bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- muşlettin amca dul mu5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- tuborg ice8
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- sözlüğün yeni tasarımı4
- toplumsal çürüme7
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız3
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- gülşen in memeleri14
- kızıl saçlılar6
- yol vermek4
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- 5 kasım 2026 afyonkarahisar seri cinayet vakası2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- mika raun vardı nerede şimdi7
- galatasaraylıya sormuşlar3
- jason voorhees vs michael myers3
- perla harb2
- ese dezze11
- yeşil göz4
- hamas denince akla gelenler11
- pideler olmuş2
- gençlere tavsiyeler3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- aşk10
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- angel bhathal2
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- müslüman5
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- caitlin worthington3
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- hızlı ve çok okumak4
- ben geldim naneler5
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- iyi parti2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- terapi niteliğindeki şeyler13
- tinto brass7
- ağlayarak muhallebi yemek3
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- sözlükte kim kimle sevgili27
- tanga üstüne dar kot pantolon giyen kadın5
Jerzy Kosinski'nin Boyalı Kuş isimli romanında kendilerinden hiç de hoş olmayan bir biçimde bahsedilen hafif çekik gözlü esmer tenli bir millet.
Kafkasya topraklarında yaşayan moğol kökenli halktırlar ikiye ayrılırlar Kalmıklar tibet budizmine inanırken,sart Kalmıklar müslüman'dır.
Kalmukların ataları Oyratlar, Güney Sibirya steplerindeki irtiş Nehri kıyılarından Aşağı Volga bölgesine 1630 yıllarında gelmişlerdir. Volga deltası üzerinde kuzeyde Saratov’dan güneydeki Astrahan’a kadar olan geniş steplere yerleşmiş, burada Kalmuk Hanlığı'nı kurmuşlardır.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
çerkezlerin zamanında Kumuk Türklerine yaptığı gibi soykırım yapmaya kalktığı moğol boydur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar