bugün
- ilgi isteyen kız16
- lahmacunu elle yiyen kız14
- kuran da namaz yok21
- gürcistan'ın neyi meşhur8
- hewal ebo16
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- yaprak dökümü ali rıza bey3
- billurları çiğ yemek4
- bu kim aq3
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- iki sözlük kızının kavga etmesi4
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- ben ıspartada yaşıyorum7
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- yukarı kattan gelen ahh sesi8
- abdullah öcalan5
- su içmeyi unutmayalım4
- herkesin artık tanım yapması6
- tarih3
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi5
- sümerler semitik miydi3
- türkiye nin en güzel camisi3
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
- bursa vs edirne7
- gürcistan9
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- çölde gezen hippi2
- türk erkeği2
- çay içen kız2
- türk siyaseti3
- bot yazar gibi entry giriyoruz4
- pkk4
- orta yaşlı erkek çekiciliği2
- türk kızı2
- kut anlayışı3
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- deep web ile dark web'in farkı2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- mehdinin chp'li olması3
- benkimki10
- çiğ et yemek2
- türkiye nin en güzel ilçesi neresidir2
- kendine bir öğüt ver7
- ısparta simidi8
- katatespizartmasi6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
Hayat acımasız bir paradoks aslında. Bütün hayatımız kendimiz adına birşeyler biriktirmekle geçiyor. Kariyer, ilişkiler ve sosyal çevre edinerek yeryüzündeki yerimizi sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Fakat yeryüzündeki yerimiz sağlamlaştıkça, yeryüzünde kendimizi evimizde hissetme duygumuz güçlendikçe, hayatı daha "donanımlı" yaşamaya başladığımızı farketmiyoruz. kendimizi var kılmak adına biriktirdiklerimiz arttıkça, dünyada bir yerimiz ve işimiz olduğunu düşünmeye daha bir alıştıkça, hayat elimizden kaçıp gidiyor. "Kendimiz" dediğimiz şey kendimizden çok başkalarına ait. Bu nedenle "kendimize" yakın olmak adına yaptıklarımız, kendimize değil başkalarına yaklaştırıyor bizi. "Kendimizden" uzağa düşmeyi göze almadan sığındığımız bireysellikler de bize ait değil. "ismimiz" bile belli bir ilişkiler ağını, belli bir etkileşim çerçevesini anlatıyor. Kendimize hangi sınırlılıklar içinde kalmamız gerektiğini telkin ettiğimiz bir şifre ismimiz, Puslu bir geceyi de, ışıltılı bir sabahı da aynı cendereye sokuyor bu ardına sinsice ve yıllar içinde gizlenenler. Görevlerimiz, sorumluluklarımız, sınırlılıklarımız, kendi kendimize telkin biçimlerimiz sayesinde varoluyor. Bunları üretiyoruz, çünkü dünyada bir yerimiz olsun istiyoruz, ama bunları ürettikçe, yani dünyada daha bir yerleşik hale geldikçe, hayat avuçlarımızın arasından kayıp gidiyor... Hayat bir paradoks olmaktan öte bir şekilde konuşmuyor bizimle, hayata ne kadar çok ait olursak, o kadar az yaşıyoruz.... hayatı hakkıyla yaşamak içinse o kadar az kendimiz oluyoruz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar