bugün
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke11
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- cehennem korkusu12
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- yunus emrenin sik gibi şair olması3
- cuckold4
- biraderikos5
- sözlükte kadın yokluğu3
- muz yiyen kızın amacı3
- mesajlara geç cevap veren kız4
- türbanlıyla sevişmiş şanslı erkek3
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- ölü balık eli7
- mutsuz insan kendisine zarar verir4
- nato2
- küçükken sıçtığınız yerler3
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar17
- yapay zeka ile flört uygulamalarının geleceği2
- severus snape4
- larisalisa2
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi22
- geliyorum diyen kız2
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek5
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun5
- mohamed salah ghaly3
- hardcore ne demek sorunsalı7
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu11
- aylık 412 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- nietszche'nin ahlak anlayışı4
- ordu da hafta sonu denize giriş yasağı2
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
- big black dick'in türkçesi3
- nesimi çimen2
- filmlerdeki mantık hataları3
- no matter how long it takes2
- karışık kızartma6
- benlik davasından vazgeçmek4
- lord voldemort2
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam14
- asık suratım2
- patates kızartması yeme zevki4
- çok çişi gelen insan9
- deniz göktaş25
- çocukluk arkadaşının mezarına toprak atmak2
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı10
- özgürlük ve güvenlik paradoksu4
- alevilerde muhammed ismi3
- uzun adam6
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
Franz Kafka'nın başka yazarlara benzemeyen ve tamamen kendi kendine yarattığı tarzını anlatmak için kullanılan sözcüktür. Gerçekten kopmak, uzaklaşmak gibi.. Kafka Bilinen gerçeği başkalaştırarak bambaşka bir gerçeğe doğru yöneltirken bu tarzı kullanır.
Kişiler kurtulamadıkları ve anlayamadıkları tek ve dev bir labirentsi kurumdan başka bir şey olmayan bir dünyadadırlar.
Kişiler için olası başka hiçbir dünya olmadığına göre onların bütün varlığı bir hatadan ibarettir.
Cezalandırılan cezanın nedenini bilmez. Cezanın saçmalığı öylesine katlanılmazdır ki, suçlanan kişi huzura kavuşabilmek için cezasına bir doğrulama bulmak ister: Ceza suçu arar.
Kafkaesk dünyada komik trajiği güçlendirmek için değil, onu anlamsız kılmak için kullanılmıştır.
Kişiler için olası başka hiçbir dünya olmadığına göre onların bütün varlığı bir hatadan ibarettir.
Cezalandırılan cezanın nedenini bilmez. Cezanın saçmalığı öylesine katlanılmazdır ki, suçlanan kişi huzura kavuşabilmek için cezasına bir doğrulama bulmak ister: Ceza suçu arar.
Kafkaesk dünyada komik trajiği güçlendirmek için değil, onu anlamsız kılmak için kullanılmıştır.
(bkz: kafka nın evreni)
aforizmalar okununca ne olduğu daha bir netleşir kafalarda.
"birçok dilde gündelik kullanım dağarcığına girmiş olan "kafkaesk" sözcüğü, "korku/güvensizlik/yabancılaşma/umarsızlık/umutsuzluk/yalnızlık/anlamsızlık/iletişimsizlik/terör/dehşet/suç/ceza/yargı" gibi anlamların bileşkesidir. kafka'nın kurmaca dünyasındaki imgelerden beslenir"
yıldız ecevit
"...kafkaesk, insanın ve onun dünyasının temel bir olabilirliğini, tarihsel olarak belirlenmeyen ve insana neredeyse her zaman eşlik eden bir olabilirliği temsil eder.
kafkaesk, ne özel alanla ne de kamusal alanla sınırlıdır. her ikisini de kapsar. kamusal olan özel olanın aynasıdır, özel olan kamusal olanı yansıtır."
milan kundera
yıldız ecevit
"...kafkaesk, insanın ve onun dünyasının temel bir olabilirliğini, tarihsel olarak belirlenmeyen ve insana neredeyse her zaman eşlik eden bir olabilirliği temsil eder.
kafkaesk, ne özel alanla ne de kamusal alanla sınırlıdır. her ikisini de kapsar. kamusal olan özel olanın aynasıdır, özel olan kamusal olanı yansıtır."
milan kundera
Kafka eserlerinde basitçe günlük yaşamdaki bir olaya şekil vermemiştir; ondan ziyade kendi kurallarıyla kendi dünyasını yaratmıştır. Kafka yı diğerlerinden ayıran, Kafka` yı Kafka yapan da budur. Bu durum sonradan Kafkaesk( Kafkavari) kavramının yerleşmesini sağlamıştır.
edebiyatımıza yansımaları en fazla oğuz atay'da görülmüştür.
bat dünya bat.
bat dünya bat.
albert camus un ''17. yüzyıl matematiğin çağıydı, 18. yüzyıl doğa bilimlerinin, 19. yüzyıl ise biyolojinin çağıydı. Bizimkisi, yani 20. yüzyıl ise korkunun çağıdır'' dediği gibi fazlasıyla korku, karamsarlık, iç sıkıntısı içeren kafkaya has tarzın adı. sabah uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulmuşsundur ya da bir sabah tutuklandığında sebebini asla öğrenemeyen josef k. sindir.
dünya edebiyatında belirli kalıpların dışına çıkmış, gerçek ile gerçek üstü arasında gidip gelen, zaman zaman tutarsız ama her zaman sonucun insan ruhunun derinlikleri ile alakalı olduğu akım. heidegger her ne kadar bu alanda -felsefenin ve psikolojinin de etkinliği göz ardı edilemez- çalışma ve araştırmalar yapmışsa da ortaya koyduğu eserlerle kafka bu alanda en büyük derinliği ortaya çıkarmıştır. kafkaesk sanıldığı üzere sadece kaygı, umutsuzluk ve aidiyet hissinin yoksunluğu ile alakalı değil, düşünen ve sorgulayan bireyin somut ve soyut arası denge/dengesizliğidir de. bu anlamı itibariyle kafkaesk insana en yakın akım ve ürem çeşitidir.
ayrıca, kafka yanılmıyordu, insanlık adına ortaya çıkan sonuç sonuç olmamasıydı.
ayrıca, kafka yanılmıyordu, insanlık adına ortaya çıkan sonuç sonuç olmamasıydı.
ceza sömürgesinde günümüz politik buhranına benzer bir yapı tasvir edilerek güncelliğini korumakta olduğu düşünülen yapıdır.
Günümüz Türkiyesini tasvir eden tanimdir.
kullanıcı adı oluştururken esinlendiğim kelime. bu sözcüğü çok seviyorum. bugün insanın varlığını çepeçevre saran korku, bunalım ve çevreye yabancılaşmayı çağrıştırıyor.
kendisine duyulan ilgi ve hayranlığın ne kadar "kafkaesk" bir hal aldığını duysaydı şüphesiz çok sevinirdi. isminin alman dilinde bir sıfat olarak kullandığını görseydi de bundan büyük bir keyif alırdı. almanca'nın duden sözlüğü 1940'tan beri "kafkaesk" sözcüğünü "kafka'nın betimlediği şekilde, gizemli, ürkütücü olan" biçiminde tanımlıyor. bu birkaç kelimenin de korkunç derecede az şeyi anlatığı da bir gerçek.
kafka'ya dair karşı konulamaz bir merakım var. sadece eserlerini okumakla kalmadım, üzerine yazılmış en iyi tezleri okudum (iyi olmayanlarını bile okudum), kafka ile ilgili yazılmış çoğu kitabı da... prag'da kafka müzesini gezerken dışarıda beni bekleyenleri ağaç etmişliğim bile var. ama bu durumda bile kafka'nın neyi, neden ve ne düşünerek yazdığını biliyorum demek aptallık olur.
kafka'nın kitaplarını okumak isteyenlere sadece şunu söyleyebilirim; kafkaesk unsurları bilmeden okuduğunuz her kitap sizi boğacaktır.
kafka'ya dair karşı konulamaz bir merakım var. sadece eserlerini okumakla kalmadım, üzerine yazılmış en iyi tezleri okudum (iyi olmayanlarını bile okudum), kafka ile ilgili yazılmış çoğu kitabı da... prag'da kafka müzesini gezerken dışarıda beni bekleyenleri ağaç etmişliğim bile var. ama bu durumda bile kafka'nın neyi, neden ve ne düşünerek yazdığını biliyorum demek aptallık olur.
kafka'nın kitaplarını okumak isteyenlere sadece şunu söyleyebilirim; kafkaesk unsurları bilmeden okuduğunuz her kitap sizi boğacaktır.
kolaylaştırıcı, kapsayıcı ancak iyi niyetli olduğunu düşünmediğim, zaten reddedeni de kabul edeni kadar mevcut bir tabir.
franz kafka'nın ölümü sonrasında prag ve diğer avrupa şehirleri entelektüellerinin kafka'nın üzerine yamamaya çalıştığı, grotesque kelimesini çağrıştırdığı gibi zaten yapay anlamı içerisinde bunu da barındıran sıfat. kafkaesk sadece yazını değil karmaşık, karanlık durumları betimlemede de kullanır hale geldi. ancak bu kavramların tümü, ilk insandan, ilk korkudan, ilk gözyaşından, ilk saklanıştan beri yerinde durduğundan, "pre-kafkaesk" diyebileceğimiz kavramlar olduğu için işlevsiz bir etiket olmaktan öteye gidemiyor.
kafka kendisinin de belirttiği gibi yapıtlarını yönlendirecek derecede keskin bir dünya görüşüne yahut yapıtlarına yansıttığı bir felsefeye sahip değildi, olmak istememesindendir sanırım bu da. ancak bunu isimlendirmeden duramayanlar ki kimi edebiyatçılar bunları kafka'nın en büyük korkusu olan babasının mesleğine de atıfta bulunarak modernizmin domuz kasapları diye tanımlar, kafka'nın öykülerindeki o getto karanlığını, karamsarlığı ve çiğ bilinçaltının korkutucu halini illa da sıfat olarak kullanma gereği görmüşlerdir.
kafka genelde öykülerinde başrol karakterinin acizce ve vahşice ölümünü yazmış, küçülüp küçülüp kaybolmak istemiştir. ancak şimdinin "hayat çok kötü" akımından değil gerçek bir korku, endişe, gizem, samimiyet ve karamsarlıktan bahsettiğimiz için, kafkaesk diye uydurulan bu sıfat da tüm bunları tanımlamada kullanılır. ceza sömürgesinde'deki vahşi ama mağrur ölüm, oradaki çözümsüzlük ve kabulleniş, dava'daki umutsuzluk ve kaderine müdahele edememe, dönüşüm'deki son ve uzaklaşma, in'deki karanlık öğeler ve korku hepsi kafka'nın yazdığından fazlasıdır, hissettiğidir, çoğu zaman da eksikliğidir. kafka bir gün yapıtlarından, atmosferinden bir sıfat çıkarılacağını öngörseydi acaba bundan ne kadar çekinip korkacaktı bilmek isterdim. bu terimden çekinme sebebim de tam olarak bu.
milena jesenska'ya yazdığı mektuplarda dahi yazdıkları ile kendisinin ne kadar aynı olduğunu kanıtlarken bu adamcağızı türlü hokkabazlıkla kalıplaştırmak niyedir bilinmez. kafka insanlığa farklı şekillerde tasvirlere ihtiyaç duyulmasına sebep olacak yeni kavramlar katmamış aksine insanlığın özündeki, en bilindik duyguları yalınlıkla ve dürüstlükle sunmuştur. kafkaesk kelimesinin içini dolduracak kadar kafkaesk eserlere/durumlara denk gelmemiş olmamız da bundandır.
franz kafka'nın ölümü sonrasında prag ve diğer avrupa şehirleri entelektüellerinin kafka'nın üzerine yamamaya çalıştığı, grotesque kelimesini çağrıştırdığı gibi zaten yapay anlamı içerisinde bunu da barındıran sıfat. kafkaesk sadece yazını değil karmaşık, karanlık durumları betimlemede de kullanır hale geldi. ancak bu kavramların tümü, ilk insandan, ilk korkudan, ilk gözyaşından, ilk saklanıştan beri yerinde durduğundan, "pre-kafkaesk" diyebileceğimiz kavramlar olduğu için işlevsiz bir etiket olmaktan öteye gidemiyor.
kafka kendisinin de belirttiği gibi yapıtlarını yönlendirecek derecede keskin bir dünya görüşüne yahut yapıtlarına yansıttığı bir felsefeye sahip değildi, olmak istememesindendir sanırım bu da. ancak bunu isimlendirmeden duramayanlar ki kimi edebiyatçılar bunları kafka'nın en büyük korkusu olan babasının mesleğine de atıfta bulunarak modernizmin domuz kasapları diye tanımlar, kafka'nın öykülerindeki o getto karanlığını, karamsarlığı ve çiğ bilinçaltının korkutucu halini illa da sıfat olarak kullanma gereği görmüşlerdir.
kafka genelde öykülerinde başrol karakterinin acizce ve vahşice ölümünü yazmış, küçülüp küçülüp kaybolmak istemiştir. ancak şimdinin "hayat çok kötü" akımından değil gerçek bir korku, endişe, gizem, samimiyet ve karamsarlıktan bahsettiğimiz için, kafkaesk diye uydurulan bu sıfat da tüm bunları tanımlamada kullanılır. ceza sömürgesinde'deki vahşi ama mağrur ölüm, oradaki çözümsüzlük ve kabulleniş, dava'daki umutsuzluk ve kaderine müdahele edememe, dönüşüm'deki son ve uzaklaşma, in'deki karanlık öğeler ve korku hepsi kafka'nın yazdığından fazlasıdır, hissettiğidir, çoğu zaman da eksikliğidir. kafka bir gün yapıtlarından, atmosferinden bir sıfat çıkarılacağını öngörseydi acaba bundan ne kadar çekinip korkacaktı bilmek isterdim. bu terimden çekinme sebebim de tam olarak bu.
milena jesenska'ya yazdığı mektuplarda dahi yazdıkları ile kendisinin ne kadar aynı olduğunu kanıtlarken bu adamcağızı türlü hokkabazlıkla kalıplaştırmak niyedir bilinmez. kafka insanlığa farklı şekillerde tasvirlere ihtiyaç duyulmasına sebep olacak yeni kavramlar katmamış aksine insanlığın özündeki, en bilindik duyguları yalınlıkla ve dürüstlükle sunmuştur. kafkaesk kelimesinin içini dolduracak kadar kafkaesk eserlere/durumlara denk gelmemiş olmamız da bundandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar