar.
kapalılar hayata karşı..
*bu insanlar hayatmızın içindeler.. her an her yerde varlar ve olacaklar.. bu bazen en yakın arkadşımız da olabilir, tanımadığımız biri de.. onların gerçek yüzlerini gördüğümüz takdirde herşey normale döner ancak bunu farkedemezsek o zaman bizler de zarar görürüz. daha da önemlisi bizim onları farketmemizden çok onların kendilerini farketmeleri.. o zaman herşey hem böyle davranan insanlar için hem de bizim içn daha kolay olur.
(bkz: ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol)
içinden geldiği gibi yaşamak.
yaşamak...?
var olmak yani. var olan fark edilir.
fark edilmek...?
farklı olmak yani. farklı olan bilinir.
bilinmek...?
bilinen olmaktır yani. bilinen tanınadır.
tanınan...?
tanınan olmaktır yani. tanınan sayılandır.
sayılmak...?
"say"maktır yani. sayılan "var" olandır.
var olmak...?
var görülmektir yani. var görülen yaşayandır.
yaşamak...?
tekrarlar gider...
kendi gibi olmayan, farkedilmez, bilinmez, tanınmaz, sayılmaz, var olmaz...
yaşamak...?
var olmak yani. var olan fark edilir.
fark edilmek...?
farklı olmak yani. farklı olan bilinir.
bilinmek...?
bilinen olmaktır yani. bilinen tanınadır.
tanınan...?
tanınan olmaktır yani. tanınan sayılandır.
sayılmak...?
"say"maktır yani. sayılan "var" olandır.
var olmak...?
var görülmektir yani. var görülen yaşayandır.
yaşamak...?
tekrarlar gider...
kendi gibi olmayan, farkedilmez, bilinmez, tanınmaz, sayılmaz, var olmaz...
Duruşundan ödün vermemek. Kimse için, ne durumda olursan ol kendinden taviz vermemektir...
'' Özgür kızı oynamayı sevmedim hiç bir zaman. Oyunculuk nasıldır bilirim ama ben oyuncu olamadım. Ben kendim olma mücadelesi verdikçe, kendim olmaktan çıktım. Özgürdüm, baskılardan uzak, hayatın rahatlığı içinde yolunu bulmaya çalışan bir deli kızdım. Şimdi ise avuçlarımın arasından kayıyor benliğim... Biri tutsun istiyorum, ama tuttuğu anda bırakmayacaksa, beni daha fazla zedelemeyecekse tutsun. Bu sefer oldu diyorum, her tutunduğum dal yeniden batırıyor beni. insanların kendi hatalarını görmeyip, benimkiler için araştırmacı bir ruh hali içine bürünmeleri üzüyor beni. Üzerimdeki baskıyı daha bir arttırıyor, asıl o zaman yapmak istemediklerime sürüklüyor beni. Kimse bunu fark etmiyor, fark etseler yapmayacaklar, ya da fark ettiklerinde zaman çok geç ve ben kaybolmuş olacağım.
'' Birini çıkarıp bir kalıba sokabilmek mümkün mü ? '' diye düşünüyorum. Oysaki kalıplar; gerçek hayatın sıkıştırılmış gel gitlerini ifade ediyor benim için. Çünkü; biriyle gelirken, bir başkasıyla gidiyorlar. Hele ki kendin olabildiğin anda tamamen kayboluyorlar. işte ben en çok bunu seviyorum...
'' Özgür kızı oynamayı sevmedim hiç bir zaman. Oyunculuk nasıldır bilirim ama ben oyuncu olamadım. Ben kendim olma mücadelesi verdikçe, kendim olmaktan çıktım. Özgürdüm, baskılardan uzak, hayatın rahatlığı içinde yolunu bulmaya çalışan bir deli kızdım. Şimdi ise avuçlarımın arasından kayıyor benliğim... Biri tutsun istiyorum, ama tuttuğu anda bırakmayacaksa, beni daha fazla zedelemeyecekse tutsun. Bu sefer oldu diyorum, her tutunduğum dal yeniden batırıyor beni. insanların kendi hatalarını görmeyip, benimkiler için araştırmacı bir ruh hali içine bürünmeleri üzüyor beni. Üzerimdeki baskıyı daha bir arttırıyor, asıl o zaman yapmak istemediklerime sürüklüyor beni. Kimse bunu fark etmiyor, fark etseler yapmayacaklar, ya da fark ettiklerinde zaman çok geç ve ben kaybolmuş olacağım.
'' Birini çıkarıp bir kalıba sokabilmek mümkün mü ? '' diye düşünüyorum. Oysaki kalıplar; gerçek hayatın sıkıştırılmış gel gitlerini ifade ediyor benim için. Çünkü; biriyle gelirken, bir başkasıyla gidiyorlar. Hele ki kendin olabildiğin anda tamamen kayboluyorlar. işte ben en çok bunu seviyorum...
bir çok insanın gerçekleştiremediği durum.
(bkz: kendin olamamak)
(bkz: kendin olamamak)
elalem ne der, dememektir.
en büyük olmaya giden yol, kendin olmaktan geçer.
aslında çok zordur. zira önce insanın kendisini bulması gerekir.
Hayatın bir şeyler için var olması değil, hiç bir şeyi kendi hayatı için var etmek değil... ne hiç bir şey insanın malı, ne insan hiç bir şeyin...
birlikte yaşamak, birlikte var olabilmek, birlikte gelişebilmek, birlikte değişebilmek... hayatı paylaşmak, paylaşılan hayatı büyütmek, genişletmek, renklendirmek... bunu yapmadığında insan, bir şeyleri tüketiyor, azaltıyor, daraltıyor.... ve bunları yapmadığında insan, birbirinin sırtına biniyor, kendini birilerine taşıtıyor, ya da birilerini sırtında taşıyor... tükenmeler, yorulmalar, bıkmalar bu yüzden... asıl bulunması gereken insanın kendi kimliğidir. kendi kimliğini bulamadığında hep bir şeylerle var olmak durumunda kalıyor... gençlik anıları, eş-sevgili, çocuklar ve bunun gibi.... oysa anılarla yaşanmaz, sevdiklerimiz hep yanımızda olamayabilir... insan kendi kimliğiyle yaşar...
birlikte yaşamak, birlikte var olabilmek, birlikte gelişebilmek, birlikte değişebilmek... hayatı paylaşmak, paylaşılan hayatı büyütmek, genişletmek, renklendirmek... bunu yapmadığında insan, bir şeyleri tüketiyor, azaltıyor, daraltıyor.... ve bunları yapmadığında insan, birbirinin sırtına biniyor, kendini birilerine taşıtıyor, ya da birilerini sırtında taşıyor... tükenmeler, yorulmalar, bıkmalar bu yüzden... asıl bulunması gereken insanın kendi kimliğidir. kendi kimliğini bulamadığında hep bir şeylerle var olmak durumunda kalıyor... gençlik anıları, eş-sevgili, çocuklar ve bunun gibi.... oysa anılarla yaşanmaz, sevdiklerimiz hep yanımızda olamayabilir... insan kendi kimliğiyle yaşar...
bunu başarmaktır işte asl olan.
kendini, inancını, değerlerini, fikrini, zevkini, başkalarının beğenisine göre eğip bükmemektir.
kaygı taşınmadığı vakit kendiliğinden gelir-geliyor senelerdir durduramıyorum/durdurmaya yeltenmiyorum.
herkes yakınır kendi olamayan insanlardan. madem hepimiz çok düzgünüz, nedendir acaba bu kadar dert yanma diye merak edenimiz var mıdır diye merak etmekteyiz. *
kendi kişiliğini tanımayla başlayan ve oluşturma sürecine girmektir. birey, toplumun tercih ettiği kişiliği kendine yapıştırdığı an kendi gerçek kişiliğini yok etmiş olur. girdiği her toplumda değişik kişilik oluşturur.
günümüz şartlarında her geçen gün başarmanın biraz daha zorlaştığı beceri. insanın kendini olduğu gibi kabul edebilmesi ön koşulllarından biridir.
insanın en kolay yapabileceği şeydir. keyifli ve rahattır. orjinalliğinizi de korumanızı sağlar.
bütün gücüyle sizi diğerlerinden farksız yapmak için gece gündüz uğraşan dünyada kendiniz olabilmek ve kendiniz gibi kalabilmek dünyanın en zor savaşını vermek demektir. bu savaş bir başladı mı siz var olduğunuz sürece devam eder. ne mutlu bu savaşta muzaffer olanlara. kendi olanlara, kendini bulanlara.
Hayat acımasız bir paradoks aslında. Bütün hayatımız kendimiz adına birşeyler biriktirmekle geçiyor. Kariyer, ilişkiler ve sosyal çevre edinerek yeryüzündeki yerimizi sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Fakat yeryüzündeki yerimiz sağlamlaştıkça, yeryüzünde kendimizi evimizde hissetme duygumuz güçlendikçe, hayatı daha "donanımlı" yaşamaya başladığımızı farketmiyoruz. kendimizi var kılmak adına biriktirdiklerimiz arttıkça, dünyada bir yerimiz ve işimiz olduğunu düşünmeye daha bir alıştıkça, hayat elimizden kaçıp gidiyor. "Kendimiz" dediğimiz şey kendimizden çok başkalarına ait. Bu nedenle "kendimize" yakın olmak adına yaptıklarımız, kendimize değil başkalarına yaklaştırıyor bizi. "Kendimizden" uzağa düşmeyi göze almadan sığındığımız bireysellikler de bize ait değil. "ismimiz" bile belli bir ilişkiler ağını, belli bir etkileşim çerçevesini anlatıyor. Kendimize hangi sınırlılıklar içinde kalmamız gerektiğini telkin ettiğimiz bir şifre ismimiz, Puslu bir geceyi de, ışıltılı bir sabahı da aynı cendereye sokuyor bu ardına sinsice ve yıllar içinde gizlenenler. Görevlerimiz, sorumluluklarımız, sınırlılıklarımız, kendi kendimize telkin biçimlerimiz sayesinde varoluyor. Bunları üretiyoruz, çünkü dünyada bir yerimiz olsun istiyoruz, ama bunları ürettikçe, yani dünyada daha bir yerleşik hale geldikçe, hayat avuçlarımızın arasından kayıp gidiyor... Hayat bir paradoks olmaktan öte bir şekilde konuşmuyor bizimle, hayata ne kadar çok ait olursak, o kadar az yaşıyoruz.... hayatı hakkıyla yaşamak içinse o kadar az kendimiz oluyoruz...
insanın hiç bir zaman yapamayacağı bir şeydir. insan hiçbir zaman kendisi olamaz.
toplumsal şartlanmalar kaynaklı olarak hiçbirimizin başaramadığı/başaramayacağı durumdur.zor zanaatmiş vesselam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar