bugün
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek9
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- dm açsana diyen erkek5
- arka kapının gıcırdaması4
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- kaplumbağaya yem verdim3
- lore peyniri4
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim4
- özgür özel'in tutuklanması5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması6
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi11
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- nihoşun ölümü4
- ama kent uzlaşısı6
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- meal kuran değildir26
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- midilli adası6
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- mayışın çekildiği günlerde sucuk yemek2
- aile hekimi4
- leon2
- lor peynirini krem peynir haline getirmek2
- ülkücü vs pkklı3
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- lionel messi3
- duş almak vs duş yapmak6
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- geceye güzel bir söz bırak6
- online kumar4
- çağımızın hastalığı2
- pforzheim şu an 21 derece3
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- 2026 ağustos ayının serin geçmesi3
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- gecenin film sahnesi5
- 05 08 2026 ankara daki yoğun osuruk kokusu2
- afrika nasıl kalkınabilir15
- iremga12
- euro'nun 55 tl olması2
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi3
- stack overflow kopyala yapıştır4
- 5 ağustos 20263
- erkek gibi konuşan kız7
Kalmukların ataları Oyratlar, Güney Sibirya steplerindeki irtiş Nehri kıyılarından Aşağı Volga bölgesine 1630 yıllarında gelmişlerdir. Volga deltası üzerinde kuzeyde Saratov’dan güneydeki Astrahan’a kadar olan geniş steplere yerleşmiş, burada Kalmuk Hanlığı'nı kurmuşlardır.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar