bugün
- yazarların özel mesaj sayıları5
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması3
- ben geldim kerkenezler18
- ölüp hayalet olarak geri gelmek2
- kanal ayarlama 1500 lira2
- normal taklidi yapmak4
- kısır9
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- claudian clouds22
- sözlükten soğuma nedenleri14
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- 777 diyen erkolar8
- iyi parti17
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- iyi bir insan olmak3
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- akrep burcu kini8
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- zıtlıklardan doğan ilişki2
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
- victor osimhen10
- gollumun gözü yüzükte6
- simko315
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- fenerbahçe küme düşer mi3
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları6
- saçını pembeye boyayan erkek6
- türkü su demirel2
- güne bir şarkı bırak4
- tekken tag tournament3
- mehdi aleyhisselam6
- cep telefonu kılıfı3
- bütün kadınlar neden haklı2
- itlik serserilik2
- maddi dünya zihinden dışarı taşarak ortaya çıkar2
- uyuşma2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- gün tabağı5
- alttaki yazara motto ver16
- çerçeve yasa35
- üniversite mezunu işsiz4
- beşiktaş7
- pizza yemek8
- sözlük ırkçıları8
- aleksey batrakov12
- hamburger date6
bir seyirci olarak geçer not almış film. oyunculuklar yerinde. cemal karakterini oynayan arkadaş sanırım saç ektirmiş olacakki sürekli gözüme takıldı. lakin türk komedi anlayışının üstünde bir film olmuş. traji-komik türe güzel bir örnek.
bagzilarında aile özlemi ve çocukluk yaraları hep kalır...
Tolga Karaçelik'in Sundance Film Festivali'nde en iyi film seçildiği, izlenesi bir filmi.
Tolga Karaçelik'in Sundance Film Festivali'nde en iyi film seçildiği, izlenesi bir filmi.
Şahislarina özel vadisi olan hayvanlar.
(bkz: kelebekler vadisi)
(bkz: kelebekler vadisi)
bir sanat filmi ne kadar fazla komik olabilse o kadar komik olmaya ama öte yandan da sanatsal olmayı başarabilmiş filmdir. ülkemizde böyle özgün filmlerin sayısının artması dileğiyle.
Kötü film. Kötü final. Bartu dışında kötü oyunculuklar. Sürekli sallanan kamera. Bir yere bağlanmayan yan öyküler. Klasik bağirmalı çağırmalı tolga karaçelik finali. Ödül aldığı için abartılan bir film. Göte göt diyemeyen eleştirmenler. Uzun uzunadiya yazamayip yarrak kürek cümleler kuran ben. Filmografinin en zayıf işi.
çocukken, arılarla birlikte en çok izlediğim canlılardan biri.
gönül isterdi ki en çok baykuşları seyredeyim ama onlar her zaman ortalarda olmuyordu.
gönül isterdi ki en çok baykuşları seyredeyim ama onlar her zaman ortalarda olmuyordu.
aşırı derecede wes anderson esintisi gördüğümüz film.
izlemek istiyorum bu filmi. malum ortamlara düşünce uyandırsanıza.
Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
tadı güzeldir. yemenizi tavsiye ederim.
sinemada izleme fırsatı bulamamıştım.
bir keresinde bursa'da bir arkadaşımla internetten bakıp hangi sinemada gösterildiğini öğrenmiş, sonra sinemanın yolunu tutmuştuk. ama gittiğimizde baktık ki film yok! bilet kesen kıza sorduk, internette burda gösteriliyor yazıyor dedik. ne derse beğenirsiniz?! "internette yazan her şeye inanmayın!" o kadar haklıydı ki bir şey diyemeden ayrılmıştık oradan.
geçen gün izleme fırsatı buldum. gülerken insanda ağlama isteği uyandıran bir film. üç kardeşin yol boyu yaşadıklarını, geçmişleriyle hesaplaşmalarını, arabanın dikiz aynasında bıraktıkları her şeyin muhasebesini anlatıyor tolga karaçelik. duygu geçişleri keskin. oyuncular kendilerine biçilen rollerin hakkını vermiş, özelllikle tuğçe altuğ. ayakta alkışlanacak bir performans sergilemiş.
gişe memuru filmine yapılan atıf çok güzeldi.
kardeşlerin bir araya gelmesi, bir türlü dikiş tutturamadıkları hayatlarından uzaklaşmaları, şimdi artık bazı şeyler yolunda gidecek hissiyatı uyandırdı ilk başta. fakat aklımın bir köşesinde bunlar sonra yine eski hayatlarına dönecek düşüncesi kımıldanıp durdu hep. bu beni film boyu hüzünlendirdi. keza öyle de oldu. çünkü hepsi sırtını dönüp yürüdüğünde gidecekleri yer belliydi: eski hayatları.
aslında oturup adam akıllı bir şeyler yazmak isterdim film hakkında ama telefonla hızlı hızlı ve çok düşünmeden ancak bu kadarı oluyor.
bir keresinde bursa'da bir arkadaşımla internetten bakıp hangi sinemada gösterildiğini öğrenmiş, sonra sinemanın yolunu tutmuştuk. ama gittiğimizde baktık ki film yok! bilet kesen kıza sorduk, internette burda gösteriliyor yazıyor dedik. ne derse beğenirsiniz?! "internette yazan her şeye inanmayın!" o kadar haklıydı ki bir şey diyemeden ayrılmıştık oradan.
geçen gün izleme fırsatı buldum. gülerken insanda ağlama isteği uyandıran bir film. üç kardeşin yol boyu yaşadıklarını, geçmişleriyle hesaplaşmalarını, arabanın dikiz aynasında bıraktıkları her şeyin muhasebesini anlatıyor tolga karaçelik. duygu geçişleri keskin. oyuncular kendilerine biçilen rollerin hakkını vermiş, özelllikle tuğçe altuğ. ayakta alkışlanacak bir performans sergilemiş.
gişe memuru filmine yapılan atıf çok güzeldi.
kardeşlerin bir araya gelmesi, bir türlü dikiş tutturamadıkları hayatlarından uzaklaşmaları, şimdi artık bazı şeyler yolunda gidecek hissiyatı uyandırdı ilk başta. fakat aklımın bir köşesinde bunlar sonra yine eski hayatlarına dönecek düşüncesi kımıldanıp durdu hep. bu beni film boyu hüzünlendirdi. keza öyle de oldu. çünkü hepsi sırtını dönüp yürüdüğünde gidecekleri yer belliydi: eski hayatları.
aslında oturup adam akıllı bir şeyler yazmak isterdim film hakkında ama telefonla hızlı hızlı ve çok düşünmeden ancak bu kadarı oluyor.
Filmi hem çok beğenmiş hem de ağlamalı olmadığı için aşırı sinir olmuştum ve sinirden ağlamıştım.
Tam trajedi diyorum, oley diyorum, acıdan besleniyorum, gözlerim doluyor; tavuklar patlıyor, ne bileyim babanızın bana borcu vardı diyor.
Beğendiğim ilk sahnesi şuydu, burası spoiler içerebilir, artık durun:
Astronot televizyon programında protesto için kıyafetini yakarken söyleyecek bir şey bulamayan sunucunun "üstünüzdekiler devletin malı mı?" Demesi. ilk ama kesinlikle son değil.
Tavsiye ederim izlemenizi. Ama salya sümük bir şeyler arıyorsanız yanlış adres.
Tam trajedi diyorum, oley diyorum, acıdan besleniyorum, gözlerim doluyor; tavuklar patlıyor, ne bileyim babanızın bana borcu vardı diyor.
Beğendiğim ilk sahnesi şuydu, burası spoiler içerebilir, artık durun:
Astronot televizyon programında protesto için kıyafetini yakarken söyleyecek bir şey bulamayan sunucunun "üstünüzdekiler devletin malı mı?" Demesi. ilk ama kesinlikle son değil.
Tavsiye ederim izlemenizi. Ama salya sümük bir şeyler arıyorsanız yanlış adres.
Düşünüyorum da geçen sene fena olmayan yerli filmler çıktı. Ölümlü Dünya, ne kadar 2017 aralık olsa da ve çok çok iyi olmasa da kalbur üstü olan Aile arasında ve Kelebekler. Kelebekler kesinlikle çok başarılı ve izledikten sonra yerli sinemaya dair ümitlerimi biraz olsun yeşerten bir yapım oldu. Hoş Ölümlü Dünya ile de baya coştum ben, ama Kelebekler bambaşka bir noktaya oynuyor.
Filmi net olarak tanımlamak baya imkansız, ama bizim nitelikli olarak yapılan genel tarzdaki filmler alınıp başarılı bir komedi sosuyla harmanlayarak şahane bir lezzet çıkartmış Tolga Karaçelik. Filmi bağımsız bir film olarak değerlendirsek bir dert, aile içi dertleri anlatıyor desek bir dert, komedi desek bir dert, öyle bir filmdi işte desek bambaşka bir dert. Geçişler aslında oldukça sert ve çarpıcılar. Fakat bu öyle ustalıkla yapılmış ki size yapmacık gelmesindense filmi daha zevkle izlenebilir ve anlık olarak kendisini yenileyen bir film olarak lanse ediyor. Haliyle de temposu en sonlara doğru çok başarılı giderken sonlarda benim için hafiften tökezliyor, yine beğeneninin beğeneceği bir durum, fakat ben o Tolga Karaçelik'in tutturduğu tonu çok beğenmiştim, ondan klasik formüle dönülmesi biraz tadımı kaçırmadı değil.
Filme dair galiba tek sıkıntım Nazan Öncel şarkısının çaldığı sahne. O sahnenin bir amacı var, ama uygulanış daha farklı olabilir miydi bilmiyorum. Spoiler olacak bir durum olduğu için yazmak istemiyorum açıkcası, genel olarakta filme dair eleştirilerin odağı o sahne olmuş.
Valla aşırı mutluyum ben bu filmden. Nuri Bilge Ceylan'ların, Zeki Demirkubuz'ların götürdüğü o sinema ne kadar kaliteli olsa da hiç bana hitap etmiyor. Öbür tarafta da formülize dandik yerli yapımlar vardı ve gönül rahatlığıyla yerli film ve yönetmen övemiyordum. Tolga Karaçelik sanıyorum ki özellikle bu filmiyle birlikte benim rahatlıkla övebileceğim ve gelecek işlerini takip edebileceğim bir yerli yönetmen oldu. izleyin izlettirin bu filmi, çok ekstrem beklentileriniz yoksa tabii ki.
Filmi net olarak tanımlamak baya imkansız, ama bizim nitelikli olarak yapılan genel tarzdaki filmler alınıp başarılı bir komedi sosuyla harmanlayarak şahane bir lezzet çıkartmış Tolga Karaçelik. Filmi bağımsız bir film olarak değerlendirsek bir dert, aile içi dertleri anlatıyor desek bir dert, komedi desek bir dert, öyle bir filmdi işte desek bambaşka bir dert. Geçişler aslında oldukça sert ve çarpıcılar. Fakat bu öyle ustalıkla yapılmış ki size yapmacık gelmesindense filmi daha zevkle izlenebilir ve anlık olarak kendisini yenileyen bir film olarak lanse ediyor. Haliyle de temposu en sonlara doğru çok başarılı giderken sonlarda benim için hafiften tökezliyor, yine beğeneninin beğeneceği bir durum, fakat ben o Tolga Karaçelik'in tutturduğu tonu çok beğenmiştim, ondan klasik formüle dönülmesi biraz tadımı kaçırmadı değil.
Filme dair galiba tek sıkıntım Nazan Öncel şarkısının çaldığı sahne. O sahnenin bir amacı var, ama uygulanış daha farklı olabilir miydi bilmiyorum. Spoiler olacak bir durum olduğu için yazmak istemiyorum açıkcası, genel olarakta filme dair eleştirilerin odağı o sahne olmuş.
Valla aşırı mutluyum ben bu filmden. Nuri Bilge Ceylan'ların, Zeki Demirkubuz'ların götürdüğü o sinema ne kadar kaliteli olsa da hiç bana hitap etmiyor. Öbür tarafta da formülize dandik yerli yapımlar vardı ve gönül rahatlığıyla yerli film ve yönetmen övemiyordum. Tolga Karaçelik sanıyorum ki özellikle bu filmiyle birlikte benim rahatlıkla övebileceğim ve gelecek işlerini takip edebileceğim bir yerli yönetmen oldu. izleyin izlettirin bu filmi, çok ekstrem beklentileriniz yoksa tabii ki.
sevdiğim Tolga Karaçelik filmi. türkiye'de çok az yapılan en iyi kara mizah, absürd komedi örneklerinden biri.
--spoiler--
Uzaya gitmemiş astronot, sevilememiş kadın, ünlü olamamış aktör, psişik muhtar, dua edemeyen imam.
"nooooldu tavuk mu patladı!!!"
--spoiler--
Uzaya gitmemiş astronot, sevilememiş kadın, ünlü olamamış aktör, psişik muhtar, dua edemeyen imam.
"nooooldu tavuk mu patladı!!!"
görsel
ilginç bir tolga karaçelik filmi.
'Sanat filmi' denen uyduruk bir tabir vardır, tamamen saçmalıktan ibaret olsa bu tabiri kullanan onca insan var. evet, kelebekler bir çok açıdan bir sanat filmi. daha da önemlisi şu, kelebekler bir sinema filmi. Son yıllarda bir filme sinema filmi demek zorlaştı, bu yüzden sinema filmi demeyi seçiyorum ben 'sanat filmi' demek yerine. çünkü, zaten sinema bir sanattır. 'sanat filmi' de bu yüzden zırva bir tabirdir.
ilginç dedim, çünkü bir çok acidan ilginç bir film kelebekler. gerek konuyu işleyişi, gerek karakterlerin derinliği, gerek anlatmak istediği sıkıntısı.
son bir kez tekrar etmekte fayda var, tolga karaçelik bir sinema filmi yapmak istemiş ve yapmış. çok da güzel olmuş.
ilginç bir tolga karaçelik filmi.
'Sanat filmi' denen uyduruk bir tabir vardır, tamamen saçmalıktan ibaret olsa bu tabiri kullanan onca insan var. evet, kelebekler bir çok açıdan bir sanat filmi. daha da önemlisi şu, kelebekler bir sinema filmi. Son yıllarda bir filme sinema filmi demek zorlaştı, bu yüzden sinema filmi demeyi seçiyorum ben 'sanat filmi' demek yerine. çünkü, zaten sinema bir sanattır. 'sanat filmi' de bu yüzden zırva bir tabirdir.
ilginç dedim, çünkü bir çok acidan ilginç bir film kelebekler. gerek konuyu işleyişi, gerek karakterlerin derinliği, gerek anlatmak istediği sıkıntısı.
son bir kez tekrar etmekte fayda var, tolga karaçelik bir sinema filmi yapmak istemiş ve yapmış. çok da güzel olmuş.
hz. ibrahim bile şüpheye düşer.
Bazen bazı insanların etrafa saçtıkları.
netflix üyeligim var, blu tv de var. ama bu filmi yarın uçakta izlemek istiyorum yani indirmek. telefona iniyor ama laptopa inmiyor. yardımcı olabilecek arkadaşlar mesaj atarsa sevinirim.
O müthiş finali olmasa oyuncu performansları haricinde beş para etmez bir film derdim ama finalin bir kara komediye yakışır şekilde yapılmış olması izledikten sonra sizi pişman etmiyor. Tam anlamıyla bir kara komedi de değil tabii ki, daha ziyade absürd komedi bu bakımdan fazla sevmedim, işin ciddiyeti kaçmış, içki muhabbetleri ise sıkıcıydı. Övülmesi gereken kısım ise sürekli benzer nitelikte önümüze konan aile komedisi yada draması türü filmlere ayak uydurmuyor olması, yeni bir şey denenmiş ve başarılı da olunmuş. imanını kaybeden imam ise efsaneydi *
metafor var ama siyasi metafor yok. ayrıca neden olsun her filmi öyle olmak zorunda mı.
ilginç bir film olmuş, orijinal değil hikayesi, karakterler özenti, derinliksiz ve anlamsız ama nispeten eğlenceli işte.
ilginç bir film olmuş, orijinal değil hikayesi, karakterler özenti, derinliksiz ve anlamsız ama nispeten eğlenceli işte.
Uzun süre aramıştım bu filmi ama netflix'e gelmiş bile( ne zaman gelmiş bilmiyorum). izleyeyim bari sonra yazarım yorumumu.
Izledikten sonra edit: durum komedisi içeren sahnelerde acayip güldüm. Büyük abi'yi beğendim. Bartu ve küçük kardeşte iyilerdi oyuncu olarak.
Sanat filmi kafasında bir film değil. Bir hikâyesi ve bir durum anlatma kaygısı güdüyor diyebiliriz. Biraz o arada kalma durumunu yaşar mı diye düşünmüştüm ama öyle bir şey gözüme çarpmadı.
Izledikten sonra edit: durum komedisi içeren sahnelerde acayip güldüm. Büyük abi'yi beğendim. Bartu ve küçük kardeşte iyilerdi oyuncu olarak.
Sanat filmi kafasında bir film değil. Bir hikâyesi ve bir durum anlatma kaygısı güdüyor diyebiliriz. Biraz o arada kalma durumunu yaşar mı diye düşünmüştüm ama öyle bir şey gözüme çarpmadı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar