bugün
- millette manyak para var18
- 007 tarzı entry girmek4
- sözlük kürdü54
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 6 yaşındaki kızını satan anne9
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- ben tevratı da okudum incili de12
- volkswagen passat10
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- kefiye2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- pankek yiyen erkek6
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- 20075
- traş olmaya üşenmek7
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- papatya çayı içen erkek9
- boşandığı eşine araba alan adam4
- türkiyeli kahvesi8
- ismail kartal19
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- anın görüntüsü28
- escort ile para kavgası5
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- zenci uşağın aniden içeri girmesi2
- osman pamukoğlu14
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- damat tıraşı4
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- simko323
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- cam açık uyumak8
- bursa3
- etnik köken20
- arkadaşlar naber ya4
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- iskilipli atıf hoca3
gözle görülebilen- akciğer, mide, bağırsaklar, böbrek vb kanamalar
gözle görülemeyen- karaciğer, dalak, pankreas vb kanamalar
kan kusulduğunda, ağır vajinal veya rektal kanama olduğunda görülebilir
gözle görülemeyen- karaciğer, dalak, pankreas vb kanamalar
kan kusulduğunda, ağır vajinal veya rektal kanama olduğunda görülebilir
Kanamalar Kanın, içinde dolaştığı atardamar, toplardamar veya kılcaldamarlardan dışarıya çıkması.
Kanamalar, damarların anatomik bütünlüğünün çeşitli sebeplerle bozulması sonucu meydana gelmektedir. Bunları birçok şekilde sınıflandırmak mümkündür.
iç kanamalar: Damardan çıkan kanın, vücudun tabii boşluklarına veya içi boş organlardan birine akması halidir. Bu tür kanamalar; kanamanın şiddetine göre değişen kansızlık belirtileri yanında, biriken kanın miktarının tesiriyle organların vazifelerinde meydana getireceği bozukluklar veya tabii çıkış yollarından (ağız, burun, makat, idrar yolu) dışarı atılmalarıyla kendini belli eder. Damar dışına çıkan kan, beyin zarı ile beyin arasında veya beyin yarım küreleri arasında, göz arkasında, beyin tabanında, göğüs boşluğunda, karın boşluğunda, kalb zarları arasında, eklem boşluğunda, mesanede birikebilir. Bazan kan, yumuşak dokular arasında birikerek, hematom denen kan birikintilerini meydana getirir.
Dış kanama: Kanın, yara ağzından vücut dışına çıkması hadisesidir. Bu çıkış kanayan damarın cinsine ve yaranın büyüklüğüne bağlı olarak değişik derecelerde olabilir. Atardamar kanamaları, kan basıncı sebebiyle fışkırır tarzdadır. Bu fışkırma, kalb atımlarıyla uygunluk gösterir. Atardamar kanı, taşıdığı oksijen fazlalığı sebebiyle parlak kırmızı renktedir. Atardamar kanamaları çok tehlikelidir ve zamanında gerekli müdahale yapılmalıdır.
Kanamalar ya yaralanmadan hemen sonra meydana gelir veya kanamayı geçici olarak durduran tedbirlerin ortadan kaldırılması sonucu (yaralının hareket etmesi, yara pansumanının değiştirilmesi, tansiyonun yükselmesi) yaralanmayı takib eden 12-24 saat içinde meydana gelir. Yaralanmadan 5-7 gün sonra yarada meydana gelen enfeksiyona bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Dış kanamalar, genellikle kesici, delici veya ezici cisimlere maruz kalmakla meydana gelir. iç kanamalar ise ya çeşitli dahili hastalıklar (kan kanseri, hemofili, ülser gibi) sebebiyle kendiliğinden veya dışarıdan maruz kalınan künt darbeler, çarpmalar sonucu ortaya çıkar.
Bir de gizli iç kanamalar vardır. Burada, gözle kan görülmemekte, fakat gizli kanama olduğu düşünülen şahıstan alınan materyalin bazı maddelerle muayeneye tutulması veya mikroskopla incelenmesi neticesinde gizli kanama anlaşılmaktadır. Mesela, dışkıda gizli kan tesbit edilebilir ki bu hal, genellikle üst sindirim sistemi iltihapları (ösofejit, gastrit, duodenit) ve ülserlerinde, barsak kanserlerinde ve iltihaplarında görülür. Tedavi görmüş belirgin kanamaların sonunda da bir süre gizli kanama devam edebilir. Herhangi bir kanama durumunda ortaya çıkacak olan belirtiler, kanamanın cinsine, yerine, devam ediş müddetine, şiddetine, yaralının genel durumuna ve müdahaleye bağlı olarak değişiklik gösterir. Küçük toplardamar ve kılcaldamar kanamaları kolayca durduğundan herhangi bir belirtiye yol açmazlar. Büyük bir atardamarın ani yırtılması ise çok kere müdahaleye zaman kalmadan ölümle neticelenir.
Sağlam bir insanda kanamanın meydana getireceği bozukluklarda kaybolan kan miktarı önemli rol oynar. Solunum ve dolaşım sisteminde ve hücre beslenmesinde herhangi bir bozukluk meydana getirmeyen kanamalara kompanse (dengelenmiş) kanama denir. Bu tür kanama, tansiyonun düşmesine sebeb olmadan vücut ağırlığının % 1,5-2,5’unun kaybedilmesine kadar devam eden ve yavaş cereyan eden kanamadır. Bir yaralıda kanın üçte biri hızla kaybolursa ölüm meydana gelir. Halbuki, vücut kanının yarısı, hatta dörtte üçü, 24 saat veya daha uzun sürede kaybolursa, ölüm görülmeyebilir. Tansiyonu düşürmeyen, solunum sayısını arttırmayan kanama miktarına “tolerans eşiği” denir ki bu eşiğin aşıldığı durumlarda vücutta, durumu kurtarabilmek için bir takım hadiseler cereyan eder (dalak kasılır, kan yapımı uyarılır, çevredeki damarlar kasılır, su tutulması artar...). Bunlar da yetersiz kalırsa insan vücudu bocalamaya başlar ve dekompanse (dengesi bozulmuş) kanama durumu ortaya çıkar. Bu durumdaki bir hastada; şiddetli susuzluk hissi, hava açlığı, heyecan, şuur bulanıklığı, havaleler, soğuk ve soluk bir deri, soğuk ve yapışkan bir ter, tansiyon düşüklüğü, nabızda hızlanma, kulak çınlaması, etrafı karanlık görme, bulantı-kusma, bitkinlik, idrar ve dışkının kontrol edilememesi söz konusu olur ve şoka girmiş olan hasta ölür. Eğer hastada iç kanama söz konusu ise kanamanın yerine göre de belirtiler ortaya çıkar (mesela karın ağrısı, kas direnci, şişkinlik gibi). acil olarak ve doğru bir şekilde yapılacak müdahaleler ile kanamayı durdurup, tehlikeyi önlemek mümkündür.
Kanayan damar küçük bir toplardamar veya kapiller damarlar ise vücudun aldığı tedbirlerle kanama kendiliğinden durabilir. Bu tabii gelişmeye yardımcı olarak; yaralının istirahati, yaralı bölgenin kalp seviyesinin üstünde tutulması ve yara ile oynanmaması faydalı olur. Yaranın temizlenip kapatılması yeterlidir. Asıl mesele, büyük çapta meydana gelen kanamaların durdurulmasıdır.
Elde kan durdurmaya ait herhangi bir malzeme bulunmadığı zaman, derhal parmaklarla, kanayan damar üzerinden veya duruma göre biraz uzağından sıkıştırılır. Böyle bir sıkıştırmanın başarılı olabilmesi için, damarın altında tek bir kemik veya kemik çıkıntısı gibi sert bir yüzeyin bulunması gerekir. Kol ve bacaklarda meydana gelen atardamar kanamalarını durdurmak için kanayan yerin yukarısından elastik bir bandaj veya bir kravat, bir bez parçasıyla sıkıştırma da faydalıdır. Bu metodlar geçici kan durdurma çareleridir. Bu şekilde geçici olarak kan durdurulduktan sonra, hastanelerde, yırtılan damar ve yara tamir edilmek suretiyle kalıcı çare bulunmuş olur. Büyük kanamalarda sadece kanamayı durdurmak yetmez, aynı zamanda kaybolan kanı da yerine koymak lazımdır. Yaralı şahsı hastaneye taşırken, üşütmemelidir.
iç kanama şüphe edilen durumlarda hastayı en kısa zamanda cerrahi servisi bulunduran bir hastaneye nakletmelidir.
Herhangi bir darbe olmadan kendiliğinden meydana gelen burun kanamalarının, balgamda kan bulunmasının, kan kusmanın, büyük abdestte taze veya siyah renkte kan bulunmasının, idrarla kan gelmesinin ve döl yolundan olan kanamaların mutlaka sebebinin araştırılması ve tedavisinin ona göre yapılması gerekir.
Kaynak: SağlıkKütüphanesi
Kanamalar, damarların anatomik bütünlüğünün çeşitli sebeplerle bozulması sonucu meydana gelmektedir. Bunları birçok şekilde sınıflandırmak mümkündür.
iç kanamalar: Damardan çıkan kanın, vücudun tabii boşluklarına veya içi boş organlardan birine akması halidir. Bu tür kanamalar; kanamanın şiddetine göre değişen kansızlık belirtileri yanında, biriken kanın miktarının tesiriyle organların vazifelerinde meydana getireceği bozukluklar veya tabii çıkış yollarından (ağız, burun, makat, idrar yolu) dışarı atılmalarıyla kendini belli eder. Damar dışına çıkan kan, beyin zarı ile beyin arasında veya beyin yarım küreleri arasında, göz arkasında, beyin tabanında, göğüs boşluğunda, karın boşluğunda, kalb zarları arasında, eklem boşluğunda, mesanede birikebilir. Bazan kan, yumuşak dokular arasında birikerek, hematom denen kan birikintilerini meydana getirir.
Dış kanama: Kanın, yara ağzından vücut dışına çıkması hadisesidir. Bu çıkış kanayan damarın cinsine ve yaranın büyüklüğüne bağlı olarak değişik derecelerde olabilir. Atardamar kanamaları, kan basıncı sebebiyle fışkırır tarzdadır. Bu fışkırma, kalb atımlarıyla uygunluk gösterir. Atardamar kanı, taşıdığı oksijen fazlalığı sebebiyle parlak kırmızı renktedir. Atardamar kanamaları çok tehlikelidir ve zamanında gerekli müdahale yapılmalıdır.
Kanamalar ya yaralanmadan hemen sonra meydana gelir veya kanamayı geçici olarak durduran tedbirlerin ortadan kaldırılması sonucu (yaralının hareket etmesi, yara pansumanının değiştirilmesi, tansiyonun yükselmesi) yaralanmayı takib eden 12-24 saat içinde meydana gelir. Yaralanmadan 5-7 gün sonra yarada meydana gelen enfeksiyona bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Dış kanamalar, genellikle kesici, delici veya ezici cisimlere maruz kalmakla meydana gelir. iç kanamalar ise ya çeşitli dahili hastalıklar (kan kanseri, hemofili, ülser gibi) sebebiyle kendiliğinden veya dışarıdan maruz kalınan künt darbeler, çarpmalar sonucu ortaya çıkar.
Bir de gizli iç kanamalar vardır. Burada, gözle kan görülmemekte, fakat gizli kanama olduğu düşünülen şahıstan alınan materyalin bazı maddelerle muayeneye tutulması veya mikroskopla incelenmesi neticesinde gizli kanama anlaşılmaktadır. Mesela, dışkıda gizli kan tesbit edilebilir ki bu hal, genellikle üst sindirim sistemi iltihapları (ösofejit, gastrit, duodenit) ve ülserlerinde, barsak kanserlerinde ve iltihaplarında görülür. Tedavi görmüş belirgin kanamaların sonunda da bir süre gizli kanama devam edebilir. Herhangi bir kanama durumunda ortaya çıkacak olan belirtiler, kanamanın cinsine, yerine, devam ediş müddetine, şiddetine, yaralının genel durumuna ve müdahaleye bağlı olarak değişiklik gösterir. Küçük toplardamar ve kılcaldamar kanamaları kolayca durduğundan herhangi bir belirtiye yol açmazlar. Büyük bir atardamarın ani yırtılması ise çok kere müdahaleye zaman kalmadan ölümle neticelenir.
Sağlam bir insanda kanamanın meydana getireceği bozukluklarda kaybolan kan miktarı önemli rol oynar. Solunum ve dolaşım sisteminde ve hücre beslenmesinde herhangi bir bozukluk meydana getirmeyen kanamalara kompanse (dengelenmiş) kanama denir. Bu tür kanama, tansiyonun düşmesine sebeb olmadan vücut ağırlığının % 1,5-2,5’unun kaybedilmesine kadar devam eden ve yavaş cereyan eden kanamadır. Bir yaralıda kanın üçte biri hızla kaybolursa ölüm meydana gelir. Halbuki, vücut kanının yarısı, hatta dörtte üçü, 24 saat veya daha uzun sürede kaybolursa, ölüm görülmeyebilir. Tansiyonu düşürmeyen, solunum sayısını arttırmayan kanama miktarına “tolerans eşiği” denir ki bu eşiğin aşıldığı durumlarda vücutta, durumu kurtarabilmek için bir takım hadiseler cereyan eder (dalak kasılır, kan yapımı uyarılır, çevredeki damarlar kasılır, su tutulması artar...). Bunlar da yetersiz kalırsa insan vücudu bocalamaya başlar ve dekompanse (dengesi bozulmuş) kanama durumu ortaya çıkar. Bu durumdaki bir hastada; şiddetli susuzluk hissi, hava açlığı, heyecan, şuur bulanıklığı, havaleler, soğuk ve soluk bir deri, soğuk ve yapışkan bir ter, tansiyon düşüklüğü, nabızda hızlanma, kulak çınlaması, etrafı karanlık görme, bulantı-kusma, bitkinlik, idrar ve dışkının kontrol edilememesi söz konusu olur ve şoka girmiş olan hasta ölür. Eğer hastada iç kanama söz konusu ise kanamanın yerine göre de belirtiler ortaya çıkar (mesela karın ağrısı, kas direnci, şişkinlik gibi). acil olarak ve doğru bir şekilde yapılacak müdahaleler ile kanamayı durdurup, tehlikeyi önlemek mümkündür.
Kanayan damar küçük bir toplardamar veya kapiller damarlar ise vücudun aldığı tedbirlerle kanama kendiliğinden durabilir. Bu tabii gelişmeye yardımcı olarak; yaralının istirahati, yaralı bölgenin kalp seviyesinin üstünde tutulması ve yara ile oynanmaması faydalı olur. Yaranın temizlenip kapatılması yeterlidir. Asıl mesele, büyük çapta meydana gelen kanamaların durdurulmasıdır.
Elde kan durdurmaya ait herhangi bir malzeme bulunmadığı zaman, derhal parmaklarla, kanayan damar üzerinden veya duruma göre biraz uzağından sıkıştırılır. Böyle bir sıkıştırmanın başarılı olabilmesi için, damarın altında tek bir kemik veya kemik çıkıntısı gibi sert bir yüzeyin bulunması gerekir. Kol ve bacaklarda meydana gelen atardamar kanamalarını durdurmak için kanayan yerin yukarısından elastik bir bandaj veya bir kravat, bir bez parçasıyla sıkıştırma da faydalıdır. Bu metodlar geçici kan durdurma çareleridir. Bu şekilde geçici olarak kan durdurulduktan sonra, hastanelerde, yırtılan damar ve yara tamir edilmek suretiyle kalıcı çare bulunmuş olur. Büyük kanamalarda sadece kanamayı durdurmak yetmez, aynı zamanda kaybolan kanı da yerine koymak lazımdır. Yaralı şahsı hastaneye taşırken, üşütmemelidir.
iç kanama şüphe edilen durumlarda hastayı en kısa zamanda cerrahi servisi bulunduran bir hastaneye nakletmelidir.
Herhangi bir darbe olmadan kendiliğinden meydana gelen burun kanamalarının, balgamda kan bulunmasının, kan kusmanın, büyük abdestte taze veya siyah renkte kan bulunmasının, idrarla kan gelmesinin ve döl yolundan olan kanamaların mutlaka sebebinin araştırılması ve tedavisinin ona göre yapılması gerekir.
Kaynak: SağlıkKütüphanesi
Kır evinin verandasında bir rüzgar gülüne rastladım
insanmışçasına konuşmaya başladım
dedim benim kadar yalnızsan
tek gecelik bir aşksan
omuzlarına abanan bir anıdan kaçıyorsan
dibe vurduysan ya da hala düşüyorsan
bir yazgünü hiç bu kadar üşüdün mü?
rüzgar gülü hiç ölümü düşün mü?
hayalimdeki adsız kadın
sanki ağzımda tadın
eminim ki sen de hep kendini aradın
evimin yolu beni unutmuş
otellerin soğukluğunda
tüm bu garip duygular
bir tür 'iç kanama'.
(bkz: teoman- rüzgar gülü)
insanmışçasına konuşmaya başladım
dedim benim kadar yalnızsan
tek gecelik bir aşksan
omuzlarına abanan bir anıdan kaçıyorsan
dibe vurduysan ya da hala düşüyorsan
bir yazgünü hiç bu kadar üşüdün mü?
rüzgar gülü hiç ölümü düşün mü?
hayalimdeki adsız kadın
sanki ağzımda tadın
eminim ki sen de hep kendini aradın
evimin yolu beni unutmuş
otellerin soğukluğunda
tüm bu garip duygular
bir tür 'iç kanama'.
(bkz: teoman- rüzgar gülü)
muhtemel ölümle sonuçlanan kanama çeşidir.doktor kontrolü şarttır.
Anında müdahale edilmesi gereken kanama. Aksi halde ölümle dahi sonuçlanabilir.
kaza-darbe sonucu değil hastalık sonucu meydana gelmişse en çok mide, bağırsak ve akciğer kanaması şeklinde görülür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar