bugün
- recep tayyip erdoğan7
- türkiye10
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- eşitlik mi özgürlük mü8
- ekonomi8
- yaşlandığının farkına varmak9
- kainattaki değişim2
- sonradan olma2
- ekşi sözlük referans17
- çerçeve yasa10
- emekliler2
- emeklilik2
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- müzik dinlemek5
- dağ evi olmayan erkek5
- mekke anlaşması20
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- sözlük yazarlarının kekleri5
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- asosyal ve çirkin olmak4
- sözlüğün çok durgun olması6
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sıcak hava vs soğuk hava6
- clean girl akımı4
- sigara içmeyen erkek4
- allah3
- evlenmeme nedenleri5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- namaz5
- almanya11
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- kedi3
- eva mendes2
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- günlük tutan erkek19
- ulu parti5
- 11 ağustos 20262
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- cansever19
nerede olduğunu bilmemek, ulaşmak istediği yerden farklı bir yerde olmak, kişiden kişiye değişen telaşlı ya da soğukkanlı tepkiler verme durumudur.
gideceği yeri bilmeyen kaybolamaz diye bir söz vardı. bunu hatırlatan, hatırlatattığı için mutlu eden kelime.
(bkz: kayıplara karışmak)
her gün istemediği bir hayata aynı şekilde başlayıp, bir şeyi istemenin bile nasıl olduğunu hatırlıyamamak. bilinçli olması halinde verilmesi zor bir karardır. yarım yamalak yapılabilecek bir eylem degildir kaybolmak. gerekli midir, gereksiz midir, bu kişiye ve duruma göre değişkenlik gösterir. prim yapmak için kaybolmak triplerine girenleri şeytan alır götürür, satamadan getirir..
insanın sakarya'nın 10 metrekarelik çarşısında bile defalarca başarabilecegi kirayı elden emlakçıya ödediği her seferde bir kez yaşadığı durum. *
çocukken çok insan evladının başına gelmiş olan olay .
genellikle gezmeye gidilen yerlerde dışarıya oynamaya çıkıldığında biraz merak birazda yaşın verdiği geri zekalılıktan "aa dondurmacı", "aa seyyar satıcı " diyerek satıcıların peşinde koştururken birden kafaya dank eden "ulannn ! nerdeyim ben" sorusu ile çevreye bakınılmaya başlanır her yer yabancıdır ilk başta bozuntuya verilmez pek "şu köşeyi dönünceydi galiba" diye kendi kendini teskin etmeye çalışır insan ama köşe dönünce anlaşılır ki saçma sapan bir yerdesin kedi yavrusu gibi bakışlar atılmaya başlanır bir-iki köşe denemesi daha yapılır onlarda da yol hatırlanmazsa "ahanda şimdi sıçtık kayboldum çingeneler alacak beni kolumu bacağımı kırıp dilenci yapacaklar, ya da şurdaki tipsiz herifler kesin sikecek.." şeklinde kötü düşünceler kafada cirit atmaya başlar,
bir kenara oturur annemi babamı da bir daha göremiyecem diye düşünürken ağlamaya başlarsın karşıda duran tipsiz adamlar "ulan recep abinin çocuk değilmi " diye konuşa konuşa yanınıza gelirler "ne haber ulan bacaksız kayboldun mu yoksa" diye sorarlar zaten adamlardan kıllandığın için cevap vermek istemezsin sümüklerini sile sile uzaklaşmaya çalışırsın ama adam arkadan seslenir "sen recep abinin çocuğu değilmisin" kafanda şimşek çakar "aha ! babamı tanıyorlar lan" zınk diye adamlara döner yanlarına gelirsin ağlamaklı sesle "kayboldum ben" dersin gülerler gülerler "dur ben recep abiye haber vereyim" der gider iki dakika sonra babayla beraber geri gelir babayı görünce ilk önce korkarsın ama bakarsın ki baban gülüyordur yelkenleri iyice indirip "üüöööeee baba diye sarılırsın bacağına" baban gülerek "ne oldu ulan kayboldun mu keraneci" der.
sonuçta babanın yanında 1 metre bile uzaklaşmadan eve gelirsiniz baban bir iki telefon eder sonra çıkar 10 dakka sonra anne telaş içinde koşarak gelir "nerdeydin sen allahın cezası aklım gitti" diye sağlam bir sopa atar bir güzel yatar uyursunuz güzel güzel.
edit: babamın adı recep değil salladım bir isim.
genellikle gezmeye gidilen yerlerde dışarıya oynamaya çıkıldığında biraz merak birazda yaşın verdiği geri zekalılıktan "aa dondurmacı", "aa seyyar satıcı " diyerek satıcıların peşinde koştururken birden kafaya dank eden "ulannn ! nerdeyim ben" sorusu ile çevreye bakınılmaya başlanır her yer yabancıdır ilk başta bozuntuya verilmez pek "şu köşeyi dönünceydi galiba" diye kendi kendini teskin etmeye çalışır insan ama köşe dönünce anlaşılır ki saçma sapan bir yerdesin kedi yavrusu gibi bakışlar atılmaya başlanır bir-iki köşe denemesi daha yapılır onlarda da yol hatırlanmazsa "ahanda şimdi sıçtık kayboldum çingeneler alacak beni kolumu bacağımı kırıp dilenci yapacaklar, ya da şurdaki tipsiz herifler kesin sikecek.." şeklinde kötü düşünceler kafada cirit atmaya başlar,
bir kenara oturur annemi babamı da bir daha göremiyecem diye düşünürken ağlamaya başlarsın karşıda duran tipsiz adamlar "ulan recep abinin çocuk değilmi " diye konuşa konuşa yanınıza gelirler "ne haber ulan bacaksız kayboldun mu yoksa" diye sorarlar zaten adamlardan kıllandığın için cevap vermek istemezsin sümüklerini sile sile uzaklaşmaya çalışırsın ama adam arkadan seslenir "sen recep abinin çocuğu değilmisin" kafanda şimşek çakar "aha ! babamı tanıyorlar lan" zınk diye adamlara döner yanlarına gelirsin ağlamaklı sesle "kayboldum ben" dersin gülerler gülerler "dur ben recep abiye haber vereyim" der gider iki dakika sonra babayla beraber geri gelir babayı görünce ilk önce korkarsın ama bakarsın ki baban gülüyordur yelkenleri iyice indirip "üüöööeee baba diye sarılırsın bacağına" baban gülerek "ne oldu ulan kayboldun mu keraneci" der.
sonuçta babanın yanında 1 metre bile uzaklaşmadan eve gelirsiniz baban bir iki telefon eder sonra çıkar 10 dakka sonra anne telaş içinde koşarak gelir "nerdeydin sen allahın cezası aklım gitti" diye sağlam bir sopa atar bir güzel yatar uyursunuz güzel güzel.
edit: babamın adı recep değil salladım bir isim.
kendinden uzaklaşmak, ruhunu hissedememek ve onu kaplayan çiziklerden dolayı kalbini tanıyamamaktır. kaybolmak, aynadaki suretine dahi yabancılaşmaktır.
rutinlerin içindeyken, ani çıkışlar olur bazen hayatta... umulmayan, beklenmeyen bir zamanda yürünülen yolda büyük çatlaklar oluşmuştur, içine düşüverir insan ve kaybolur gider bilinmeyen bir karanlığın içinde...
bazen sadece birinin gelip seni bulmasını bekleyerek içinden çıkılabilen durum. peki, gelir mi beklenen? bekliyoruz işte belki gelir.
yer hafızanız çok iyi değilse başınıza gelen durum...
bir zamanların en güzel dizisinden*:
gözlerindeki karadenizde boğulmak istiyordum...olmadı..bize düşen gözlerinde değil, yokluğunda kaybolmakmış....
gözlerindeki karadenizde boğulmak istiyordum...olmadı..bize düşen gözlerinde değil, yokluğunda kaybolmakmış....
en kötüsü kendi içinde kaybolmasıdır, insanın. bir başına yolunu buldun-buldun! bulamadın, bam-başka bir alemdesin artık!
eğer insanın önündeki tüm yollar yürünebilir yollar ise o insan kaybolmuş demektir.
(bkz: ismet özel)
(bkz: ismet özel)
+baba kayboldum ben.
-nerdesin oğlum alayım seni.
+kapat baba kapat..
-nerdesin oğlum alayım seni.
+kapat baba kapat..
bazen ciddi ciddi korkusunu yaşadığım durum. normal mi bilmiyorum. bu korkunun bir adı var mı acaba, bir hastalık falan değildir inşallah. korkuyorum sözlük.
nereden geldiğini unutup nereye gideceğini bilememektir.
--spoiler--
bir tv kanalı güney doğu illerine belgesel
çekmeye gitmiş. köy köy dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar. bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti kuvvetli.
- amca, sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de kaydedelim. alem görsün ne mutlu günleriniz var!"
amca başlamış;
-bi gün hamdo'nun eşegi gayboldi. daga gittik, eşegi aradık,aradık. eşegi bulduk, çok sevindik. o sevinçle hepimiz eşegi...."
yönetmen bir panik atlamış,
- kes, kes, kaydı kes!"
amcaya dönmüş;
- aman amca ne yapıyorsun? hiç öyle hikâye olur mu? eşekli filan. sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat"
amca başlamış;
-bi gün memo'nun garisi gaybodi. daga gittik, gariyi aradık. gariyi bulduk, çok sevindik. o sevinçle hepimiz..."
-aman aman amca, anlaşıldı! sen boşver mutlu hikâyeleri, sen en iyisi bize en üzüldüğün hikâyeyi anlat!"
amca başlamış;
-bi gün daga gittim gayboldim.
--spoiler--
bir tv kanalı güney doğu illerine belgesel
çekmeye gitmiş. köy köy dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar. bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti kuvvetli.
- amca, sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de kaydedelim. alem görsün ne mutlu günleriniz var!"
amca başlamış;
-bi gün hamdo'nun eşegi gayboldi. daga gittik, eşegi aradık,aradık. eşegi bulduk, çok sevindik. o sevinçle hepimiz eşegi...."
yönetmen bir panik atlamış,
- kes, kes, kaydı kes!"
amcaya dönmüş;
- aman amca ne yapıyorsun? hiç öyle hikâye olur mu? eşekli filan. sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat"
amca başlamış;
-bi gün memo'nun garisi gaybodi. daga gittik, gariyi aradık. gariyi bulduk, çok sevindik. o sevinçle hepimiz..."
-aman aman amca, anlaşıldı! sen boşver mutlu hikâyeleri, sen en iyisi bize en üzüldüğün hikâyeyi anlat!"
amca başlamış;
-bi gün daga gittim gayboldim.
--spoiler--
hassiktir nasi geldim lan ben buraya. Bilmedigim otobuse binersem boyle olur. Off allahim off!
hayatın içinde savrulmak, bazen kavuşamamak bazense anlaşılamamaktır.
kimi zaman özgür hissettirir kimi zaman telaşlandırır.
kendinde kaybolmak mesela. kulağa garip gelse de vardır böyle bir his. gelip geçiçi bir buhran da denilebilir. telaşlandırır, aradığınızı bulamazsanız kendinize yabancılaşabilirsiniz bile.
umarım sadece özgürlüğü hissettirir herkese her seferinde.
kendinde kaybolmak mesela. kulağa garip gelse de vardır böyle bir his. gelip geçiçi bir buhran da denilebilir. telaşlandırır, aradığınızı bulamazsanız kendinize yabancılaşabilirsiniz bile.
umarım sadece özgürlüğü hissettirir herkese her seferinde.
elinde telefonun olduğu halde evde telefonunu aramaktır.
Bugün kadıköyde yaşadığımdır. Dolaşıp dolaşıp aynı sokağa gelmeyi hobi edindim.
su hayatta en iyi yaptigim islerden birisidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar