bugün
- laik teyzelerin fenotipi20
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- mansur yavaş7
- yeni parti8
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip5
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- sarapci koala8
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- ibrahim peygamberin tora daki kıssası3
- ak partililerin apo sevdası6
- ordu giresun fındık köylerini maden sahası yapmak2
- ellerim bos gonlum hos12
- pozcu3
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım7
- sözlüğün en güzel kız yazarı9
- radikalkemalist2
- yavru kediye tekme atmak4
- mason greenwood5
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- naber lan ibne2
- tavuk şiş4
- kadınların şiirden anlamaması6
- gürcistan5
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise4
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- flörtte regex kullanımı2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı5
- islam barış dinidir11
- 1948 arap israil savaşı12
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar2
- goralı3
- yazarların favori oyun karakteri15
- pape matar sarr2
- hull city2
- galericiler battı mutlu musunuz5
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- temas bağımlılığı5
- maden işçilerinin ankara direnişi4
- ne mutlu türküm diyene3
- ermeni soykırımına inanmak2
- sürekli peki neyse diyen kız5
- akp mhp pkk koalisyonu2
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- pazar pazar kafa açan ergen yazar sorunları2
- palamut4
nerede olduğunu bilmemek, ulaşmak istediği yerden farklı bir yerde olmak, kişiden kişiye değişen telaşlı ya da soğukkanlı tepkiler verme durumudur.
gideceği yeri bilmeyen kaybolamaz diye bir söz vardı. bunu hatırlatan, hatırlatattığı için mutlu eden kelime.
(bkz: kayıplara karışmak)
her gün istemediği bir hayata aynı şekilde başlayıp, bir şeyi istemenin bile nasıl olduğunu hatırlıyamamak. bilinçli olması halinde verilmesi zor bir karardır. yarım yamalak yapılabilecek bir eylem degildir kaybolmak. gerekli midir, gereksiz midir, bu kişiye ve duruma göre değişkenlik gösterir. prim yapmak için kaybolmak triplerine girenleri şeytan alır götürür, satamadan getirir..
insanın sakarya'nın 10 metrekarelik çarşısında bile defalarca başarabilecegi kirayı elden emlakçıya ödediği her seferde bir kez yaşadığı durum. *
çocukken çok insan evladının başına gelmiş olan olay .
genellikle gezmeye gidilen yerlerde dışarıya oynamaya çıkıldığında biraz merak birazda yaşın verdiği geri zekalılıktan "aa dondurmacı", "aa seyyar satıcı " diyerek satıcıların peşinde koştururken birden kafaya dank eden "ulannn ! nerdeyim ben" sorusu ile çevreye bakınılmaya başlanır her yer yabancıdır ilk başta bozuntuya verilmez pek "şu köşeyi dönünceydi galiba" diye kendi kendini teskin etmeye çalışır insan ama köşe dönünce anlaşılır ki saçma sapan bir yerdesin kedi yavrusu gibi bakışlar atılmaya başlanır bir-iki köşe denemesi daha yapılır onlarda da yol hatırlanmazsa "ahanda şimdi sıçtık kayboldum çingeneler alacak beni kolumu bacağımı kırıp dilenci yapacaklar, ya da şurdaki tipsiz herifler kesin sikecek.." şeklinde kötü düşünceler kafada cirit atmaya başlar,
bir kenara oturur annemi babamı da bir daha göremiyecem diye düşünürken ağlamaya başlarsın karşıda duran tipsiz adamlar "ulan recep abinin çocuk değilmi " diye konuşa konuşa yanınıza gelirler "ne haber ulan bacaksız kayboldun mu yoksa" diye sorarlar zaten adamlardan kıllandığın için cevap vermek istemezsin sümüklerini sile sile uzaklaşmaya çalışırsın ama adam arkadan seslenir "sen recep abinin çocuğu değilmisin" kafanda şimşek çakar "aha ! babamı tanıyorlar lan" zınk diye adamlara döner yanlarına gelirsin ağlamaklı sesle "kayboldum ben" dersin gülerler gülerler "dur ben recep abiye haber vereyim" der gider iki dakika sonra babayla beraber geri gelir babayı görünce ilk önce korkarsın ama bakarsın ki baban gülüyordur yelkenleri iyice indirip "üüöööeee baba diye sarılırsın bacağına" baban gülerek "ne oldu ulan kayboldun mu keraneci" der.
sonuçta babanın yanında 1 metre bile uzaklaşmadan eve gelirsiniz baban bir iki telefon eder sonra çıkar 10 dakka sonra anne telaş içinde koşarak gelir "nerdeydin sen allahın cezası aklım gitti" diye sağlam bir sopa atar bir güzel yatar uyursunuz güzel güzel.
edit: babamın adı recep değil salladım bir isim.
genellikle gezmeye gidilen yerlerde dışarıya oynamaya çıkıldığında biraz merak birazda yaşın verdiği geri zekalılıktan "aa dondurmacı", "aa seyyar satıcı " diyerek satıcıların peşinde koştururken birden kafaya dank eden "ulannn ! nerdeyim ben" sorusu ile çevreye bakınılmaya başlanır her yer yabancıdır ilk başta bozuntuya verilmez pek "şu köşeyi dönünceydi galiba" diye kendi kendini teskin etmeye çalışır insan ama köşe dönünce anlaşılır ki saçma sapan bir yerdesin kedi yavrusu gibi bakışlar atılmaya başlanır bir-iki köşe denemesi daha yapılır onlarda da yol hatırlanmazsa "ahanda şimdi sıçtık kayboldum çingeneler alacak beni kolumu bacağımı kırıp dilenci yapacaklar, ya da şurdaki tipsiz herifler kesin sikecek.." şeklinde kötü düşünceler kafada cirit atmaya başlar,
bir kenara oturur annemi babamı da bir daha göremiyecem diye düşünürken ağlamaya başlarsın karşıda duran tipsiz adamlar "ulan recep abinin çocuk değilmi " diye konuşa konuşa yanınıza gelirler "ne haber ulan bacaksız kayboldun mu yoksa" diye sorarlar zaten adamlardan kıllandığın için cevap vermek istemezsin sümüklerini sile sile uzaklaşmaya çalışırsın ama adam arkadan seslenir "sen recep abinin çocuğu değilmisin" kafanda şimşek çakar "aha ! babamı tanıyorlar lan" zınk diye adamlara döner yanlarına gelirsin ağlamaklı sesle "kayboldum ben" dersin gülerler gülerler "dur ben recep abiye haber vereyim" der gider iki dakika sonra babayla beraber geri gelir babayı görünce ilk önce korkarsın ama bakarsın ki baban gülüyordur yelkenleri iyice indirip "üüöööeee baba diye sarılırsın bacağına" baban gülerek "ne oldu ulan kayboldun mu keraneci" der.
sonuçta babanın yanında 1 metre bile uzaklaşmadan eve gelirsiniz baban bir iki telefon eder sonra çıkar 10 dakka sonra anne telaş içinde koşarak gelir "nerdeydin sen allahın cezası aklım gitti" diye sağlam bir sopa atar bir güzel yatar uyursunuz güzel güzel.
edit: babamın adı recep değil salladım bir isim.
kendinden uzaklaşmak, ruhunu hissedememek ve onu kaplayan çiziklerden dolayı kalbini tanıyamamaktır. kaybolmak, aynadaki suretine dahi yabancılaşmaktır.
rutinlerin içindeyken, ani çıkışlar olur bazen hayatta... umulmayan, beklenmeyen bir zamanda yürünülen yolda büyük çatlaklar oluşmuştur, içine düşüverir insan ve kaybolur gider bilinmeyen bir karanlığın içinde...
bazen sadece birinin gelip seni bulmasını bekleyerek içinden çıkılabilen durum. peki, gelir mi beklenen? bekliyoruz işte belki gelir.
yer hafızanız çok iyi değilse başınıza gelen durum...
bir zamanların en güzel dizisinden*:
gözlerindeki karadenizde boğulmak istiyordum...olmadı..bize düşen gözlerinde değil, yokluğunda kaybolmakmış....
gözlerindeki karadenizde boğulmak istiyordum...olmadı..bize düşen gözlerinde değil, yokluğunda kaybolmakmış....
en kötüsü kendi içinde kaybolmasıdır, insanın. bir başına yolunu buldun-buldun! bulamadın, bam-başka bir alemdesin artık!
eğer insanın önündeki tüm yollar yürünebilir yollar ise o insan kaybolmuş demektir.
(bkz: ismet özel)
(bkz: ismet özel)
+baba kayboldum ben.
-nerdesin oğlum alayım seni.
+kapat baba kapat..
-nerdesin oğlum alayım seni.
+kapat baba kapat..
bazen ciddi ciddi korkusunu yaşadığım durum. normal mi bilmiyorum. bu korkunun bir adı var mı acaba, bir hastalık falan değildir inşallah. korkuyorum sözlük.
nereden geldiğini unutup nereye gideceğini bilememektir.
--spoiler--
bir tv kanalı güney doğu illerine belgesel
çekmeye gitmiş. köy köy dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar. bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti kuvvetli.
- amca, sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de kaydedelim. alem görsün ne mutlu günleriniz var!"
amca başlamış;
-bi gün hamdo'nun eşegi gayboldi. daga gittik, eşegi aradık,aradık. eşegi bulduk, çok sevindik. o sevinçle hepimiz eşegi...."
yönetmen bir panik atlamış,
- kes, kes, kaydı kes!"
amcaya dönmüş;
- aman amca ne yapıyorsun? hiç öyle hikâye olur mu? eşekli filan. sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat"
amca başlamış;
-bi gün memo'nun garisi gaybodi. daga gittik, gariyi aradık. gariyi bulduk, çok sevindik. o sevinçle hepimiz..."
-aman aman amca, anlaşıldı! sen boşver mutlu hikâyeleri, sen en iyisi bize en üzüldüğün hikâyeyi anlat!"
amca başlamış;
-bi gün daga gittim gayboldim.
--spoiler--
bir tv kanalı güney doğu illerine belgesel
çekmeye gitmiş. köy köy dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar. bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti kuvvetli.
- amca, sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de kaydedelim. alem görsün ne mutlu günleriniz var!"
amca başlamış;
-bi gün hamdo'nun eşegi gayboldi. daga gittik, eşegi aradık,aradık. eşegi bulduk, çok sevindik. o sevinçle hepimiz eşegi...."
yönetmen bir panik atlamış,
- kes, kes, kaydı kes!"
amcaya dönmüş;
- aman amca ne yapıyorsun? hiç öyle hikâye olur mu? eşekli filan. sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat"
amca başlamış;
-bi gün memo'nun garisi gaybodi. daga gittik, gariyi aradık. gariyi bulduk, çok sevindik. o sevinçle hepimiz..."
-aman aman amca, anlaşıldı! sen boşver mutlu hikâyeleri, sen en iyisi bize en üzüldüğün hikâyeyi anlat!"
amca başlamış;
-bi gün daga gittim gayboldim.
--spoiler--
hassiktir nasi geldim lan ben buraya. Bilmedigim otobuse binersem boyle olur. Off allahim off!
hayatın içinde savrulmak, bazen kavuşamamak bazense anlaşılamamaktır.
kimi zaman özgür hissettirir kimi zaman telaşlandırır.
kendinde kaybolmak mesela. kulağa garip gelse de vardır böyle bir his. gelip geçiçi bir buhran da denilebilir. telaşlandırır, aradığınızı bulamazsanız kendinize yabancılaşabilirsiniz bile.
umarım sadece özgürlüğü hissettirir herkese her seferinde.
kendinde kaybolmak mesela. kulağa garip gelse de vardır böyle bir his. gelip geçiçi bir buhran da denilebilir. telaşlandırır, aradığınızı bulamazsanız kendinize yabancılaşabilirsiniz bile.
umarım sadece özgürlüğü hissettirir herkese her seferinde.
elinde telefonun olduğu halde evde telefonunu aramaktır.
Bugün kadıköyde yaşadığımdır. Dolaşıp dolaşıp aynı sokağa gelmeyi hobi edindim.
su hayatta en iyi yaptigim islerden birisidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar