tanrının siyaha bürünmüş haliydi. rahat uyusun...
lakapı man in black olan ve zamanında giydiği siyah takımıyla bazı kesimler tarafından sevilmeyen

walk the line
don't take your guns to town
cry cry cry
folsom prison blues
the lake of fire gibi bircok güzel sarkıya imza atmıs harika insan..
hurt şarkısını muhteşem yorumlayan şarkıcı.
baba sestir kendileri.
(bkz: hurt)
(bkz: solitary man)
(bkz: the man comes around)
at folsom prison ve at san quentin, herhalde gelmiş geçmiş en iyi iki albümüdür.
sesi uzaklardan gelir gibi. eski, sıcak, tozlu bir kasabadan belki.
mükemmel bir country sanatçısıdır. june carter la olan aşkları çok tatlıdır. bu aşktan ve ayrıca müzik kariyeri beraberliğinden çıkan eğlenceli şarkılar vardır.yorumladığı nine inch nails şarkısı onun ağzından dinlenildiğinde başka bir anlam kazanmıştır.

because you're mine, i walk the line...
farklı sesi ile yorumladığı hurt şarkısı ile dinleyenlere büyük bir haz veren insandır.
(bkz: johnny cage)
varlığından istanbulun piçi asya sayesinde haberdar olduğum şarkıcı.
yazdığı şarkı sözleri hakkaten mükemmel, irrasyonel varoluş kavgası-mücadelesi-, tam da onun söylediği gibi.
(bkz: the bastard of istanbul)
çoğu insanın tanrı olduğundan şüphelendiği rahmetli. adamda öyle bir karizma var ki ister istemez şüphe ediyor insan.
hurt coverıyla insanın ağzına eden, insanı etkisi altına alan bir sese sahip olan adam.
the man comes around ile dawn of the dead filmindeki korkunç zombileri eğlenceli hale getirmeyi başarmıştır. muhteşem 3'lü; johnny cash + dawn of the dead + gece saatin 4 olması.
''siyah giyen idol'' lakaplı efsane.
1968 -1970 yılları arasında hapishanelerde bir çok konser vermiş, mahkumların da birer insan olduklarını ve yapılan eziyetlerin karşısında olduğunu belirtiğini öğrendiğim gün daha da fazla sevmeye başladığım herif.

(bkz: man in black)
(bkz: god s gonna cut you down)
şarkıları anlamlıdır, dinlerken yorulmazsınız, düşündürürken gülümsetir hatta sizi retro yıllara taşır, johnny cash dinerken kendinizi 1980'li yıllarda amerikanın herhangibi bir benzin istasyonundaki o meşhur fastfoodçulardan birinde hayaledebilirsiniz ve dersiniz ki If I were a carpenter. Belki de bu modern zamanlar yerine keşke retro zamanların insanı olsaydım dedirtir işte bu kadar güçlüdür johnny cash müziği, işte bu kadar işler insanın içine.
amerikan filmlerindeki gibi, çatışmadan sonra yaralıyken hiç bir şey olmamış gibi davranabilmektir johnny cash. aa yaralanmışsın der filmdeki diğer başrol siz sakin sakin evinize dönerken. siz gülümsersiniz sadece. öyle bir şeydir işte.
walk the line filmi ne denli bir aşk adamı olduğunu başarılı bir şekilde göstermiştir. keşke masumiyet filminin sonu da öyle olaydı.
james hayman' ın cani adlı eserinde, kitabın ana karakterinin, bağlantı kurduğu dedektifin sesini benzettiği ünlü müzisyen.
walk the line ve hurt ile müzik tarihinde yerini alan ülkemizde pek az bilinen fakat eserleri birçok yerde kulağınıza çarpan baba adam.personal jesus ile amerika'yı sallamıştır..
biliyor musunuz ben neden hep karalara bürünürüm
ve neden sırtımda hiç açık renkler olmaz
çıktığımda ağır bir hava sarar etrafı
çünkü elbiselerimin renginin bir anlamı var da ondan

yoksullar ve ezilmişler için bürünürüm karalara
onlar umutsuzca yaşar şehrin aç mahallerinde
suçunun cezasını uzun uzun çeken mahkumlar içindir benim karalarım
ama acaba mahkumlar da çağının kurbanları değil mi ?
ilahi sesiyle, teşbihte hata olmaz; Peygamber gibi adamdı, her peygamber gibi o da vefat etti.
thirteen adlı muhteşem şarkıyı söyleyen efsane..

http://www.youtube.com/watch?v=33Kv5D2zwyc
aslı bir nine inch nails şarkısı olan hurt ı ölümüne yakın orjinalinden daha iyi coverlayan ve yine onunla perdeyi kapatan üstad.

ruhu şad olsun derler e öylede olsun.

ha unutmadan, https://www.youtube.com/watch?v=clq01TXQR0s
elif şafak'ın baba ve piç adlı kitabında bol bol söz ettiği şarkıcıdır.
© copyright 2005 - 2026