bugün
- sözlük kızlarının kekleri24
- baba oğul bisiklet5
- peynir helvası5
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması35
- kürdistan7
- ölümsüzlük var4
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması3
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- sözlükte ki gay başlıkları5
- sen dost ararsan koş mevlana ya5
- etli biber dolması3
- bugünün cumartesi günü olması2
- türk açılımı5
- neme lazım diyen erkek6
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- uludağ sözlük ün bugları3
- yesene beni diyen kız9
- dindarların çoğunun fakir olması7
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam3
- kekini yerim senin diyen erkek3
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği3
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez2
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak2
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- festivalde iskender kapışan sözlük erkeği2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- sütyen kelimesindeki süt3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- sosyal hizmet2
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- renault toros4
- sözlük yazarlarının ödediği kira bedeli2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- 19 eylül 20263
- yıkadığın perdeleri takmak istiyorum2
- müstehcenlik soruşturmaları3
- topkapı sarayı2
- bara giden erkeğin asıl amacı12
Kalmukların ataları Oyratlar, Güney Sibirya steplerindeki irtiş Nehri kıyılarından Aşağı Volga bölgesine 1630 yıllarında gelmişlerdir. Volga deltası üzerinde kuzeyde Saratov’dan güneydeki Astrahan’a kadar olan geniş steplere yerleşmiş, burada Kalmuk Hanlığı'nı kurmuşlardır.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar