bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile3
- iltica16
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı30
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- osimhensiz galatasaray3
- rafael leao4
- okan buruk8
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- 0 0 711
- barça bu galatasaray'a kaç atar2
- salah ne koydu ama2
- claudian clouds33
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı4
- kuçukuçuokanınçükü2
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- insan ne ister6
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı2
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru3
- anne4
- sözlük kızlarının kekleri24
- kadınlar8
- önyargı3
- kuran3
- galatahahahahahaha4
- yaşanmamışların yası6
- doktor2
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- cok da abartmaya gerek uok6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- anın görüntüsü25
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- islamda namaz yoktur30
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- meriç dükalığı8
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- fusya semsiyeli yabanci22
- dantelli sütyen takan erkek12
- en iyi vampir filmi4
- sevdiğiniz yazarlar8
- ölümden korkuyor musunuz17
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği6
- kürdistan10
- true'nun engelli olması6
- sarapci koala hatayi33
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
Hayat acımasız bir paradoks aslında. Bütün hayatımız kendimiz adına birşeyler biriktirmekle geçiyor. Kariyer, ilişkiler ve sosyal çevre edinerek yeryüzündeki yerimizi sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Fakat yeryüzündeki yerimiz sağlamlaştıkça, yeryüzünde kendimizi evimizde hissetme duygumuz güçlendikçe, hayatı daha "donanımlı" yaşamaya başladığımızı farketmiyoruz. kendimizi var kılmak adına biriktirdiklerimiz arttıkça, dünyada bir yerimiz ve işimiz olduğunu düşünmeye daha bir alıştıkça, hayat elimizden kaçıp gidiyor. "Kendimiz" dediğimiz şey kendimizden çok başkalarına ait. Bu nedenle "kendimize" yakın olmak adına yaptıklarımız, kendimize değil başkalarına yaklaştırıyor bizi. "Kendimizden" uzağa düşmeyi göze almadan sığındığımız bireysellikler de bize ait değil. "ismimiz" bile belli bir ilişkiler ağını, belli bir etkileşim çerçevesini anlatıyor. Kendimize hangi sınırlılıklar içinde kalmamız gerektiğini telkin ettiğimiz bir şifre ismimiz, Puslu bir geceyi de, ışıltılı bir sabahı da aynı cendereye sokuyor bu ardına sinsice ve yıllar içinde gizlenenler. Görevlerimiz, sorumluluklarımız, sınırlılıklarımız, kendi kendimize telkin biçimlerimiz sayesinde varoluyor. Bunları üretiyoruz, çünkü dünyada bir yerimiz olsun istiyoruz, ama bunları ürettikçe, yani dünyada daha bir yerleşik hale geldikçe, hayat avuçlarımızın arasından kayıp gidiyor... Hayat bir paradoks olmaktan öte bir şekilde konuşmuyor bizimle, hayata ne kadar çok ait olursak, o kadar az yaşıyoruz.... hayatı hakkıyla yaşamak içinse o kadar az kendimiz oluyoruz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar