bugün
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- alttaki yazara bir şey söyle17
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı35
- su bardağında çay içmek3
- bol kaşarlı tost3
- insanın düşüncelerinden utanması2
- parcalandim toparlanamiyorum322
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- galiba hamileyim2
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri13
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- platon un mağara alegorisi4
- cuma akşamı etkinlikleri8
- sözlük çeteleri11
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- hilafetin türklere faydası16
- hangi yazarla çift olursunuz28
- ibrahim erkal saçı3
- ucan tekme atan hipopotam45
- moda faciası olan şeyler7
- kadın önünde çırıl çıplak olsa tecavüz edemezsin4
- kibarhergele14
- karton toplayan meric8
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- bana onu sormayin22
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- maltepe'deki bina faciasında tutuklamalar3
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı6
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- nejat uygur3
- insan olmaya ceyrek kala6
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
çerkezlerin zamanında Kumuk Türklerine yaptığı gibi soykırım yapmaya kalktığı moğol boydur.
Kalmukların ataları Oyratlar, Güney Sibirya steplerindeki irtiş Nehri kıyılarından Aşağı Volga bölgesine 1630 yıllarında gelmişlerdir. Volga deltası üzerinde kuzeyde Saratov’dan güneydeki Astrahan’a kadar olan geniş steplere yerleşmiş, burada Kalmuk Hanlığı'nı kurmuşlardır.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
Yerleşmelerinden 25 yıl sonra Kalmuklar Rus Çarına bağlanmışlardır. Ruslarla anlaşma yaparak, Rusya’nın güney sınırını koruma karşılığında Rus sınır yerleşimlerinde ticaret yapma ayrıcalığı kazanmışlardı. Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır. Kalmuk hanları genellikle “Göçebelerin Büyük Yasası” (Iki Tsaadzhin Bichig) adını verdikleri kurallara göre kendi kendine yönetim uygulamışlardır.
18. yüzyılın ortalarına doğru Ruslar Kalmukların içişlerine daha fazla karışmaya başlar. Bunun üzerine 1770 yılında son Kalmuk hanı Ubashi Han halkını anayurtları Cungarya’ya geri götürme kararı alır. Yaklaşık 168.080 kadar Kalmık Ubashi Han’ın liderliğinde Orta Asya’nın diğer ucundaki vatanlarına doğru yola çıkar. Yolda Kazaklar ve Kırgızlarla savaşan, bir taraftan da açlık ve susuzluğa maruz kalan Kalmıkların çoğu ölür. Aylarca süren zorlu yolculuğun sonunda yalnızca 66.073 kadar Kalmık, Mançuların denetimindeki Sincan’a ulaşır.
Çariçe Katerina Kalmuk Hanlığını feshederek bölgeyi Astrahan valisine bağlar. Rusya’da kalan Kalmuklar savaşlarda Rusya adına savaşmış, yavaş yavaş yerleşik bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Ekim Devrimi'nden sonra çoğu Beyaz Ordu saflarında çatışan Kalmıklar yurtdışına kaçar. Kalmık diasporası Türkiye'de bir süre kaldıktan sonra, Yugoslavya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Fransa'ya dağılır. Sovyet yönetimi geride kalanları sert bir şekilde cezalandırmış, on binlercesini idam etmiştir. Kalmukya 4 Kasım 1920'de, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir; 1935'te ise, özerk bir cumhuriyet olur. Stalin döneminde Budist manastırları kapatılır; Kalmuk dini metinleri yakılır; 1932-1933 yılları kollektivizasyon döneminde yaklaşık 60.000 kişi açlıktan ölür. II. Dünya Savaşı sırasında Kalmukya Nazi işgaline uğrar. 1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır; Stalin Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kalmukların tümünün Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmesini emreder. Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür. Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir. 1958'de Kalmıkya, yeniden özerk bir Sovyet Cumhuriyeti olur. Sovyetler'in çöküşünden sonra, Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyet olarak varlığını sürdürmektedir.
Kafkasya topraklarında yaşayan moğol kökenli halktırlar ikiye ayrılırlar Kalmıklar tibet budizmine inanırken,sart Kalmıklar müslüman'dır.
Jerzy Kosinski'nin Boyalı Kuş isimli romanında kendilerinden hiç de hoş olmayan bir biçimde bahsedilen hafif çekik gözlü esmer tenli bir millet.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar