bugün
- şükretmeyen insan7
- su bardağında çay içmek10
- alttaki yazara bir şey söyle20
- cenazede gülmek5
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı4
- pudingi çay kaşığıyla yemek4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- insanın düşüncelerinden utanması6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı23
- ayılmak için yapılabilecekler2
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması2
- cumartesi saat 11 de sözlükte takılan kızın amacı2
- cumartesi saat 2 de buluşalım mı diyen bir mesaj2
- geceden balıkla yenilmiş soğan4
- galiba hamileyim5
- usul adab erkan4
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- tuvalette ilham gelmesi2
- devrimci kız götü3
- firavun ahenaton2
- vazektomi3
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- parcalandim toparlanamiyorum321
- yüksek enflasyon7
- bilmiyorum diyebilmek2
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- bol kaşarlı tost3
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- insanın yaşamadığı olaydan ders çıkarması2
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- beyoğlu nda taksiye çarpan otomobil kazası2
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- erkek hapşırması2
- ölümsüzlüğün sıkıcı bir şey olması2
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- sözlük çeteleri11
- cuma akşamı etkinlikleri8
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- yogartiksen12
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- hangi yazarla çift olursunuz28
doğada (bkz: doğal seleksiyon) adı verilen bir olayın osmanlı hanedanına uyarlanmış ve son derece başarılı olunmuş, gerekli bir uygulamaydı.
Bu uygulama kaldırıldıktan sonra osmanlı yıkılışa geçmiş ve eski gücünden çok uzaklarda kalmıştır.
Bu uygulama kaldırıldıktan sonra osmanlı yıkılışa geçmiş ve eski gücünden çok uzaklarda kalmıştır.
ilber ortaylı bu konuya değinmiş.
"Padişahın/hükümdarın evladını katletmesi, sizin evladınızı katletmenize benzemez. tehlikeli olan, tarih okurken bilhassa devlet adamlarını, hükümdarları değerlendirirken kendi hayatımıza paralellik kurmaktır"
"Padişahın/hükümdarın evladını katletmesi, sizin evladınızı katletmenize benzemez. tehlikeli olan, tarih okurken bilhassa devlet adamlarını, hükümdarları değerlendirirken kendi hayatımıza paralellik kurmaktır"
Devlet bekası için Osmanlı ecdadımızda bazı padişahların uyguladığı politikadır .Eğer devlet geleceği içinse güzel uygulamadır ki 2.bayezid in başına bela olan cem sultan örneği en güzel savunmadır. Osmanlı da ilk olarak 1.Bayezıd ın(Yıldırım) kardeşini boğdurtarak öldürttüğü söylenir...
o dönem için uygulanması normal olan yasa.
o günün şartlarına göre düşünüldüğünde gerekli olan yasa.
devletin bekası için olması gereken bir yasaydı.
tırıvırıgırla...
bahsettiğimiz şey bir can.
kimsenin inancını sorgulayacak değilim ama günümüzde okullarda istanbul'un fethinin sebepleri arasında gösterilen peygamberimizin sözü söz konusu. yani istanbul'u fetheden kişi bu sözden haberdar. belli bir inanca sahip. bu sonuca vardığımızda kutsal kitabımızı inceleyenler ''canlıya zarar verilmemesi'' gerektiğini bilir. bu devirde babana bile güvenme, diye bir söz var. o dönemde de kimse kardeşine güvenemiyormuş demek ki. bebek dahi olsa. boğ gitsin.
sebep.
devletin bekası.
senin zekan ?
inançlarımız ?
sen kalkmış ileride ne olacağını bilemediğin birini bu yasa ile normal bir şeymiş gibi gösterip devletin bekasından falan bahsedeceksin.
bunu yaptıktan sonra bana ne bıraktığın umurumda değil.
500 yıl sonra da biri çıkıp, devletin bekası için erdal eren idam edilmiştir, diyecek.
erdal eren'i temsili olarak belirtiyorum. ve daha niceleri söz konusu...
napçaz öyle olunca.
o günün şartlarında öyleymiş.
idam ettirmek gerekiyormuş diyecekler.
temizlemek gerekiyormuş diyecekler.
böyle olunca bu eylemler doğruluk mu kazanıyor olacak ?
insaf be!
o günün şartlarına göre düşünüldüğünde gerekli olan yasa.
devletin bekası için olması gereken bir yasaydı.
tırıvırıgırla...
bahsettiğimiz şey bir can.
kimsenin inancını sorgulayacak değilim ama günümüzde okullarda istanbul'un fethinin sebepleri arasında gösterilen peygamberimizin sözü söz konusu. yani istanbul'u fetheden kişi bu sözden haberdar. belli bir inanca sahip. bu sonuca vardığımızda kutsal kitabımızı inceleyenler ''canlıya zarar verilmemesi'' gerektiğini bilir. bu devirde babana bile güvenme, diye bir söz var. o dönemde de kimse kardeşine güvenemiyormuş demek ki. bebek dahi olsa. boğ gitsin.
sebep.
devletin bekası.
senin zekan ?
inançlarımız ?
sen kalkmış ileride ne olacağını bilemediğin birini bu yasa ile normal bir şeymiş gibi gösterip devletin bekasından falan bahsedeceksin.
bunu yaptıktan sonra bana ne bıraktığın umurumda değil.
500 yıl sonra da biri çıkıp, devletin bekası için erdal eren idam edilmiştir, diyecek.
erdal eren'i temsili olarak belirtiyorum. ve daha niceleri söz konusu...
napçaz öyle olunca.
o günün şartlarında öyleymiş.
idam ettirmek gerekiyormuş diyecekler.
temizlemek gerekiyormuş diyecekler.
böyle olunca bu eylemler doğruluk mu kazanıyor olacak ?
insaf be!
keşke hiç olmasaydı böyle bir uygulama.
Dönemin koşullarını, zihniyetini ve geleneklerin köklerini bilmeden duygusal olarak ( ve yanlış) baktığımız tarihimizdeki mecburi cinayetlerdir.
Şamanizmin ve göktanrı inançlarından gelen kut, türk devletlerinin parçalayan ve taht kavgalarına sürükleyen inanıştır. kuta göre hakanın çocuklarından olacak yeni kağan kardeşleri ile mücadele etmeli ve kendine tanrıdan gelen lütfu, kutu, kanıtlamalıdır. Yendiği kardeşini ise öldürmelidir. Ölüm kansız bir şekilde genellikle boğarak yapılmalıdır çünkü kan kutsaldır ve akmaması gerekir.
orta asya'daki bu türk veraset anlayışı yüzünden selçukilerin tarihi taht entrikasından anlaşılmaz haldedir. osmanlılarsa bunu çözmüşler, kardeş veya oğul katli ile devletin bütünlüğünü garantilemişlerdir. Yavuz' un kardeşlerini ve yeğenlerini öldürtmesi türk geleneklerinin hükümdarı mecbur bıraktığı bir olaydır.
başka birşeyse öldürülen şehzadelerin kanlı bir şekilde değilde genellikle boğularak öldürülmesi orta asya türk kültürünün izlerindendir.
Şamanizmin ve göktanrı inançlarından gelen kut, türk devletlerinin parçalayan ve taht kavgalarına sürükleyen inanıştır. kuta göre hakanın çocuklarından olacak yeni kağan kardeşleri ile mücadele etmeli ve kendine tanrıdan gelen lütfu, kutu, kanıtlamalıdır. Yendiği kardeşini ise öldürmelidir. Ölüm kansız bir şekilde genellikle boğarak yapılmalıdır çünkü kan kutsaldır ve akmaması gerekir.
orta asya'daki bu türk veraset anlayışı yüzünden selçukilerin tarihi taht entrikasından anlaşılmaz haldedir. osmanlılarsa bunu çözmüşler, kardeş veya oğul katli ile devletin bütünlüğünü garantilemişlerdir. Yavuz' un kardeşlerini ve yeğenlerini öldürtmesi türk geleneklerinin hükümdarı mecbur bıraktığı bir olaydır.
başka birşeyse öldürülen şehzadelerin kanlı bir şekilde değilde genellikle boğularak öldürülmesi orta asya türk kültürünün izlerindendir.
fatih kanunnamesinde yer alan bir kanundur. devletin bekası için son derece mantıklı bulduğum uygulamadır. zira bu uygulama yürürlükten kaldırıldıktan sonra osmanlı devleti taht kavgaları ile sonunu hazırlamıştır.
kanuni süleyman ın 2 oğlu(mustafa, bayezid), 6 torunu ve 2 kuzenini öldürmek suretiyle katkıda bulunduğu sistem.
fatih tarafindan kanunnameye dahil edilmis ve yasal sayilmistir.
Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir (maide suresi). şimdi kuran böyle diyorken, devletin bekası için gerekliliği anlarım da buna islami bir kılıf bulmaya çalışmalarını anlayamıyorum. devletin bekası için iki yaşında bebek, çoluk çombalak, kuzen, dayı, kardeş, baba öldürmeye islami bir minare kılıfı hazılamaya çalışmayı kim nasıl anlıyorsa anlasın. ben bu anlama gelebilecek bir sahih hadis, ayet falan bilmiyorum. bilen varsa söylesin. ama kimse devletin bekası, yok daha çok insan ölürdü teraneleri anlatmasın. açık net bir hadis, ayet varsa söylesinlerde bilelim. sabi sübyan canı almak öyle yorumla falan fetva verilebilecek bir durum değildir kuzucuklarım. şimdi fatih, yavuz, süleyman büyük padişahlar mıydı? evet öyleydiler kesin net. büyük devlet adamları mıydılar? evet öyleydiler kesin net. ama kardeş, baba, torun , yeğen katili oldular mı? evet, oldular. bunu böyle söyleyeceksin. he o zaman dünya düzeni, başka krallıklar falan da böyle miydi? evet böyleydi. kardeşim ben güçlü ve uzun ömürlü bir imparatorluk istiyorum bunun için de herkesi sıradan geçirmeyi düşünüyorum dersen bu senin bileceğin iş olur. ama her boku ye de bu katliama islami, ya da insani bir kılıf bulmaya çalışma arkadaş. bulamazsın, kendini kandırıp belki biraz rahatlatırsın. her şey de olduğu gibi bir şeyi sevdik mi o şeyi kutsallaştırıp eleştirilemez hale getiriyoruz. osmanlıyı sev, tarihinle gururlan ama burası da böyleydi de be arkadaş.
bu dönem şartına falan bağlayanlar katıksız öküzdür.
kardeş ulan! kardeş bak. yuh amk.
kardeş ulan! kardeş bak. yuh amk.
hiçbir şekilde savunulmaması gereken saçmalık. ortam, durum, değerler, kültür her ne olursa olsun böyle bir cinayeti haklı göstermeye yetmez, yetemez.
detaylı bilgi için buraya başvurulabilir. http://www.ekrembugraekinci.com/pdfs/kardeskatli.pdf
çok açık ve net yazılmış.
çok açık ve net yazılmış.
tarihçiler arasında farklı bakış açısı ile de irdelenen osmanlı sultanı fatih' in çıkarttığı yasa.
orta asya türk devletleri yer yer kardeş, yer yer kandaş tarafından yıkıldığı için kimse devleti, taht için yıkmaya kalkmasın, bunu göze alamasın diye düşünüp fatih tarafından serbest bırakılan yapılanma ve sonrası için uygulama. (bkz: dönüm noktası)
ben ille devleti kendi tahtım için yıkacağım diyorsa, dışarıyla iş birliği yaparım diyorsa adam, o zaman çatır çatır savaşacak.
evin büyüğü gibi parametreye bakılmaksızın taht onun anlayışı fatih' le tarih ve çöp olmuştur,
büyük de olsa ya basiretsiz ya hain ya salaksa.
gerekirse devletin için değil kardeşini, babanı tanımayacaksın düsturunu vermiştir fatih.
kimi tarihçiler bu şekilde de bir irdeleme de yapmışlardır.
orta asya türk devletleri yer yer kardeş, yer yer kandaş tarafından yıkıldığı için kimse devleti, taht için yıkmaya kalkmasın, bunu göze alamasın diye düşünüp fatih tarafından serbest bırakılan yapılanma ve sonrası için uygulama. (bkz: dönüm noktası)
ben ille devleti kendi tahtım için yıkacağım diyorsa, dışarıyla iş birliği yaparım diyorsa adam, o zaman çatır çatır savaşacak.
evin büyüğü gibi parametreye bakılmaksızın taht onun anlayışı fatih' le tarih ve çöp olmuştur,
büyük de olsa ya basiretsiz ya hain ya salaksa.
gerekirse devletin için değil kardeşini, babanı tanımayacaksın düsturunu vermiştir fatih.
kimi tarihçiler bu şekilde de bir irdeleme de yapmışlardır.
bazen diyorum olsa çok iyi olur ama nerde. Dar ağacında sallayasım geliyor. Sonra karşına geçip puromu içerim. Iyi fikir aslında.
650 yıl tek hanedan olarak dünyada süper güç olarak kalmış olan Osmanlı imparatorluğu'nun gücünü sürdürebilmesin yolunda ki en önemli uygulamadır. Bu uygulama kalktıktan sonra Osmanlı'da gerileme dönemi başlamıştır.
taht sevdası değil halk sevdası uğruna yapılmış fedakarlıktır bir nevi.
bu ara yapmak istediğim şeydir.
Osmanlının gittiği yere sizin hayaliniz bile gidemez bence boşuna kendinizi yormayın.
O katledilen kardeşlerden sadece bir tanesi bile büyüyünce isyan çıkarsaydı binlerce insan ölürdü yani katledilen toplam kardeş sayısının belki 1000 katı insan ölürdü ve bunun örnekleri de mevcut ondan dolayı bence gayet mantıklı ve dahice bir uygulamadır. Bu uygulamayı kanunlaştıran Fatih zamanından bu uygulamayı kaldıran 1. Ahmed zamanına kadar Osmanlı'nın geldiği nokta bu uygulama kalktıktan sonra Osmanlı'nın duraklama ve gerileme dönemlerine girmesi tesadüf müdür sizce?
O katledilen kardeşlerden sadece bir tanesi bile büyüyünce isyan çıkarsaydı binlerce insan ölürdü yani katledilen toplam kardeş sayısının belki 1000 katı insan ölürdü ve bunun örnekleri de mevcut ondan dolayı bence gayet mantıklı ve dahice bir uygulamadır. Bu uygulamayı kanunlaştıran Fatih zamanından bu uygulamayı kaldıran 1. Ahmed zamanına kadar Osmanlı'nın geldiği nokta bu uygulama kalktıktan sonra Osmanlı'nın duraklama ve gerileme dönemlerine girmesi tesadüf müdür sizce?
ilk çağlardan beri küçüklükten başlayan olay. 1 milyon kardeş spermden bir tanesinin başarıya ulaştığı düşünülürse, işte o zaman katlin doğumdan çok önce başladığının anlaşılması zor olmasa gerek.
katliam gibi gösterilmeye çalışılıyor. öyle de görünüyor. ancak dünyanın en büyük fedakarlıklarından biri olduğunu kimse düşünmüyor. kendisini devletini yaymaya adamış bir liderin, halkı ve devleti adına neler yapabileceğini gösteriyor. torunları daha iyi bir gelecek içinde yaşasın diye bu fedakarlığı yapıyor. doğru veya yanlış onu tartışmıyoruz. nekadar büyük bir fedakarlık olduğunun da farkına varılması gerek. onlar insan değilmiydi zannediyorsunuz, onların da duyguları vardı ve belki de gözyaşları içinde veda ettiler kardeşlerine.
osmanlı padişahlarının bir çoğu uygulamıştır. dört mezhem imamlarının tamamı hiç bir baskı altına girmeden ''islamın yayılması ve devletin bekası için, hanedan ailelerinin kardeşlerinin katli vaciptir'' fetvası vermişlerdir.
eğer o dönemde o fetva verilmeseydi islam dini ortadoğu da sıkışıp kalmış olacaktı.
büyük bir fedakarlık.
eğer o dönemde o fetva verilmeseydi islam dini ortadoğu da sıkışıp kalmış olacaktı.
büyük bir fedakarlık.
(bkz: tırt padişah fatih) allah vermesin .yerim tahtını ülkesini. kardeşim benim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar