bugün
- osuruktan şiirler30
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- küçük sürprizler yapmak3
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları8
- velvet'in aylık geliri4
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz2
- bir gün uludağda kapanacak3
- ben geldim kerkenezler18
- yazarların özel mesaj sayıları5
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener2
- ölüp hayalet olarak geri gelmek3
- çocukluğun son günü2
- claudian clouds22
- kısır9
- sözlükten soğuma nedenleri14
- normal taklidi yapmak4
- iyi parti17
- uludağ sözlük evreni13
- 777 diyen erkolar8
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- devletin temeli adalettir2
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- akrep burcu kini8
- simko315
- kanal ayarlama 1500 lira2
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- gollumun gözü yüzükte6
- iyi bir insan olmak3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- saçını pembeye boyayan erkek6
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- fenerbahçe küme düşer mi3
- mehdi aleyhisselam6
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
- alttaki yazara motto ver16
- zıtlıklardan doğan ilişki2
- çerçeve yasa35
- tekken tag tournament3
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- gün tabağı5
Düşünüyorum da geçen sene fena olmayan yerli filmler çıktı. Ölümlü Dünya, ne kadar 2017 aralık olsa da ve çok çok iyi olmasa da kalbur üstü olan Aile arasında ve Kelebekler. Kelebekler kesinlikle çok başarılı ve izledikten sonra yerli sinemaya dair ümitlerimi biraz olsun yeşerten bir yapım oldu. Hoş Ölümlü Dünya ile de baya coştum ben, ama Kelebekler bambaşka bir noktaya oynuyor.
Filmi net olarak tanımlamak baya imkansız, ama bizim nitelikli olarak yapılan genel tarzdaki filmler alınıp başarılı bir komedi sosuyla harmanlayarak şahane bir lezzet çıkartmış Tolga Karaçelik. Filmi bağımsız bir film olarak değerlendirsek bir dert, aile içi dertleri anlatıyor desek bir dert, komedi desek bir dert, öyle bir filmdi işte desek bambaşka bir dert. Geçişler aslında oldukça sert ve çarpıcılar. Fakat bu öyle ustalıkla yapılmış ki size yapmacık gelmesindense filmi daha zevkle izlenebilir ve anlık olarak kendisini yenileyen bir film olarak lanse ediyor. Haliyle de temposu en sonlara doğru çok başarılı giderken sonlarda benim için hafiften tökezliyor, yine beğeneninin beğeneceği bir durum, fakat ben o Tolga Karaçelik'in tutturduğu tonu çok beğenmiştim, ondan klasik formüle dönülmesi biraz tadımı kaçırmadı değil.
Filme dair galiba tek sıkıntım Nazan Öncel şarkısının çaldığı sahne. O sahnenin bir amacı var, ama uygulanış daha farklı olabilir miydi bilmiyorum. Spoiler olacak bir durum olduğu için yazmak istemiyorum açıkcası, genel olarakta filme dair eleştirilerin odağı o sahne olmuş.
Valla aşırı mutluyum ben bu filmden. Nuri Bilge Ceylan'ların, Zeki Demirkubuz'ların götürdüğü o sinema ne kadar kaliteli olsa da hiç bana hitap etmiyor. Öbür tarafta da formülize dandik yerli yapımlar vardı ve gönül rahatlığıyla yerli film ve yönetmen övemiyordum. Tolga Karaçelik sanıyorum ki özellikle bu filmiyle birlikte benim rahatlıkla övebileceğim ve gelecek işlerini takip edebileceğim bir yerli yönetmen oldu. izleyin izlettirin bu filmi, çok ekstrem beklentileriniz yoksa tabii ki.
Filmi net olarak tanımlamak baya imkansız, ama bizim nitelikli olarak yapılan genel tarzdaki filmler alınıp başarılı bir komedi sosuyla harmanlayarak şahane bir lezzet çıkartmış Tolga Karaçelik. Filmi bağımsız bir film olarak değerlendirsek bir dert, aile içi dertleri anlatıyor desek bir dert, komedi desek bir dert, öyle bir filmdi işte desek bambaşka bir dert. Geçişler aslında oldukça sert ve çarpıcılar. Fakat bu öyle ustalıkla yapılmış ki size yapmacık gelmesindense filmi daha zevkle izlenebilir ve anlık olarak kendisini yenileyen bir film olarak lanse ediyor. Haliyle de temposu en sonlara doğru çok başarılı giderken sonlarda benim için hafiften tökezliyor, yine beğeneninin beğeneceği bir durum, fakat ben o Tolga Karaçelik'in tutturduğu tonu çok beğenmiştim, ondan klasik formüle dönülmesi biraz tadımı kaçırmadı değil.
Filme dair galiba tek sıkıntım Nazan Öncel şarkısının çaldığı sahne. O sahnenin bir amacı var, ama uygulanış daha farklı olabilir miydi bilmiyorum. Spoiler olacak bir durum olduğu için yazmak istemiyorum açıkcası, genel olarakta filme dair eleştirilerin odağı o sahne olmuş.
Valla aşırı mutluyum ben bu filmden. Nuri Bilge Ceylan'ların, Zeki Demirkubuz'ların götürdüğü o sinema ne kadar kaliteli olsa da hiç bana hitap etmiyor. Öbür tarafta da formülize dandik yerli yapımlar vardı ve gönül rahatlığıyla yerli film ve yönetmen övemiyordum. Tolga Karaçelik sanıyorum ki özellikle bu filmiyle birlikte benim rahatlıkla övebileceğim ve gelecek işlerini takip edebileceğim bir yerli yönetmen oldu. izleyin izlettirin bu filmi, çok ekstrem beklentileriniz yoksa tabii ki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar