bugün
- ibadethanelerin ürkünç olması4
- adana kebap9
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı18
- osuruktan şiirler41
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- kanal ayarlama 1500 lira11
- ben geldim kerkenezler18
- sözlükten soğuma nedenleri17
- devletin temeli adalettir9
- açılım5
- claudian clouds22
- gece pencereyi açık unutup yatmak2
- iyi parti17
- irfan can kahveci3
- simko315
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- alttaki yazara motto ver16
- kısır9
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- 777 diyen erkolar8
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- çerçeve yasa30
- küçük sürprizler yapmak5
- amedspor14
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- akrep burcu kini8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- aleksey batrakov12
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- zorunlu eğitim9
- sözlük ırkçıları8
- gollumun gözü yüzükte6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- bebek katili öcalan11
entry'ler (6)
hürriyet'teki röportajından bir alıntı:
soru: aile arap kökenli mi?
cevap: arap demenizi istemiyorum. diyelim istanbullu. mutlaka bulgaristan, yunanistan bir şey vardır. doğudaki insanın da kanında türk’ü de var, kürt’ü de var; arap’ı var, ermeni’si var, yezidi’si var. kalkıp bunları konu yaparsak, ne konuştuğumuzu unuturuz. ingiltere’de kaç etnik grup var. adama soruyorsunuz, “ingilizim” diyor. burada da “amerikalıyım” dersin. istersen kökenini söylersin ama amerikalı dedi mi, bitti. ben mardinliyim. “türk’üm” diyorum. “sen kürt müsün, arap mısın, yezidi misin...” yazık kardeşim!
roportajı baştan sona okudum. bilim adamlığını nobel ödülünü geçtim. adamsın...
soru: aile arap kökenli mi?
cevap: arap demenizi istemiyorum. diyelim istanbullu. mutlaka bulgaristan, yunanistan bir şey vardır. doğudaki insanın da kanında türk’ü de var, kürt’ü de var; arap’ı var, ermeni’si var, yezidi’si var. kalkıp bunları konu yaparsak, ne konuştuğumuzu unuturuz. ingiltere’de kaç etnik grup var. adama soruyorsunuz, “ingilizim” diyor. burada da “amerikalıyım” dersin. istersen kökenini söylersin ama amerikalı dedi mi, bitti. ben mardinliyim. “türk’üm” diyorum. “sen kürt müsün, arap mısın, yezidi misin...” yazık kardeşim!
roportajı baştan sona okudum. bilim adamlığını nobel ödülünü geçtim. adamsın...
biraz daha spekülatif olacaksak da sanayileşmiş toplum en büyük sebep. insan doğasının kaotik şehir düzeni ve bu kadar komplike bir dünyaya uygun olmadığını düşünüyorum. töre vs. bir kenara bırakırsak akıl sağlığı sorunu olmayanlar kırsalda yaşayanlardır.
avrupa'da akdeniz kıyılarında yaşayanların, güney italya, ispanya, yunanistan(evet bizde ege kiyilari) mutluluğu ve rahatlığı tesadüf mü sandınız?
avrupa'da akdeniz kıyılarında yaşayanların, güney italya, ispanya, yunanistan(evet bizde ege kiyilari) mutluluğu ve rahatlığı tesadüf mü sandınız?
tasavvuf felsefesini güzel özetleyen filmdir. akıl ve mantık ile ulaşılmayan, gerçeküstü ögeler film içinde etkileyici bir şekilde anlatılmış. tasavvufla ilgilenin veya ilgilenmeyin, hem görsel hem de içerik bakımından ilgi çeken izlenmesi gereken film.
hayatımda bağlandığım ve benimsediğim ilk yazar, ne düşündüğünü ne hissettiğini hiçbir zaman tam olarak anlamadım ama o kadar özel ki benim için; sanki içimden bir parça, kalbimden bi oda gibi, ben kafkayım kafka da ben sanki. ilk dönüşümü okumuştum ve o güne kadar hep kafamda kendi kendime sorduğum soruyu tokat gibi çarpmıştı yüzüme: "birinin bizi sevmesi için işe yaramak mı gerekir? varoluşumuzun meşruiyetinin mantıklı olması ile hayatta başkalarının çıkarlarına ne kadar hizmet ettiğimiz doğru orantılı mıdır?" hep düşünmüştüm bu soruları ve o kitabı okuduğumdan beri kafka benim kalbimde, hayatımda, düşüncelerimde... beni şekillendirdi diyebilirim.
kullanıcı adı oluştururken esinlendiğim kelime. bu sözcüğü çok seviyorum. bugün insanın varlığını çepeçevre saran korku, bunalım ve çevreye yabancılaşmayı çağrıştırıyor.
çok fazla araştırma yaptım ve onlarca entry okudum. hayırlısıyla bu nisan ayında olmayı düşündüğüm ameliyat. liseye geçince orantısız şekil alan burnum yüzünden doğru düzgün fotoğraf çekilemiyordum. habersiz çekilen fotoğraflarım da bana iğrenç geliyordu. bir ortama girdiğimde acaba burnum hakkında bir şey mi düşünüyorlar diye kendimi yiyor, her seferinde yan profilten bakmamaları için strese girip acayip oturma stilleri üretiyordum. nisan 7 si doğum günüm, bir nevi güzel bir doğum günü hediyesi olacak benim için. (bkz: yaşama sevinci veren olaylar)