bugün
- iyi menemenin sırrı18
- gece gelen açlık6
- insanlık nasıl geliştirilebilir7
- sözlüğün yeni tasarımı13
- alexander nübel7
- muslettin amca23
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- hayatın anlamı ne6
- sigara içmek8
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- arabayı satıp akülü araba almak3
- yeraltı varlıkları7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- fatma betül sayan kaya8
- vincenzo italiano3
- beşiktaş4
- sözlüğe ne oldu5
- ucanpembekoala5
- pankek8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- mehmet şimşek5
- aşk bir yemek olsaydı8
- gülden karaböcek3
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- uyudunuz mu2
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- memeliler kaça ayrılır3
- kendimi intihar edeceğim3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- futbol16
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- michael myers3
- gülşen in memeleri14
- sansür devri2
- üniversite yıllarını özlemek4
- hangi yemek nerede yenir4
- caligula'nın korkusu5
- fransız arabaları2
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- kum dökmek4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
Jerzy Kosinski'nin Boyalı Kuş isimli romanında kendilerinden hiç de hoş olmayan bir biçimde bahsedilen hafif çekik gözlü esmer tenli bir millet.
Kafkasya topraklarında yaşayan moğol kökenli halktırlar ikiye ayrılırlar Kalmıklar tibet budizmine inanırken,sart Kalmıklar müslüman'dır.
Kalmukların ataları Oyratlar, Güney Sibirya steplerindeki irtiş Nehri kıyılarından Aşağı Volga bölgesine 1630 yıllarında gelmişlerdir. Volga deltası üzerinde kuzeyde Saratov’dan güneydeki Astrahan’a kadar olan geniş steplere yerleşmiş, burada Kalmuk Hanlığı'nı kurmuşlardır.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
çerkezlerin zamanında Kumuk Türklerine yaptığı gibi soykırım yapmaya kalktığı moğol boydur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar